Sunday, December 31, 2017

Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 4: Kova Burcunda Güneş Tutulması (16 Şubat 2018)

Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 4: Kova Burcunda Güneş Tutulması (16 Şubat 2018)

Fotoğraf: NASA/Aubrey Gemignani


16 Şubat Güneş Tutulması 27 Kova
Bu Güneş Tutulması, Saros serisi 1 Güney’e mensup. Bernadette Brady bu seriyi, fikirlerle ve fikirlerin coşkulu ifadesiyle özdeşleştirmiştir. Bu Güneş Tutulmasından etkilenen haritalar bir sürü fikir ve seçenek bombardımanına tutulur. Hız artar. Yeni fikirleri entegre etmek olumlu sonuçlar doğurur. Yeni düşünceler, yeni bakış açıları, yeni bilgiler, veriler, opsiyonlar akar.

Saros serisi 1 Güney ilk tutulmasını 24 Ağustos 1729’da Güney Kutbunda üretti. Bu haritada dikkati çeken Tutulmanın bir Satürn karşıtı alması. Bu açı tutulmanın özellikle devlet liderleri ve politikacıları için zorlayıcı bir etkisi olduğunu ortaya koymakta. Bu Satürn etkisi ayrıca tutulmayı yeni bürokratik kurumların/yapıların inşa edilmesiyle bağlantılı kılıyor. Ayrıca Tutulam yöneticisi Merkür Güney Ay Düğümünün tam üzerinde. Bu Tutulma ailesinin genel olarak yeni fikirler, yeni bakış açıları, merak, bilgi bombardımanı temalarıyla özdeşleştirmekte.

Saros serisi 1 Güney daha önce 1909 Aralık, 1927 Aralık, 1946 Ocak, 1964 Ocak, 1982 Ocak ve 2000 Şubat yıllarında tutulmalar üretti.

Bu Tutulmanın getireceği etkileri daha iyi anlamak için, Saros Serisi 1 Güney ailesine mensup diğer tutulmaların daha önce yaşandığı yıllarda yaşanan olayları incelemek gerekir:

  • -       Dünyanın ilk sentetik kauçuk patenti Alman kimyacı Fritz Hofmann tarafından alındı. (12 Eylül 1909)
  • -       Mucit Leo Baekeland, ilk ısı ile sertleşen plastik patentini alarak Plastik Endüstrisini başlattı. (7 Aralık 1909)
  • -       Trotsky, Sovyet Komünist Partisinden ihraç edildi. (12 Kasım 1927)
  • -       Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ilk kez Londra’da toplandı. (10 Ocak 1946)
  • -       Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ilk kez toplandı. (17 Ocak 1946)
  • -       ABD Başkanı Harry Truman CIA’yi kurdu. (22 Ocak 1946)
  • -       Churchill “demir perde” konuşmasıyla kavramı popülerleştirdi ve Avrupa’nın Doğu-Batı bölünmesine dikkat çekti (5 Mart 1946)
  • -       Soğuk Savaşta ABD, Acheson-Lilienthal Raporuyla nükleer silahların uluslararası kontrolü için bir plan hazırladı (28 Mart 1946)
  • -       ABD Başkanı John F.Kennedy süikaste uğradı. (22 Kasım 1945)
  • -       Sigaranın sağlığa zararlı olabileceğine dair ilk Devlet Raporu, Amerikan Cerrah General Luther Terry tarafından yayınlandı. (11 Ocak 1964)
  • -       Arjantina Büyük Britanya’nın Falkland Adalarını ele geçirdi. Falkland Savaşını başlatacak bu hamle, gelecekte Margaret Thatcher’ın Neoliberal politikalarını hayata geçirmesi için büyük bir meşruiyet zemini ve popüler destek sundu. (2 Nisan 1982)
  • -       ABD Borasası NASDAQ endeksi 5132.52 ile zirve yaptı, dot-com balonunun sonuna gelindiğini işaret etti (10 Mart 2000)


Bu örnekler, Saros Serisi Güney 1 ailesinin, yeni bilgilerle ve buluşlarla bağlantısını gösteriyor. Özellikle plastik endüstrisi ve kauçuk patentlerinin alınması, Sigaranın sağlığa zararlı olduğunun resmi raporlara geçmesi, bilgi toplama amaçlı Amerikan entelijansı (istihbaratı) CIA’in kurulması, “Demir Perde” gibi yeni kelime ve kavramların politika literatürüne sokulması, ve internet gibi bir bilgi bombardımanı mecranın “dot.com balonuyla” borsayı zirve yaptırması Merkür etkisindeki bu Tutulma ailesinin dünyanın bakış açısını değiştiren yeni bilgilerin ortaya çıkışıyla bağlantısını ortaya koyuyor. Ayrıca, Satürn karşıtı alan bu tutulma ailesi, devlet liderleri ve politikacıları için zorlayıcı etki anlamına gelmekte, ve yeni bürokratik kurumların/yapıların inşa edilmesiyle bağlantılı. Trotsky’nin Komünist Partiden ihracı, ABD Başkanı Kennedy’nin süikasti, Truman’ın yeni bir devlet yapısı olarak CIA’yi kurması, Devletlerarası bir yapı olarak Birleşmiş Milletlerin kurulması, Churcill’in tam bir Satürn metaforu “Demir Perdeyi” dünya literatürüne kazandırırken Avrupa’nın yeniden yapılandırılışının altını çizmesi, ABD’nin Soğuk Savaşı inşa etmesi ve Margaret Thather’ın Falkland Adaları Savaşıyla birlikte dünyanın ekonomik yapısını neoliberal istikamette inşa etmesi bu Saros Serisinin Satürnyen tezahürleridir.

Bu örnekler, içinden geçtiğimiz 16 Şubat Güneş Tutulmasının da çok sayıda yeni bilgi bombardımanıyla dünyanın bakış açısını yeniden şekillendireceğini, ve politika sahnesinde liderleri, devletleri, yapıları zorlayacak Satürnyen sınavların yaşanacağını, devletsel/bürokratik seviyede yeni kurumların ve kuruluşların inşa edileceğini göstermektedir. (2018’de Oğlakta bulunan Satürn ve Plüto bu etkiyi şiddetlendirmektedir.) Kişisel seviyede ise çok sayıda yeni bilgiyle, bakış açısıyla karşılaşılacağı ve bazı imtihanlar neticesinde bireysel yaşamların yeniden yapılandırılacağını gösterir.

Saros serisi 1 Güney’in “yeni fikirler, seçenekler ve hız” ile ilgili olması gibi, bu sene 16 Şubat’ta gerçekleşecek Tutulmanın kendisi de Merkür ile kavuşumda. Bu da yeni fikirleri, öğrenmeyi, iletişimi, yeni bağlantılar kurmayı, deneyim çokluğunu, merakı simgeliyor. Uranüs’ten olumlu açı alan tutulma ezberleri bozan, yenilikçi fikirlere ve inovasyona işaret eder. Süpriz haberleri gösterir. Jüpiter’in zorlayıcı açısı, sağlıksız büyüme riskine vurgu yapar.

