Thursday, February 23, 2017

26 Şubat 2017 Balık burcunda Güneş Tutulması

26 Şubat 2017 Balık burcunda Güneş Tutulması



Tutulmanın Genel Etkisi

26 Şubat Pazar günü, saat 17:58’de Balık burcunun 8 derecesinde bir Güneş Tutulması gerçekleşiyor. Bu tutulmanın en dikkat çekici özelliği, Tutulma kendi oluşturduğu stelyum (kümeleşme) dışında, haritanın geri kalanıyla hiçbir temel açı oluşturmuyor. Tutulma sadece Neptün’le kavuşum yapıyor. Bu Neptünyen etki, tutulmanın etkisinin gizli kalabileceğine işaret ediyor. Tutulma etkisini gösterdiği süre boyunca sisli, buğulu, belirsiz bir atmosferi de beraberinde getirecek. Bu içinden geçtiğimiz süreçte gizli planları, kumpasları, casusluk, komplo gibi karanlık uğraşları gündeme getiriyor, gizli düşmanlardan gelebilecek tehlikeleri artırıyor. Tutulma civarındaki 90 gün boyunca denizlerden gelebilecek tehlikeler, zehirlenmeler, sıvılar ve deprem riski mevcut. (Ancak deprem konusunda, 17 Ağustos 1999 Depreminden 6 gün önce yaşanan tutulma asıl 21 Ağustos 2017’de ilk kez tekrar meydana geleceği için, gerçekten riskli tarihler 21 Ağustos’un civarındaki 90’ar gün olacak.)

Balık burcunda yaşanan ve Neptün etkisindeki bu tutulma aldanma, aldatılma enerjisini barındırıyor. Bu etki altında hem kendi kendini fantazilerle, ilüzyonlarla kandırmak; hem de kafakarışıklığı ve hayalperestlik yüzünden başkaları tarafından aldatılmak riski çok yüksek. Bu kuvvetli tutulma aynı zamanda, kişinin kendini hapsettiği ızdırap yapılarını da etkinleştirme gücüne sahip. Öncelikle, Barış İlhan’ın Neptün seminerlerine gönderme yapıp “ızdırap”ı tanımlamalıyız: Kişi bir konuda “eğer ona sahip olursam mutlu, bütünleşmiş bir insan olurum” diye fantaziler yaratıp, ona özlem duyar. Kafasında bir şablon yaratır. Bu beklentiler şablonunu, ışıltılarla, hayallerle bezer. İmkansızlık, bu fantazinin başat özelliğidir. Kişi bu fantaziye sahip olamadığı için ızdırap çektiği bir yaşam modelini benimser; ve bu model içinde “sıfır risk” ile yaşar. Ortada hiçbir belirsizlik yoktur. Kişi böylece “bugünü” yaşamaz, beklenmedik ihtimallerle karşılaşmaz, kazanma veya kaybetme tehlikesiyle yüzyüze gelmez. Her şey çok kesindir. Özet olarak, kişi bir konuya özlem duyduğu, ve o elinde olmadığı için ızdırap çektiği bir model kurmuştur. Hayatının sonuna kadar bu ızdırapla, “güvenlik” içinde devam edebilir.

İşte bu tutulmada bu Neptünyen, “ızdırap” ve “fantazi” konuları çok kuvvetli bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu tutulmanın Doğum Haritanızda düştüğü evin konularında, ve Doğum Haritanızdaki Natal Neptün’ün düştüğü evdeki konulara dikkat edin. Acaba o alanlarda “asla gerçekleşmeyecek, imkansız” fantaziler kurup, o şablona, o ışıltılı beklentilere kendimizi kaptırıyor muyuz? O beklentiler yüzünden, bugün buradaki adayları, ihtimalleri gözümüzden kaçırıyor muyuz? Burnumuzun ucundakini göremiyor muyuz? İşte bu konuların tespit edilmesi için bu tutulma mükemmel zamanlama. Gerekirse bu konularda hayalkırıklığı yaşamayı, beklentilerimizi feda etmeyi ve “hiç” olmayı göze almamız gerekiyor. Ancak o zaman hiçbir kanıya ve fikre sahip olmadan, o konuda Allah’ın bize sunacağı mucizevi potansiyellere kendimizi açmış, ve kaderin bizi bulmasına izin vermiş olacağız.

Tutulma sırasında en önemli açı oluşumu hâlâ gökyüzündeki T-kare. Daha önceki Şubat Raporu yazımda ve videomda da bahsettiğim gibi, bu T-kare sistem değişikliğine, beklenmedik patlayıcı etkilere, sağlıksız büyümeye, gaddarlığa, düşüncesiz planlanmamış dayatmacı girişimlere ve güç savaşlarına işaret ediyor. İşte bu T-kare, tutulma sırasında ateşli ve tetikleyici Mars tarafından aktive ediliyor. Bu sebeple hem tutulma gününde, hem de +/- 90 gün boyunca bahsi geçen konularda patlayıcı etkiler, silahlı kuvvetlere, orduya, polise, kolluk kuvvetlerine karşı beklenmedik, ani saldırılar gerçekleşme riski var. Maalesef geçtiğimiz haftalarda, benim de öncesinde öngördüğüm gibi Rusya askerlerimizi “kaza” denilerek Şehit etti. Kalabalıkları barındıran patlayıcı enerji maalesef tutulmanın çevresindeki 90 gün boyunca güncelliğini koruyacak.

Tutulma, doğum haritasında 8 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanları sürtüşme, meydan okuma veya olayların şiddetlenmesi şeklinde sert bir şekilde etkileyecek.


Saros Serisi Güney 19

Bütün Güneş Tutulmaları aslında yaklaşık 1300 sene süren Serilere dahildir. Bunlara Saros Serileri denir. Bu serileri 1300 sene yaşayan “Dev İnsanlar” gibi düşünebiliriz. Bu “Dev İnsanlar”, 18 yılda bir bize yüzlerini gösterir. Bu sebeple, 18 sene arayla gerçekleşen Güneş Tutulmaları içerdikleri anlam açısından birbirlerine bağlıdır. Bu Tutulma Serilerinin, ya da “Dev İnsanların” ne gibi bir özelliğe sahip olduklarını, ya da kişiliklerini, onların ilk kez meydana geldikleri andaki Doğum Haritalarına bakarak anlayabiliriz.

26 Şubat’ta meydana gelecek bu Güneş Tutulması, Saros serisi 19 Güney’e mensup. Bu sayı, NASA’nın Saros Döngüleri Listesinde 140 numaralı seriye tekabül ediyor. Bu Tutulma Serisi ilk kez, 1512 senesinde yaşanmış, ve son kez 2774’te yaşanacak. İlk kez “doğduğundaki” Doğum Haritasında, Jüpiter-Venüs kavuşumu olduğu için, Bernadette Brady bu tutulmanın iyicil olduğunu iddia ediyor. 18 yılda bir, bu tutulmanın güzel sürprizler, ani mutluluklar, sevindirici haberler ve şans getirdiğini savunuyor. Biz bu ilk tutulma haritasını dikkatli incelediğimizde, haritada Jüpiter/Venüs’e küçük malefik Mars’ın ve ölümün gezegeni Plüton’un kare yaptığını görüyoruz. (Jüpiter-Plüton, ve Mars-Jüpiter sert açıları şu an da gökyüzünde aktifler.) Bu sert açılar, güç savaşına, fanatizme ve manipülasyona işaret eder; sağlıksız büyümeyi, kibri, rakibi aşağı görüp girilmemesi gereken savaşlara girmeyi gündeme getirir. Bu “Dev İnsanın” doğum haritasındaki bir başka önemli açı, Güneş/Ay kavuşumunun, Satürn ile karşıt açı yapması. Bu açı, otoriteyle ve baba/anne figürüyle soruna, karamsarlığa, depresyona, baskıcılığa, kısıtlanmaya, ve korkuya işaret eder. Tahammül edilemeyecek kadar zor, zararlı koşullar deneyimlemeye yol açar. Haritaya bu şekilde bütünsel baktığımızda, Saros Serisi Güney 19’un sadece güzel, şanslı sürprizleri değil; bazı yapısal sorunlara ve zorlukları da barındırdığını görüyoruz.


