Thursday, April 27, 2017

Merkür Uranüs Kavuşumu – 28 Nisan 2016


Merkür Uranüs Kavuşumu – 28 Nisan 2016

Yarın zihnin gezegeni Merkür ile dehanın gezegeni Uranüs kavuşuyor. Bu açı sıra dışı, orjinal fikirleri gösterir. Mevcut sorunlara yenilikçi, “kutunun dışında düşünen” yaklaşımlara işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Koç burcu, sıra dışı düşüncenin ve bağımsızlık ifadesinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Koç enerjisi düşüncenin ben-merkezli, kişisel ve kendini ortaya koyma arzusunda olduğunu gösteriyor. Cesur, korkusuz ve doğrudan bir yaklaşımla özgürleşmek için iletişim kuruluyor. Merkür’ün geri hareketi, bu düşüncenin şimdi fiziki dünyada hayata geçirilmesi yerine, retro bitene kadar içsel bir hazırlık için kullanımını talep eder.

Bu açıya verilecek yanlış tepkilerden biri düşüncelerde katılıktır. Yoğun bir bilgi akışının yaşandığı bu etki altında eski fikirlere inatçı bir şekilde saplanmak, bu yenilikçi fırsatı heba etmek olacaktır. Ayrıca beyindeki her nöronun en üst kapasitede çalıştığı bu transit altında sinirliliğe ve huzursuzluğa kapılma tehlikesi söz konusudur. Uranüs’ün yıldırım hızında getirdiği bilgileri Merkür’ün aynı serilikte işleyememesi halinde, düşünmeden verilmiş, ani ve dürtüsel kararlar sorun yaratabilir. Seyahat, ticaret ve evraklarla ilgili hiç hesapta olmayan, ani aksaklıklar meydana gelebilir. Merkür geri giderken iletişim ve düşünce alanında başlangıçlar yapmak aksaklıklarla neticelenebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap Uranüs’ün bakış açınızı yenilemesine izin vermektir. Bu etki altında muazzam bir hızda yeni bilgiler zihninize akar. Uranüs, olayları daha önce hiç düşünmediğiniz perspektiflerden görme becerisi bahşeder. Bu sayede, bu etkinin çok olumlu bir kullanımı buluş yapmaktır. Bilimsel konularla meşgul olanlar icatta bulunabilir. Günlük hayatta ve profesyonel meselelerde de, var olan problemlere sıra dışı, orjinal çözümler getirilir. Tüm bunlar için yeniliklere açık olmak gerekmektedir. Ancak retro hareket, bu buluşların ve çözümlerin tasarlanması için çok iyi bir zaman olmasına rağmen, bunları kullanıma sokmak için riskli bir dönemdir. Merkür’ün ifade ettiği, dünyayı algılamamız için inşa ettiğimiz “zihinsel model”in daha üst bir versiyon (Uranüs) tarafından güncellenmesine izin vermemiz gerekir. Kimi zaman bu var olan fikirlerin ve inançların tamamen yıkılması (Uranüs) şeklinde cereyan ederken, kimi zaman küçük modifikasyonlarla görülemeyenlerin artık görünür kılınmasıdır. Neticede, bu açının sağlıklı kullanımı dünyaya yepyeni gözlüklerle bakma; böylece orjinal, yenilikçi, parlak fikirler tasarlamaktır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız farklı algılama biçimlerine açık olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 25 derece Koç burcunda gezegenleri olanlar, çok kuvvetli zihinsel bir etki alacaklar. Doğum haritasında ateş burçlarında (Aslan ve Yay) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar zihinsel ve iletişimsel konularda çok şanslı bir sürpriz alacaklar. 25 derece öncü burçlarda (Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri olanlar ise beklenmedik zorlayıcı bir etki alacaklar.
Tablo: “The Alchemist Michał Sędziwój”, XIX. Yüzyıl, Julian Tuwim koleksiyonundan

Wednesday, April 26, 2017

Venüs Koçta - 28 Nisan 2017


Venüs Koçta - 28 Nisan 2017

Cuma sevginin gezegeni Venüs zararda olduğu savaşçı Koç burcuna giriyor. Venüs Koçta ilişki kurma şeklinin doğrudan, aktif, açık ve fethetmeye yönelik olduğuna işaret eder. Cesur, cüretkar ve atılgan ilişki şekilleri hoşa gider. Kişi inisiyatif alan, bağımsız, kendini ortaya koyan partnerlere doğru çekilir. Burada ilişki içinde tutku, hatta bir dereceye kadar agresyon ve şiddet söz konusudur. Kişi doğrudanlığı, dürüstlüğü ve cesareti ilişki içinde tatmin etmelidir. Ancak, çatışmacı, öfkeli ve benmerkezci arzular birliktelikteki sıcaklığı ve güveni sarsabilir, yakınlığa hasar verebilir.

Gökyüzündeki Venüs hızı nedeniyle, hayat hikayemizde büyük iz bırakan uzun vadeli temalar yaratamaz. Ancak hâlihazırda gündemde olan temaları tetikleme gücüne sahiptir. Doğum Haritamıza etkisi, sevgi paylaşımımızı tetiklemek, romantik fırsatlar sunmak, bizi destekleyen yeni ittifaklar kurmamıza ön ayak olmak ve sağlıklı dinlenme, enerji depolama periyodları yaratmaktır. Venüs’ün sert açılarla haritamızı etkilemesi durumunda iştahın sağlıksız artışı, güzellik ve cazibenin çıkar için süistimal edilmesi, aşırı tembellik ve lüks düşkünlüğü görülebilir.

Koçtaki Venüs bu sevgi paylaşımı ve enerji toplama sürecinde, ilişkilerde tutkunun ön planda olduğunu gösterir. Aceleci, sabırsız, hemen başlatmak isteyen denetlenemez arzular bu süreçte romantik birlikteliklerde vurgulanır. Bu konum, sosyal ilişkileri aniden başlatma, atılganca sevdiğini açıklama becerisi verir. Bu transit altında kişi çok dürtüseldir, egoist isteklerini hemen elde etmek için güdülenir. Bu sebeple karşı tarafı aldırmadan, “hayır cevabını kabul etmiyorum” yaklaşımı görülebilir. Arzulanan eş için durmadan seferler ve kuşatmalar düzenlenir. Sevgi paylaşımı konusunda heves, istek, coşku, enerji ve cinsellik odaklı tutku maksimum seviyededir.

Gökyüzünde Venüs Koç’taki seyrini izlerken, özdeğer konusu cesarete ve istekler için mücadele etmeye bağlıdır. Savaşçılık sevgisi yüksektir. Kişi kendini korkmadan, her türlü tehlikeye ve engele göğüs gerer şekilde ortaya koyabildiğinde kendini değerli hisseder. Rekabetçi ve muzaffer yaklaşımlar geliştirebildiğinde, yeni deneyimlere atıldığında, girişkenliği ve başlatıcılığı tattığında kendini mutlu hisseder. Öncü olmak, arzularını elde etmek, kavgadan galip çıkmak kendinden memnun bir varoluşun önkoşuludur.

Venüs’ün Koçtaki yolculuğuna verilebilecek yanlış tepki, aşırı aceleci ve sabırsız başlatma eğilimine teslim olmaktır. Koç burcu zodyaktaki ilk burç olduğu için tecrübesizdir, Venüs burada aşk konusunda deneyim eksikliğini yeni maceralara atılarak telafi etmek ister. Koçtaki Venüs ilişkinin ilk kısmını çok sever, ama sürdürmeyi bilemez. Bu sebeple bu etki altında, ilişki hızlı başlar ve hızlı biter. Koç Venüs’ünün bir başka olumsuz kullanımı,  ilişkide fazla dayatmacı, emir veren ve talepkar tavır takınmaktır. Bu beraberinde birlikteliği öfkenin ve şiddetin hüküm sürdüğü bir savaş alanına çevirir. Olmadık yerlerde patlamalar, agresif çıkışlar ve sembolik tartışmalar ilişkiyi yıpratabilir. Sağlıklı bir birlikteliğin sürmesi için Koç Venüs’ünün hep “Ben” diyen, egoist dürtülerine ket vurması zorunludur. Ayrıca bu ateşli, ihtiraslı, dürtüsel etki altında sevgi paylaşımının libidoya indirgenme tehlikesi söz konusudur.


Koçta hareket eden Venüs’e verilebilecek sağlıklı cevap, içindeki sevgiyi korkmadan, doğrudan göstermektir. Koç niteliğindeki Venüs öncü ruhla saldırır, risk alır ve fethetme güdüsüyle partnerin peşinden koşar. Bu hedefinde tereddüt etmeden inisiyatif alır, aktiftir. Bu sebeple bu enerjinin verimli kullanımı, sevgiliye açılmak, onun için adım atmaktır. Koçtaki Venüs ayrıca partneriyle korkularını da paylaşmak ister. Bu sebeple bu transit altında, ilişkilerde mutlak bir dürüstlük, ve ortak korkuların üstesinden cesur yaklaşımlarla gelme fırsatı söz konusudur. Bu birbirinin en gizli korkularını çok iyi bilen, ve onları birlikte def eden iki gözüpek savaşçının yol arkadaşlığı modelidir. Birlikte tüm darbeleri atlatırlar. Koç sürecindeki Venüs, sevgide son derece coşkulu, dürtüsel, aktif, dolaysızdır. Partnerinde bireyliği, bağımsızlığı, girişkenliği sever. Bu dönemde ilişkilere cinsel açıdan harekete geçirici, ateşleyici bit tutku aşılanır. Koçtaki Venüs‘ten psikolojik gelişiminiz için en iyi şekilde istifade etmek istiyorsanız, bencilliğe ve kavgacılığa kapılmadan, sevginiz için inisiyatif almalı, önünüze konan engellere karşı korkusuzca savaşmaya istekli olmalısınız.

Venüs’ün Koçtaki yolculuğunun sizi nasıl etkileyeceğini analiz etmek için şu göstergelere dikkat edin: Koç burcunun sizin doğum haritanızda düştüğü ev; Haritanızda Koç burcunda bulunan gezegenler; Natal Venüs’ün bulunduğu burç ve ev; Venüs’ün yönettiği Boğa ve Terazi’nin kestiği ev başlangıç çizgileri. Yorumlar kısmında, Venüs’ün Koçta seyri boyunca bu konseptlerle ilgili yaşadığınız tecrübeleri paylaşırsanız bu transitin deneyimlenmesi hakkında birbirimizi aydınlatabiliriz.