Jüpiter’in tutulma ekseniyle T-kare oluşturması, dinamizmi yüksek, belirsiz, kararsız ve dengesiz  bir enerjiye işaret ediyor. Ana çelişki ekseni herkesin iyiliği için yenilikçi, özgürleştirici, eşitlikçi adımlar atmak (Kova) ile içindeki yaratıcılığa güvenip, kendi eserini sahneleme riskini almak (Aslan). Sabit burçlardaki Bu T-kare hedefe inatla gitme ve kararlılık enerjisinin hüküm sürdüğünü gösterir. Ancak esnememek, katılık, inatçılık, ve işe yaramadığını bildiği halde başlangıçta kullandığı yöntemlerde inat etmek çöküş getirir. Sabit fikirlilik enerjiyi bloke eder. Özellikle Jüpiter’in gösterdiği inanç, yargı, kanılar, prensipler konusunda direnç gösterilebilir. İnançlarda, yargılarda, prensiplerde değişime uyum sağlama öğrenilmelidir.

Kova burcu yaşanan tutulma, özgürlüğünü, bağımsızlığını, orijinalliğini, farklılığını ve bireyselliğini yansıtma konusunda bir dönüşümü gösterir. Eski, miadını doldurmuş yapıları yıkma, toplumu ileri götürecek yeni yöntemler önerme anlamına gelir. Burada kendi bireyselliğine uygun yenilikçi ihtimaller düşünmek, daha önce önerilmeyen yöntemlerle hareket etmek gerekir. Böylece herkesin iyiliği için, ilerici çözümler bulunur. Yeni bir sistem, reform, devrim, eşitlik ve özgürlük istikametinde bir yönelimi simgeler. Güneş’in peregrin konumu, bahsedilen özgürlükçü ve yenilikçi dönüşümü bir nebze gölgeliyor.

Tutulmanın yöneticisi Satürn Oğlakta, yönetici durumda güçlü, ve iyicil Venüs ile sekstil yapıyor. Bu olumlu konum, tutulmanın ilişkileri yapılandırma fırsatı barındırdığını gösterir. Gerçekçi, sorumlu, çalışkan, disiplinli adımlarla değer inşa etme, ve somu ekonomik kazanç elde etme fırsatı gösterir.


Kova burcundaki Güneş Tutulması sizin Doğum Haritanızı nasıl etkiler?

Kova burcunda yaşanan Güneş Tutulması, yıl boyunca yaşanan en kuvvetli iki enerji yoğunlaşmasından biridir. Çok önemli dönüşümleri ve başlangıçları simgeler. Sizin Doğum Haritanızı bu Tutulma dört şekilde etkileyebilir:
  1.  En önemlisi, Tutulmanın, yani 27 derece Kova burcunun, Doğum Haritanızda düştüğü evin ifade ettiği yaşam alanında çok kuvvetli bir dönüşüm ve yeni başlangıç enerjisi gözlemlenir.
  2.  Doğum Haritanızda 27 derece sabit burçlarda (Kova, Aslan, Boğa, Akrep) bulunan gezegenleriniz ve bulundukları evler Tutulmanın dönüştürücü etkisini dinamik, sürtüşmeli (kare [Boğa, Akrep]), meydan okuyucu (karşıt [Aslan]) ve çok yoğun bir kaynaşma, başlatma enerjisi (kavuşum [Kova]) şeklinde alır.
  3.  Doğum Haritanızda 27 derece Hava burçlarında (İkizler ve Terazi) bulunan gezegenleriniz ve bulundukları evler şanslı, yaratıcı ve engellenmeyen bir enerji akışı şeklinde bu etkiyi alır.
  4. Bu gezegenlerin yönettiği evleriniz Tutulmanın dönüştürücü etkisine katılır.

Bahsedilen açılar için +/- 8 derece tolerans alınmalıdır. Güneş Tutulması etkisi +/- 6 ay kendisini gösterir. Bu sene yaşanan temel dönüşüm konularından birini, bulunduğu ev üzerinden, belirlemiş olur. 27 derece Kova hızlı gezegenler tarafından tetiklendiğinde bu etki fiziki dünyada tezahür eder. Ayrıca Tutulma anına yaklaştıkça, +/- 1 ay yakınlığında şiddeti artarak somut etkiler şeklinde günlük hayatta vücut bulur.

Saturday, December 30, 2017

Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 3: Jüpiter Akrep ve Yayda

Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 3: Jüpiter Akrep ve Yayda

Fotoğraf: Jüpiter’in Hubble Uzay Teleskopu tarafından 2014’te çekilen fotoğrafı. Telif: NASA, ESA, ve A. Simon

Jüpiter 2018’de:
-       17 derece akrepten 23 derece akrebe kadar ilerleyecek.
-       Sonra 9 Mart itibariyle 13 derece akrebe kadar gerileyecek.
-       10 Temmuzda ileri hareketine başlayacak. Sonra 8 Kasımda 1 derece Yaya girecek.
-       Yıl sonunda 11 derece Yaya ulaşacak

Bu sene Jüpiter zodyakta 13 derece Akrep’ten 11 derece Yay’a kadar olan kısmı dolaşacak ve Doğum Haritanızda bu bölgede bulunan gezegenlerinizi 12 yıl sonra ilk defa etkileyecek. Jüpiter’in Akrep ve Yay burçlarındaki yolculuğu ne anlama geliyor?

Transit Jüpiter ne anlama geliyor?
Transit Jüpiter, gelecek planları yapmayı, yeni ihtimalleri ve potansiyelleri gerçekleştirmeyi gösterir. Geleceğe doğru genişleme, gelişme, büyüme, ufkunu genişletme, uzak ufuklara açılma prenbini yansıtır. Jüpiter “büyük benefik” olarak adlandırılmış; bu sebeple transitleri çok şanslı, uğurlu dönemler olarak yorumlanmıştır. Bu doğrudur; ancak aşağıda değinilen sağlıksız kullanımlarına da dikkat etmek gerekir. Jüpiter bir doğum haritasında aktive ettiği alanda fırsat sunar, daha önce istenmiş ama elde edilememiş bir şeyi erişilebilecek yakınlığa getirir. Bu fırsatı fark etmek ve değerlendirmek gerekir. Jüpiter’in aktive ettiği alanda bugüne kadar kişi kendini hafife almış, küçük görmüş olabilir. Şimdi Jüpiter’in transiti sırasında bahşettiği iyimserlikle ve özgüvenle bu alanda başarılı olmak için adım atmalıdır. Jüpiter’in ödüllerini toplamalıdır. Şans budur. Jüpiter, doğum haritasında aktive ettiği alanda yeni bir potansiyeli gösterir, o yeni arenaya açılmak, genişlemek ve fırsatı değerlendirmek gerekir.
Jüpiter transiti ayrıca Doğum Haritasında aktive ettiği alanlardaki dünya görüşünde bir genişleme anlamına gelir. Öğrenme, ustalaşma ve inanç alanında gelişmeler yaşanır. Büyük resmi gösterir. Kişinin dünyasını genişletme arzusunu uyandırır. Bu akademik çalışmayla veya seyahatle olabilir.
Jüpiter transiti, aktive ettiği yaşam alanını genişletir, o alanda daha ileri bir anlayış kazandırır ve o alanda geleceğe yönelik genişleme sağlar.
Jüpiter’in sağlıksız kullanımı tembelliktr. Bir diğer gölgesi de aşırı özgüvenle yanlış adımlar atmaktır. Kibir ve ukalalık ile düşmanı/koşulları hafife almak kazanılabilecek savaşları kaybetmeyi getirir. Aşırı iyimserlikle ve özgüvenle tutulamayacak sözler verilir, enerji boşa harcanır ve sağlıksız büyünür. Bunlar Jüpiter’in sunduğu fırsatı heba etmektir.