Saros serisi 19 Güney’in ne anlama geldiğini daha somut bir şekilde görmek için, bu tutulmalar sırasında daha önce yaşanmış önemli olaylara göz atalım:

-       1908’de II.Meşrutiyet’in ilan edilişiyle 30 yıllık istibdat rejimi sona erdi.
-       1927 Atatürk Nutuk’u okudu.
-       1945 İkinci Dünya Savaşı bitti.
-       1963’de Ayetullah Humeyni’nin tutuklanması üzerinde Şah aleyhinde geniş katılımlı protestolar düzenlendi, bunlar 15 sene sonraki devrimin öncülüydü. Aynı sene Martin Luther King Jr. meşhur “Bir Hayalim var” demeçli nutkunu verdi ve Afrikalı Amerikalı Özgürlük Hareketine önemli bir ivme kazandırdı.
-       1980 sonunda bu tutulmanın  tesiri altındayken Türkiye’de 12 Eylül darbesi gerçekleşti.
-       1998 sonunda yine bu tutulmanın tesiri altında Bill Clinton ile Monika Levinsky’nin oval ofis skandalı patlak verdi. Ayrıca Şili’li diktatör Pinochet tutuklandı. 1999 başında Kosova Savaşında  NATO Yugoslavya’yı bombalayarak ilk kez egemen bir devlete silahlı müdahelede bulundu. Milošević, soykırım dahil çeşitli savaş suçlarından mahkum edildi.
-       2017’de bu tutulmanın etkisi altında ülkemizde hain bir darbe kalkışması yaşandı. İçinden geçtiğimiz günlerde de bir sistem değişikliği referandumu deneyimlemekteyiz. Dünya ise terörizmin tırmanışı, BREXIT ile Avrupa Birliğinin dağılma sürecine girmesi, Trump’ın seçilmesi ve Avrupa’da Müslüman ve göçmen karşıtı aşırı sağcı partilerin güçlenmesi gelişmeleriyle çalkalanıyor.
Bu olayların hepsinin işaret ettiği bir tema büyük değişim, içinde bulunulan statükonun tamamen yıkılması ve yeninin doğması. Kuşkusuz  26 Şubat’ta yaşayacağımız Balık burcundaki Güneş Tutulması da, devamındaki 6 ay boyunca asla geri döndürülemez dönüşümleri, sonlanmaları ve yeniden doğuşları beraberinde getirecek. 26 Şubat’ta gökyüzündeki Mars-Uranüs kavuşumu, bu temalarda yaşanacak tahmin edilemezliği, sürpriz unsurunu, ani, beklenmedik patlamaları artırıyor. Balık vurgusu ve Neptünyen etki ise, bu sürecin içine gizli, bilinemez planları, gizli düşmanları, denizlerden ve zehirden gelebilecek tehlikeleri ekliyor. Saros Serisi Güney 19 konuları, 26 Şubat’ta hem ani hem de gizli bir şekilde yüzünü gösterecek.


Türkiye Cumhuriyetinin Haritasını Nasıl etkiliyor

26 Şubat’ta yaşanacak Güneş Tutulmasını Türkiye Cumhuriyeti açısından inceleyecek olursak,
8 derece Balık Türkiye Cumhuriyeti’nin haritasında, 9.eve düşüyor. Aynı şekilde, tutulmayla kavuşum yapan tek gezegen de, 9.evin yöneticisi Uranüs. Bu, tutulmanın Türkiye’yi din, din adamları, okyanus-aşırı bağlantılar, uluslararası ilişkiler, denizcilik, havacılık, hukuk, üniversiteler, bilim adamları ve akademisyenler konularında etkileyeceğini gösteriyor. Uranüs etkisi bu konularda ani, beklenmedik, şok edici haberler alınacağını gösterirken, Neptünyen vurgu bu gelişmelerin bir ayağının gizli kumpaslara ve komplolara bağlı olduğuna işaret ediyor. Tutulmadan etkilenen Türkiye Cumhuriyeti’nin Natal Uranüs’ü aynı zamanda, ayaklanma ve protesto riskini, siyasi gerilimi ve anarşiyi gündeme getiriyor.  

Tutulmanın Türkiye açısından çarpıcı tarafı, Neptün-Güneş-Ay üçlüsünün Türkiye’nin Güney Ay Düğümü ile kavuşum yapması. Bu oldukça kötücül kombinasyon, ülkenin eski karmik borçlarıyla karşı karşıya kalacağını, ve güçlü bir şekilde kendi geçmişine çekildiğini gösteriyor. Güney Ay Düğümü vurgusu geçmişten gelen hesaplaşılmamış konuları bugüne taşıyacak. Neptün’ün buradaki mevcudiyeti bu konuları bulanıklaştırıyor, gizli bir sır perdesinin arkasına saklayarak ülkeyi kandırılmalara ve aldatılmalara açık hale getiriyor. Burnumuzun ucundakini görememe tehlikesi, gizli düşmanların faaliyetlerini fark edememe riskini gündeme getiriyor.


Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

İlhan, Barış, NEPTÜN - Siste Yolumuzu Nasıl Buluruz, 15 Temmuz 2012

Meridian, Bill. “Mundane Predictions with Eclipses.” NCGR Geocosmic Journal, Winter 2017, 4-5