Tablo: "The Sin", 1893, Franz von Stuck

Friday, April 21, 2017

Time Out Dergisi Astrolog Efe Erten Röportajı



Time Out dergisi Mayıs sayısı için yaptığımız keyifli röportajı bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz.

https://www.timeout.com/istanbul/tr/blog/isi-bilene-sorduk-astrolog-041717

Merkür Satürn Üçgeni – 24 Nisan 2016  


Merkür Satürn Üçgeni – 24 Nisan 2016

Pazartesi iletişimin gezegeni Merkür ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında çok şanslı bir üçgen açı gerçekleşiyor. Bu açı ölçülü ve sorumlu iletişimi gösterir. Düşünceleri gerçekçi ve sağlam bir şekilde yapılandırmaya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu ateş burçları Koç ve Yay, bu sorumlu düşüncelerin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu zihinsel yapılandırma, benliği aşan, hayırsever ve idealist düşünceler ile felsefi, bütüncül ve sorumlu prensipler arasında cereyan ediyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır.  Ayrıca, iletişimde fazla kuru bir üslup, insan ilişkilerini sıkıcılaştırma riskine sahiptir. Düşünceleri aşırı gerçekçilik mengese içinde daraltmak, maddeselliği aşan deneyimleri ıskalamaya sebep olabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap disiplinli, metodik, sistematik, planlı ve programlı bir gayretle düşünceleri yapılandırmaktır. Bu transit altında öğrenme, eğitim faaliyetlerinde müthiş bir konsantrasyon yeteneği söz konusudur. Bu açının verimli kullanımı, bu odaklanma becerisini düşünme, algılama ve eğitim konularında seferber etmektir. Bu etki altında dünyayı algılama modeline gerçekçilik hakimdir. Fikirler öncelikle mantık ve realizm imtihanına tabi tutulur. Düşünme şekli gelenekseldir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız “beceremem” demeden düşüncelerinizi disiplinle ve azimle, çok çalışarak somutlaştırmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 27 derece ateş burçlarında (Koç, Aslan ve Yay) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar yaratıcı, engelsiz akan bir enerji şeklinde etkilenecekler.

Tablo: "Mercury About to Behead Argus", 1770-1775, Ubaldo Gandolfi


Wednesday, April 19, 2017

Venüs - Satürn Karesi | 21 Nisan 2017


Venüs - Satürn Karesi | 21 Nisan 2017

Cuma sevginin gezegeni Venüs ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında gergin bir kare açı gerçekleşecek. İki hafta arayla tekrar meydana gelen bu açı, o zaman daha içsel seviyede yaşanan bu sevgi imtihanına bu sefer fiziki dünyada somut bir cevap talep etmekte. Değersizlik hissi ve ilişki korkusu hakkında yapılan içsel değerlendirmelerin artık mesuliyet alınarak ete kemiğe büründürülmesi gerekir. Gezegenlerin bulunduğu değişken Balık ve Yay burçları, bu sevgi krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sorun sevgiyi mutlak fedakarlık olarak gören hayalperestlikle, daha sert, katı, yargılayıcı ve dogmatik geleneksellik arasında cereyan ediyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kendini sevilmeye değmeyen biri olarak görmektir. Bu etki altında karamsarlık ve depresyon riski vadır. Sevgi bağları kurmak ve kendini değerli hissetmek alanlarında güvensizlik gözlemlenir. Bu transitin yıldırmaları karşısında pes etmek, derin bir tatminsizlik yaratır. Hayattan keyif alınamaz. Sevgi alışverişini korkutucu bir deneyim olarak görmek, duyguları baskılamaya ve hissizleşmeye yol açar.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap bu sürtüşmeli etki altında mevcut sevgi paylaşım modelinin gerçekliğiyle hesaplaşmaktır. Bu transit, kişiyi kendini değerli hissetme yöntemleri konusunda yeniden yapılandırmaya davet eder. İkili ilişkilerde zorlayıcı bir çöküş neticesinde, sıfırdan disiplinle ve sabırla sevgiyi ve güveni inşa etmek gerekir. Bu uzun soluklu, metodik, sistemli, planlı bir çalışma gerektirir. Neticede, azim ve gayret ile kişi sevgi fonksiyonunu ve değer anlayışını somutlaştırır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevgi ve değer anlayışınız konusunda kendinize karşı dürüst olmalı ve yeniden yapılandırma için çaba sarf etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 27 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar krizli ve ikili zıtlaşmalı bir şekilde etkilenecekler.

Tablo: "Venus", Henri-Pierre Picou

Monday, April 17, 2017

Boğa Burcunda Yeni Ay – 26 Nisan 2017

Boğa Burcunda Yeni Ay – 26 Nisan 2017

26 Nisan saat 15:16’da Boğa burcunun 6 derecesinde bir Yeni Ay gerçekleşecek. Bu Yeni Ayın ana teması, sağlam, gerçekçi ve somut yeni başlangıçlar yapmaktır. Boğa burcunun ifade ettiği üretkenlilik, verimlilik ve bereket bu dönemde başlatılan projelerde gözlemlenir. Bunun için Boğa’nın maddesel dünya üzerindeki uzmanlığından faydalanmak gerekir. Boğa Yeni Ayında, bir projeye başlamadan önce onu mutlakagerçekçilik testinden geçirmek gerekir, ayakların yere bastığından emin olunmalıdır. Projeye başlamak kadar, aslında işin, kalıcı olması, sürdürülebilir olması merkezi önem taşır. Yapılacak iş uygulanabilir olmalıdır. Projenin neticesinde, elle tutulur, gözle görülür, beş duyuyla kavranacak somut sonuçlar almak gerekir. Eğer proje bu şartları sağlıyorsa, Boğa Yeni Ayı kişiye uzun süren çalışmalarda asla yorulmama, sabır, dayanıklılık ve azim bahşeder. Burada anahtar kelime, somut bir ürün alana kadar asla yolundan dönmemektir. Böylece girişilen iş zenginleştirilir: Meyvesi bereketli, besleyici ve verimli olur.

Yeni Ayın yöneticisi Venüs’ün hayata karşı anaretik derecede (29) bulunması ve büyük malefik Satürn ile yaptığı sürtüşmeli kare açı, normal bir Boğa Yeni Ayına göre finansal fırsatların çok daha az olduğunu gösteriyor. Parasal girişimlerin engellerle ve kısıtlamalarla karşılaşması muhtemeldir. Maddi konularla ilgili atılan adımların gerçekçilik testinden geçirilmesi, ve çok yüksek bir disiplin, plan, program ve gayretle sürdürülmesi ancak böyle bir olumsuz etkiyi azaltabilir. Eğer sorumluluk üstlenilirse, Satürn’ün talep ettiği sağlam yapıları inşa etmek, bu zorlayıcı durumu bir başarı hikayesine dönüştürme vesilesi olarak kullanılabilir.

Yeni Ay haritasında dikkat çeken durum, Ay-Güneş ikilisinin hiçbir gezegenle açı yapmaması. Bu açısızlık, Boğa enerjisinin geri kalan etkilerle bağlantısızlığını vurguluyor. Kopuk bir durum söz konusu: ne engelleniyor, ne de destekleniyor, kendi başına. Bu sebeple maddi dünyada başlatılacak somut projelerin olumlu ya da olumsuz yönde abartılma riski söz konusu. Kişi, sadece projeye yönelmek, başka hiçbir şeyi görmemek kutbu ile projeyi tamamen rafa kaldırmak kutbu arasında salınabilir. Denge ve istikrar sağlamak böyle bir konumda özellikle önem taşımaktadır.

Yeni Ay haritasının bir başka önemli unsuru, yükselen yöneticisi Merkür’ün Uranüs’le kavuşumu, ve bu ikilinin Satürn’le uyumlu ve şanslı üçgen açısı: Başlatılacak projelerde zihinsel disiplin ve özgünlük en önemli şans kaynağı olacaktır. Ayrıca, bu konum ay boyunca devam eden eskiyle yeniyi barıştıran, ölçülü ve geleneğe saygılı reform yaklaşımının bu dönemde başlatılan projelerde de sahiplenilmesi gerektiğini gösteriyor. Yaşça büyük ve otorite pozisyonunda kişilerden sürpriz destekler görülebilir.

Bu Yeni Ayda özellikle sakınılması gereken davranış, kendini konfor bölgene, güvenli bir yapıya hapsetmek, rahatım bozulmasın diye paralize olmak; neticede olası her türlü değişime ne pahasına olursa olsun direnmektir. Değişimi korkunç bir deneyim olarak görmek, her türlü düzeni değiştiren yenilik karşısında inatçı ve öfkeli tavır almak bu Yeni Ay enerjisini heba etmek olacaktır. Mevcut statükoya sıkı sıkıya bağlanmak  “Kara delik-vari” bir durağanlık yaratır.
Bu tembellik ve konforculuğa benzer bir başka tehlike,denenmiş, sınanmış, ispatlanmış, yöntemlere bağımlılıktır. Bu yaklaşım Yeni Ayda başlatılan projeleri sıkıcı ve sıradan bir hale sokar. Boğa Yeni Ayının verebileceği “ancak emin olduktan sonra adım atabilme” garanticiliği, çok geç kalmaya ve edilgenlikle karıştırılmaya yol açabilir.

Boğa Yeni Ayının en büyük gölgesi güvenliği maddiyata bağlamaktır: Bu kendisini biriktirme ve koleksiyonculuk çılgınlığı şeklinde gösterir. Zamanla “sahip olunan şeyler kişiye sahip olur.” Bu gölgeye düşülürse, asla bir malını verememek, cimriliğe dönüşebilir. Ancak evrende enerji akışı her zaman iki yönlü olduğu için, bu neticede alamamaya, yani bereketsizliğe ve para kazanamamaya dönüşür. Boğa Yeni Ayının bir diğer gölgesi beş duyuya aşırı yönelme, yemek yemeyi abartma, zevk ve lüks düşkünlüğü, aşırı hedonizm, rahatına düşkünlük ve tembelliktir.

Bu Yeni Aya verilecek sağlıklı cevap, öncelikle kendine yeterlilik hissini geliştirmektir. Zaten her şeye sahip olduğuna güvenmek gerekir. Bundan sonra bu içsel kaynaklar ve yetenekler geliştirilmelidir, bunların farkına varıp güven duygusu oluşturulur. Bu şekilde huzur, sukunet ve gerçek konfor tesis edilebilir. Bu geliştirilen yeteneklerle kişi verimli olur, kendi kaynaklarını kendi tedarik eder ve ekonomik özgürlüğünü oluşturur. Boğa Yeni Ayının verimli kullanımının bir başka koşulu, Allah’ın verdiği, doğada sunduğu tüm nimetler için bir şükran duygusu geliştirmektir. Boğa Yeni Ayında bunu beş duyuyla hissetmek için doğada zaman geçirmek, hayvanlarla iletişim kurmak çok faydalı olacaktır. Güzelliklerin farkında varmak, yatıştırıcı deneyimlere girişmek enerji depolamayı sağlar.