Jüpiter’in Akrep burcundaki yolculuğunun genel anlamı nedir?
Jüpiter akrep burcunda ilerlerken, Jüpiter’e özgü genişleme sürecinin, akrepsel derin katmanları araştırmayı, derine nüfuz etmeyi, ölümü, kayıpları ve dönüşümü içerdiğini gösterir. Bunun ilk adımı kendi derin katmanlarına inmek, psikolojik temellerindeki tutkuları, yoğun duyguları gün ışığına çıkarmaktır. Sonrasında bu derin tutkular ve takıntılar ıslah edilmeli, dönüşütürülmeli ve benliğe tekrar entegre edilmelidir. Akrepteki Jüpiter, büyümek için büyük bir kararlılık ve güçlü bir azim verir. Bu transit sırasında kendini ve şeyleri derinlemesine tanıma ve dönüştürme yaşam felsefesi olur. Bu etki, yüzeyin altındakini görme yetisi verir. Bu kişilere ve şeylere nüfuz etme, onları çok iyi sezme, analiz etme becerisi sunar. Tüm kayıpların ardından tekrar doğma ve bir felsefe oluşturma becerisi sunar. Transit Jüpiter, kendinden ve kişisellikten daha büyük bir şeyle bütünleşme arzusu verir. Bu çok yoğun deneyimler derin duygular içeren krizler aracılığıyla tezahür eder. Bu krizlerle yüzleşmek daha büyük bir güce güveni doğurabilir. Jüpiterin transiti sırasında yeni potansiyellerin, şansın ve büyümenin önkoşulu akrebin geridönüşüm fonksiyonudur; yani toplumun pis, kirli veya “tabu” olarak gördüğü şeyi öncelikle araştırmak, sonra onu rejenere edip tekrar sisteme kazandırmaktır. Jüpiter’in Akrepten geçişi, bilinçdışının arkaik güçlerini keşfetmek için uygun bir zamandır. Jüpiter akrepte, diğerleri üzerinde bir etki ve güç sahibi olma ideali doğurur. Uzun vadeli dönüşümler yaşanır. Başkalarını ikna etme, iyileştirme ve onların dönüşümüne eşlik etme, krizleri birlikte yönetme bu sürecin doğru kullanımıdır. Bu transit altında cinselliğin dönüştürücü gücü de büyür.
Bu transitin sağlıksız kullanımı diğerlerini kontrol etmeyi, manipüle etmeyi ve değişime zorlamayı abartmaktır. Bu diğerlerini kendine bağımlı kılmaya, gaddarlığa ve zorbalığa kadar gidebilir. Ayırca Jüpiyer haset, kin, intikam gibi karanlık, yoğun duyguları da büyütebilir. Güç savaşları, acizlik deneyimleri abartılı boyutlara ulaşabilir. Jüpiter’in getirdiği şansı, baştan çıkarıcılıkla elde etmeye çalışma görülebilir. Akrep sürecinde Jüpiter, inançlarda aşırı sabitliğe, ifrat ve tefrit yaklaşımına yol açabilir. Çok büyük bir ölüm korkusu getirebilir. Ölüm karşısında fani varoluşun anlamsızlığı kişiyi hiçliğe, nihilizme sevkeder. Bir başka tehlike akrebin olumlu özelliği olan derinlere kazı yapmayı abartmak, ve bilinçaltında aşırı derine inip kaldırabileceğinden fazla karanlık materyalle karşı karşıya kalmaktır.

Jüpiter’in Yay burcundaki yolculuğunun genel anlamı nedir?
Jüpiter yay burcunda ilerlerken, Jüpiter’e özgü genişleme süreci, uzak ufuklara açılmayı, yabancı kültürleri tecrübe etmeyi, doğayı deneyimlemeyi ve büyümeyi içerir. Yaydaki Jüpiter, bu dönemde inancını yaşayarak büyüneceğini gösterir. Bu etki inanç, adalet, hoşgörü hissini geliştirir. Jüpiter’in kendi yönettiği Yay burcundaki transitinde eski zamanlardaki Hac yolculuğuna benzer bir yolculuk deneyimi tecrübe edilmelidir. Her handa yeni kişilerle karılaşmak, bu kişilerin kendininkinden son derece farklı inançlarıyla, yargılarıyla, kanılarıyla ve prensipleriyle temas etmek ve bu sayede görüş açısını genişletmek gerekir. Yaydaki Jüpiter’e verilecek olumlu cevap sizin mevcut yargılarınızla, sizinkinin tam zıttı farklı yargıları birlikte değerlendirmek, ve bunların sentezini yaparak daha hoşgörülü, bilge ve kabullenici bir yeni yaşam felsefesi oluşturmaktır. Bu süreç, deneyimlerinizi zenginleştirecek yolculuklar sayesinde gerçekleştirilebilir.
Yay burcunda Jüpiter, kişiyi geleceğin olasılığına yöneltir. Uzaklardaki bir hedefe yönelik istek sayesinde büyüme ve gelişme görülür. Büyük benefiğin bu uğurlu yerleşimi iyimserliği, özgüveni, hayata inancı artırır. Daha bilgece, öngörülü, inançlı ve felsefi bir gelişme şansı sunar. Genel olarak deneyimleme merakı ve macera isteği verir. Jüpiter Yayda ilerlerken yaşamın anlamını keşfetme isteği artar. Kişi doğru yaşam prensiplerini keşfetmek ve geliştirmek ister. Burada Jüpiter etik, ahlak ve erdem konularını büyütür. Adalet, asalet ve yüksek erdem idealinin altını çizer. Asil ve erdemli bir hayata ulaşmak için soylu etik ve ahlaki değerler geliştirmek Jüpiter’in Yaydaki transiti sırasında geliştirmek gereken ödevdir.
Yaydaki Jüpiter hayata dair içsel inanç ile genişleme ve büyüme olanağı sunar. İyimser felsefi bir tutum ile daha büyük bir düzene inanç ve güven geliştirilir. Yaydaki Jüpiter’e verilecek sağlıklı yanıt, içsel ve dışsal keşif fırsatlarını değerlendirerek kendini geliştirmektir. Bu etki altında hayatın dini seviyesinin farkına varılır. Dinsel dünya görüşü yaygınlaşır.
Yönettiği Yay burcunda güçlü olan Jüpiter varoluşta bir Allah’a güven hissi verir, işlerin yolunda gideceğine değin bir inanç ve iyimserlik aşılar. Bu etki altında kişi korunduğunu hisseder. Bu etkinin olumsuz yansıması her şeyi Allah’a bırakmak ve bugünün işlerini nasıl olsa hallolur diye yarına havale etmektir. Bu tembelliğe ve sorumsuzluğa yol açar. Jüpiter’in Yayda aşırı özgüven pompalamasıyla kişi yapamayacağı işlerin altına girebilir, sağlıksız genişleyebilir. Çok fazla genişleyip kontrolsüzce yayılırken, burnunun ucunu görememek sorunlara yol açar. Jüpiter’e verilen bu sağlıksız cevap, ukalalık ve kibir şeklinde tezahür eder. Kendinden aşırı memnun bir tutumla kişi kendi kapasitesini aşan işlere girer. Normalde kazanılabilecek savaşlar bile bu aşırı kendini yüksek gören tutum yüzünden kaybedilebilir.
Yaydaki Jüpiter’in olumsuz kullanımı kendi doğrusunu tek doru olarak görmekir. Bu fanatikçe her şeyi ve herkesi yargılamaya yol açar. Fikirler, kanılar çok keskinleşir. Jüpiter’e verilen yanlış cevap “her şeyi bilirim” tavrı takınmaktır. Herkesin işine burnunu sokmak, yetkili ağzıyla konuşmak sorunlara yol açar.
Jüpiter’in Yay burcundaki transiti yabancı ülkelerle ilgili deneyimleri artırır. Yolculuklar artar. Tercümanlık, turizm, yüksek öğrenim, akademisyenler, akademik dünya, uluslarası her türlü iş, dış ticaret, uluslarası diplomasi ve politik işler bu dönemde Jüpiter’in genişleten, büyüten ve uğurlu etkisini alır. Bu süreçte yaşamda anlam arayışı, felsefe, din, tarikat ve spiritüel rehberler ile ilgili deneyimler artar. Hukuki konularda ve sporla ilgili meselelerde nicelik ve ehemmiyet açısından bir büyüme görülür.

