Thursday, February 2, 2017

Şubat 2017 Gökyüzü Raporu

Şubat 2017 Gökyüzü Raporu


Şubat 2017 Gökyüzü Raporu

Bütünsel Analiz
-       Gökyüzündeki Jüpiter-Uranüs-Plüto T-karesi hala aktif
-       Bu ay iki tutulma var
-       Ay boyunca Balık ve Koç burçları vurgulanıyor
-       Ay başında Jüpiter retro hareketine başlayacak
-       Mars, Venüs, Güneş ve Mars burç değiştiriyor
-       Güneş ve Mars 3’er önemli açı meydana getirecek
Şubat Ayının Ana Teması

Gökyüzündeki Jüpiter-Uranüs-Plüto T-karesi hala aktif

            Bu açı kalıbını geçtiğimiz aydan ödünç alıyoruz, ve ay boyunca güncelliğini koruyor.  Bu üç yavaş gezegeni barındıran öncü T-kare dinamizmi yüksek, belirsiz, kararsız ve dengesiz  bir enerjiye işaret ediyor. Ana çelişki ekseni isyan (Uranüs) ve sağlıksız büyüme (Jüpiter).  Koç ve Terazi ekseninde vuku bulan bu gerilim, “ben-biz”, “bireylik-çift olma”, “savaş-barış”, “saldırganlık-diplomasi”, “vahşilik-uyum” zıtlıklarını gündeme getiriyor. Egoist isteklerin ve ortaklık bilincinin uzlaştırılamaması sağlıksız büyüme krizlerine yol açacak. Bu niteliklerdeki karşıtlık sürecinde aşırı özgüveninin (Jüpiter) getirdiği ani kazalar, beklenmedik olaylar (Uranüs) gözlemlenebilir. Uranüs-Jüpiter gerginliği dini felsefi ihtilafları ön plana çıkarır.  Bu gergin enerji davranışlarda tuhaflık, kibir, ukalalık olarak tezahür eder. Aşırı özgüven, kibir, ukalalık büyük resmi görmeyi engeller. Bu oluşum altında düzen bozucu girişimler genişlemeye ket vurur.

            Bu Jüpiter-Uranüs zıtlaşması aslında yaşanan sorunların ana eksenini teşkil etse de, tüm dikkat odak noktasındaki Plütonik sorunlara yöneltilmiş durumda.  Öncü T-kare burada Plüton’a aşırı dinamizm ve enerji bahşederken, kişinin kendisini çok fazla zorlamasına yol açıyor.Her şeyi birden başarmak isteyen bireyi çok sayıda krizle başbaşa bırakıyor.   Ancak burada sabırsızlık, ve plan yapmadan girişmek; aynı zamanda dayatmacılık, ve düşüncesizlik sorunlar yaratıyor. Oğlaktaki Plüton bu fokal özelliğiyle içinden geçtiğimiz dönemde sınırların değişeceğine işaret ediyor. Dünya çapında iktidar yapıları gaddarca kullanılabilir. Baskı ve hiyerarşik yapıyla kontrol tesis edilmeye çalışılabilir. Plüton Oğlakta, T-karenin odağında statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı getirir. En tepeye çıkmak için Makyevalist yöntemleri seferber eder. Plüto’nun Oğlaktaki cilvesi, kişiyi tam kazandığını zannettiği yerde büyük bir yenilgiyle başbaşa bırakmasıdır. İçinde bulduğumuz bu Oğlak Plüton yıllarında, miadını doldurmuş yapıların yok olduğu görülür. Böylece eskinin enkazından yeni yapılar inşa edilir. Adeta yeni bir dünya düzeni kurulur: Yönetim biçimleri dönüşür. Bazı ülkeler, ve siyasi yapılar yıkılır.

Uranüs-Jüpiter gerginliği Plüton lehine arkaya itilirken, Plüto’nun tek tek bu ikiliyle yaptığı kareler vitrine yerleşir. Ön plana güç savaşları, fanatizm, dogmatizm, kontrolcülük ve manipülasyon yerleşir. Aynı anda dünya sahnesinde kaosu, kalabalıklarda patlamaları, özgürlüklerin sınırlandırılmasını ve ani yıkımları izleriz.