Bu Yeni Ayda özellikle fiziksel dünyada, somut ve maddesel konularda yeni başlangıçlar yapmak olumlu geridönüşler barındıracaktır. Bedeni içeren konularda yeni adımlar atmak, örneğin spor, fitness, yoga gibi vücutlandırılmış deneyimlere girişmek bu Yeni Ayın enerjisine rezonans vermek olacaktır. Ayrıca yiyecek-içecek ile ilgili gurme alanlarda; veya güzellik, estetik barındıran sanatsal faaliyetlerde adım atılabilir. Boğa enerjisi aynı zamanda müziğin enerjisidir. Her türlü müzik uğraşı için bu kuvvetli Yeni Ay destekleyici bir güç olacaktır.

Bu Yeni Aydan 6 derece Boğa burcunda gezegen ve hassas noktaları bulunanlar çok şiddetli bir başlatma enerjisi alacaklar. 6 derece sabit Aslan, Akrep ve Kova burcunda gezegenleri olanlar sert, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir şekilde etkilenecekler. 6 derece dişil burçlarda  (Balık, Oğlak, Başak ve Yengeç) gezegenleri olanlar daha şanslı ve fırsatlı bir başlangıç yapabilirler

Thursday, April 13, 2017

Güneş Satürn Üçgeni – 17 Nisan 2016


Güneş Satürn Üçgeni – 17 Nisan 2016

Pazartesi benliğin ışığı Güneş ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında çok şanslı bir üçgen açı gerçekleşiyor. Bu açı istekleri çalışkanca yapılandırma şansını gösterir. Kişinin isteklerini fiziki dünyada somutlaştırma gayretine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu ateş burçları Koç ve Yay bu çalışkanca gayretin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu yaratıcı, engellenmeyen yapılandırma şansı, ben-merkezli, kendini ortaya koyan denetlenemez istekler ile iyimser, coşkulu ve deneyim odaklı sorumluluklar arasında cereyan ediyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu katı ve sert etki altında isteklerini bastırmak, kendini kısıtlamaktır. Satürn’ün gölgesindeki Güneş, kendinden şüphe edebilir. Bu ikilinin tehlikeli kombinasyonu, otorite figürleriyle sorun yaşamaya işaret eder. Bu etki altında güvensizlik, korkaklık ve katı özeleştiri gözlemlenebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sorumlu, ciddi istekler doğrultusunda yaratıcı yapılandırma faaliyetlerine girişmektir. Satürn-Güneş ikilisinin verimli kullanımı, kimliğin çekirdeğinden gelen istekleri gerçekçilik sınavından geçirip, fiziki dünyada disiplinli, metodik, planlı-programlı ve çalışkanca bir gayretle inşa etmektir. Bu transit, sabırlı, azimli, uzun soluklu bir gayrete işaret eder. Bu açı etkisinde, otorite figürleriyle uyum sağlamak ve onlardan kıymetli destekler almak için emek sarf edilmelidir.Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, gerçekçi isteklerinizi kararlı ve azimli bir gayretle, büyük bir çalışkanlıkla başarıya dönüştürmek için emek sarf etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 27 derece ateş burçlarında (Koç, Aslan ve Yay) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar yaratıcı bir somutlaştırma şansı şeklinde etkilenecekler.

Tablo: “Grandfather Vlas”, 1895, Rafail Sergeevich Levitsky

Wednesday, April 12, 2017

Venüs Mars Sekstili – 17 Nisan 2017



Venüs Mars Sekstili – 17 Nisan 2017

Pazartesi sevginin gezegeni Venüs ile savaşın gezegeni Mars arasında fırsatlara gebe bir altmışlık açı (sekstil) gerçekleşecek. Bu açı sevgi için harekete geçme olanağını gösterir. Sevdiği için mücadele etmeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu dişil Balık ve Boğa burçları, bu sevgi fırsatının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu ikili ruhsallığın ve bedenselliğin ölçülü bir kombinasyonunu talep eder. Bu fırsatı yakalamak için sevgide fedakarlığı, empatiyi ve şefkati geliştirmeli; aynı zamanda fiziksel dünyanın sunduğu zevklerin tadına varmalısınız.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu gevşetici etken altında aşk, romantizm ve cinsellikle gereğinden fazla meşgul olmaktır. Eğlence düşkünlüğü ve hedonizm bu transitin gölgesidir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sevdiğini cesurca söylemektir. Mars ve Venüs’ün uyumlu birleşimi, sevgi paylaşımında kendini ortaya koyma fırsatı sunar. Bu etki altında kişi sevdiği kişi ve şeyler için harekete geçebilir, mücadele edebilir. Bu transit, yüksek tutkuyu ve cinsel cazibeyi temsil eder; yeni ilişki başlangıçları için romantik fırsatlar bahşeder. Kişi bu enerji altında arzuladığı şeyleri kendine çekebilir. Venüs, Mars’ın ifade ettiği rekabet ve savaş gibi konuların bile belli bir ahenk, diplomasi ve zerafet içinde icra edilmesini sağlar. Sanat ve güzellikle ilgili başlangıçlar yapmak bu açının verimli kullanımıdır. Ayrıca, finansal girişimler için fırsatlar sunan maddi açıdan çok iyicil bir açıdır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız sevginiz için cesurca adım atmalı, fırsatı değerlendirip yeni başlangıçlar yapmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 26 derece dişil burçlarda (Balık, Oğlak, Boğa ve Yengeç) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 26 derece Başak ve Akrep burşarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek.

Tablo: "Mars Disarmed by Venus”, 1824, Jacques-Louis David

Monday, April 10, 2017

Güneş Uranüs Kavuşumu – 14 Nisan 2017



Güneş Uranüs Kavuşumu – 14 Nisan 2017

Bugün benliğin ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs kavuşuyor. Bu açı özgürlük isteğini gösterir. Benliğin özünde başkaldırma eğilimine, bireyliğini ve farklılığını savunmaya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Koç burcu, bu başkaldırının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu aniden patlak veren isyankar enerji son derece kişisel, ben-merkezli, saldırgan, müdanasız ve dürtüseldir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri sadece farklı olmak için tuhaflıklar yapmaktır. Bu açı altında, gerçekten bireyliğini ve orijinalliğini yaşayamayan kişi, bu farklılık isteğini tatmin etmek için anlamsız garip davranışlara başvurabilir. Bu durumda kopuk, bağlantısız ve “deli” olarak adlandırılabilir. Bu transitin riski, istikrarsızlığı aşırı vurgulamaktır: Kişi kendini asla kestirilemeyen ani, beklenmedik olayların ortasında bulabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap nev-i şahsına münhasır özelliklerini cesurca sahiplenmektir. Bireyliğini ve farklılığını korkmaktan yansıtmaktır. Bu etki altında kişi brieysel bağımsızlığının sağlıklı sınırlarını çizebilir. Ayrıca bu transitin bir başka verimli kullanımı varolan sorunlara sıradışı çözümler geliştirmektir. Uranüs enerjisi altında kişi ezberlenmiş modellerden ve alışkanlıklardan bağımsız dahice, çığır açan yaklaşımlar sunabilir. Bu tutum, köhneleşmiş statükoyu yıkmak ve toplumu ileri götürmek fırsatını bahşeder. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benliğinizin özünde bağımsızlığı hissetmeli ve bireyliğinizi tesis etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 24 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar beklenmedik, ani sürprizler şeklinde etkilenecekler.
(Not: Bu açıyı Facebook sayfamdaki “Nisan 2017 Gökyüzü Raporundaki “Gökyüzündeki T-kare” kısmında daha detaylı olarak ve kendi bağlamı içinde ifade ettiği anlamla beraber okuyabilirsiniz)


Tablo: "Palladio's Corridor Of Dramatic Surprise", 1938, Salvador Dali

Sunday, April 9, 2017

Merkür Geri Gidiyor- 10 Nisan 2017



Merkür Geri Gidiyor- 10 Nisan 2017

Yarın iletişimin gezegeni Merkür 3 Mayıs 2017’ye kadar sürecek üç haftalık geri hareketine başlıyor. Zihnin ve haberleşmenin gezegeni, 20 Nisan’a kadar Boğa burcunda, sonrasında Koç burcunda geri gidecek.

Astrolojinin en popüler konusu Merkür retrolarıdır. Merkür geri giderken, iletişim ve ulaşım konularında aksaklıklar yaşanacağı söylenir. Okuyucu, kontrat imzalamamak, yeni bir projeye başlamamak, elektronik eşya satın almamak konusunda uyarılır.

Bunların hepsi doğru, ama bir eksiklik var. Merkür retrosuyla ilgili pek bilinmeyen, bunun size kişisel etkisinin nasıl olduğudur. Peki siz özel olarak bu retrodan nasıl etkileniyorsunuz? Bunun için doğum haritanızda şu göstergelere dikkat etmelisiniz: Natal Merkür’ün bulunduğu burç ve ev; Boğa’nın ilk 4 derecesinin ve Koç’ın son 6 derecesinin doğum haritanızda düştüğü ev ile burada bulunan gezegenler; Merkür’ün yönettiği İkizler ve Başak burçlarını içeren ev başlangıç çizgileri. Bu alanlarda yaşanabilecek kişisel iletişim problemlerine, düşüncelerle ve öğrenmeyle ilgili sıkıntılara özellikle dikkat etmelisiniz.

Merkür geri giderken iletişim konularında aksaklıklar yaşanması, yollanan mail’lerin gitmemesi, imzalanan anlaşmalarda sorun çıkması, ulaşımda problemler, elektronik eşyaların bozulması, yanlış anlaşılmalar ve gecikmeler sıkça görülen şeylerdir. Aslında bu sorunların yaşanmasının bir sebebi, Merkür’ün geri giderken bu aksaklıklar sayesinde Merküryen konuların dış dünyada, fiziki olarak cereyan etmesini engellemeye çalışmasıdır. Merkür bu geri hareketinde içe yönelmeyi, iletişimin ve zihinsel faaliyetlerin kişinin içinde yaşanmasını istiyor. Bu sebeple Merkür geri giderken meditasyon yapmak, içe dönmek, eskiden yapılmış şeyleri gözden geçirmek, değerlendirmek doğru bir hareket olacaktır. Yeni bir projeye fiziki dünyada başlamaya çalışmak Merkür’ün engellemesiyle karşılaşacağı için, eskiden başlanmış işleri tamamlamak ve retro sonrası başlayacağımız projeler için hazırlık yapmak, kaynaklarımızı düzenlemek bu retronun verimli kullanımı olacaktır. Ayrıca eskiden tanıdığımız bir insanla ya da bir olayla kapanmamış hesapları yeniden açmak, bu sefer helalleşmek ve noktalamak geri giden Merkür’e verilecek doğru cevaptır.

