Friday, June 30, 2017

Mars Plüto karşıtı – 2 Temmuz 2017



Mars Plüto karşıtı – 2 Temmuz 2017

Pazar savaşın gezegeni Mars ile ölümün gezegeni Plüto arasında meydan okuyucu bir karşıt açı var. Bu açı gücü kötüye kullanmaya, gaddarlığa ve acımasızlığa işaret eder. İktidarı elinde tutma saplantısı yıkıcı hareketlere sebep olabilir. Gezegenlerin bulunduğu Yengeç - Oğlak ekseni, bu güç hırsının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu manipülatif zıtlaşma duygular tarafından domine edilen gelgitli arzular ile statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı arasında cereyan ediyor. Duyguların gözü kör ettiği bir en tepeye çıkma hırsı, tüm zalimce yöntemleri meşru kılar. Güvenlik saplantısı, baskıcılık ve hiyerarşik yapıyla kontrolü tesis etmeye sevk eder. Bu ikilinin vurguladığı kontrolcü ve kriz çıkaran tutku, sınırları dönüştürme, eski köhneleşmiş yapıları yıkma enerjisine sahiptir. Neticede, enkazın içinden yeni bir düzen inşa edilir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu güç takıntısının, iktidar hırsının benliği ele geçirmesine izin vermektir. Bu esasında çok derinlerde yatan bir acizlik korkusuna karşı geliştirilen bir savunma mekanizmasıdır. Kişi “öldürülmemek” için, veyahut başkalarının nezdinde “önemsiz biri”, “bir hiç” haline gelmemek için etrafındakileri kontrol etmek, onları kendine bağımlı kılmak ister. Bu süreçte onların benliklerine nüfuz eder, en gizli köşelerine sızar ve onların en içsel zaaflarını tespit edip bu zayıflıkları üzerinden onları kendine bağımlı kılar. Bu süreçte her türlü yıkıcı, öfkeli, gaddar, acımasız, zalim ve vahşi yöntemler kullanılır. Abartılı, aşırı patlayıcı olaylar, güç savaşları cereyan eder. Herkesin kaybettiği yozlaştırıcı, eziyet eden, kişiliği parçalayan bir sonuçla karşılaşma tehlikesi söz konusudur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap kişiselliği aşmayı sağlayacak ve varlığa anlam katacak hedefler için bu atomik gücü kullanmaktır. Bu zorlayıcı ve harekete geçmeyi mecburi kılan krize cesur, kendini ortaya koyan girişimlerle yanıt vermek gerekir. Mars-Plüton ikilisi mevcut yapıları yakıp-yıkarken, aynı anda “yeniden doğuş” için büyük bir kudret de bahşeder. Kişi bu azmi, hırsı kendi bencilliğini ve fani varoluşunu aşan bir misyon için seferber ederse, o zaman çabaları insan üstü bir başarıyla sonuçlanma şansına sahiptir. Ayrıca Marsiyen-Plütonik zorbalık kişiye dayanması zor işkencelerle ve eziyetlerle zulmetse de, bu ikili aynı şekilde ona baskıya direnme ve hayatta kalma gücü sunar. “Beni öldürmeyen şey güçlendirir” bu transiti verimli kullanmak için benimsenmesi gereken slogandır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, güç hırsına ve zalimliğe kapılmadan cesurca krizlere göğüs germeli; tüm badireleri atlattıktan sonra, “kaç gez öldüm, yine dirildim” diyebilme direncini geliştirmelisiniz.


Bu açıdan doğum haritasında 18 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Tüm Plüton transitleri gibi, bu etki de exact olduktan bir süre sonra fiziki dünyada tezahür edecektir.