Wednesday, February 22, 2017

Mars Pluto Karesi - 22 Şubat 2017

Mars Pluto Karesi - 22 Şubat 2017


Tablo: “Pluto and Harlequin in Hell”, 1840, Giuseppe Bernardino Bison

Bugün savaşın gezegeni Mars ile ölümün gezegeni Plüto arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı gücü kötüye kullanmaya, gaddarlığa ve acımasızlığa işaret eder. İktidarı elinde tutma saplantısı yıkıcı hareketlere sebep olabilir. Gezegenlerin bulunduğu öncü Koç ve Oğlak burçları, bu güç hırsının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu manipülatif çatışma düşüncesiz, dürtüsel, denetlenemez bencil arzular ile statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı arasında cereyan ediyor.  En tepeye çıkma hırsı, tüm zalimce yöntemleri meşru kılar. Baskı ve hiyerarşik yapıyla kontrol tesis edilir. Bu ikilinin vurguladığı kontrolcü ve kriz çıkaran tutku, sınırları dönüştürme, eski köhneleşmiş yapıları yıkma enerjisine sahiptir. Neticede, enkazın içinden yeni bir düzen inşa edilir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu güç takıntısının, iktidar hırsının benliği ele geçirmesine izin vermektir. Bu esasında çok derinlerde yatan bir acizlik korkusuna karşı geliştirilen bir savunma mekanizmasıdır. Kişi “öldürülmemek” için, veyahut başkalarının nezdinde “önemsiz biri”, “bir hiç” haline gelmemek için etrafındakileri kontrol etmek, onları kendine bağımlı kılmak ister. Bu süreçte onların benliklerine nüfuz eder, en gizli köşelerine sızar ve onların en içsel zaaflarını tespit edip bu zayıflıkları üzerinden onları kendine bağımlı kılar. Bu süreçte her türlü yıkıcı, öfkeli, gaddar, acımasız, zalim ve vahşi yöntemler kullanılır. Abartılı, aşırı patlayıcı olaylar, güç savaşları cereyan eder. Herkesin kaybettiği yozlaştırıcı, eziyet eden, kişiliği parçalayan bir sonuçla karşılaşma tehlikesi söz konusudur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap kişiselliği aşmayı sağlayacak ve varlığa anlam katacak hedefler için bu atomik gücü kullanmaktır. Bu zorlayıcı ve harekete geçmeyi mecburi kılan krize cesur, kendini ortaya koyan girişimlerle yanıt vermek gerekir. Mars-Plüton ikilisi “limandaki fırtına” etkisinde mevcut yapıları yakıp-yıkarken, aynı anda “yeniden doğuş” için büyük bir kudret de bahşeder. Kişi bu azmi, hırsı kendi bencilliğini ve fani varoluşunu aşan bir misyon için seferber ederse, o zaman çabaları insan üstü bir başarıyla sonuçlanma şansına sahiptir. Ayrıca Marsiyen-Plütonik zorbalık kişiye dayanması zor işkencelerle ve eziyetlerle zulmetse de, bu ikili aynı şekilde ona baskıya direnme ve hayatta kalma gücü sunar. “Beni öldürmeyen şey güçlendirir” bu transiti verimli kullanmak için benimsenmesi gereken slogandır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, güç hırsına ve zalimliğe kapılmadan cesurca krizlere göğüs germeli; tüm badireleri atlattıktan sonra, “kaç gez öldüm, yine dirildim” diyebilme direncini geliştirmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 18 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Tüm Plüton transitleri gibi, bu etki de exact olduktan bir süre sonra fiziki dünyada tezahür edecektir.

Monday, February 20, 2017

Jüpiter geri gidiyor - 6 Şubat - 9 Haziran 2017

Jüpiter geri gidiyor- 6 Şubat - 9 Haziran 2017


Tablo: “Jupiter and Thetis”, 1811, Jean Auguste Dominique Ingres


6 Şubat’ta genişlemenin ve şansın gezegeni Jüpiter , 9 Haziran 2017’ye kadar sürecek geri hareketine başladı.
Retrolar, astrolojinin en popüler konularıdır. Gezegenin geri gittiği dönemde, o gezegenle temsil edilen konularda aksaklıklar yaşanacağı söylenir. Okuyucu pek çok hususta karar almamak, başlamamak konusunda uyarılır. Tüm bunlar bir yere kadar doğru olsa da, bu yaklaşımın astrolojiyi son derece tek boyutlu bir konuma indirgeme tehlikesi mevcuttur. Bu sebeple retrolara sadece negatif deneyimlerin yaşandığı, korkutucu dönemler olarak bakmamakta, bu olguyu daha derinlemesine incelemekte fayda var.

Robert Hand’in belirttiği gibi aslında retro esnasında Dünya, o gezegene olabileceği en yakın konuma gelmiş olur. Bu sebeple gezegenin temsil ettikleri şiddetlenir. Biz de o planet ile temsil edilen konulara psikolojik olarak en yakın konumda oluruz. Bu bakış açısıyla, Jüpiter’in geri gittiği bu dönemde Jüpiter’in temsil ettiği genişleme, büyüme, yeni potansiyelleri keşfetme fonksiyonlarının şiddetlendiğini; ancak dış dünyada değil kişinin içsel süreçlerinde vurgulandığını belirtmek gerekir.

Astrolog Gary P. Caton, NCGR makalesinde Retro hareketle ilgili sıkça gözardı edilen bir hususa dikkat çekiyor. Caton’ın savı, retro hareketi sadece Doğu/Batı ekseninde tek boyutlu algılama eğilimimizin bizi iki merkezi hataya düşürdüğüdür. Bunlar “Tüm retrolar birbirine benzemesi,” ve “retroların tanım gereği negatif olduğu” hatalarıdır. Halbuki gezegenlerin Göksel enlemde yaptıkları Kuzey/Güney yönlü hareketi dikkate alırsak, iki boyutlu bir anlayış geliştirir, tüm retroların birbirinden farklı olduğunu ve tanım gereği olumsuz olmadığını fark ederiz.

Bir örnek vermek gerekirse, Caton gezegenlerin Güney enleminde veya aşağı inmekte iken olumsuz kabul edildiğini vurgular ve buna örnek olarak Mars’ın Güney enleminde ve inişte olduğu 2001-2003 retro hareketlerini verir. Bu dönemlerde başlatılan Usame Bin Ladin’i yakalama harekatı ve Irak Savaşı, bu tarihlerde başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bizim bu sene deneyimlediğimiz Jüpiter retrosu, yükselmekte ve Kuzey Enleminde cereyan ediyor; oldukça iyicil niteliklere sahip. Bu olumlu konum, bu etki altında yapılacak meditasyon, dua, ibadet, kişisel gelişim gibi içsel gelişim faaliyetlerinin çok olumlu sonuçlar vereceğine işaret eder. Bu geri hareket sırasında kişi sessiz, sakin ve yalnız ortamlarda iç sesini dinleyerek yeni potansiyellerini keşfetme fırsatına sahiptir.

Retro Jüpiter, dış dünyada sağlıklı büyümenin kısıtlandığına işaret eder. Bu süreçte fiziki dünyada genişleme gösterilemez. Jüpiter enerjisi içe yönelmiştir, kişi genişlemeyi ancak içsel süreçlerini gözden geçirerek, sessiz sakin bir yeniden değerlendirme sonucu gerçekleştirebilir. Jüpiter’in içinde bulunduğu Terazi burcu, bu içsel gözden geçirmenin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu süreçte kişi, ikili ilişkilerde uyum, eşitlik, yakınlık ve paylaşım konularını yeniden değerlendirmelidir. Halihazırdaki ilişkinin kişinin içindeki gerçekliklikle örtüşüp örtüşmediği sorgulanmalı, kişi ilişkiden beklentileri ve idealleri konusunda iç sesine kulak vermelidir.

Gökyüzündeki Jüpiter’in Doğum Haritamıza etkisi, dokunduğu gezegeni gelecek planları yapmaya itmesi, o gezegenle temsil edilen fonksiyonla ilgili yeni ihtimalleri ve potansiyelleri göstermesidir. O konuda geleceğe doğru genişleme, gelişme, büyüme fırsatı bahşeder. Transit Jüpiter, ufku genişletir, kişiye uzak ufuklara açılma şansı sunar. O alanda büyük bir şans getirirken, aynı zamanda “kendimizi hafife almamıza” son verir, yüreğimize gerekli özgüveni ve iyimserliği pompalar. Transit Jüpiter’in sert açılarla haritamızı etkilemesi durumunda aşırı rahatlama, tembelleşme tehlikesi görülür. Tutulamayacak sözler verilir. Ayrıca aşırı özgüven, kibir ve ukalalık sonucu kazanılabilecek savaşlar kaybedilir, sağlıksız genişleme gözlemlenir.