Barış İlhan’ın aracılığıyla Greg Bogart’ın Merkür retrosuyla ilgili “The Cycle of Mercury” makalesine referans vermek, bu sürecin analizinde aydınlatıcı olacaktır: Bogart, Merkür’ün geri hareketini şöyle kategorize ediyor. Retro başlamaya yakın, üzerinde düşünülmesi gereken bir sorun kişinin zihnini meşgul etmeye başlar. Merkür geri hareket yaptığı süreç boyunca, kişi endişeli bir halde bu sorunu çözmek için kafa yormaya, bilgi toplamaya çalışır. Burada Bogart’ın dikkat çektiği önemli husus, Merkür’ün Güneş’le kavuşumu sırasında bu soruna yeni bir çözüm bulma şansı oluşur, bilince bir ışık gelir. Bu yeni fikir üzerinde Merkür geri hareketi boyunca çalışmak, hazırlanmak ve Merkür’ün ileri harekete geçmesiyle beraber bu fikri hayata geçirmek gerekir.

Biz bu fırsatı 20 Nisan’da Merkür’ün Güneş’le kavuşumuyla deneyimleyeceğiz. O gün, şu an zihnimizi meşgul eden, bir türlü cevabını bulamadığımız probleme yenilikçi bir çözüm üretmek için doğru zaman. Merkür retrosu bitene kadar, farklı kaynaklardan bilgi toplamalı, olayları değerlendirmeli, gözden geçirmeliyiz. 20 Nisan’da parlayabilecek yenilikçi fikri ıskalamamalı; ve bu aydınlanmanın ışığında mantıklı, etraflıca düşünülmüş, organize bir plan yapmalıyız. 3 Mayıs itibariyle de bunu hayata geçirmeliyiz.

Tablo: "Pandora carried off by Mercury", XVIII. veya XIX. yüzyıl, Jean Alaux

Saturday, April 8, 2017

Venüs - Satürn Karesi | 8 Nisan 2017



Venüs - Satürn Karesi | 8 Nisan 2017

Bugün sevginin gezegeni Venüs ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında gergin bir kare açı gerçekleşecek. Bu açı sevgi paylaşımında eksikliklere işaret eder. Değersizlik hissini, ve ilişki korkusunu gösterir. Gezegenlerin bulunduğu değişken Balık ve Yay burçları, bu sevgi krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sorun sevgiyi mutlak fedakarlık olarak gören hayalperestlikle, daha sert, katı, yargılayıcı ve dogmatik geleneksellik arasında cereyan ediyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kendini sevilmeye değmeyen biri olarak görmektir. Bu aşk ve romantik ihtiyaçlar konusunda karamsarlığa ve depresyona yol açar. Satürn’ün “beceremezsin, yapamazsın” korkutmaları sevgi bağları kurmak ve kendini değerli hissetmek alanında kendini gösterir. Satürn’ün gölgesi altında Venüs bu yıldırmalar karşısında pes ederse, derin bir tatminsizliğe kapılır. Hayattan, zevklerden ve fiziki dünyada beş duyuyla algılanan nimetlerden keyif alamaz. Bu transitin tehlikesi, korkulardan dolayı köşeye çekilip hayattan kaçmak, her türlü içten duyguyu bastırmak, sevgiyi ekarte ederek robotlaşmaktır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap kriz durumunda mevcut sevgi paylaşım modelinin gerçekliğiyle yüzleşmektir. Yaşanan engellemelerin, kısıtlamaların sebebi kişiyi sevgi alışverişinde hesaplaşılmamış sorunlarla yüz yüze getirmektir. Satürn Venüs’e dinamik bir kare açı yaparak, kişiyi kendini değerli hissetme yöntemleri konusunda yeniden yapılandırmaya davet eder. Bu transit altında, zorlayıcı bir çöküş neticesinde, sıfırdan disiplinle ve sabırla değer kavramını inşa etmek gerekir. Bu uzun soluklu, metodik, sistemli, planlı bir çalışma gerektirir. Neticede, azim ve gayret ile kişi sevgi fonksiyonunu ve değer anlayışını somutlaştırır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevgi ve değer konusunda gerçekçi olmayan varsayımlarınızla yüzleşmeli ve bu doğrultuda sorumluluk almalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 27 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar krizli ve ikili zıtlaşmalı bir şekilde etkilenecekler.

Tablo: "Never Morning Wore to Evening but Some Heart Did Break", 1894, Walter Langley

Friday, April 7, 2017

Güneş Plüto Karesi – 9 Nisan 2017



Güneş Plüto Karesi – 9 Nisan 2017

(Not: Yazıyı yazma ve görseli seçme tarihim, 3 Nisan Pazartesidir)

Pazar benliğin ışığı Güneş ile ölümün gezegeni Plüto arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı kimlik seviyesinde bir imtihanı gösterir. Kendini bilmeyenlerin veya isteklerini tanımayanların krizler ve kayıplar vasıtasıyla mecburi dönüşümlerine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Koç ve Oğlak burçları, kimlik krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu gerginlik bencil istekler, ve dayatmacı benlik ile yapıları dönüştüren bir itibar hırsı arasında cereyan ediyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri derinlerdeki öz benlik ile teması yitirmektir. Yunus Emre’nin dizelerindeki gibi “ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.” En içerdeki hakikat ile bağlantıyı yitirenin onu dışarıda bir yerde bulmasına imkan yoktur. İşte her Plüto transitinde olduğu gibi, bu transitte de Plüto kişiyi varoluşunun anlamını sorgulamaya çağırır. Güneş ile kare açısı, sorgulamanın benlik boyutunda bir kriz şeklinde cereyan ettiğini gösterir. Benliği ile teması yitiren kişi, Plüto açısı altında bu eksikliğini suni bir “kontrolcülük” ile ve manipülasyon ile ikame etmeye çalışır. Ancak etrafındaki kişiler ve olaylar üzerinde mutlak kontrol hissine sahip olmak onu fani varoluşunun anlamsızlığı düşüncesinden uzaklaştırabilir. Böylece, güç hırsı, saplantılar, takıntılar ve bencillik egoyu ele geçirir. Bu açının olumsuz kullanımı, “kontrol” ve güç hissi için gaddarlığa hatta muhattabını yok etmeye meyletmektir. Bu etki altında iktidar savaşları beraberinde güç ve acizlik deneyimleri görülür.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap Plüto’nun kimlik seviyesindeki anlamlılık sorgulamasına dürüst cevap vermektir. Kim olduğunla ve ne istediğinle tamamen dürüstçe yüzleşmektir. Böylece, hayatta artık anlamını yitirmiş modellerde kökten değişimler yapmaya başlanır. Benlikle örtüşmeyen, yaşam enerjisini geriye çeken tüm köhneleşmiş yapılar kontrollü bir ölüme tabi tutulur. Bu yaratıcı yıkım ile kişi yeniden çok daha saf ve mütekamil bir şekilde doğar. Bu transitin bir başka verimli kullanımı, Plütonik arındırma fonksiyonlarını benliğe uygulamaktır. Psikanalitik yöntemlerle, kimliğin derinliklerindeki şartlanmalardan ve tabulardan oluşan karanlık materyale ulaşmak, ve bu açmazları arındırıp benliğe tekrar entegre etmek çok daha bütünleşmiş bir varoluşa doğru giden ilk adımdır. Böyle bir evrim için kişi benlik seviyesinde “hiç olmayı” ve öldürülmeyi göze almak zorundadır. Yani, bu açıya verilecek sağlıklı yanıt, kendini bir başkasına açabilmeye cesaret etmektir. Kendini silkeleyecek kişiler ve koşullara gönüllü yaklaşmak, bu krizlerden dönüşerek ve yücelerek çıkmak kişiye tekamül olanağı sunar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benlik görünümündeki sahte savunma mekanizmalarını öldürmeli; gerçek saf benlik bilince kazılar yapmak için istekli olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 19 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sürtüşmeli güç savaşları ve zorlayıcı takıntılar şeklinde etkilenecekler.
(Not: Bu açıyı Facebook sayfamdaki “Nisan 2017 Gökyüzü Raporundaki “Gökyüzündeki T-kare” kısmında daha detaylı olarak ve kendi bağlamı içinde ifade ettiği anlamla beraber okuyabilirsiniz)
Tablo: "Ixion précipité dans les Enfers", 1876, Jules-Élie Delaunay

Güneş Jüpiter Karşıtı – 8 Nisan 2017


Güneş Jüpiter Karşıtı – 8 Nisan 2017

(Not: Yazıyı yazma ve görseli seçme tarihim, 3 Nisan Pazartesidir)

Yarın bilincin ışığı Güneş ile genişlemenin gezegeni Jüpiter arasında meydan okuyucu bir karşıt açı var. Bu açı aşırı özgüven kaynaklı münakaşalara işaret eder. İkili zıtlaşmalarda rakibi küçük görme, kibir ve ukalalık gölgelerini barındırır. Sağlıksız büyümeye yol açan istekler görülür. Gezegenlerin bulunduğu öncü Koç ve Terazi burçları, bu abartılı rekabetin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu karşıtlık, “ben-biz”, “bireylik-ve-çift olma” ekseninde cereyan ediyor. Bencil, düşüncesiz ve dürtüsel istekler barış içinde genişlemeyi, diplomasi ve ahenk potansiyelini baltalıyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kendini büyük görmektir. Jüpiter, aşırı iyimserlik bahşederek kişiyi “ben asla yenilmem” duygusuyla doldurur. Bu megalomaniyle ve aşırı özgüvenle, kişi rakibi küçük görür ve normalde kazanabileceği savaşları bile kaybeder. “Kendini dev aynasında görme” hali, kişiyi altından kalkabileceğinden fazla genişlemeye ve yayılmaya sevkeder. Neticede olan sadece mantıksızca saçılmak ve enerjiyi dağıtmaktır. Bu sağlıksız genişleme, Jüpiter’in lüks kanalıyla kendini tatmininde savurganlık, israf, abartılı harcamalar ve maddi kaynakları çarçur etme şeklinde görülür. Güneş’le karşıt konumdaki Jüpiter ikili ilişkilerde kibir kaynaklı sorunların yaşanabileceğini gösterir. Bu transitin verimsiz kullanımı, her şeyi bildiğini sanmak ve partnere/muhattaba vaaz vermek, onu yargılamaktır. Gerçek şu ki, bu kendi verdiği vaaza uymayan bir vaizin durumudur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, bu transitin kriz içerse de mükemmel bir ürün verme anı olduğunu idrak etmektir. Uzun süre önce tohumu atılmış bir projenin meyvesini vermek için bir sonuç alma zamanıdır. Bunu gerçekleştirmek için, karşıt açının barındırdığı “iki kişilik” oluşumun farkında olmak gerekir. Güneş-Jüpiter enerjisinin doğru kullanımı, birlikte büyümek perspektifini geliştirmek ve ortak çaba harcamaktır. Ortak potansiyeller keşfedilip beraberce yeni arenalardaki fırsatlar değerlendirilmelidir. O zaman müşterek bir istikbal beraberce inşa edilebilir ve çift mahsul elde eder. Burada bir kez daha bu zorlu açının ikili ilişkilerde kabalık, kendini haklı görme ve karşındakinin ihtiyaçlarını görmeme tehlikelerine karşı teyakkuzda olmak gerekir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, karşıdaki bireyin de kendi istekleri ve ihtiyaçları olduğunu fark edip, eşit ve ortaklaşa bir gelecek için potansiyellerinizi gerçekleştirmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 18 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert, sürtüşmeli ve ikili meydan okumalar şeklinde etkilenecekler.
(Not: Bu açıyı Facebook sayfamdaki “Nisan 2017 Gökyüzü Raporundaki “Gökyüzündeki T-kare” kısmında daha detaylı olarak ve kendi bağlamı içinde ifade ettiği anlamla beraber okuyabilirsiniz)

Tablo: “La Rixe (The Brawl)”, 1855, Jean Louis Ernest Meissonier

Thursday, April 6, 2017

T-Kare aktive oldu, ABD Suriye'yi vurdu!