Tutulmalar

11 Şubat Ay Tutulması – 22 derece Aslan

            Aslan burcundaki tutulma ekseni, gökyüzündeki T-kareye uyumlu açılarla katılarak halihazırdaki bu dengesiz ve kararsız soruna bazı çözüm önerileri sunuyor. Tutulma anındaki en belirgin ve şanslı yapı Satürn-Uranüs-Ay arasındaki büyük ateş üçgeni. Bu çok bereketli bir çözüm potansiyeli yaratıyor. Mutlaka değerlendirilmesi gereken yaratıcı fırsatlar sunuyor. Büyük ateş üçgeni, ihtiyaç duyulan kendine güveni, iyimserliği, inancı, ve kabulleniciliği aşılıyor. Harekete geçmeyi mecburi kılan T-Kareye karşı alınacak önemli karar için canlılık, heyecan, heves, cesaret, ve yaşam enerjisi veriyor.  Bu kadar şiddetli ateş vurgusundaki şişirilmiş gurura, narsisizme ve egosantrizme karşı dikkat etmeli. Ateş üçgeninde kullanımımıza sunulan faydalı fonksiyonlar duygularımıza uygun yapılar inşa etmek; duygusal konularda sorumluluk almak, disiplinli, ciddi, gerçekçi yaklaşımlar geliştirmek. Duygusal sorumluluğa, duygular ile özgürlüğün dengesi eşlik ediyor. Bu kombinasyon, değişikliklere hemen adapte olma becerisi katıyor. Bu sebeple, Aslandaki Ay tutulmasının verimli kullanımı, uyumlu, geleneklere uygun reform ve revizyon girişimlerinde bulunmaktır. Öncü T-karenin eksiği olan planlı-programı Satürn-Uranüs üçgeniyle telafi etmek, planlı bir değişim ve reform için çalışmak gerekir. Değişimi ve istikrarı, eskiyi ve yeniyi barıştırmak bu utulmanın ana teması. Aynı zamanda bu tutulma, fikrini somutlaştırma, değişimi ete kemiğe büründürme gücü bahşediyor.

26 Şubat Güneş Tutulması – 8 derece Balık

            Balık burcunda yaşanan Güneş Tutulması, Saros döngüsü 19 Güney’e mensuptur. Bu seri, her seri gibi 19 yılda bir kendisini tekrar bir Güneş Tutulmasıyla gösterir. Böylece bugün yaşadığımız tutulma, 1908, 1927, 1945, 1963, 1981 ve 1999 yıllarında yaşanan tutulmalarla bağlantılandırılmış durumda.  Saros serisi 19 Güney’in özelliği aslında iyicildir. Haritasında Jüpiter-Venüs kavuşumu barındırır: Bu güzel sürprizlere, ani mutluluklara,  sevindirici haberlere ve şansa işaret eder. Ancak bu iki benefiğe kavuşum halindeki küçük malefik Mars ve ölümün gezegeni Plüton kare yapıyor.  Not etmek isterim ki Jüpiter-Plüton, ve Mars-Jüpiter sert açıları   şu an da aktifler. Bu sert açılar, güç savaşını, fanatizmi, manipülasyona işaret eder; sağlıksız büyümeyi, kibri, rakibi aşağı görüp girilmemesi gereken savaşlara girmeyi gündeme getirir. Bu serideki diğer bir dikkat çekici unsur, Yeni Ayın (Güneş/Ay ikilisinin) Satürn ile karşıt açı yapması. Bu açı, otoriteyle ve baba/anne figürüyle soruna, karamsarlığa, depresyona, baskıcılığa, kısıtlanmaya, ve korkuya işaret eder. Tahammül edilemeyecek kadar zor, zararlı koşullar deneyimlemeye yol açar.

Saros serisi 19 Güneyi anlamak için, bu döngü aktifken daha önce yaşanan tutulmalarda cereyan eden olayları inceleyelim:
-       1908’de II.Meşrutiyet’in ilan edilişiyle 30 yıllık istibdat rejimi sona erdi.
-       1927 Atatürk Nutuk’u okudu.
-       1945 İkinci Dünya Savaşı bitti.
-       1963’de Ayetullah Humeyni’nin tutuklanması üzerinde Şah aleyhinde geniş katılımlı protestolar düzenlendi, bunlar 15 sene sonraki devrimin öncülüydü. Aynı sene Martin Luther King Jr. meşhur “Bir Hayalim var” demeçli nutkunu verdi ve Afrikalı Amerikalı Özgürlük Hareketine önemli bir ivme kazandırdı.
-       1980 sonunda bu tutulmanın  tesiri altındayken Türkiye’de 12 Eylül darbesi gerçekleşti.
-       1998 sonunda yine bu tutulmanın tesiri altında Bill Clinton ile Monika Levinsky’nin oval ofis skandalı patlak verdi. Ayrıca Şili’li diktatör Pinochet tutuklandı. 1999 başında Kosova Savaşında  NATO Yugoslavya’yı bombalayarak ilk kez egemen bir devlete silahlı müdahelede bulundu. Milošević, soykırım dahil çeşitli savaş suçlarından mahkum edildi.
-       2017’de bu tutulmanın etkisi altında ülkemizde hain bir darbe kalkışması yaşandı. İçinden geçtiğimiz günlerde de bir sistem değişikliği referandumu deneyimlemekteyiz. Dünya ise terörizmin tırmanışı, BREXIT ile Avrupa Birliğinin dağılma sürecine girmesi, Trump’ın seçilmesi ve Avrupa’da Müslüman ve göçmen karşıtı aşırı sağcı partilerin güçlenmesi gelişmeleriyle çalkalanıyor.
Bu olayların hepsinin işaret ettiği bir tema büyük değişim, içinde bulunulan statükonun tamamen yıkılması ve yeninin doğması. Kuşkusuz  26 Şubat’ta yaşayacağımız Balık burcundaki Güneş Tutulması da, devamındaki 6 ay boyunca asla geri döndürülemez dönüşümleri, sonlanmaları ve yeniden doğuşları barındırmakta.