Jüpiter’in gökyüzündeki yolculuğunda geri hareketi, yukarıda bahsedilen fonksiyonların dış dünyada sağlıklı yaşanamadığına, aksaklıklarla ve gecikmelerle karşılaştığına işaret eder. Jüpiter geri giderken, fiziki dünyada yeni gelecek planları yapmak ve bu taze arenalarda yeni potansiyelleri gerçekleştirmek engellerle karşılaşır. Günlük hayatta “şans” kısıtlanır. Fiziki dünyada maddi girişimler, finansal yatırımlar ve mali genişleme politikaları yanıt vermez, bunların kayıp riski yüksektir. Dış dünyada neşe, kalenderlik, iyimserlik, özgüven, şakacılık, mizah gibi özellikler baskılanır. Bu sebeple kamusal hayatta ciddiyet, kapalılık ve renksizlik hüküm sürebilir.

Dış dünyada ve maddi düzlemde bu Jüpiter fonksiyonlarının doğru sonuç vermemesinin sebebi, gezegen geri giderken Jüpiteryen özelliklerin kişinin içinde yaşanmasıdır. Bu retro döneminde, içimizde Jüpiter konularında davranışsal, tutumsal gözden geçirmelere gideriz. Tüm bu süreçler kişinin kafasının içinde yaşanır. Bu daha sessiz, sübjektif bir dönemdir. Kişi ertelemek, zaman kazanmak, hazırlık yapmak ister; bu sebeple daha isteksiz, mütereddid, gönülsüz ve tedirgin bir mizaç çizer. Bu içsel bir gözden geçirme/değerlendirme zamanıdır.

Jüpiter geri giderken, kişi iç dünyasında felsefi düşünceler geliştirir. Yalnız kaldığında, sakin ve sessiz durumda inançların geliştirilmesi için uygun bilinç düzeyine erişebilir. Retro hareketindeki Jüpiter,  bireye içsel süreçlerini ve ruhsal yönünü analiz etme; psikolojik tahlil yapma becerisi verir. Bu etki altında kişi, iç dünyasına yönelir; orada iç sesiyle temas kurup gerçekten içinden gelen idealleri ve potansiyelleri geliştirmek için çalışır. Bu dönemde dış dünyada yaşanan maddi sıkıntıların sebebi, evrenin kişinin, maddi zenginliğini değil, manevi servetini keşfetmesini talep etmesidir.

Jüpiter retrosunun sizi nasıl etkileyeceğini analiz etmek için şu göstergelere dikkat edin: Natal Jüpiter’in Doğum Haritanızda bulunduğu burç ve ev. Terazi’nin 13-23 derecelerinin doğum haritanızda düştüğü ev ile burada bulunan gezegenler. Jüpiter’in yönettiği Yay ve Balık burçlarını içeren ev başlangıç çizgileri. Yorumlar kısmında, Jüpiter’in geri hareketi boyunca bu konseptlerle ilgili yaşadığınız tecrübeleri paylaşırsanız bu transitin deneyimlenmesi hakkında birbirimizi aydınlatabiliriz.


Kaynakça
Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998
Caton, Gary P., “Toward a Multi-Dimensional View of Retrograde Motion.” NCGR Geocosmic Journal, Winter 2017, 15-20
Forrest, Steven. The Changing Sky: Learning Predictive Astrology. Seven Paws Press, 1986.
Hand, Robert. Horoscope symbols. Whitford Press, 1981.
Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.
İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004




Thursday, February 16, 2017

Venüs Koçta- 3 Şubat - 3 Nisan 2017 ve 28 Nisan-6 Haziran 2017

Venüs Koçta- 3 Şubat - 3 Nisan 2017 ve 28 Nisan-6 Haziran 2017

Tablo: “Lilith”, 1887, John Collier

Şubat başı itibariyle, sevginin gezegeni Venüs zararda olduğu savaşçı Koç burcuna girdi. Retro hareketi sebebiyle kabaca Şubat-Mart ve Mayıs aylarını kendisini rahatsız hissettiği bu burçta geçirecek. Venüs Koçta ilişki kurma şeklinin doğrudan, aktif, açık ve fethetmeye yönelik olduğuna işaret eder. Cesur, cüretkar ve atılgan ilişki şekilleri hoşa gider. Kişi inisiyatif alan, bağımsız, kendini ortaya koyan partnerlere doğru çekilir. Burada ilişki içinde tutku, hatta bir dereceye kadar agresyon ve şiddet söz konusudur. Kişi doğrudanlığı, dürüstlüğü ve cesareti ilişki içinde tatmin etmelidir. Ancak, çatışmacı, öfkeli ve benmerkezci arzular birliktelikteki sıcaklığı ve güveni sarsabilir, yakınlığa hasar verebilir.

Gökyüzündeki Venüs hızı nedeniyle, hayat hikayemizde büyük iz bırakan uzun vadeli temalar yaratamaz. Ancak hâlihazırda gündemde olan temaları tetikleme gücüne sahiptir. Doğum Haritamıza etkisi, sevgi paylaşımımızı tetiklemek, romantik fırsatlar sunmak, bizi destekleyen yeni ittifaklar kurmamıza ön ayak olmak ve sağlıklı dinlenme, enerji depolama periyodları yaratmaktır. Venüs’ün sert açılarla haritamızı etkilemesi durumunda iştahın sağlıksız artışı, güzellik ve cazibenin çıkar için süistimal edilmesi, aşırı tembellik ve lüks düşkünlüğü görülebilir.

Koçtaki Venüs bu sevgi paylaşımı ve enerji toplama sürecinde, ilişkilerde tutkunun ön planda olduğunu gösterir. Aceleci, sabırsız, hemen başlatmak isteyen denetlenemez arzular bu süreçte romantik birlikteliklerde vurgulanır. Bu konum, sosyal ilişkileri aniden başlatma, atılganca sevdiğini açıklama becerisi verir. Bu transit altında kişi çok dürtüseldir, egoist isteklerini hemen elde etmek için güdülenir. Bu sebeple karşı tarafı aldırmadan, “hayır cevabını kabul etmiyorum” yaklaşımı görülebilir. Arzulanan eş için durmadan seferler ve kuşatmalar düzenlenir. Sevgi paylaşımı konusunda heves, istek, coşku, enerji ve cinsellik odaklı tutku maksimum seviyededir.

Gökyüzünde Venüs Koç’taki seyrini izlerken, özdeğer konusu cesarete ve istekler için mücadele etmeye bağlıdır. Savaşçılık sevgisi yüksektir. Kişi kendini korkmadan, her türlü tehlikeye ve engele göğüs gerer şekilde ortaya koyabildiğinde kendini değerli hisseder. Rekabetçi ve muzaffer yaklaşımlar geliştirebildiğinde, yeni deneyimlere atıldığında, girişkenliği ve başlatıcılığı tattığında kendini mutlu hisseder. Öncü olmak, arzularını elde etmek, kavgadan galip çıkmak kendinden memnun bir varoluşun önkoşuludur.

Venüs’ün Koçtaki yolculuğuna verilebilecek yanlış tepki, aşırı aceleci ve sabırsız başlatma eğilimine teslim olmaktır. Koç burcu zodyaktaki ilk burç olduğu için tecrübesizdir, Venüs burada aşk konusunda deneyim eksikliğini yeni maceralara atılarak telafi etmek ister. Koçtaki Venüs ilişkinin ilk kısmını çok sever, ama sürdürmeyi bilemez. Bu sebeple bu etki altında, ilişki hızlı başlar ve hızlı biter. Koç Venüs’ünün bir başka olumsuz kullanımı,  ilişkide fazla dayatmacı, emir veren ve talepkar tavır takınmaktır. Bu beraberinde birlikteliği öfkenin ve şiddetin hüküm sürdüğü bir savaş alanına çevirir. Olmadık yerlerde patlamalar, agresif çıkışlar ve sembolik tartışmalar ilişkiyi yıpratabilir. Sağlıklı bir birlikteliğin sürmesi için Koç Venüs’ünün hep “Ben” diyen, egoist dürtülerine ket vurması zorunludur. Ayrıca bu ateşli, ihtiraslı, dürtüsel etki altında sevgi paylaşımının libidoya indirgenme tehlikesi söz konusudur.