Nisan 2017 Gökyüzü Raporumda, 8-9 Nisan civarında T-karenin aktivasyonuyla güç savaşları ve beklenmedik patlamalar yaşanacağını yazmıştım.



Cumartesi günü exact hale gelecek Güneş-Jüpiter karşıtı ve Pazar exact hale gelecek Güneş-Plüto karesi aktif hale gelmiş görünüyor. Nisan 2017 Gökyüzü Raporumda maalesef bu 2 gün çevresinde böyle çatışmaların yaşanacağını, "güç savaşları, gaddarlık, patlayıcı olaylar ve hayatta kalma savaşları," göreceğimizi, "şoke edici, ani patlayıcı etkilerle bu konuyu (T-kare) gündeme taşıyacak beklenmedik bir anda değişen, istikrarsız olayların" meydana geleceğini yazmıştım. Başta St Petersburg patlaması, devamında İdlib'de yapılan kimyasal saldırı ve şimdi en büyük haliyle ABD'nin Suriye'yi vurması, Gökyüzündeki T-karenin yansımaları. Malesef 11 Nisan'daki Dolunayın ve 14 Nisan'da exact hale gelecek Güneş-Uranüs kavuşumunun T-kareyi tekrar aktive edecek olmaları, bu savaşçı, patlayıcı, beklenmedik etkilerin devam edeceğini gösteriyor.

(Not: detaylı bilgi için Nisan 2017 Gökyüzü Raporundaki T-kare kısmını ve 11 Nisan Terazi burcunda Dolunay yazılarımı okuyun)


‪Pazar yazdığım Nisan 2017 Gökyüzü Raporu: https://www.facebook.com/notes/efe-erten/nisan-2017-gökyüzü-raporu/1407634709309412/

‪Pazartesi yazdığım Dolunay yazısı: http://ilminucum.blogspot.com.tr/2017/04/terazi-burcunda-dolunay-11-nisan-2017.html?m=1‬

Wednesday, April 5, 2017

Mars Plüto Üçgeni – 6 Nisan 2017


Mars Plüto Üçgeni – 6 Nisan 2017

Bugün savaşın gezegeni Mars ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında çok şanslı bir üçgen açı var. Bu açı dönüşüm için enerjinin çok yüksek olduğunu gösterir. Cesur adımlarla yenilenme ve iyileşme iradesine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu toprak burçları Boğa ve Oğlak, bu dönüşüm şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu metamorfoz için sabırlı, çalışkan, gerçekçi, sorumlu ve somut adımlarla eskiyi bırakmak ve yeniyi sağlam bir şekilde doğurma gayreti göstermek gerekli.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır.  Plüto-Mars ikilisi inanılmaz bir karizma bahşedeceğinden, bu etki altında başkaları üzerinde iktidar kurmak, onları bencil istekler için kontrol ve manipüle etmek, zor kullanmak ve gaddarlık tehlikesi söz konusudur. Böyle ego-merkezli hareketler, Plüto’nun transformatif etkisini heba etmek olacaktır. Halbuki bu transit altında benliği aşan misyonlar için bu nükleer güç seferber edilebilir ve kişi etrafını olumlu yönde dönüştürebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliği ve çevreyi dönüştürmek için harekete geçmektir. Bu açı altında, kişi asla tükenmek bilmeyen bir enerjiyle dolar. Asla yorulmaz, azimle büyük çaba ve gayret gösterebilir. Başarı dürtüsü benliğin derinliğinde büyük şiddetle hissedilir. Bu sebeple irade gücünün çok yüksek olduğu bu transit altında uzun-vadeli hedef koymak ve bunun için gayret etmeye başlamak çok verimlidir. Mars tarafından ateşlenmiş Plütonik enerji aynı zamanda, büyük bir rejenerasyon(yenilenme, iyileşme) gücü bahşeder. Bu etkinin olumlu kullanımı geridönüşüm, arındırma, tamir etme, bozuk olanı iyileştirip tekrar kazandırma faaliyetleriyle meşgul olmaktır. Mars-Plüton ayrıca çok yüksek cinsel enerjiye ve fiziksel güce işaret eder. Adele gücü gerektiren işlerle uğraşmak, spor yapmak ve kas geliştirmek için motivasyon ve enerji sunar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, hayatınızda gerekli olduğunu hissettiğiniz dönüşüm için adım atmaya başlamalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 19 derece toprak burçlarında (Boğa, Başak ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar olumlu, engellenmeyen bir enerji akışı şeklinde etkilenecekler.

Tablo: “Mars”, 1907, Hans Thoma

Monday, April 3, 2017

Terazi Burcunda Dolunay - 11 Nisan 2017

Terazi Burcunda Dolunay - 11 Nisan 2017




11 Nisan Salı saat 09:08’te Terazi burcunun 21 derecesinde bir Dolunay meydana gelecek. Dolunayın ana teması dengeyi bozan şoke edici, ani, beklenmedik olaylar.

Bu Dolunayı önemki kılan, Güneş ve Ay ikilisinin sona ermeden önce gökyüzündeki T-kareyi son kez aktive etmesi. Plüto, Uranüs ve Jüpiter arasındaki T-karenin detaylı anlamını Facebook sayfamdaki Nisan 2017 Gökyüzü Raporundaki “Gökyüzündeki T-kare” kısmından okuyabilirsiniz. Bu Dolunay, Güneş’in Uranüs’le, Ay’ın da Jüpiter’le kavuşum yapmasıyla ortak olarak fokal noktadaki Plüto’ya kare yapıyor, ve T-karenin içerdiği tüm anlamları dinamik ve patlayıcı bir şekilde günümüze taşıyor. 

Kısaca özetlemek gerekirse, Gökyüzünde Güneş/Uranüs- Plüton –Ay/Jüpiter arasındaki öncü büyük kare, çok zorlayıcı ve baş edilmesi güç stresli koşullara işaret eder. Sürtüşme, çatışma ve baskı çok yüksektir. Büyük kareyi oluşturan iki karşıt açı farkındalığın artacağını gösteriyor. Büyük karenin öncü burçlarda yaşanması muazzam bir başlatma enerjisi barındırırken, beraberinde plansızlığı ve dayatmacılığı, düşüncesizliği ve kötü zamanlamayı da getirir. Kişi mutlak başarma hırsıyla savaşa kalkışıp düzeni bozabilir. Elbette bu dürtüsellik ikili meydan okumalarla imtihana tutulacak.  Büyük Öncü Kare etkisinde başarılı sonuca ulaşmak için mutlaka diğerlerinin uyarıları ciddiye alınmalıdır. Burada öğrenilmesi gereken sabır, iyi planlama ve makul bir mücadele vermektir.

Bu Dolunayın meydana geldiği Terazi-Koç aksı, gökyüzündeki gerilim ekseninin “ben-biz”, “bireylik-çift olma” ve “savaş-barış” arasında cereyan ettiğini gösterir. Bir taraftan ben-merkezli, savaşçı ve düşüncesiz istekler şoke edici ve öngörülemez bir şekilde kendini ortaya koyarken diğer tarafta daha diplomatik, eşitlik temelli bir beraberlik potansiyeli genişlemek istiyor. Özgürlük ve genişleme arasında bir zıtlaşma yaşanıyor. Bu eksende isyan büyümeyi engelliyor, aşırı tuhaf hareketler yüzünden sağlıksız büyüme gözlemleniyor. Savaşçı, düşüncesiz, öfkeli ve agresif bireysel başkaldırı ile daha diplomatik, uyum isteyen bir inanç, özgüven modeli birbiriyle çatışıyor. Bu eksenin tam merceğindeyse üzerinde durduğumuz yapıyı tamamen dönüştürme iddasında Plüto, nükleer gücünü üzerimize uyguluır. Bu iki ana gerilim unsurunu beraberce okuduğumuzda benliğimiz, duygularımız, bağımsızlığımız ve büyümemiz arasında hepsinin dahil olduğu büyük bir kriz söz konusu; ve bu kriz harekete geçmeyi, karar almayı mecburi kılıyor.

Uranüs’ün merkezi konumu ani, sürpriz gelişmeler, beklenmedik patlayıcı olaylara, kazalara, isyankar ve kaotik gelişmelere işaret ediyor. Fokal konumda Oğlaktaki Plüton sınırları değiştiren, eski sistemleri yıkan güç savaşlarını ve gaddarca yöntemleri gündeme taşıyor.  Plüto atomik enerjisi neticesinde, hem kayıpları, ve bitişleri; hem de bir dönüşümü ve yeni bir şeyin doğacağını gösteriyor. Jüpiter’in sert açıları tüm bu çatışmaları sağlıksız büyütürken, kibiri, hukuki ve dini ihtilafları, fanatik-dogmatik güç savaşlarını ön plana çıkarıyor. Bütünsel olarak okuduğumuzda, dünya çapında yeni bir düzenin inşa edildiğini ve bu sürecin bir parçası olarak sert, beklenmedik patlayıcı olayların bu Dolunayda bir ürün vereceğini görüyoruz.