Akrep ve Yay burçlarındaki Jüpiter sizin Doğum Haritanızı nasıl etkiler?
Jüpiter 12 yıl sonra ilk defa 13 derece Akrep – 11 derece Yay arası kısma giriyor. Yani Doğum Haritanızda 13 derece Akrep – 11 derece Yay arası bölgenin bulunduğu kısım, 12 yıldır ilk kez Jüpiter’in genişleten, büyüten etkisini alıyor. Jüpiter sizin Doğum Haritanızı beş şekilde etkileyebilir:
1. 13 derece Akrep – 11 derece Yay arası bölgenin Doğum haritanızda denk düştüğü evden geçiyor olduğu için, Jüpiter bu evin yaşam alanını genişleterek bu alanda deneyimler yaşamanızı sağlar. “Büyük benefik” bu eve bir yıllığına şans verir. Bu konuda olumlu büyümelere ve genişlemelere yol açar. Bu evle ilgili ödüller, uğurlu sonuçlar alabilirsiniz. Bu evin anlattığı konuda yeni bir potansiyelinizi keşfedebilir, daha önce ulaşamadığınız şeye erişebilir, bu alanda gelecek planı yapabilir ve geleceğinize genişleyebilirsiniz.
2. 13 derece Akrep – 11 derece Yay arası bölgede bulunan gezegenlerinizin üzerinden geçerken, bu gezegenlerin temsil ettiği fonkisyonu büyüterek hayatınızda aktive eder. Jüpiter’in dokunduğu gezegenin fonksiyonu özgüvenle, iyimserlikle dolar, bu fonksiyonda genişleme, büyüme eğilimi görülür. Sağlıksız kullanımında bu gezegensel fonksiyonun gölgeleri de abartılabilir, sağlıksız büyüme gözlemlenebilir.
3. 13 derece Akrep – 11 derece Yay arası bölgedeki bu gezegenlerin yönettiği evlerin ifade ettiği konularını büyüterek gündeme getirir.
4. Jüpiter’in akrep ve yay burçlarındaki 1 yıllık seyri boyunca, doğum haritanızdaki diğer gezegenlerle yaptığı açılar. Bu açıların tekil olarak “transit yorumu” teknikleriyle (evler, açı çeşidi ve gezegen ikilisi göz önünde bulundurularak) incelenmesi gerekir. Bu tekniği “Transit Yorumu” videomdan izleyip uygulayabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=AFZ-DO_n6FA
5. Doğum Haritanızda Jüpiter tarafından yönetilen evlerin (başlangıç çizgisini Balığın ve Yayın kestiği evlerin) temsil ettiği yaşam alanlarını büyüterek gündeme getirir. Yay ve Balık burçlarının başlangıç çizgisini kestiği evlerin konularında yeni potansiyeller gündeme gelir, eskiden yapılamayacağı düşünülen şeylerin artık özgüvenle ve iyimserlikle yapılabileceği hissedilir. Bu evlerin konularında gelecek planları yapılır.



Thursday, December 28, 2017

Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 2: Uranüs Boğada


Fotoğraf: Uranus, The Hubble Space Telescope; Karl Marx (1882)


Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 2: Uranüs Boğada
Uranüs 2018’de:
-       24 derece koçtan ileri hareketine başlayacak.
-       15 Mayıs’ta Boğa burcuna girecek, 2 derece Boğaya kadar ilerleyecek.
-       7 Ağustosta geri hareketine başlayacak, 6 Kasım’da tekrar Koç burcuna gerileyecek.
-       Yıl sonunda 28 derece Koça gerilemiş olacak.
Bu analizde incelenecek husus, Uranüs’ün 15 Mayıs’ta Boğa burcuna girecek olmasıdır. Uranüs Boğa sembolizmini, 2026 Nisan’da Uranüs tam olarak İkizler burcuna geçene kadar deneyimleyeceğiz.

Transit Uranüs ne demek?
Uranüs transiti sırasında gerçek bireysellik, özgünlük, orijinallik, farklılık fark edilmelidir ve ortaya konmalıdır. Bağımsızlık ve özgürlük ilan edilmelidir. Ailenin, toplumun veya arkadaşların kurallarından kurtulma becerisi gösterilmelidir. Uranüs transitine verilecek sağlıklı cevap toplumun sorgulanamaz kurallarına karşı durabilmektir. Bu ezberlenmiş öğretilerin dışında da ihtimaller olduğunu düşünmeyi gerektirir. Transit Uranüs’ün verimli kullanımı reddedilme tehlikesine rağmen, dışlanma, yasaklanma ihtimaline rağmen kendin olma hakkını savunmaktır. Fark etmeden içselleştirilmiş toplumsal önkabullerin dışına çıkabilmektir.
Transit Uranüs’e verilecek sağlıksız cevap sürünün içinde kaybolmak, çoğunluğa boyun eğmektir. Kendini silmektir. Kendi olmaktan vazgeçmektir. Alışkanlıklara sıkı sıkıya bağlı kalmak, ne pahasına olursa olsun değişime direnmek Uranüs’ü heba etmektir. Var olan düzene, statükoya konfor için bağlanmak tehlikelidir. Uranüs imtihanından kaçan, kendini eski, anlamını yitirmiş, miadını doldurmuş yapıların içinde hapsolmuş bir halde bulur.
Uranüs transiti etkisinde kişi kendi doğasını sınırlandıran her şeyden kurtulur, doğasını tam, sağlıklı bir şekilde ifade etme şansı elde eder. Uranüs özgürlük ve değişim getirir. Uranüs transiti toplumsal kurallara karşı durabilmeyi, kendin olabilmeyi, köhne yapıları kırıp, aşabilmeyi talep eder. Bu bir bireysel özgürleşme transitidir. Bireyliğin için tüm engellere karşı durabilmektir. Değişmeye, ezberleri bozmaya cesaret etmektir.
Doğum Haritasında Uranüs etkisini alan gezegenin veya evin konusu, eski alışkanlıklardan özgürleşecektir. Uranüs etkisi, bir meydan okuma, kriz, engel, sürtüşme veya olay aracılığıyla kişiye kendini yeniden icat etme fırsatı sunar. Bu bahsedilen konuda özgürleşme ve kendini baştan yaratma zamanıdır. Uranüs etkisi kişiye yüklendiği sorumlulukların çizdiği sınırlardan kurtulma ve özgürce istediğini yapma şansı verir.
Transit Uranüs eski sistemi bitirir. Artık hayatta yeni bir faz başlatır. Uranüs enerjisini doğru kullanan kendini yenilenmiş, hayat enerjisiyle dolmuş hisseder. Uranüs transiti geldiğinde cesur olunmalıdır, yoksa anlamsız bir hayat yaşanır. Toplumun beklentilerinden sıyrılıp doğal farklılığını yansıtmak gerekir.