Balık burcundaki Güneş Tutulması esnasında hala gökyüzünde öncü T-kare  en önemli yapı olma güncelliğini koruyor. Bu sefer Tutulma (Güneş ve Ay) bu gerilime dahil değil. Tam tersine, Güneş ve Ay ikilisi, kendi çevrelerinde Balık burcunda bir kümeleşme meydana getirmiş. Balıktaki bu stelyum, karmik olarak eski borçları gündeme getiriyor. Günay Ay Düğümünün kümedeki mevcudiyeti, geçmişten gelen hesaplaşılmamış konular bugüne taşıyor. Adeta geçmişimize çekiliyoruz.

Kümeleşme içinde Tutulma unsurları Güneş ve Ay, Neptün ve Merkür ile kavuşumda, bu kombinasyon Balık burcundaki Merkür ile benzer anlamlar taşıyarak kafakarışıklığı temasını pekiştiriyor. Balık vurgusu, zihinsel olarak gerçeklikten ve mantıktan kopukluğa işaret ediyor. Aldanma, aldatılma, gizli planlar, gizli düşmanlar, sıvılarla zehirleme, denizlerde meydana gelen kumpaslar bu 6 ay boyunca büyük önem arz ediyor.  Gökyüzündeki Balık vurgusu hayalciliği, ilüzyonları ve kendini kandırmayı gündeme taşıyor. Böyle bir tutulma yoğun bir şekilde tesir altında kalma, uyuşma, uyuma riski barındırır. Önümüzdeki altı ay boyunca rüyalar kolektif bilinçdışıyla bağlantılı, ve hatta profetik başka anlamlar ihtiva eder.  Bu süreçte ilahi, meditatif aktivitelerle meşgul olmak, egoyu aşmak temel imtihandır.

Tutulma haritasında Mars güçlü olduğu kendi burcu Koçta ve Uranüsle birleşerek patlayıcı ana temayı,  T-Kareyi tetikliyor.  Yukarıda bahsedilen bu konuyu özellikle 26 Şubat civarında ateşliyor. Mars’ın Uranüs’le bu kavuşumu özgürlük için savaşmayı, ani kazaları, patlayıcı enerjiyi ve anarşiyi gösteriyor. Tutulma sırasında zararda olduğu Koç burcunda bulunan ve açısız halde konumlanan Venüs, ilişkiler ve sevgi paylaşımının bu süreçte zorluklarla cebelleştiğine işaret etmekte.

Balık ve Koç burçları vurgulanıyor

Bütünsel olarak tüm aya bakacak olursak, gökyüzünde tezat bir yoğunlaşma söz konusu. Bir taraf çok kuvvetli bir egoya, ben vurgusuna işaret ederken; diğer taraf benliği aşmayı, kolektif için kendini adamayı hedefliyor. Bir yanda savaşçılık, öfke, saldırganlık ön planda; diğer tarafta kabullencilik, empati, helalleşme enerjisi hakim. Sentezleyecek olursak, bu ikilinin tehlikeli kombinasyonu şehitliktir, inancı ideolojisi için savaşan fanatiktir. Pozitif  bir birleşim ise sipiritüel savaşçılığı, hayırseverlik için enerjini seferber etmeyi, tüm varoluş için fedakarca mücadele etmeyi gösterir.

Bu ayki Burç değişimleri:

Mars koç burcunda seyrine devam ediyor.