Bu dolunayı daha iyi anlamak için, geçtiğimiz yıl meydana gelen ve benzer özellikler taşıyan Dolunaylara bir göz atalım. Uranüs’le kavuşum, karşıt ve kare yapan dolunaylarda, 20 Temmuz Oğlak burcunda Dolunaydan hemen önce hain darbe kalkışması (15 Temmuz) gerçekleşmişti ve dolunay günü ilk kez OHAL ilan edildi, 16 Ekim Koç burcunda Dolunaydan hemen önce Bahçeli Salı grup toplantısında (11 Ekim) ilk kez Başkanlık Sistemini referanduma taşıma kararını açıkladı, 12 Ocak Yengeç burcunda Dolunaydan hemen önce mecliste Başkanlık Anayasası teklifi maddeleri oylanmak üzere kabul edildi (10 Ocak)  ve şimdi 11 Nisan Terazi burcunda Dolunaydan 5 gün sonra Başkanlık Sistemi Anayasa değişikliği referandumunu gerçekleştiriyoruz. Bu dolunayların özellikle son ikisi Plüto ve T-kare ile de temas kurarak, sistem değişikliği, yapıların dönüştürülmesi ve yeni bir dünya düzeni kurulması enerjisini içinde barındırıyor. Bu T-kare kapanmadan önceki son Dolunayın meydana gelmesi, bu dolunayla artık son meyvenin verileceğine işaret ediyor.

Dolunay, Türkiye Cumhuriyeti’nin haritasında 5./11.evlerdede natal Merkür/Satürn ikilisine kavuşum/karşıt açı gerçekleşririyor. Bu Dolunayın en çok Meclis (11.ev) ve gençler (5.ev) üzerinde bir etki bırakacağını, bu konularda bir ürün vereceğini gösteriyor.

Ayrıca, Dolunayın  ve T-karenin Türkiye’nin natal Merkür ve Satürn’üyle yaptığı sert kontak, bu ikilinin işaret ettiği konulara T-karenin ani, beklenmedik, abartılı, sert ve dönüştürücü etkisini taşıyor. Merkür, medyayı, basını, iletişimi, ulaşımı, elçileri gösterirken, Türkiye’nin haritasında 12. ve 4.evleri yönettiğinden, hapishaneler, casuslar, suçlular, gizli düşmanlar, hastaneler, yardıma muhtaçlar, gizli dini cemaatlerle ve toprakla, ziraatle, madenlerle, halkla, muhalefet partileriyle, demokrasiyle ilgili. Dolunay ve T-kare bu konularda zorlayıcı ani gelişmelere işaret ediyor. Satürn ise, yaşlıları ve ölümü, madenleri, milli yası, üzüntüyü ve salgın hastalıkları gösterirken, Türkiye’nin haritasında  ayrıca 7., 8., ve 9. evleri yönettiğinden, uluslararası ilişkiler, dost ve düşman ülkeler; ölüm oranı, yabancı ülkelerle parasal ilişkiler ve lojistik, din, yargı, üniversite ve bilimle ilglilidir. Dolunay ve T-karenin sert teması, bu konularda şoke edici sonuçlar alınacağına işaret ediyor


Dolunaydan, Doğum Haritasında 16-26 derece arası öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi, Oğlak) gezenleri ve hassas noktaları olanlar çok şiddetli ve sert bir etki alacak.

Venüs Balıkta - 3 Nisan 2017



Venüs Balıkta - 3 Nisan 2017

Pazartesi itibariyle, sevginin gezegeni Venüs Balık burcuna giriyor.  Venüs Balıkta ilişki kurma şeklinin fedakarlık üzerine kurulu olduğuna işaret eder. Sevgi paylaşımında merhamet, şefkat, empati ve özveri yüksektir. Kişi tüm varoluşu sevmeye, hayırsever faaliyetlere ve muhtaçlara yardıma yönelir. Değer yargılarında idealizm, hayallerine kendini adama ve kabullenicilik görülür.

Balık, Venüs’ün yüceldiği burçtur. Sevginin gezegeni burada özellikle güçlüdür. Balığın astrolojik sembolü bile Venüs hakkında Yunan mitolojisinden bir öyküye dayanır. Balığın glifi (♓), ortadan bir kordonla birbirine bağlı iki hilal; dev canavar Typhon’dan kaçan Venüs ve oğlu Cupid’in birer balık formuna girip nehre atlamalarının resmidir. Birbirlerinden kopmamaları için bu iki balık arasında bir bağ vardır. Astrolojide de, Venüs’ün işaret ettiği sevme, sevgi paylaşma konusu kendisini en çok Balığın belirttiği fedakarlık, kabullenicilik, merhamet, benliği aşma süreçlerinde rahat hisseder, yücelir.

Gökyüzündeki Venüs hızı nedeniyle, hayat hikayemizde büyük iz bırakan uzun vadeli temalar yaratamaz. Ancak hâlihazırda gündemde olan temaları tetikleme gücüne sahiptir. Doğum Haritamıza etkisi, sevgi paylaşımımızı tetiklemek, romantik fırsatlar sunmak, bizi destekleyen yeni ittifaklar kurmamıza ön ayak olmak ve sağlıklı dinlenme, enerji depolama periyodları yaratmaktır. Venüs’ün sert açılarla haritamızı etkilemesi durumunda iştahın sağlıksız artışı, güzellik ve cazibenin çıkar için süistimal edilmesi, aşırı tembellik ve lüks düşkünlüğü görülebilir.

Balıktaki Venüs bu sevgi paylaşımı ve enerji toplama sürecinde, ilişkilerde fedakarlığın ön planda olduğunu gösterir. Sevgi paylaşımında, karşıdakini mutlu etmek üzerinden bir haz alınır. Bu transitin etkisi altında partnere duyulan sevgiyle, ilahi sevgi arasındaki çizgi belirsizleşir. Kişi karşısındakini severken, tüm varoluşu da sever. Sebepsizce, tüm yaratılanlara ve muhtaçlara yardım etmek, hayırseverlik faaliyetlerine kendine adamak görülür.

Gökyüzünde Venüs Balıktaki seyrini izlerken,duyarlılık artar, madde ötesindekini algılayış gelişir. Bu sebeple sanatsal ilhamlar bu dönemde çok yüksektir. Hayal gücü kuvvetlenir. Şiir, sinema, fotoğraf gibi fantezinin ve ilüzyonun ön plana çıktığı sanatlarda yaratıcı enerji kanalize edilmelidir. Bilinçdışından gelen vizyonlara ve rüyalara özellikle dikkat edilmelidir. Duyulan sesler, çağrılar, içgörüler büyük önem arz eder.  Ayrıca bu dönemde spiritüalizme ve mistik konulara çok daha fazla yönelme istediği duyulacaktır. Bu süreçte bu alanlarda meditasyon, arınma ve kişisel gelişim faaliyetleri her zamankinden daha verimli olacaktır.

Venüs’ün Balıktaki yolculuğuna verilebilecek yanlış tepki, aşkı fazla idealize etmek olacaktır. “Ruh eşi” arayışı, hayallerdeki mükemmel birlikteliğin özlemini duymak ve zihinde oluşturulan ideal eş hayalini partnere yapıştırmak, gerçekler bu hayali çatırdattığında hüsranla sonuçlanacaktır. Balık Venüs’ünün olumsuz kullanımı, aşkı, sevgiyi gerçeklikten kopuk bir şekilde tahayyül etmektir. Kişi bu etki altında bir ilişkinin gerektirdiği gerçek sorumluluklardan, karşılıklı yükümlülüklerden, ilişkinin hoş olmayan günlük sıkıcı detaylarından kaçmak ister. Bu sebeple platonik aşkları bir kaçış olarak kullanabilir. Ayrıca hayallerdeki mükemmel aşkın özlemini duyup; ancak bunun için hiçbir emek sarf etmemek ve neticede kendine acımak Balıktaki Venüs’ün gölgesidir. Halihazırdaki ilişkilerde ise ya her şeyini feda eden bir kurtarıcı, ya da fedakarlığının karşılığını alamayan bir kurban rolüne girme riski vardır. Bu dönemde gizli aşklar, aldatmalar sıklaşabilir.

Balıktaki yolculuğunda Venüs sadece ilişkiler konusunda değil, öz değer alanında da tesir altında kalma tehlikesine işaret eder. Özdeğerde bir belirsizlik, değer yargısının bulanması söz konusudur. Kişi bu etki altında yüksek kafa karışıklığı yaşar, şeyleri ayırt edemez. Hayalperest beklentileri ve özlemleri peşinde çok hassaslaşabilir, kırılganlaşabilir. Kendi değerini zedeleyecek aldatma, aldatılma deneyimleri yaşayabilir. Balıktaki Venüs bireyi gerçek hayattaki mücadeleden vazgeçirme riskine sahiptir: Kişiyi uyuşukluğa, tembelliğe iter. Ayrıca alkol, uyuşturucu ve bunun gibi kişi gerçeklik algısından koparan tüm alışkanlıklar bu dönemde çok daha cezbedici gelebilir.

Balıkta hareket eden Venüs’e verilebilecek sağlıklı cevap, ilişkide doğru dozda bir kabulleniciliği deneyimlemektir. Bu karşılıklı sevgi alışverişinde anlayışı, merhameti ve empatiyi tesis etmeyi gerektirir.  Ayrıca Balık sürecindeki Venüs, egonun sınırlarını kararında bir oranda eritmeyi gerektirir. Balıktaki Venüs‘ten psikolojik gelişiminiz için en iyi şekilde istifade etmek istiyorsanız egoyu aşmak için çaba göstermelisiniz. Buradaki imtihan “ben”i aşıp, “bir”de kaybolmaktır. Bir oranda kaosu sevmeyi, “büyük plana” güvenip akışa bırakmayı gerektirir. Balık burcunda hareket eden Venüs’ün güçlendirdiği sezgilerinize ve iç sesinize güvenmeli, işlerin bir şekilde yoluna gireceğine dair güçlü bir inanç geliştirmelisiniz. İşte o zaman yarın kaygısı bitecek, yerini oluşu kabulleniş ve anı tatma alacak.

Bu süreçten, Balık burcunun sizin doğum haritanızda düştüğü evin işaret ettiği yaşam alanlarında etkileneceksiniz. Bu transitin kişisel etkisini değerlendirirken, doğum haritanızdaki Natal Venüs’ün bulunduğu burcu ve evi; Venüs’ün yönettiği Boğa ve Terazi burçlarının kestiği ev başlangıç çizgilerini dikkate almalısınız.