Uranüs’ün Boğadaki Yolculuğu ne anlama geliyor?
Uranüs boğadaki yolculuğu sırasında bizden kendimize özgü maddesel güveni ve değer anlayışını oluşturmamızı bekliyor. Bu dönemde değer anlayışını yenilemek, bilinen modellerden farklı daha özgür ihtimaller ışığında, bireyselliği yansıtacak şekilde güncellemek gerekir. Uranüs, var olan alışılmış değer sistemlerinden özgürleşmeyi, bunlardan farklı yeni bir değer sistemi geliştirmeyi talep eder. Bu geleneksel para kazanma yöntemlerinden özgürleşme isteği doğurabilir. Böylece kendi bireyselliğini, orjinalliğini yansıtan, sıradışı para kazanma metodları geliştirilebilir.
Uranüs Boğadayken pratik, kullanışlı buluşlar gündeme gelir. Gerçekçi, somut, ve uygulamaya yönelik icatlar yapılır. Bu etki altında kişi kendine özgü yetenekleri keşfetmeli, geliştirmeli; ayrıca kendine has değer, ve para kazanma yollarını bulmalıdır, buna yatırım yapmalıdır. Uranüs boğada herkesin kendine özgü kaynaklarını ortaya çıkarmasını talep eder.
Beş duyu ve fiziki dünyanın burcu Boğada ilerleyen özgürlüğün gezegeni Uranüs, kendi zevklerine göre yaşamın tadını çıkarma özgürlüğünün altını çizer. Daha hedonist eğilimleri artırır. Bu etkiyi verimli kullanmak için kişi şükran duygusunu hissedeceği, maddesel olarak güvende hissedeceği değişik, özgürleştirici yöntemler bulmalıdır.
Uranüs boğadaki yolcuğulundayken, yerleşik değerlere karşı çıkmayı getirir. Burada isyanın tehlikesi yerine bi şey koyamama ihtimalidir. Bu değer karmaşasına yol açar. Bu dönemde tüm değerler reddedilebilir. Uranüs’ün kopartıcı etkisi kişiyi kendi değeriyle teması kesmeye itebilir.
Uranüs Boğadayken toprakla, yerle ilgili ani, sürpriz, patlayıcı, yıkıcı olaylar meydana gelir. Bu deprem riskini artıran bir göstergedir. Ayrıca bu etki, tarım, ziraat ve emlakla ilgili ani olaylara işaret eder.
Uranüs’ün Boğada 2026’ya kadar sürecek 9 yıllık dönemi, ekonomi, mal, mülk, mülkiyet ve kapitalizmle ilgili ani, isyankar, yıkıcı olayları gündeme getirecek. Dünya çapında kapitalizmin sarsıldığını göreceğiz. İçinde yaşadığımız neo-liberal iktisat sistemi ani bir değişikliğe uğrayacak. Ekonomik sistemde reform, revizyon ve bunların başarılamadığı noktalarda revolüsyon (devrim) gerçekleşecek. Böylece Uranüs Boğadayken ekonomide toplumu ileri götürecek, daha eşitlikçi, yenilikçi çözümler göreceğiz. Yeni teoriler, yeni uygulamalar öne sürülecek. İktisatta eski sistemi yıkan, ezber bozan yeni reçeteler yayınlanacak. Yeni mal mülk ilişkileri oluşturulacak. Bankalar ve borsalar kökten değişecek. Bitcoin gibi sanal paralar ve benzeri dijital ticarette yeni buluşlar eski sistemi yıldırım etkisiyle sarsacak. Sahip olmaktan (Boğa) özgürleşmek (Uranüs), dünya çapında komünizm, sosyalizm gibi artıdeğerin eşit dağılımı üzerine kurulu sistemlerin tekrar tartışıldığı ve uygulamaya geçirildiği bir zaman olacak. 2026’ya kadar sürecek Uranüs Boğa etkisiyle beraber, 2020 Aralık’ta Kova burcunda yaşanacak büyük Jüpiter-Satürn kavuşumuyla başlayan 200 yıllık Hava trigonu da teknoloji ve eşitlikçilik ışığında bir ekonomik devrim çağına işaret etmektedir. Bu işaretler yeni, özgür, bilimsel ve eşit bir çağın şafağında olduğumuzu gösteriyor. Bu çağın anahtar kelimesi mal mülk konusunda devrimdir.
Uranüs boğadaki yolculuğu ayrıca sanatta devrime işaret eder. Bu güzellikte bir devrimdir. Bu dönemde güzellik anlayışı, estetik algısı kökten değişecek, ezberler bozulacak. Eski güzellik normların yıkılışını ve yeni değerlerin yükselişini izleyeceğiz. Bağımsız sanat alanında önemli gelişmeler meydana gelecek. Sanat anlayışında yepyeni yaklaşımlar geliştirilecek. Bu daha yeni, özgür ve aykırı sanat akımlarının filizleneceğine işaret eder.Bağımsız moda akımları ortaya çıkacak. Giyim-kuşam, kozmetik, mücevher gibi alanlarda avangard bir eğilim gözlemlenecek. Müzikte devrim yaşanacak. Müziğin ne olduğu (eğlence? tüketim? sanat?), hangi mecrada dinleneceği gibi konularda teknolojinin etkisiyle eskiyi yıkan, sıradışı yeni yaklaşımlar geliştirilecek.