Koçta hareket eden Venüs’e verilebilecek sağlıklı cevap, içindeki sevgiyi korkmadan, doğrudan göstermektir. Koç niteliğindeki Venüs öncü ruhla saldırır, risk alır ve fethetme güdüsüyle partnerin peşinden koşar. Bu hedefinde tereddüt etmeden inisiyatif alır, aktiftir. Bu sebeple bu enerjinin verimli kullanımı, sevgiliye açılmak, onun için adım atmaktır. Koçtaki Venüs ayrıca partneriyle korkularını da paylaşmak ister. Bu sebeple bu transit altında, ilişkilerde mutlak bir dürüstlük, ve ortak korkuların üstesinden cesur yaklaşımlarla gelme fırsatı söz konusudur. Bu birbirinin en gizli korkularını çok iyi bilen, ve onları birlikte def eden iki gözüpek savaşçının yol arkadaşlığı modelidir. Birlikte tüm darbeleri atlatırlar. Koç sürecindeki Venüs, sevgide son derece coşkulu, dürtüsel, aktif, dolaysızdır. Partnerinde bireyliği, bağımsızlığı, girişkenliği sever. Bu dönemde ilişkilere cinsel açıdan harekete geçirici, ateşleyici bit tutku aşılanır. Koçtaki Venüs‘ten psikolojik gelişiminiz için en iyi şekilde istifade etmek istiyorsanız, bencilliğe ve kavgacılığa kapılmadan, sevginiz için inisiyatif almalı, önünüze konan engellere karşı korkusuzca savaşmaya istekli olmalısınız.

Venüs’ün Koçtaki yolculuğunun sizi nasıl etkileyeceğini analiz etmek için şu göstergelere dikkat edin: Koç burcunun sizin doğum haritanızda düştüğü ev; Haritanızda Koç burcunda bulunan gezegenler; Natal Venüs’ün bulunduğu burç ve ev; Venüs’ün yönettiği Boğa ve Terazi’nin kestiği ev başlangıç çizgileri. Yorumlar kısmında, Venüs’ün Koçta seyri boyunca bu konseptlerle ilgili yaşadığınız tecrübeleri paylaşırsanız bu transitin deneyimlenmesi hakkında birbirimizi aydınlatabiliriz.

Wednesday, February 15, 2017

Güneş Satürn Sekstili - 14 Şubat 2017

Güneş Satürn Sekstili - 14 Şubat 2017


Tablo: “Franz Liszt”, 1879, Elisa Ransonnet-Villez

14 Şubat’ta benliğin ışığı Güneş ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında fırsatlara gebe bir altmışlık açı (sekstil) gerçekleşti. Bu açı istekleri çalışkanca yapılandırma fırsatını gösterir. Kişinin yaşam enerjisini konsantre bir şekilde isteklerini somutlaştırmaya yönelttiğine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu eril Kova ve Yay burçları, bu çalışkanca gayretin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu fırsatın gerçekleşmesi için, bağımsız, özgür, orijinal isteklerin maceracı, iyimser ve büyük resmi gören bir çalışkanlıkla hayata geçirilmesi gerekli.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu katı ve sert etki altında isteklerini bastırmak, kendini kısıtlamaktır. Satürn’ün gölgesindeki Güneş, kendinden şüphe edebilir. Bu ikilinin tehlikeli kombinasyonu, otorite figürleriyle (babayla, patronla) sorun yaşamaya işaret eder. Bu etki altında korkaklık, aşağılık kompleksi, durmadan özeleştiri ve hüsran gözlemlenebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliğin özünde sorumluluğu, ciddiyeti hissetmektir. Satürn-Güneş ikilisinin verimli kullanımı, kimliğin çekirdeğinden gelen istekleri gerçekçilik sınavından geçirip, fiziki dünyada disiplinli, metodik, planlı-programlı ve çalışkanca bir gayretle inşa etmektir. Bu transit altında biraz yavaş iş yapma, veya sonuçların ağır ilerlemesi gözlemlenebilir. Ancak bu bir dezavantaj değil; tam tersi çok sağlam, kalıcı ve güvenilir yapılar inşa etmek için bir önkoşuldur. Bu açı etkisinde, otorite figürleriyle uyum sağlamak ve onlardan kıymetli destekler almak için emek sarf edilmelidir.Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, gerçekçi isteklerinizi kararlı ve azimli bir gayretle, büyük bir çalışkanlıkla başarıya dönüştürmek için emek sarf etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 25 derece eril burçlarda (Kova, Yay, Terazi, Koç) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 25 derece Aslan ve İkizler burçlarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek.

Monday, February 13, 2017

İlişki Astrolojisi / Sinastri Analizi



İlişki Astrolojisi, ya da Sinastri Analizi, nedir?

Sık sık "Ben Kovayım, erkek ardaşım Akrep. Anlaşır mıyız?" gibi mesajlar alıyorum.

İki insanın, barındırdıkları tüm karmaşıklarla beraber, sadece Güneş burçlarına bakarak yorum yapmak mümkün değildir.

Sinastri analizinde öncelikle bireysel Doğum Haritaları çok detaylı bir şekilde ilişki bakış açısından incelenir. Siz bir ilişkide neye önem veriyorsunuz? Sizi gelişmeye davet edecek, yeri geldiğinde meydan okuyacak ve eksikleri gösterecek, yeri geldiğindeyse en yüksek sevgi, paylaşım ve güveni tadacağınız partnerde aradığınız özellikler neler? Sizi kökten değiştirebilecek "ruh eşinizin" sahip olması gereken nitelikler neler?

Sonrasında bu iki Doğum Haritası karşılaştırmalı olarak incelenmelidir. Bu iki insan birbirlerinin hayatına girdiğinden beri birbirlerinde ne gibi özellikleri ortaya çıkarıyor? İlişki başladığından beri hangi yaşam alanlarındaki deneyimler daha çok vurgulanıyor? Bu etkileşimden nasıl verimli olarak istifade edilebilir?

Son olarak, bir Sinastri Analizinde temel öneme sahip bilgelik, aslında zannettiğimiz gibi bir ilişkinin sadece iki kişiden oluşmamasıdır. İlişkide birbirine sevgiyle bağlanan eşler kadar; bir "üçüncü kişi" olarak ilişkinin kendisi de önemli bir rol teşkil etmektedir. Peki bu ilişkinin kişiliği nedir? İkinizin arasındaki bu kimya, ne gibi psikolojik süreçler talep eder? Nasıl yaşam deneyimleri ile beslenmelidir? Bunun için sadece bu iki kişinin ortaklığından doğan ilişkinin Kompozit Haritası analiz edilmelidir.

Bu şekilde detaylı, metodik ve sistematik bir Sinastri Analizi, ilişkinin zayıf yönlerini, potansiyellerini, olası gölgelerini ve geliştirilmesi için gereken yaklaşımları bize haber verir. Bu bilgiler ve rehberlik ışığında taraflar çok daha mutlu, birbirini daha iyi anlayan ve ilişkiden keyif alan bir farkındalık kazanır.

Siz de eşinizle, ilişkinizin çok detaylı bir Astrolojik Sinastri Analizini öğrenmek istiyorsanız, benimle iletişime geçebilirsiniz.