Tablo: "Ixion", 1632, José Ribera

Monday, June 26, 2017

Mars Neptün Üçgeni – 26 Haziran 2017



Mars Neptün Üçgeni – 26 Haziran 2017

Bugün mücadelenin gezegeni Mars ile hayallerin gezegeni Neptün arasında çok şanslı bir üçgen açı gerçekleşiyor. Bu açı hayalleri için savaşmayı gösterir. Benliği aşan, tüm varoluşu kapsayan idealler için mücadeleye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu su burçları Yengeç ve Balık, bu spiritüel savaşın yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu ruhsal mücadele, besleme, büyütme ve duyarlılık kanalıyla benlikten daha büyük olan “Bir”i idrak etme ve onda kaybolma sürecini içeriyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri eril saldırganlığı idealize etmektir. Dış çeperi ışıltılı ve gösterişli, ancak içi boş maskülen bir tutum takınılabilir. Kavga, çatışma ve şiddet yüceltilebilir. Ancak bununla eşzamanlı cinsel yetersizlik gözlemlenir. Bu tarz Marsiyen fantezi-ızdırap modelleri, egoyu sağlıksız bir şekilde besler ve bu transitin vaad ettiği benliği aşma, empati ve anlayış fırsatını heba eder. Bu açının bir başka olumsuz kullanımı, uyuşukluğa kapılmak, hayallerin gölgesinde gerçeklikten kaçmaktır. Alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılıklar, ilüzyon yaratan halüsinatifler bu etki altında çok tehlikelidir. Neptün-Mars ikilisi aldatıcı hareketler şeklinde tezahür etme riskine de sahiptir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap bencil çıkarların ötesinde, tüm yaradılanlar için mücadele etmektir. Kişi bu etki altında benliği aşma ve daha üst varlıkla temas kurma fırsatına sahiptir. Bir okyanusta “damla” olduğunu idrak edip ona karışmak için harekete geçebilir. Bunun için yapılacak adımlardan biri spiritüel gelişim faaliyetlerine girişmektir. Meditasyon, ibadet, sessizlik ve sükunet ile iç ses ile temas kurulur. Bazılarıysa koşu, uzak doğu sporları veya dans ile bu sessiz bilinç düzeyine erişir. Bu sessizlikte Marsiyen şiddetin arkasındaki hakikat idrak edilir. Kişi içindeki öfkeyle ve hiddetle temas kurması neticesinde, diğerlerinin çatışmacı aksiyonlarına karşı empati geliştirir. Bu tüm varoluşa karşı bir anlayış, kabullenicilik, ve hoşgörüye evrilir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız iç sesinizle temas kurmalı, “ben”i aşan hayalleriniz için mücadele etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 14 derece su burçlarında (Yengeç, Akrep ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler.

Mandala: Carl Jung’un ilk mandalası

Sunday, June 25, 2017

Mars Jüpiter Karesi - 25 Haziran 2017



Mars Jüpiter Karesi - 25 Haziran 2017

Bugün hareketin gezegeni Mars ile genişlemenin gezegeni Jüpiter arasında gergin bir kare açı var. Bu açı sağlıksız büyümeye işaret eder. Aşırı özgüven ve fethetme arzusunun kazalara yol açması anlamına gelir. Gezegenlerin bulunduğu öncü Yengeç ve Terazi burçları,  bu olumsuz büyümenin  yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Duygular tarafından körüklenen hareketler ile daha tarafsız, adil ve uyumlu büyüme isteği birbiriyle çelişiyor. Çocukluk şartlanmalarından ve bilinçdışı açmazlardan kaynaklanan fevri çıkışlar, ahenkli bir genişlemeyi engelliyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepki Jüpiter’in verdiği özgüveni ve iyimserliği Mars’ın düşüncesiz, aceleci ve dürtüsel atılganlığıyla birleştirip abartmaktır. Bu ikilinin verdiği aşırı enerji hissi, kendini çok yorma ve sürmenaj tehlikesi barındırır. Bu etki altında cepheleri anlamsızca genişletme, bir krizden diğerine atlama isteği görülebilir. Savaşta aşırı özgüven, karşıdakini hafife almaya ve kaybetmeye yol açar. Gereksiz risk almak kaza tehlikesi yaratır. Bu transitin en büyük tehlikesi güveni kibre, ukalalığa ve kabalığa dönüştürmektir. Çevredeki her şeye tahakküm ederek ego tatmini amaçlanabilir. Bu dayatmacılık ve nobranlık, sosyal ilişkileri olumsuz etkileyecektir. Jüpiter-Mars karesinin bir diğer verimsiz kullanımı, aşırı iyimserlikle projelere acelecili, sabırsız, düşünmeden ve planlamadan girişmektir. Bu optimist girişkenlik hata yaptırır, bedel ödetir. Ayrıca aşırı yayılmaya ve sağlıksız genişlemeye yol açabilir. Kaynakların kaldıramayacağı bir genişleme yarardan çok çöküş getirir. Aslında bu transit çok şanslı bir döneme işaret eder; ama eğer beceriyle yönetilirse. Düşünmeden atılan adımların ve dürtüsel hareketlerin bu şansı heba etme riski bulunur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, Jüpiter-Mars ikilisinin bahşettiği  çok yüksek özgüveni ve hevesi abartmadan, kontrollü kullanmaktır. Bu transit çok enerjik ve faal bir döneme işaret eder. Tecrübe etme, deneyimleme arzusu verir. Bu etki altında gelecek için harekete geçme enerjisi bulunur. Geleceği şekillendirecek yeni projeleri, potansiyelleri başlatma gücü bahşeder. Ancak büyük güç, büyük sorumluluk getirir. Bu sebeple, Jüpiter-Mars karesi de bir bireysel büyüme, gelişme imtihanıdır.  Bu muazzam enerjiyi olumlu kullanmak için abartıyı kontrol etmek, ölçülü olmak gerekir. Planlama çok önemlidir. Bu açı İlk adımı atma cesareti bahşeder. Eğer sabır ve sistematik bir düzen geliştirilebilirse, bu transitin sunduğu daha önce kendini yetersiz hissedilen, çekimser kalınan, korkulan konularda adım atma, inisiyatif alma becerisi faydalı amaçlar için kullanılabilir. Bu açıdan psikolojik gelişiminiz için istifade etmek itiyorsanız, bu kuvvetli özgüven, iyimserlik ve coşkuyu kontrollü genişleme projeleri için seferber etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 13 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar başlangıçta zorlayıcı ve gergin bir kriz şeklinde; ama doğru yönetildiğinde ise yüksek potansiyel barındıran dinamik ve enerjik bir fırsat olarak etkilenecekler.