Uranüs Boğadayken Yaşanan Gelişmeler
Uranüs bundan önce Boğa burcunda şu tarihlerde bulunmuştu. 1934 Haziran-Ekim arası. 1935 Mart’ından, 1941 Ağustos’una kadar. 1941 Ekim’inden, 1942 Mayıs’ına kadar. Bu tarihlerde Uranüs Boğa sembolizmine uygun şu olaylar yaşandı:
  • -       Macar Fizikçi Leo Szilard Atom Bombasında kullanılan zincir reaksiyon için patent aldı (4 Temmuz 1934)
  • -       Adolf Hitler aynı anda hem Alman başbakanı hem de başkanı unvanlarını kendinde toplayarak kendini “Führer” ilan etti (3 Ağustos 1934)
  • -       ABD’de “Kara Pazar”da kum fırtınası Midwest’te tahribata yol açtı (14 Nisan 1935)
  • -       Pakistan’da 7.7 şddetinde depremde 50 bin kişi hayatını kaybetti (31 Mayıs 1935)
  • -       İlk Penguin kıtabı basıldı, karton kitap devrimini başlattı (30 Temmuz 1935)
  • -       İtalya Etiyopya’yı istila ederek İkinci İtalyan-Etiyopya Savaşını başlattı (3 Ekim 1935)
  • -       Çin’de Komünist güçler “Uzun Yürüyüş”ü sonlandırdı, Mao Zedong tartışmasız lider konumuna geldi (20 Ekim 1935)
  • -       Billboard dergisi ilk “top 10” tarzı müzik listesini yayınladı. (4 Ocak 1936)
  • -       Charlie Chaplin’in “Modern Zamanlar”ı gösterime girdi. (5 Şubat 1936)
  • -       Hindenburg Zeplini ilk uçuşunu yaptı. (4 Mart 1936)
  • -       Hitler, Rhineland’e asker çıkartarak Versailles Anlaşmasını çiğnedi. (7 Mart 1936)
  • -       Alan Turing, modern bilgisayarların teorik temelini oluşturan “On Computable Numbers” başlıklı eserini yayına sundu (28 Mayıs 1936)
  • -       İspanyol generalleri Franco ve Mola İspanya’da sağcı bir isyan çıkararak İspanyol İç Savaşını başlatıı (17 Temmuz 1936)
  • -       Hitler 11. Olimpiyat Oyunlarını Berlin’de açtı (1 Ağustos 1936)
  • -       İngiltere Kralı Edward VIII boşanmış bir kadınla evlenebilmek için tahttan çekildi. (11 Aralık 1936)
  • -       Pasifik Okyanusunda ilk ticari uçuş yapıldı. (28 Nisan 1937)
  • -       İkinci Çin-Japon Savaşı başladı (7 Temmuz 1937)
  • -       Marihuana ABD’de yasaklandı (2 Ağustos 1937)
  • -       Hitler gizli bir toplantıda askeri yetkililerine savaş başlatma niyetini açıkladı (5 Kasım 1937)
  • -       İlk tam uzunlukta Animasyon (Çizgifilm) Sinema Filmi “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” gösterime girdi (21 Aralık 1937)
  • -       İlk Superman çizgiromanı yayınlandı (30 Haziran 1938)
  • -       Hitler, Mussolini, Daladier ve Chamberlain’in imzaladığı Munich Anlaşması Çekoslovakya’yı Almanya’ya toprak vermeye zorladı (30 Eylül 1938)
  • -       Hitler Reichstag konuşmasında Yahudileri tehdit etti. (30 Ocak 1939)
  • -       Gandhi Hindistan’daki otokratik yönetimi protesto etmek için açlık grevi başlattı. (3 Mart 1939)
  • -       İspanyol İç Savaşı sona erdi, Madrid’de Franco hükümdarlığını ilan etti (28 Mart 1939)
  • -       Almanya ve İtalya Roma-Berlin Ekseni diye adlandırılan ittifakını ilan etti (7 Mayıs 1939)
  • -       Hitler ve Mussolini “Çelik Paktını” imzaladı (22 Mayıs 1939)
  • -       Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle İkinci Dünya Savaşı başladı. (1 Eylül 1939)
  • -       Britanya, Fransa, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika ve Kanada Almanya’ya savaş ilan etti. (3 Eylül 1939)
  • -       Dünyanın ilk pratik helikopteri uçtu. (14 Eylül 1939)
  • -       Hattie McDaniel “Rüzgar gibi Geçti”deki rolüyle Oscar kazanan ilk Afrikalı-Amerikalı Kadın oldu (29 Şubat 1940)
  • -       Mussolini İtalya’sı Almanya’nın yanında savaşa katıldı (18 Mart 1940)
  • -       Winston Churchill Britanya Başbakanı oldu. (10 Mayıs 1940)
  • -       Naziler’in Fransa’yı fethi başladı. (12 Mayıs 1940)
  • -       İlk McDonald’s restoranı açıldı. (15 Mayıs 1940)
  • -       Auschwitz toplama kampı açıldı (14 Haziran 1940)
  • -       Fransa Nazi Almanyasına teslim oldu, Alman askerleri Paris’i işgal etti (15 Haziran 1940)
  • -       ABD Başkanı Franklin Roosevelt “4 Özgürlük” konuşmasını yaptı (6 Ocak 1941)
  • -       Bükreş’te 6000 Yahudi katledildi. (9 Ocak 1941)
  • -       Stalin Sovyetlerin başına geçti. (6 Mayıs 1941)
  • -       Britanya istihbaratı, Enigma makinasını ele geçirdikten sonra Alman casusluk kodlarını deşifre etti. (9 Mayıs 1941)
  • -       Almanya, İtalya ve Romanya Sovyetler Birliğine savaş açtı. (22 Haziran 1941)
  • -       6000 Litvanyalı Yahudi Viszalsyan Kampında katledildi. (14 Temmuz 1941)
  • -       Eksen devletlerine karşı savaşan devletler ayrı ayrı barış anlaşması imzalamamak üzere taahhütte bulundu. (2 Ocak 1942)
  • -       Naziler Berlin’de tüm Avrupa Yahudilerine karşı soykırım organize etmek amaçlı Wannsee Konferansını düzenledi. (20 Ocak 1941)
  • -       30 bin Polonyalı Yahudi nakliyle Bełżec Toplama Kampı açıldı. (17 Mart 1942)
  • -       Auschwitz & Birkenau Toplama Kamplarına ilk, “Eichmann nakli” gerçekleştirildi. (26 Mart 1942)


Bu vakalardaki ortak temalar olan “buluşlar, icatlar, patentler, bilişim/bilgisayar teknolojisinde sıçramalar, ticari havacılıkta yenilikler, toprakları değiştiren ani gelişmeler/savaşlar/içsavaşlar/otokratik ve diktatöryel rejimler/isyanlar, toprağı içeren doğal afetler, depremler, müzik, animasyon, çizgiroman, sinema, kitap yayımcılığı ve sanatta devrim ve ezber bozan özgürlükçü gelişmeler önümüzdeki dönemde 2026’ya kadar yaşanacak olaylara ışık tutmaktadır.

Siz Uranüs’ün 2018 yılında Boğadaki yolculuğundan nasıl etkileneceksiniz?
Uranüs 84 yıl sonra ilk defa Boğa burcuna giriyor. Yani Doğum Haritanızda Boğa burcunun bulunduğu kısım, 84 yıldır ilk kez Uranüs’ün özgüreştiren, bağımsızlaştıran, ani süprizler yaşatan etkisini alıyor. Uranüs sizin Doğum Haritanızı dört şekilde etkileyebilir:

1.     Boğa burcunun ilk iki derecesinin Doğum haritanızda denk düştüğü evden geçiyor olduğu için, Uranüs bu evle ilgili var olan sistemleri gözden geçirmenizi, orijinalliğinizi bu konuda yansıtmanızı, daha bağımsız ve yenilikçi çözümler geliştirmenizi istiyor. Bu sebeple bu evin konusunda eski sistemi sarsan ani olaylar, sürprizler, isyanlar ve patlamalar deneyimlenecek. Böylece bu evde bireyselliğinize uygun daha özgürlükçü bir model kurabileceksiniz.