Tablo: "The Visit of Venus to Vulcan"' 1754, François Boucher

Saturday, February 4, 2017

Thursday, February 2, 2017

Şubat 2017 Gökyüzü Raporu

Şubat 2017 Gökyüzü Raporu


Şubat 2017 Gökyüzü Raporu

Bütünsel Analiz
-       Gökyüzündeki Jüpiter-Uranüs-Plüto T-karesi hala aktif
-       Bu ay iki tutulma var
-       Ay boyunca Balık ve Koç burçları vurgulanıyor
-       Ay başında Jüpiter retro hareketine başlayacak
-       Mars, Venüs, Güneş ve Mars burç değiştiriyor
-       Güneş ve Mars 3’er önemli açı meydana getirecek
Şubat Ayının Ana Teması

Gökyüzündeki Jüpiter-Uranüs-Plüto T-karesi hala aktif

            Bu açı kalıbını geçtiğimiz aydan ödünç alıyoruz, ve ay boyunca güncelliğini koruyor.  Bu üç yavaş gezegeni barındıran öncü T-kare dinamizmi yüksek, belirsiz, kararsız ve dengesiz  bir enerjiye işaret ediyor. Ana çelişki ekseni isyan (Uranüs) ve sağlıksız büyüme (Jüpiter).  Koç ve Terazi ekseninde vuku bulan bu gerilim, “ben-biz”, “bireylik-çift olma”, “savaş-barış”, “saldırganlık-diplomasi”, “vahşilik-uyum” zıtlıklarını gündeme getiriyor. Egoist isteklerin ve ortaklık bilincinin uzlaştırılamaması sağlıksız büyüme krizlerine yol açacak. Bu niteliklerdeki karşıtlık sürecinde aşırı özgüveninin (Jüpiter) getirdiği ani kazalar, beklenmedik olaylar (Uranüs) gözlemlenebilir. Uranüs-Jüpiter gerginliği dini felsefi ihtilafları ön plana çıkarır.  Bu gergin enerji davranışlarda tuhaflık, kibir, ukalalık olarak tezahür eder. Aşırı özgüven, kibir, ukalalık büyük resmi görmeyi engeller. Bu oluşum altında düzen bozucu girişimler genişlemeye ket vurur.

            Bu Jüpiter-Uranüs zıtlaşması aslında yaşanan sorunların ana eksenini teşkil etse de, tüm dikkat odak noktasındaki Plütonik sorunlara yöneltilmiş durumda.  Öncü T-kare burada Plüton’a aşırı dinamizm ve enerji bahşederken, kişinin kendisini çok fazla zorlamasına yol açıyor.Her şeyi birden başarmak isteyen bireyi çok sayıda krizle başbaşa bırakıyor.   Ancak burada sabırsızlık, ve plan yapmadan girişmek; aynı zamanda dayatmacılık, ve düşüncesizlik sorunlar yaratıyor. Oğlaktaki Plüton bu fokal özelliğiyle içinden geçtiğimiz dönemde sınırların değişeceğine işaret ediyor. Dünya çapında iktidar yapıları gaddarca kullanılabilir. Baskı ve hiyerarşik yapıyla kontrol tesis edilmeye çalışılabilir. Plüton Oğlakta, T-karenin odağında statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı getirir. En tepeye çıkmak için Makyevalist yöntemleri seferber eder. Plüto’nun Oğlaktaki cilvesi, kişiyi tam kazandığını zannettiği yerde büyük bir yenilgiyle başbaşa bırakmasıdır. İçinde bulduğumuz bu Oğlak Plüton yıllarında, miadını doldurmuş yapıların yok olduğu görülür. Böylece eskinin enkazından yeni yapılar inşa edilir. Adeta yeni bir dünya düzeni kurulur: Yönetim biçimleri dönüşür. Bazı ülkeler, ve siyasi yapılar yıkılır.

Uranüs-Jüpiter gerginliği Plüton lehine arkaya itilirken, Plüto’nun tek tek bu ikiliyle yaptığı kareler vitrine yerleşir. Ön plana güç savaşları, fanatizm, dogmatizm, kontrolcülük ve manipülasyon yerleşir. Aynı anda dünya sahnesinde kaosu, kalabalıklarda patlamaları, özgürlüklerin sınırlandırılmasını ve ani yıkımları izleriz.

Tutulmalar

11 Şubat Ay Tutulması – 22 derece Aslan

            Aslan burcundaki tutulma ekseni, gökyüzündeki T-kareye uyumlu açılarla katılarak halihazırdaki bu dengesiz ve kararsız soruna bazı çözüm önerileri sunuyor. Tutulma anındaki en belirgin ve şanslı yapı Satürn-Uranüs-Ay arasındaki büyük ateş üçgeni. Bu çok bereketli bir çözüm potansiyeli yaratıyor. Mutlaka değerlendirilmesi gereken yaratıcı fırsatlar sunuyor. Büyük ateş üçgeni, ihtiyaç duyulan kendine güveni, iyimserliği, inancı, ve kabulleniciliği aşılıyor. Harekete geçmeyi mecburi kılan T-Kareye karşı alınacak önemli karar için canlılık, heyecan, heves, cesaret, ve yaşam enerjisi veriyor.  Bu kadar şiddetli ateş vurgusundaki şişirilmiş gurura, narsisizme ve egosantrizme karşı dikkat etmeli. Ateş üçgeninde kullanımımıza sunulan faydalı fonksiyonlar duygularımıza uygun yapılar inşa etmek; duygusal konularda sorumluluk almak, disiplinli, ciddi, gerçekçi yaklaşımlar geliştirmek. Duygusal sorumluluğa, duygular ile özgürlüğün dengesi eşlik ediyor. Bu kombinasyon, değişikliklere hemen adapte olma becerisi katıyor. Bu sebeple, Aslandaki Ay tutulmasının verimli kullanımı, uyumlu, geleneklere uygun reform ve revizyon girişimlerinde bulunmaktır. Öncü T-karenin eksiği olan planlı-programı Satürn-Uranüs üçgeniyle telafi etmek, planlı bir değişim ve reform için çalışmak gerekir. Değişimi ve istikrarı, eskiyi ve yeniyi barıştırmak bu utulmanın ana teması. Aynı zamanda bu tutulma, fikrini somutlaştırma, değişimi ete kemiğe büründürme gücü bahşediyor.

26 Şubat Güneş Tutulması – 8 derece Balık

            Balık burcunda yaşanan Güneş Tutulması, Saros döngüsü 19 Güney’e mensuptur. Bu seri, her seri gibi 19 yılda bir kendisini tekrar bir Güneş Tutulmasıyla gösterir. Böylece bugün yaşadığımız tutulma, 1908, 1927, 1945, 1963, 1981 ve 1999 yıllarında yaşanan tutulmalarla bağlantılandırılmış durumda.  Saros serisi 19 Güney’in özelliği aslında iyicildir. Haritasında Jüpiter-Venüs kavuşumu barındırır: Bu güzel sürprizlere, ani mutluluklara,  sevindirici haberlere ve şansa işaret eder. Ancak bu iki benefiğe kavuşum halindeki küçük malefik Mars ve ölümün gezegeni Plüton kare yapıyor.  Not etmek isterim ki Jüpiter-Plüton, ve Mars-Jüpiter sert açıları   şu an da aktifler. Bu sert açılar, güç savaşını, fanatizmi, manipülasyona işaret eder; sağlıksız büyümeyi, kibri, rakibi aşağı görüp girilmemesi gereken savaşlara girmeyi gündeme getirir. Bu serideki diğer bir dikkat çekici unsur, Yeni Ayın (Güneş/Ay ikilisinin) Satürn ile karşıt açı yapması. Bu açı, otoriteyle ve baba/anne figürüyle soruna, karamsarlığa, depresyona, baskıcılığa, kısıtlanmaya, ve korkuya işaret eder. Tahammül edilemeyecek kadar zor, zararlı koşullar deneyimlemeye yol açar.