Tablo: "The Birth of Venus", 1879, William-Adolphe Bouguereau

Sunday, April 2, 2017

Nisan 2017 Gökyüzü Raporu

Nisan 2017 Gökyüzü Raporu



Bütünsel Analiz
-       Nisan ayı 14 Nisan öncesi ve sonrası diye ikiye bölünmüş görünüyor:
-       14 Nisan öncesi zorlayıcı etkiler baskınken, sonrasında belirgin bir rahatlama var.
-       Venüs retrosu 15 Nisan’da bitiyor.
-       Gökyüzündeki Jüpiter-Uranüs-Plüto T-karesi nihayet 12 Nisan’da son buluyor
-       Bu T-kare 14 Nisan’a kadar 3 kez Güneş tarafından sert bir şekilde aktive ediliyor.
-       14 Nisan sonrası ay boyunca kayda değer zorlayıcı bir açı yok
-       Ay boyunca Jüpiter-Plüto karesi aktif
-       Ay boyunca Satürn-Uranüs üçgeni aktif
-       Satürn, Merkür ve Plüto geri harekete geçiyor
-       Merkür, Venüs, Güneş ve Mars burç değiştiriyor
Nisan Ayının Ana Teması

Gökyüzündeki Jüpiter-Uranüs-Plüto T-karesi 12 Nisan’da son buluyor

            Bu açı kalıbı Kasım sonu başladı, ve 12 Nisan’da nihayet sona erecek. Bu zorlayıcı etkiyi özetleyecek olursak: Bu dinamizmi yüksek, belirsiz, kararsız ve dengesiz bir enerjidir. Ana çelişki eksenini isyan (Uranüs) ve sağlıksız büyüme (Jüpiter) teşkil eder.  Koç ve Terazi aksında yaşanması, “ben-biz”, “bireylik-çift olma”, “savaş-barış”, “saldırganlık-diplomasi”, “vahşilik-uyum” kutuplarına işaret eder.  Bu etki altında egoist isteklerin ve ortaklık bilincinin uzlaştırılamaması sağlıksız büyüme krizlerine yol açar. Bu niteliklerdeki karşıtlık sürecinde aşırı özgüveninin (Jüpiter) getirdiği ani kazalar, beklenmedik olaylar (Uranüs) gözlemlenebilir. Uranüs-Jüpiter gerginliği dini felsefi ihtilafları ön plana çıkarır.  Bu gergin enerji davranışlarda tuhaflık, kibir, ukalalık olarak tezahür eder. Aşırı özgüven büyük resmi görmeyi engeller. Bu oluşum altında düzen bozucu girişimler genişlemeye ket vurur. 8 Nisan’da Jüpiter’e karşıt açı, 9 Nisan’da da Plüto’ya kare açı yapan Güneş, bu konuları ikili zıtlaşmalar ve krizler şeklinde tetikleyecek. Bu iki gün çevresinde, kibir, abartı, sağlıksız genişleme, hukuki ve dini çatışmalar, güç savaşları, gaddarlık, patlayıcı olaylar ve hayatta kalma savaşları gözlemlenebilir. Hemen devamında Güneş’in 14 Nisan’da Uranüs’le kavuşumu, şoke edici, ani patlayıcı etkilerle bu konuyu gündeme taşıyacak. Beklenmedik bir anda değişen, istikrarsız olaylar gelişebilir. İsyankar eğilimler görülebilir.

Bir açıyı incelerken, gezegen ikilisinin kavuşum-ilk kare-karşıt ve son kare yaptığı tarihlere bakmak, döngü hakkında bilgi verir. Bu tarihlerin çevresindeki +/-5 gün, döngünün sert etkilerle gündeme geldiği anlardır. Güneş’in Uranüs’le bu açısını, geçtiğimiz bir yılın bağlamında değerlendirirsek, ülkemize etkisi aydınlatıcı olacaktır. Güneş-Uranüs’le 15 Temmuz gecesi sabaha karşı 04:00’te, hain darbe kalkışması yaşanırken kare açı meydana getirmişti. 15 Ekim’de karşıt açı yaptığı sırada, Bahçeli grup toplantısında (11 Ekim) ilk defa başkanlık sistemini gündeme getirdi.10 Ocak’ta tekrar kare açı meydana getirdiğinde, Başkanlık Anayasa değişikliği mecliste kabul edildi. Şimdi 14 Nisan’da yaşanan kavuşum bu döngünün kapanıp, yeni bir döngünün başlamasına işaret ediyor ve biz bu açı aktifken bir referanduma gidiyoruz.

            Bu açı kalıbında fokal konumdaki Plüton, kişinin kendisini çok fazla zorlamasına yol açıyor. Her şeyi birden başarmak isteyen bireyi çok sayıda krizle başbaşa bırakıyor.  Sabırsızlık, plansızlık, dayatmacılık, ve düşüncesizlik sorunlar yaratıyor. Oğlaktaki Plüton bu fokal özelliğiyle içinden geçtiğimiz dönemde sınırların değişeceğine işaret ediyor. Dünya çapında iktidar yapıları gaddarca kullanılabilir. Baskı ve hiyerarşik yapıyla kontrol tesis edilmeye çalışılabilir. Plüton Oğlakta, T-karenin odağında statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı getirir. En tepeye çıkmak için Makyevalist yöntemleri seferber eder. Plüto’nun Oğlaktaki cilvesi, kişiyi tam kazandığını zannettiği yerde büyük bir yenilgiyle başbaşa bırakmasıdır. İçinde bulduğumuz bu Oğlak Plüton yıllarında, miadını doldurmuş yapıların yok olduğu görülür. Böylece eskinin enkazından yeni yapılar inşa edilir. Adeta yeni bir dünya düzeni kurulur: Yönetim biçimleri dönüşür. Bazı ülkeler, ve siyasi yapılar yıkılır.

Uranüs-Jüpiter gerginliği Plüton lehine arkaya itilirken, Plüto’nun tek tek bu ikiliyle yaptığı kareler vitrine yerleşir. Ön plana güç savaşları, fanatizm, dogmatizm, kontrolcülük ve manipülasyon yerleşir. Aynı anda dünya sahnesinde kaosu, kalabalıklarda patlamaları, özgürlüklerin sınırlandırılmasını ve ani yıkımları izleriz.
Ay boyunca Jüpiter-Plüto karesi aktif. Bu, aslında 14 Nisan itibariyle T-karenin etkisi bitecek olsa da, Jüpiter-Plüto’nun işaret ettiği güç savaşlarının, kibirin, fanatizmin bir süre daha hüküm süreceğini gösteriyor. Ay boyunca Satürn-Uranüs üçgeninin aktif olması, hala çıkış yolunun eskiyle yeniyi barıştırmakta ve ölçülü bir özgürlük arayışında yattığını gösteriyor. Kuralları isyankar bir şekilde yıkmadan, daha makul bir revizyon anlayışıyla bağımsızlığı yapılandırmak mümkün. Sabır ve disiplin özgürlüğün inşasında anahtar rolde.
14 Nisan’dan sonra hem bu T-karenin artık sona erecek olması, hem de Venüs’ün doğru hareketine başlaması gözle görülür bir rahatlama hissedileceğini gösteriyor. Geçtiğimiz üç ayın biriktirdiği gerginlikler bir şekilde 14 Nisan’ın etrafındaki +/- 5 günde Güneş/Uranüs kavuşumunun temsil ettiği beklenmedik, öngörülemez patlayıcı ve özgürleştirici enerjiyle son bulacak gibi görülüyor. Devamında daha sakin, ekonomik faaliyetlerine yoğunlaşmış  bir resim söz konusu.
Retrolar

15 Nisan Venüs retrosu bitiyor

            Geçtiğimiz ay boyunca maddi açıdan aksaklıklara, engellere ve yoksunluğa sebep olmuş olan bu zorlayıcı etki nihayet 15 Nisan’da son buluyor. 15 Nisan’a kadar finansal konularda harekete geçmemek, bunun yerine 15 Nisan sonrası için mali hazırlık yapmak çok daha akılcı olacaktır. Ay ortası itibariyle kazanç, gelir, kaynak alanlarında belirgin bir düzelme gözlemlenecek. 15 Nisan sonrası, yatırım yapmak ve parasal projelere başlamak için doğru zaman. Aynı şekilde ikili ilişkiler ve sevgi paylaşımı konusu geçtiğimiz bir aydır zorlu bir imtihandan geçiyordu. Ay ortasına kadar hala sevgiyi sessizlikte, yalnızlıkta ve benliğin içinde bilinçte aramak daha sağlıklı bir faaliyet olacaktır. 15 Nisan’dan sonra fiziki dünyada sevgi için harekete geçmek, ilişkide taahhüt altına girmek ve güzellik/sanat konusunda girişimler yapmak için çok daha elverişli bir dönem başlıyor.

6 Nisan Satürn geri hareketine başlıyor

            Satürn her yılın dört buçuk ayını geri harekette geçirir. Bu sebeple bu retroyu, hızlı gezegenlerin (Merkür, Venüs, Mars) retro hareketlerindeki yoğunluk yerine, daha ince bir enerji daralması şeklinde tahayyül edebiliriz. Satürn, 6 Nisan – 25 Ağustos süresince geri gidecek. Bu dönemde Satürn’ün ifade ettiği sağlam yapılar inşa etmek, sorumluluk almak, disiplin konularında aksaklıklar ve engellenmeler gözlemlenir. Satürn’ün gölgelerine düşme riski bu etki altında daha yüksektir: otorite figürleriyle sorunlar, baskı altında ezilme, kendini baskılama ve depresyon tecrübe edilir. Satürn’ün geri hareketi boyunca bir yalnızlık hissi hakim olur. “Becerememe, başaramama” gibi korkular bu süreçte artabilir. Bu dönemde, Satürn fonksiyonları içsel olarak tesis edilmelidir: Yani iç sesini dinleyerek karamsarlığı, korkuyu bertaraf etmek, “kazanamam, yapamam” endişesini yenmek gerekir. İçsel bir değerlendirme ve gözlem neticesinde, sorumluluk ve gerçekçilik fonksiyonu yapılandırılmalıdır. Gerçek, somut olaylarla yüzleşilmeli, öz-disiplin, sabır ve pratik stratejiler geliştirilmelidir. Retro sonrası fiziki hayatta tek başına uygulanacak sağlam, somut bir yapı inşa etme yöntemleri için hazırlık yapılmalıdır.

10 Nisan Merkür retrosu başlıyor

Astrolojinin en popüler konusu Merkür retrosu, temel olarak üç hafta boyunca, iletişim konularında aksaklıklara işaret eder: Yollanan mail’lerin gitmemesi, imzalanan anlaşmalarda sorun çıkması, ulaşımda problemler, elektronik eşyaların bozulması, yanlış anlaşılmalar ve gecikmeler gözlemlenir. Aslında bu aksaklıkların sebebi Merkür’ün bu geri hareketinde içe yönelmeyi, iletişimin ve zihinsel faaliyetlerin kişinin içinde yaşanmasını talep etmesidir. Bu sebeple Merkür geri giderken meditasyon yapmak, içe dönmek, eskiden yapılmış şeyleri gözden geçirmek, değerlendirmek doğru bir hareket olacaktır. Yeni bir projeye fiziki dünyada başlamaya çalışmak Merkür’ün engellemesiyle karşılaşacağı için, eskiden başlanmış işleri tamamlamak ve retro sonrası başlayacağımız projeler için hazırlık yapmak, kaynaklarımızı düzenlemek bu retronun verimli kullanımı olacaktır. Ayrıca eskiden tanıdığımız bir insanla ya da bir olayla kapanmamış hesapları yeniden açmak, bu sefer helalleşmek ve noktalamak geri giden Merkür’e verilecek doğru cevaptır.