2.     Boğa burcunun ilk iki derecesinde bulunan gezegenlerinizin üzerinden geçerken, bu gezegenlerin temsil ettiği fonkisyonu özgürleştirerek, bağımsızlaştırarak, ani sürpriz olaylar şeklinde hayatınızda aktive eder. Uranüs’ün dokunduğu gezegenin fonksiyonu fiziki dünyada yıldırım gibi düşen hiç beklenmedik gelişmelerle karşılaşır. Bu fonksiyonu, bireyselliğinize uygun, farklılığınızı yansıtacak şekilde özgür, bağımsız ve yenilikçi bir şekilde kullanmaya başlamanız gerekir. Bu fonksiyonda değişime hazır olmak gerekir.

3.      Boğa burcunun ilk iki derecesindeki bu gezegenlerin yönettiği evlerin ifade ettiği konuları özgürleştirerek, bağımsızlaştırarak ve ani sürprizlerle karşılaştırarak gündeme getirir.

4. Uranüs’ün Boğa burcundaki 9 yıllık seyri boyunca, doğum haritanızdaki diğer gezegenlerle yaptığı açılar. Bu açıların tekil olarak “transit yorumu” teknikleriyle (evler, açı çeşidi ve gezegen ikilisi göz önünde bulundurularak) incelenmesi gerekir. Bu tekniği “Transit Yorumu” videomdan izleyip uygulayabilirsiniz:https://www.youtube.com/watch?v=AFZ-DO_n6FA

Not: Koç’un son 6 derecesi de 2018’de bu etkiyi alacak.

Efe Erten'in 2018 Yılı Astroloji Analizi Serisi 1: Satürn Oğlakta


Fotoğraf: NASA/JPL/Science Space Institute

Satürn 20 Aralıkta Oğlak burcuna girdi.

Satürn 2018’de:
-       1 derece Oğlaktan 9 derece Oğlağa kadar ilerleyecek
-       Sonra 18 Nisan itibariyle 2 derece Oğlağa kadar gerileyecek.
-       6 Eylülde ileri hareketine başlayacak.
-       Yıl sonunda 11 derece Oğlağa ulaşacak.
Satürn 2020 Mart’ında Kovaya geçecek.

Öncelikle:
Transit Satürn ne demek?
Transit Satürn, gerçeği görme zamanının geldiğini gösterir. Gerçekle yüzleşme ve gerçeğe efektif, kararlı, somut, gerçekçi bir cevap verme zamanıdır. Transit Satürn etkisi altında, aşırı iyimserliği, temenniyatçılığı, hayalleri bir kenara itmek gerekir. Aynı şekilde aşırı kötümserliği, korkuları, “ben yapamam, beceremem” tavrını bırakmak gerekir. Satürn transitine verilmesi gereken sağlıklı cevap, gerçek, somut olaylarla yüzleşip özdisiplinli, sabırlı ve pratik stratejiler geliştirmektir. Gayretle somut bir yapı inşa etmek gerekir.

Transit Satürn’e verilen yanlış yanıt, umutsuzluğa kapılmaktır. “Ben yapamam” deyip yılmaktır. Bu etki altında depresyon görülebilir. Tüm gerçekler, somut olgular, sınırlamalar, kısıtlamalar, engeller, yoksunluklar kişiye karşı gibi görünür. “Dünya bana karşı” hissi oluşur.

Satürn transiti sırasında yaşanabilecek gölgelerden biri, imkansızlık hissidir. Kişi kendinde “ben yapamam, başaramam, beceremem” der. Kendine acır.  Korkutucu bir dönemdir. Aslında bu dış dünyada gerçeklerle çarpışma zamanıdır. Böyece dış dünyada hedefler somut olarak hayata geçirilmelidir.

Transit Satürn, soğuk gerçekle yüzleştirir ve artık somut bir şey yapmak mecburidir. İçsel gelişmeyi, dış dünyada somut yapılara tercüme etmeyi sağlar.  Satürn transiti sırasında özdisiplin ile hedef ete kemiğe büründürülmelidir. Gerçek dünyada somut olarak şekil verilmelidir. Kristalize edilmelidir, form verilmelidir, somutlaştırılmalıdır.

Satürn olgunlaştırır, büyütür. Kişiye olgunluk, öz-saygı, vakurluk kazandırır. Hayat döngüsünde o yaşın gerektirdiği sorumluluğu almaya çağırır. Çocukça yaklaşımları bırakmaya zorlar. Satürn’ün doğum haritasında dokunduğu gezegenle ilgili olgunluğa yakışmayan, çocukça davranışlar varsa, bunlar imtihandan geçirilir, terbiye edilir. Kişi tutumunu gerçeğe uygun şekilde düzetir ve büyür. Gerçekçi, planlı, programlı, disiplinli, sabırlı bir gayretle somut bir yapı inşa edilir. Bu zor ve acılı olabilir.


Satürn’ün Oğlaktaki Yolculuğu ne anlama geliyor?
Satürn oğlaktaki yolculuğu sırasında bizden hedef belirleyip hedefe azimle, yılmadan, sabırla adım adım ilerlememizi bekliyor.
Satürn, Oğlak enerjisini bloke etmekte. Bu sorumluluk alma, disiplinle çalışma, yılmadan hedefe doğru ilerleme enerjisinin engellendiğini gösterir. Bu konuda sorunlar, engeller ve kısıtlanma yaşanır.
Aslında bu engellerin sebebi, ciddiyetle bu konudaki eksikleri fark etmek, gerçekle yüzleşmek, ve sağlam bir şekilde bu özellikleri kendinde yapılandırmak. Yani yeteri kadar disiplinli olmadığını, sorumluluk almadığını, azimle hedefine gitmediğini, veya belki bir hedefi bile olmadığını Satürn kişiye bu 2 buçuk yıl boyunca çeşitli kayıplar, problemler, kısıtlamalar, sınırlar ve zorluklar ile öğretecek. Neticede doğru cevap verildiğinde, kişi bu 2 buçuk yılın sonunda bu özellikleri sağlam bir şekilde kendinde katmış halde çıkacak. Veya bunları yok sayacak ve klasik tabirle “Satürn beni çok zorluyor” diyip hiç gelişme göstermeden başına gelen felaketler konusunda hayıflanacak. Seçim tamamen kişide.
Satürn Oğlakta “başaramama korkusu” korkusu verir. Kişi kendi kendine “ben zaten yapamam, beceremem, kazanamam” der. Genel bir karamsarlık etkisi altında başaramama korkusu, baştan kendinden şüphe duyup çaba harcamama, ve sürekli etrafı kontrol ihtiyacı görülebilir. Sorumluluktak korkma ve suçlu hissetme görülür.
Ayrıca bu etki altında kişi koyduğu hedefe mahkum olma korkusu oluşabilir. Yine de Oğlak Satürnü enerjisi altında çok fazla hedef koyabilir.
Oğlak enerjisini bloke eden Satürn, çaba göstermeden otorite konumuna ulaşma isteği uyandırabilir. Kişi hak etmediği mevkiler için itibar savaşı verebilir.
Oğlakta güçlü konumdaki Satürn sertliğ ve acısmasızlığı artırır.
Bu etki altında ayrıca aşırı sorumluluk üstlenme de görülür.
Satürn Oğlakta ilerlerken geçmişe ve geleneğe saygı artar. Tutuculuğu artırır. Kurulu yapıları muhafazakar ve temkinli bir tutumla korumaya çalışılır.
Özetleyecek olursak, Satürn Oğlaktayken:inatçı karıyer, itibar, statü, mevki saplantısı, hırs, kendini köle etme, kendine ve başkalarına katılık ve her şeyi kontrol etme isteği gibi konuları artırır.
Oğlaktaki Satürnü verimli kullanmak için özdisiplin geliştirmelidir. Kararlı olunmalıdır. Olgunlaşılmalıdır. Kendi özüne uygun otorite olmak öğrenilmelidir. Gerçekçi, sağduyulu ve net olmak gerekir.
Öncelikle bu iki buçuk yıllık dönemde kişi kendine uygun hedefi bulmalı, buna gerçekçi yaklaşmalı, hedefinin sorumluluğunu almalı ve çalışkanca, kararlı bir şekilde hedefine emin adımlarla yürümelidir.
Oğlaktaki Satürn’e verilecek olumlu yanıt yüksek disiplin, emek, çaba geliştirmek ve sorumluluğunu yerine getirmektir.
Satürn’ün Oğlaktaki seyrinin sağlık açısından tezahürü kemikler ve dizlerle ilgili sorunlar şeklinde cereyan edebilir.
Dünyasal açıdan, Oğlakta Plüto’nun da bulunduğunu varsayarsak Satürn’ün Oğlaktali yolculuğu sırasında:
-       Politikacılar, devlet yetkilileri, yöneticiler için zorlayıcı bir enerjidir
-       inşaat için, her türlü yapılar için zordur
-       bu süreçte devletlerin yıkıldığını, rejimlerin sona erdiğini, sınırların değiştiğini görebiliriz
-       liderler, hükümetler, partiler güçlerini kaybedebilir
-       büroktatik yapılar, kurumlar yıkılabilir.