Saros serisi 19 Güneyi anlamak için, bu döngü aktifken daha önce yaşanan tutulmalarda cereyan eden olayları inceleyelim:
-       1908’de II.Meşrutiyet’in ilan edilişiyle 30 yıllık istibdat rejimi sona erdi.
-       1927 Atatürk Nutuk’u okudu.
-       1945 İkinci Dünya Savaşı bitti.
-       1963’de Ayetullah Humeyni’nin tutuklanması üzerinde Şah aleyhinde geniş katılımlı protestolar düzenlendi, bunlar 15 sene sonraki devrimin öncülüydü. Aynı sene Martin Luther King Jr. meşhur “Bir Hayalim var” demeçli nutkunu verdi ve Afrikalı Amerikalı Özgürlük Hareketine önemli bir ivme kazandırdı.
-       1980 sonunda bu tutulmanın  tesiri altındayken Türkiye’de 12 Eylül darbesi gerçekleşti.
-       1998 sonunda yine bu tutulmanın tesiri altında Bill Clinton ile Monika Levinsky’nin oval ofis skandalı patlak verdi. Ayrıca Şili’li diktatör Pinochet tutuklandı. 1999 başında Kosova Savaşında  NATO Yugoslavya’yı bombalayarak ilk kez egemen bir devlete silahlı müdahelede bulundu. Milošević, soykırım dahil çeşitli savaş suçlarından mahkum edildi.
-       2017’de bu tutulmanın etkisi altında ülkemizde hain bir darbe kalkışması yaşandı. İçinden geçtiğimiz günlerde de bir sistem değişikliği referandumu deneyimlemekteyiz. Dünya ise terörizmin tırmanışı, BREXIT ile Avrupa Birliğinin dağılma sürecine girmesi, Trump’ın seçilmesi ve Avrupa’da Müslüman ve göçmen karşıtı aşırı sağcı partilerin güçlenmesi gelişmeleriyle çalkalanıyor.
Bu olayların hepsinin işaret ettiği bir tema büyük değişim, içinde bulunulan statükonun tamamen yıkılması ve yeninin doğması. Kuşkusuz  26 Şubat’ta yaşayacağımız Balık burcundaki Güneş Tutulması da, devamındaki 6 ay boyunca asla geri döndürülemez dönüşümleri, sonlanmaları ve yeniden doğuşları barındırmakta.

Balık burcundaki Güneş Tutulması esnasında hala gökyüzünde öncü T-kare  en önemli yapı olma güncelliğini koruyor. Bu sefer Tutulma (Güneş ve Ay) bu gerilime dahil değil. Tam tersine, Güneş ve Ay ikilisi, kendi çevrelerinde Balık burcunda bir kümeleşme meydana getirmiş. Balıktaki bu stelyum, karmik olarak eski borçları gündeme getiriyor. Günay Ay Düğümünün kümedeki mevcudiyeti, geçmişten gelen hesaplaşılmamış konular bugüne taşıyor. Adeta geçmişimize çekiliyoruz.

Kümeleşme içinde Tutulma unsurları Güneş ve Ay, Neptün ve Merkür ile kavuşumda, bu kombinasyon Balık burcundaki Merkür ile benzer anlamlar taşıyarak kafakarışıklığı temasını pekiştiriyor. Balık vurgusu, zihinsel olarak gerçeklikten ve mantıktan kopukluğa işaret ediyor. Aldanma, aldatılma, gizli planlar, gizli düşmanlar, sıvılarla zehirleme, denizlerde meydana gelen kumpaslar bu 6 ay boyunca büyük önem arz ediyor.  Gökyüzündeki Balık vurgusu hayalciliği, ilüzyonları ve kendini kandırmayı gündeme taşıyor. Böyle bir tutulma yoğun bir şekilde tesir altında kalma, uyuşma, uyuma riski barındırır. Önümüzdeki altı ay boyunca rüyalar kolektif bilinçdışıyla bağlantılı, ve hatta profetik başka anlamlar ihtiva eder.  Bu süreçte ilahi, meditatif aktivitelerle meşgul olmak, egoyu aşmak temel imtihandır.

Tutulma haritasında Mars güçlü olduğu kendi burcu Koçta ve Uranüsle birleşerek patlayıcı ana temayı,  T-Kareyi tetikliyor.  Yukarıda bahsedilen bu konuyu özellikle 26 Şubat civarında ateşliyor. Mars’ın Uranüs’le bu kavuşumu özgürlük için savaşmayı, ani kazaları, patlayıcı enerjiyi ve anarşiyi gösteriyor. Tutulma sırasında zararda olduğu Koç burcunda bulunan ve açısız halde konumlanan Venüs, ilişkiler ve sevgi paylaşımının bu süreçte zorluklarla cebelleştiğine işaret etmekte.

Balık ve Koç burçları vurgulanıyor

Bütünsel olarak tüm aya bakacak olursak, gökyüzünde tezat bir yoğunlaşma söz konusu. Bir taraf çok kuvvetli bir egoya, ben vurgusuna işaret ederken; diğer taraf benliği aşmayı, kolektif için kendini adamayı hedefliyor. Bir yanda savaşçılık, öfke, saldırganlık ön planda; diğer tarafta kabullencilik, empati, helalleşme enerjisi hakim. Sentezleyecek olursak, bu ikilinin tehlikeli kombinasyonu şehitliktir, inancı ideolojisi için savaşan fanatiktir. Pozitif  bir birleşim ise sipiritüel savaşçılığı, hayırseverlik için enerjini seferber etmeyi, tüm varoluş için fedakarca mücadele etmeyi gösterir.

Bu ayki Burç değişimleri:

Mars koç burcunda seyrine devam ediyor.

            Tüm ay boyunca savaşçı enerji çok güçlü. Mücadele etmek ve yeni projelere başlamak için müthiş bir coşku var. Bununla beraber egoizm, öfke ve kaza riski de mevcut. Yangın tehlikesi söz konusu. Silahlı kuvvetler, ve kolluk kuvvetlerini içeren çatışma riski mevcut.

3 Şubat Venüs Koç burcuna giriyor.

            Bu tarih itibariyle sevgi paylaşımında egoizm vurgusu artıyor. Koçtaki Venüs aşkta atılganlığı gösterir. İlişkiler hızlı, sabırsızca başlayabilir, ama istikrarsız olabilir. Bu dönemde sevgi için savaşmak, sevdiğini cesurca söylemek ve bunun için mücadele etmek gözlemlenir. Bu burç sürecinin riski ilişkilerde kavga, öfke ve agresyondur.

18 Şubat Güneş Balık burcuna giriyor.

