Monday, December 19, 2016

Merkür Geri Gidiyor- 19 Aralık 2016

Merkür Geri Gidiyor- 19 Aralık 2016
Eskiz: “Hermes at the Pool”, c.1900, Henry Scott Tuke


Bugün iletişimin gezegeni Merkür, 8 Ocak 2017’ye kadar sürecek geri hareketine başlıyor. Zihnin ve haberleşmenin gezegeni, 4 Ocak’a kadar Oğlak burcunda, sonrasındaki dört gün de Yay burcunda geri gidecek.

Astrolojinin en popüler konusu Merkür retrolarıdır. Merkür geri giderken, iletişim ve ulaşım konularında aksaklıklar yaşanacağı söylenir. Okuyucu, kontrat imzalamamak, yeni bir projeye başlamamak, elektronik eşya satın almamak konusunda uyarılır.

Bunların hepsi doğru, ama bir eksiklik var. Merkür retrosuyla ilgili pek bilinmeyen, bunun size kişisel etkisinin nasıl olduğudur. Peki siz özel olarak bu retrodan nasıl etkileniyorsunuz? Bunun için doğum haritanızda şu göstergelere dikkat etmelisiniz: Natal Merkür’ün bulunduğu burç ve ev; Oğlak’ın ilk 15 derecesinin ve Yay’ın son 2 derecesinin doğum haritanızda düştüğü ev ile burada bulunan gezegenler; Merkür’ün yönettiği İkizler ve Başak burçlarını içeren ev başlangıç çizgileri. Bu alanlarda yaşanabilecek kişisel iletişim problemlerine, düşüncelerle ve öğrenmeyle ilgili sıkıntılara özellikle dikkat etmelisiniz.

Merkür geri giderken iletişim konularında aksaklıklar yaşanması, yollanan mail’lerin gitmemesi, imzalanan anlaşmalarda sorun çıkması, ulaşımda problemler, elektronik eşyaların bozulması, yanlış anlaşılmalar ve gecikmeler sıkça görülen şeylerdir. Aslında bu sorunların yaşanmasının bir sebebi, Merkür’ün geri giderken bu aksaklıklar sayesinde Merküryen konuların dış dünyada, fiziki olarak cereyan etmesini engellemeye çalışmasıdır. Merkür bu geri hareketinde içe yönelmeyi, iletişimin ve zihinsel faaliyetlerin kişinin içinde yaşanmasını istiyor. Bu sebeple Merkür geri giderken meditasyon yapmak, içe dönmek, eskiden yapılmış şeyleri gözden geçirmek, değerlendirmek doğru bir hareket olacaktır. Yeni bir projeye fiziki dünyada başlamaya çalışmak Merkür’ün engellemesiyle karşılaşacağı için, eskiden başlanmış işleri tamamlamak ve retro sonrası başlayacağımız projeler için hazırlık yapmak, kaynaklarımızı düzenlemek bu retronun verimli kullanımı olacaktır. Ayrıca eskiden tanıdığımız bir insanla ya da bir olayla kapanmamış hesapları yeniden açmak, bu sefer helalleşmek ve noktalamak geri giden Merkür’e verilecek doğru cevaptır.

Bu Merkür retrosunu özel kılan hızlı gezegenin Oğlaktaki yolculuğudur. Merkür’ün Oğlak burcundaki seyriyle ilgili yazımı okumanızı tavsiye ederim. Önümüzdeki 3 hafta boyunca Oğlaktaki Merkür’ün gölge özelliklerini daha çok deneyimleyeceğiz. Bunları anahtar kelimelerle özetleyecek olursak: Aşırı geleneksel düşünceler, dar görüşlülük, düşünce katılığı, kuralcılığı, ağır öğrenme, algılama yavaşlığı, iletişimde tutukluk, aşırı temkinlilik, sıkıcılık, kuruluk, sözlü/yazılı ifadeden korkma, zihinsel yetersizlik duygusu, korku dolu düşünceler, depresyon görülebilir. Bu gölgelere karşı sabır, planlı programlı, disiplinli bir gayret ve biraz esneklik geliştirmek şart.

Barış İlhan’ın aracılığıyla Greg Bogart’ın Merkür retrosuyla ilgili “The Cycle of Mercury” makalesine referans vermek, bu sürecin analizinde aydınlatıcı olacaktır: Bogart, Merkür’ün geri hareketini şöyle kategorize ediyor. Retro başlamaya yakın, üzerinde düşünülmesi gereken bir sorun kişinin zihnini meşgul etmeye başlar. Merkür geri hareket yaptığı süreç boyunca, kişi endişeli bir halde bu sorunu çözmek için kafa yormaya, bilgi toplamaya çalışır. Burada Bogart’ın dikkat çektiği önemli husus, Merkür’ün Güneş’le kavuşumu sırasında bu soruna yeni bir çözüm bulma şansı oluşur, bilince bir ışık gelir. Bu yeni fikir üzerinde Merkür geri hareketi boyunca çalışmak, hazırlanmak ve Merkür’ün ileri harekete geçmesiyle beraber bu fikri hayata geçirmek gerekir.

Biz bu fırsatı 28 Aralık’ta Merkür’ün Güneş’le kavuşumuyla deneyimleyeceğiz. O gün, şu an zihnimizi meşgul eden, bir türlü cevabını bulamadığımız probleme yenilikçi bir çözüm üretmek için doğru zaman. Merkür retrosu bitene kadar, farklı kaynaklardan bilgi toplamalı, olayları değerlendirmeli, gözden geçirmeliyiz. 28 Aralık’ta parlayabilecek yenilikçi fikri ıskalamamalı; ve bu aydınlanmanın ışığında mantıklı, etraflıca düşünülmüş, organize bir plan yapmalıyız. 8 Ocak itibariyle de bunu hayata geçirmeliyiz.






No comments:

Post a Comment