            Tüm ay boyunca savaşçı enerji çok güçlü. Mücadele etmek ve yeni projelere başlamak için müthiş bir coşku var. Bununla beraber egoizm, öfke ve kaza riski de mevcut. Yangın tehlikesi söz konusu. Silahlı kuvvetler, ve kolluk kuvvetlerini içeren çatışma riski mevcut.

3 Şubat Venüs Koç burcuna giriyor.

            Bu tarih itibariyle sevgi paylaşımında egoizm vurgusu artıyor. Koçtaki Venüs aşkta atılganlığı gösterir. İlişkiler hızlı, sabırsızca başlayabilir, ama istikrarsız olabilir. Bu dönemde sevgi için savaşmak, sevdiğini cesurca söylemek ve bunun için mücadele etmek gözlemlenir. Bu burç sürecinin riski ilişkilerde kavga, öfke ve agresyondur.

18 Şubat Güneş Balık burcuna giriyor.

            Tüm aydaki Balık kümeleşmesi temasıyla ortak okunabilecek bir Güneş transiti. Balıktaki Güneş kabullenicilik, fedakarlık, merhamet, şefkat, empati, egoyu aşma, bensizlik, hayırseverlik, yardıma muhtaçlara ve tüm varoluşa kendini adama konularını vurgular. Bu etki altında kaçışlar, gerçeklikten kopma, hayallere rücu etme görülür. Kişi kendini fantazilerinde, vizyonlarında ve ilüzyonlarda kandırma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu konumun tehlikesi aldatma, aldatılmalar ve gizli işlerdir. Bağımlılıklar zarar verici boyutlara ulaşabilir. Kurban kurtarıcı rollerine girmek Balıktaki Güneş’in gölgesidir. Güneş’in bu transitinde verilecek olumlu tepki, içten gelen sesi dinlemek, ilahi olanla birleşmek ve kolektif bilinçdışı ile temas kurmaktır. Güneş’in Balıktaki bu yolculuğunun psikolojik sürecinden maksimum istifade etmek için yaratıcıya ve “büyük plana” güvenmek, akışa bırakmak gerekir.

26 Şubat Merkür Balık burcuna giriyor.

            Ay sonunda akıllar karışıyor. Mantığa ve rasyonelliğe bir sürelik ara veriliyor. Daha sezgisel, inanç bazlı bir algılama söz konusu. Balıktaki Merkür, ifadenin şiirselleştiğini, sanatsal yaratıcılığın çok yüksek olduğunu gösterir. Bu dönemde rüyalar çok önemli: Profetik veya kolektif bilinçdışıyla bağlantılı rüyalar çok önemli işaretler barındırabilir. Merkür zararlı ve düşük olduğu bu konumda aldatma, aldatılma, dolandırıcılık yalancılık riski çok yüksektir. İmzalanan anlaşmalar tehlikeli olduğundan mümkünse bu sürede ya hiç imza atmamak ya da çok dikkati olmak gerekir. Adeta ufak çaplı bir merkür retrosu deneyimliyoruz denebilir.  Bu sorunların panzehiri, gerçekçi olmaya gayret etmektir.

Retrolar

6 Şubat Jüpiter Retrosu

            Jüpiter geri hareket ederken büyüme kısıtlanır; genişlemenin ve yayılmanın önünde bir engel vardır. Bir süreliğine dış dünyada yeni potansiyelleri keşfetmek ve yeni arenalarda başarıları genişletmek çok daha zorlu olacaktır. Bu süreçte inanç ve özgüvende bir azalma söz konusu. Jovial enerji içe döndüğünden dolayı, dış dünyadaki projeler hakkında iyimserlik, maceracılık, ve coşku aksaklıklara tabi tutuluyor. Olumlu açıdan bakacak olursak, kişinin bu büyüme, özgüven, inanç, büyük resmi görme, ufkunu genişletme fonksiyonlarını  bir süreliğine içinde, inzivada, meditasyonda bulması gerekir. Jüpiter enerjisi içe yönelmişken, içinde bulunduğumuz zaman dini faaliyetler, ibadet ve meditasyon için çok verimli bir dönemdir. Sezgisel bilgi, rüyalar kanalıyla bilgi alımı kuvvetlenecek. Felsefi aktiviteler güçlenecek. Maalesef,  fiziki dünyada zenginlik ve refahda bir tutukluk gözlemlenecek; lakin içsel, spiritüel ve ilahi zenginlik artacak.  Ayrıca, bu süreçte kilo alma problemi görülebilir.