            Tüm aydaki Balık kümeleşmesi temasıyla ortak okunabilecek bir Güneş transiti. Balıktaki Güneş kabullenicilik, fedakarlık, merhamet, şefkat, empati, egoyu aşma, bensizlik, hayırseverlik, yardıma muhtaçlara ve tüm varoluşa kendini adama konularını vurgular. Bu etki altında kaçışlar, gerçeklikten kopma, hayallere rücu etme görülür. Kişi kendini fantazilerinde, vizyonlarında ve ilüzyonlarda kandırma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu konumun tehlikesi aldatma, aldatılmalar ve gizli işlerdir. Bağımlılıklar zarar verici boyutlara ulaşabilir. Kurban kurtarıcı rollerine girmek Balıktaki Güneş’in gölgesidir. Güneş’in bu transitinde verilecek olumlu tepki, içten gelen sesi dinlemek, ilahi olanla birleşmek ve kolektif bilinçdışı ile temas kurmaktır. Güneş’in Balıktaki bu yolculuğunun psikolojik sürecinden maksimum istifade etmek için yaratıcıya ve “büyük plana” güvenmek, akışa bırakmak gerekir.

26 Şubat Merkür Balık burcuna giriyor.

            Ay sonunda akıllar karışıyor. Mantığa ve rasyonelliğe bir sürelik ara veriliyor. Daha sezgisel, inanç bazlı bir algılama söz konusu. Balıktaki Merkür, ifadenin şiirselleştiğini, sanatsal yaratıcılığın çok yüksek olduğunu gösterir. Bu dönemde rüyalar çok önemli: Profetik veya kolektif bilinçdışıyla bağlantılı rüyalar çok önemli işaretler barındırabilir. Merkür zararlı ve düşük olduğu bu konumda aldatma, aldatılma, dolandırıcılık yalancılık riski çok yüksektir. İmzalanan anlaşmalar tehlikeli olduğundan mümkünse bu sürede ya hiç imza atmamak ya da çok dikkati olmak gerekir. Adeta ufak çaplı bir merkür retrosu deneyimliyoruz denebilir.  Bu sorunların panzehiri, gerçekçi olmaya gayret etmektir.

Retrolar

6 Şubat Jüpiter Retrosu

            Jüpiter geri hareket ederken büyüme kısıtlanır; genişlemenin ve yayılmanın önünde bir engel vardır. Bir süreliğine dış dünyada yeni potansiyelleri keşfetmek ve yeni arenalarda başarıları genişletmek çok daha zorlu olacaktır. Bu süreçte inanç ve özgüvende bir azalma söz konusu. Jovial enerji içe döndüğünden dolayı, dış dünyadaki projeler hakkında iyimserlik, maceracılık, ve coşku aksaklıklara tabi tutuluyor. Olumlu açıdan bakacak olursak, kişinin bu büyüme, özgüven, inanç, büyük resmi görme, ufkunu genişletme fonksiyonlarını  bir süreliğine içinde, inzivada, meditasyonda bulması gerekir. Jüpiter enerjisi içe yönelmişken, içinde bulunduğumuz zaman dini faaliyetler, ibadet ve meditasyon için çok verimli bir dönemdir. Sezgisel bilgi, rüyalar kanalıyla bilgi alımı kuvvetlenecek. Felsefi aktiviteler güçlenecek. Maalesef,  fiziki dünyada zenginlik ve refahda bir tutukluk gözlemlenecek; lakin içsel, spiritüel ve ilahi zenginlik artacak.  Ayrıca, bu süreçte kilo alma problemi görülebilir.

Önemli Açı oluşumları

10 Şubat Güneş Uranüs sekstili:

            Bugün ve etrafındaki +/- 5 gün, istekler ve bireyleşme arasında uyum görülüyor. Özgürleşme isteği söz konusu. Bağımsızlık bilinci çok yüksek. Farklılığı ortaya koyma fırsatı kapıda. Çok güzel sürpriz haberler işitilebilir. Bu etki altında reform ve buluş yapma fırsatı bulunur.

11 Şubat Güneş Jüpiter üçgeni

            Ay tutulması esnasında yaşanan bu etki, etrafındaki 14 gün boyunca güçlü özgüven ve inanç tedarik ediyor. Genel olarak Jüpiter çok büyük şans bahşediyor. Bu açı altınsa sağlıklı büyüme, gelişme, ufkunu genişletme gözlemlenecek. Büyük resmi görmeyi, ilerlemeyi, yükselmeyi teşvik eden bir transit.

14 Şubat Güneş Satürn sekstili

            +/- 5 gün boyunca istekler disiplinli ve çalışkan nitelikte. Bu günlerde konsantrasyon gücü, bilinç çok sorumlu. Bu transit yaşam enerjisini inşa etmeye, sağlam yapılar oluşturmaya adama fırsatı sunar. Bu açı altında fiziki dünyada somutlaşma fırsatı vardır. Otoriteyle iyi anlaşma sonucu çok olumlu fırsatlar yakalanır. Gökyüzünde temkinli, azimli, ölçülü, tutucu, geleneksel bir enerji hakim. Güneş-Satürn’ün verimli kullanımı sonuç odaklı çalışmak, hedefini gerçekleştirmektir.

22 Şubat Mars Plüto karesi

            Bu günün etrafındaki 5’er gün zorlayıcı, gaddarca, yıkıcı ve patlayıcı güç savaşları gözlemlenecek tehlikeli günler. Marsiyen ve Plütonik enerjinin çarpışması, dönüşüm ile hareketlerin birbiriyle zıtlaştığına işaret eder. Adeta savaş ile ölüm arası bir sürtüşme söz konusudur. Bu günlerde mücadele takıntılı, savaşlar “İfrat ve tefrit” (ya hep ya hiç) yaklaşımındadır. Bu transitin sağlıksız kullanımı dayatmacı, kontrolcü, manipülatif hareketlere teslim olmaktır. Ölmemek için saplantılı bir şekilde savaşmak, yeniden doğum fırsatını heba etmekle sonuçlanır.

27 Şubat Mars Uranüs kavuşumu

            Bu ayın en önemli ve zorlayıcı günlerinden biri. Tüm ay boyunca etkisini en çok gösteren T-Kare açı kalıbı bugün tetikleniyor. Bu T-Kare başlığında yazan tüm tehlikelerin bu +/- 5 gün içinde patlayıcı bir şekilde gerçekleşebileceğini gösterir. Ayrıca ani kazalar, ateş ve yanıcı maddeler ile ilgili sürpriz gelişmeler, patlamalar gözlemlenebilir. Savaş, ordu ve kolluk kuvvetleriyle ilgili şok haberler, çatışmalar işitilebilir. Uranüs’ün Mars tarafından tetiklenmesiyle, kavga, çatışma, saldırı riski yüksektir. Kişisel boyutta Marsiyen Uranüs, zıtlaşan sinire, huysuz öfkeye işaret eder. Hem toplumsal hem kişisel boyutta isyankar eğilimler, anarşi zararlı sonuçlar doğurabilir. Bu güçlü ve enerjik transitin verimli kullanımı bireyliği için mücadele eden, farklılığını ortaya koyan özgürlük savaşçısı arketipidir. Bu etkiden olumlu istifade edenler yenilikçi girişimleri başlatır.

27 Şubat Mars Jüpiter karşıtı

            Mars aynı gün geometrik olarak T-kare’nin diğer ucuyla, yani Jüpiter’le karşıt açı meydana getiriyor. Bu sert açı sağlıksız büyümeye işaret eder. Bu açının sağlıksız kullanımı rakibi küçümsemek, girilmemesi gereken savaşlara girmektir. Böyle dar görüşlü, kibirli atılımlar hezeyanla sonuçlanır. Bu günlerde aşırı özgüven, kibir ve burnu büyüklükle karşılaşılır. Mars-Jüpiter’in tehlikesi, tutulamayacak sözler vermektir. Bu etki altındaki +/-5 günde büyük kazalar ve çatışmalar gözlemlenebilir. İnancı için savaşan, fanatik saldırganlar,  ideolojik kavgalar gündeme gelir.

Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004