20 Nisan Plüto geri hareketine başlıyor

            Plüto da Satürn gibi yılın bir süresini (5 ay) geri harekette geçiren yavaş bir gezegendir. Aslında Plüto’nun neredeyse duran yavaşlığının yanında, Dünya’nın onun önünden çok hızlı geçmesi, yılın bir döneminde Plüto’nun geri gittiği izlenimini yaratır. Bu 5 aylık süreçte Plüto fonksiyonlarında (Dönüşüm, ruhunu iyileştirme) aksaklıklar görülür. Retro süresinin bu uzunluğu, ifade ettiği aksaklıkların hızlı gezegen retrolarına (Merkür, Venüs, Mars) nazaran çok daha düşük gözlemlenebilirlikte olduğunu; ancak bu enerji yoğunlaşmasının bilinçdışının derin katmanlarında vuku bulduğunu gösterir. Plüto geri giderken, güç takıntısı ve acizlik korkusu kişinin içsel boyutunda şiddetlenir. Ölüm, terk edilme, “hiç olma” korkusu şiddetli bir şekilde derinliklerde hissedilir ve buna cevap olarak kontrolcülük, manipülasyon ve gücü kötüye kullanma gözlemlenebilir. Fiziki dünyada cesaret, öfke ve doğru olanı söyleme fonksiyonu baskılanabilir. Bu şiddetin içerde birikmesine yol açar. Plüto retrosu gizliliği artırır. İçsel seviyede dönüştürücü deneyimler yaşanır. Plüto retrosu sırasında kişi iç sesini dinlemeli, ve benliği aşacak misyonuyla temas kurmaya çalışmalıdır. “Hayatımın amacı ne?”, “bu dünyada neden varım?”, “anlamı ne?” gibi soruları kişinin içinde hissetmesi ve bunları dürüst bir şekilde gözden geçirmesi Plüto retrosunun verimli kullanımıdır. Ancak bu anlam sorgulamasında nihilizm tehlikesine dikkat edilmelidir. Bu süreç psikanaliz için verimlidir. Plüto geri giderken, kişi en derinde yatan korkularıyla yüzleşmeli, dönüşmek ve hayatın kişiye verdiği içsel vizyonu ortaya çıkarmak için cesaret geliştirmelidir.

Bu ayki Burç değişimleri:

3 Nisan Venüs Balık burcuna geriliyor

            Venüs geri hareketi sırasında üç buçuk hafta boyunca yüceldiği burca geriliyor. Bu sürede aşk ve sevgi konularında hayalperestliğin, duygusallığın, bensizliğin ve kafa karışıklığının  gündemde olduğunu gösteriyor. Venüs Balıkta ilişki kurma şeklinin fedakarlık üzerine kurulu olduğuna işaret eder. Sevgi paylaşımında merhamet, şefkat, empati ve özveri yüksektir. Kişi tüm varoluşu sevmeye, hayırsever faaliyetlere ve muhtaçlara yardıma yönelir. Değer yargılarında idealizm, hayallerine kendini adama ve kabullenicilik görülür. Balıktaki Venüs bu sevgi paylaşımı ve enerji toplama sürecinde, ilişkilerde fedakarlığın ön planda olduğunu gösterir. Sevgi paylaşımında, karşıdakini mutlu etmek üzerinden bir haz alınır. Bu transitin etkisi altında partnere duyulan sevgiyle, ilahi sevgi arasındaki çizgi belirsizleşir. Kişi karşısındakini severken, tüm varoluşu da sever. Sebepsizce, tüm yaratılanlara ve muhtaçlara yardım etmek, hayırseverlik faaliyetlerine kendine adamak görülür. Gökyüzünde Venüs Balıktaki seyrini izlerken,duyarlılık artar, madde ötesindekini algılayış gelişir. Bu sebeple sanatsal ilhamlar bu dönemde çok yüksektir. Hayal gücü kuvvetlenir. Şiir, sinema, fotoğraf gibi fantezinin ve ilüzyonun ön plana çıktığı sanatlarda yaratıcı enerji kanalize edilmelidir. Bilinçdışından gelen vizyonlara ve rüyalara özellikle dikkat edilmelidir. Duyulan sesler, çağrılar, içgörüler büyük önem arz eder.  Ayrıca bu dönemde spiritüalizme ve mistik konulara çok daha fazla yönelme istediği duyulacaktır. Bu süreçte bu alanlarda meditasyon, arınma ve kişisel gelişim faaliyetleri her zamankinden daha verimli olacaktır.

20 Nisan Merkür Koç burcuna geriliyor

           Merkür Koçtayken, iletişimde daha çatışmacı ve kavgacı bir üslup ön plana çıkar. Sivri dil, iğneleme ve söz ile yaralama tehlikesi söz konusu. Daha bencil ve egoist düşünceler zihinleri domine edecek. Merkür’ün Koçtaki yolculuğunun doğru kullanımı, zihinsel ve iletişimsel becerileri yeni projeleri başlatmak için seferber etmektir. Ben-merkezcilikten kaçınıp karşıdakini dinlemek; sübjektiflikten imtina edip daha tarafsızca algılamak gereklidir. Ayrıca bu etki altında girişimleri başarıya ulaştırmak için, sabırsızlıktan ve plansız atılganlıktan sakınmak gerekir.


20 Nisan Güneş Boğa burcuna giriyor

            Güneş’in Boğa burcuna girmesiyle bir ay boyunca bilinç daha sağlam, kararlı, ayakları yere basan ve dünyevi bir hal alıyor. Güneş’in Boğa sürecinde, beş duyuyu tatmin etmeye  yönelik, daha keyifli, eğlenceli, konforlu ve lüks istekler artar. Maddiyat konusu önem kazanacağından, finansal girişimler için olumlu bir döneme işaret eder. Bu ay boyunca, verilen tüm nimetler için şükür duygusu geliştirmek, bedenin farkına varmak ve kendine kendine yetebilecek kaynakları geliştirmek gerekir. Benliğin düşebileceği gölge, inatçılık ve değişime ne pahasına olursa olsun direnmektir. Bu sebeple bu ay hareketsizliğe ve tembelliğe karşı özellikle dikkatli olmak gerekir. Ayrıca mülkiyet arzusunu abartmak, her şeyi biriktirmek ve bir mal olarak sahip olmak isteği Boğanın gölgesidir. “Sahip olduğunuz şeylerin size sahip olmasına” izin vermeyin, biriktirmek uğruna anda kalmaktan feragat etmeyin. Sağlam, sürekli ve istikrarlı projelere şekil vermek, ürün almak; tüm bunları yaparken fiziksel mevcudiyetin keyfini çıkarmak bu enerjinin verimli kullanımıdır. Güzellik, estetik ve sanatla ilgili faaliyetlere girişmek, doğayla ve hayvanlarla vakit geçirmek Boğa enerjisine rezonans vermek için doğru aktivitelerdir.

21 Nisan Mars İkizler burcuna giriyor

            Bugün itibariyle, mücadele tarzı daha sözel ve düşünsel bir şekle evriliyor. Sözlü münakaşalar, fikir savaşları gündeme gelebilir. Mars İkizlerde merakları için ve öğrenmek için harekete geçmeyi gösterir. Hareketlerde değişkenlik, dengesizlik, sinir ve huzurluk gözlemlenir.  Bu etki altında maymun iştahlılığa dikkat etmek gerekir. Pek çok projeye aynı anda başlamak ama hiçbirini bitirmemek, kolayca sıkılmak bu transitin gölgesidir. Kişi entelektüel meraklarını, düşünmekten ve becerilerini kullanmak hoşlandığı konuyu iyi tespit etmeli, ondan sonra kararlı bir şekilde bu hızlı öğrenme ve başlatma enerjisini kullanmalıdır.

28 Nisan Venüs Koç burcuna giriyor

            İleri hareketine başladıktan sonra Venüs tekrar zararda olduğu Koç burcuna girecek. Venüs Koçta ilişki kurma şeklinin doğrudan, aktif, açık ve fethetmeye yönelik olduğuna işaret eder. Cesur, cüretkar ve atılgan ilişki şekilleri hoşa gider. Kişi inisiyatif alan, bağımsız, kendini ortaya koyan partnerlere doğru çekilir. Burada ilişki içinde tutku, hatta bir dereceye kadar agresyon ve şiddet söz konusudur. Kişi doğrudanlığı, dürüstlüğü ve cesareti ilişki içinde tatmin etmelidir. Ancak, çatışmacı, öfkeli ve benmerkezci arzular birliktelikteki sıcaklığı ve güveni sarsabilir, yakınlığa hasar verebilir.Koçtaki Venüs bu sevgi paylaşımı ve enerji toplama sürecinde, ilişkilerde tutkunun ön planda olduğunu gösterir. Aceleci, sabırsız, hemen başlatmak isteyen denetlenemez arzular bu süreçte romantik birlikteliklerde vurgulanır. Bu konum, sosyal ilişkileri aniden başlatma, atılganca sevdiğini açıklama becerisi verir. Bu transit altında kişi çok dürtüseldir, egoist isteklerini hemen elde etmek için güdülenir. Bu sebeple karşı tarafa aldırmadan, “hayır cevabını kabul etmiyorum” yaklaşımı görülebilir. Arzulanan eş için durmadan seferler ve kuşatmalar düzenlenir. Sevgi paylaşımı konusunda heves, istek, coşku, enerji ve cinsellik odaklı tutku maksimum seviyededir. Gökyüzünde Venüs Koç’taki seyrini izlerken, özdeğer konusu cesarete ve istekler için mücadele etmeye bağlıdır. Savaşçılık sevgisi yüksektir. Kişi kendini korkmadan, her türlü tehlikeye ve engele göğüs gerer şekilde ortaya koyabildiğinde kendini değerli hisseder. Rekabetçi ve muzaffer yaklaşımlar geliştirebildiğinde, yeni deneyimlere atıldığında, girişkenliği ve başlatıcılığı tattığında kendini mutlu hisseder. Öncü olmak, arzularını elde etmek, kavgadan galip çıkmak kendinden memnun bir varoluşun önkoşuludur.

Önemli açılar

Bu ayın önem teşkil eden tüm açıları, raporun başındaki T-Karenin bir şekilde aktive edilmesi hakkındadır. Bu sebeple gökyüzündeki T-kare kısmında aktarılan bilgileri burada tekrar etmiyorum, o kısımdan okuyabilirsiniz. Bu açılar: 8 Nisan Güneş-Jüpiter karşıtı, 9 Nisan Güneş-Plüto karesi ve 14 Nisan Güneş-Uranüs kavuşumudur.


Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Forrest, Steven. The Changing Sky: Learning Predictive Astrology. Seven Paws Press, 198

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004