Önemli Açı oluşumları

10 Şubat Güneş Uranüs sekstili:

            Bugün ve etrafındaki +/- 5 gün, istekler ve bireyleşme arasında uyum görülüyor. Özgürleşme isteği söz konusu. Bağımsızlık bilinci çok yüksek. Farklılığı ortaya koyma fırsatı kapıda. Çok güzel sürpriz haberler işitilebilir. Bu etki altında reform ve buluş yapma fırsatı bulunur.

11 Şubat Güneş Jüpiter üçgeni

            Ay tutulması esnasında yaşanan bu etki, etrafındaki 14 gün boyunca güçlü özgüven ve inanç tedarik ediyor. Genel olarak Jüpiter çok büyük şans bahşediyor. Bu açı altınsa sağlıklı büyüme, gelişme, ufkunu genişletme gözlemlenecek. Büyük resmi görmeyi, ilerlemeyi, yükselmeyi teşvik eden bir transit.

14 Şubat Güneş Satürn sekstili

            +/- 5 gün boyunca istekler disiplinli ve çalışkan nitelikte. Bu günlerde konsantrasyon gücü, bilinç çok sorumlu. Bu transit yaşam enerjisini inşa etmeye, sağlam yapılar oluşturmaya adama fırsatı sunar. Bu açı altında fiziki dünyada somutlaşma fırsatı vardır. Otoriteyle iyi anlaşma sonucu çok olumlu fırsatlar yakalanır. Gökyüzünde temkinli, azimli, ölçülü, tutucu, geleneksel bir enerji hakim. Güneş-Satürn’ün verimli kullanımı sonuç odaklı çalışmak, hedefini gerçekleştirmektir.

22 Şubat Mars Plüto karesi

            Bu günün etrafındaki 5’er gün zorlayıcı, gaddarca, yıkıcı ve patlayıcı güç savaşları gözlemlenecek tehlikeli günler. Marsiyen ve Plütonik enerjinin çarpışması, dönüşüm ile hareketlerin birbiriyle zıtlaştığına işaret eder. Adeta savaş ile ölüm arası bir sürtüşme söz konusudur. Bu günlerde mücadele takıntılı, savaşlar “İfrat ve tefrit” (ya hep ya hiç) yaklaşımındadır. Bu transitin sağlıksız kullanımı dayatmacı, kontrolcü, manipülatif hareketlere teslim olmaktır. Ölmemek için saplantılı bir şekilde savaşmak, yeniden doğum fırsatını heba etmekle sonuçlanır.

27 Şubat Mars Uranüs kavuşumu

            Bu ayın en önemli ve zorlayıcı günlerinden biri. Tüm ay boyunca etkisini en çok gösteren T-Kare açı kalıbı bugün tetikleniyor. Bu T-Kare başlığında yazan tüm tehlikelerin bu +/- 5 gün içinde patlayıcı bir şekilde gerçekleşebileceğini gösterir. Ayrıca ani kazalar, ateş ve yanıcı maddeler ile ilgili sürpriz gelişmeler, patlamalar gözlemlenebilir. Savaş, ordu ve kolluk kuvvetleriyle ilgili şok haberler, çatışmalar işitilebilir. Uranüs’ün Mars tarafından tetiklenmesiyle, kavga, çatışma, saldırı riski yüksektir. Kişisel boyutta Marsiyen Uranüs, zıtlaşan sinire, huysuz öfkeye işaret eder. Hem toplumsal hem kişisel boyutta isyankar eğilimler, anarşi zararlı sonuçlar doğurabilir. Bu güçlü ve enerjik transitin verimli kullanımı bireyliği için mücadele eden, farklılığını ortaya koyan özgürlük savaşçısı arketipidir. Bu etkiden olumlu istifade edenler yenilikçi girişimleri başlatır.

27 Şubat Mars Jüpiter karşıtı

            Mars aynı gün geometrik olarak T-kare’nin diğer ucuyla, yani Jüpiter’le karşıt açı meydana getiriyor. Bu sert açı sağlıksız büyümeye işaret eder. Bu açının sağlıksız kullanımı rakibi küçümsemek, girilmemesi gereken savaşlara girmektir. Böyle dar görüşlü, kibirli atılımlar hezeyanla sonuçlanır. Bu günlerde aşırı özgüven, kibir ve burnu büyüklükle karşılaşılır. Mars-Jüpiter’in tehlikesi, tutulamayacak sözler vermektir. Bu etki altındaki +/-5 günde büyük kazalar ve çatışmalar gözlemlenebilir. İnancı için savaşan, fanatik saldırganlar,  ideolojik kavgalar gündeme gelir.

Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004


No comments:

Post a Comment