Satürn Oğlaktayken Yaşanan Gelişmeler
Daha önce kasım 1988- şubat 1991 arasında Satürn Oğlaktayken bu sembolizme uygun olaylar yaşanmıştı:
  • -       Filistin Devleti bağımsızlığını ilan etti. (15 Kasım 1988)
  • -       Çin’de Tiananmen Meydanında 100 bin vatandaş demokrasi için protestoya katılmış ve kanlı bir katliamla bin kişiye yakın protestocu öldürülmüştü (3-4 Haziran 1989)
  • -       Doğu Avrupa’da, Polonya’da 40 yıldır ilk defa yarı özgür bir seçim gerçekleştirildi (4 Haziran 1989)
  • -       Berlin Duvarı yıkılmaya başlandı (10 Kasım 1989)
  • -       Sovyetler Başkanı Gorbaçov ve ABD Başkanı Bush Soğuk Savaşın bittiğini açıkladı (3 Aralık 1989)
  • -       23 yıllık Romanya diktatörü Nikolay Çavuşesku devrildi ve kurşuna dizildi (22 Aralık 1989)
  • -       Nelson Mandela, Güney Afrika’da 27 yılın ardından hapisten çıktı. (11 Şubat 1990)
  • -       Vinçler Berlin Duvarını yıkmaya başladı. (29 Nisan 1990)
  • -       7.4 şiddetinde Manjil-Rudbar Depremi İran’da 50 bin kişinin ölümüne yol açtı (21 Haziran 1990)
  • -       Mekke Tünelindeki izdihamda 1426 Hacı şehit oldu. (2 Temmuz 1990)
  • -       ABD, “Çöl Kalkanı Operasyonu” adı altında Irak’a karşı Körfez Savaşını başlattı (2 Ağustos 1990)
  • -       Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Irak’a askeri müdahaleye izin verdi (25 Ağustos 1990)
  • -       Doğu ve Batı Almanya birleşme kararını onayladı (20 Eylül 1990)
  • -       Doğu ve Batı Almanya birleşti (3 Ekim 1990)


Siz Satürn’ün 2018 yılında Oğlaktaki yolculuğundan nasıl etkileneceksiniz?
Satürn 29 buçuk yıl sonra ilk defa Oğlak burcuna giriyor. Yani Doğum Haritanızda Oğlak burcunun bulunduğu kısım, 29 buçuk yıldır ilk kez Satürn’ün daraltan, konsantre eden, gerçeklikle yüzleştiren,  sorumluluk imtihanına tutan etkisini alıyor. Satürn sizin Doğum Haritanızı beş şekilde etkileyebilir:

1. 1-11 derece arası Oğlak burcunun Doğum haritanızda denk düştüğü evden geçiyor olduğu için,  Satürn bu evin yaşam alanını daraltarak, enerjiyi konsantre ederek/odaklayarak bu alanda gerçeklerle yüzleştirecek deneyimler yaşamanızı sağlar. Satürn bu evin ifade ettiği deneyim alanında engeller, sorunlar, sınırlar, kısıtlanmalar ve yoksunluklar çıkararak enerjiyi daraltır. Korku, “başaramam hissi,” ve depreson ile enerjiyi evin konusuna odaklar.  “Büyük malefik” bu eve iki buçuk yıllığına imtihan verir. Bu konuda disiplinli çalışıp, gayretle sağlam yapılar inşa etmek gerekir. Satürn Karmanın gezegenidir: “Ne ekersen onu biçersin.” Bu evle ilgili karmik ödüller veya cazalar alabilirsiniz. Bu evin anlattığı konuda gerçekçi olmayan tutumlarınızı keşfedebilirsiniz. Bu durumda gerçeğin sorumluluğunu üstlenmeli, çalışkanlıkla, sabırla, azimle, gayretle pratik çözümler getirmeli, somut adımlar atmalısınız. Böylece bu evde temelleri daha sağlam yapılar inşa etmiş olursunuz.

2. 1-11 derece arası Oğlak burcunda bulunan gezegenlerinizin üzerinden geçerken, bu gezegenlerin temsil ettiği fonkisyonu daraltarak, enerjiyi odaklayarak hayatınızda aktive eder. Satürn’ün dokunduğu gezegenin fonksiyonu fiziki dünyada engellerle, kısıtlanmalarla, sınırılandırılmalarla karşılaşır. Bu fonksiyonun gerçeğiyle yüzleşmek ve sorumluluğunu almak, böylece olgunlaşmak ve büyümek gerekir.

3. 1-11 derece arası Oğlak burcundaki bu gezegenlerin yönettiği evlerin ifade ettiği konularını daraltarak ve gerçeklerle yüzleştirerek ve sorumluluk imtihanından geçirerek gündeme getirir.

4. Satürn’ün Oğlak burcundaki 2 buçuk yıllık seyri boyunca, doğum haritanızdaki diğer gezegenlerle yaptığı açılar. Bu açıların tekil olarak “transit yorumu” teknikleriyle (evler, açı çeşidi ve gezegen ikilisi göz önünde bulundurularak) incelenmesi gerekir. Bu tekniği “Transit Yorumu” videomdan izleyip uygulayabilirsiniz:https://www.youtube.com/watch?v=AFZ-DO_n6FA

5. Doğum Haritanızda Satürn tarafından yönetilen evlerin (başlangıç çizgisini Oğlağın ve Kovanın kestiği evlerin) temsil ettiği yaşam alanlarını daraltarak gündeme getirir. Oğlak ve Kova burçlarının başlangıç çizgisini kestiği evlerin konularında her türlü engele ve zorluğa rağman sabırla ve gayretle gerçekçi, somut yapı inşa etmek gerekir. Bu evlerin konularında hedefe doğru azimle adım adım gidilir.