Tablo: "The Combat of Mars and Minerva", 1771, Jacques-Louis David

Saturday, June 24, 2017

Satürn-Neptün Açıları: Darbeler, Suikastler ve Ülkelerin Çöküşleri

Satürn-Neptün Açıları: Darbeler, Suikastler ve Ülkelerin Çöküşleri



Satürn ve Neptün, birbirini uyumsuz açılarla etkilediğinde var olan yapıların dağıldığına şahitlik ederiz. Bu yazıda, Satürn ve Neptün’ün belli periyodlarda gerçekleştirdiği disharmonik açılarla, Dünya genelinde gerçekleşen darbelerin, suikastların, iç savaşların ve ülkelerin yıkılışlarının bağlantısından bahsedeceğim. Bir üst başlıkta toplayacak olursak, Satürn ve Neptün’ün uyumsuz açıları, var olan yapıların çözüldüğüne işaret eder.

Bu tezi anlamak için tek tek Satürn ve Neptün’ün anlamlarına bakalım. Astrolojide Satürn ve Neptün, sınırları ve sınırsızlığı göstermeleri açısından iki zıt prensibi teşkil ederler. Satürn, yapıları,sınırları, devleti, başbakanı ve otoriteyi temsil eder. Aynı zamanda kısıtlama, sınırlandırma ve engelleme eylemini gösterir. Neptün ise, erimeyi, çözünmeyi ve dağılmayı sembolize eder. Belirsizlik, kaos; aldatma, kandırma ve gizli konularla özdeşleştirilir. Bu iki sembolü beraber okuduğumuzda var olan devlet yöneticilerinin otoritesinin sallandığını, bazı devletlerin çöktüğünü, halihazırda süregelen siyasi yapıların dağıldığını, sınırların eridiğini, duvarların kaybolduğunu, düzenin yerini kaosa bıraktığını, liderlerin gizli planlarla suikaste uğradığını veya darbelerle düşürüldüğünü görürüz.

Bu enerjinin fiziki Dünyada ne zaman tezahür ettiğini görmek için, astrolojide gezegensel prensiplerin yaptıkları disharmonik açılar aracılığıyla ne zaman aktive olduklarına bakalım. Astrolojide iki gezegenin birbirleriyle açı yaparak oluşturduğu döngülerde 3 spesifik an, önem teşkil eder: Bunlar disharmonik veya uyumsuz açılar diye adlandırılan kavuşum, kare ve karşıt açı yaptıkları anlardır. Bu açılar dinamik doğaları gereği iki prensibin kaynaşarak şiddetlenmesi, gerilimle sürtüşmesi veya ikili meydan okumalarla çatışması şeklinde bir enerji açığa çıkarır. Bu sebeple kavuşum, kare ve karşıt açının yaşandığı zamanlar, iki gezegenin prensiplerinin zorlayıcı dinamik bir zıtlaşmayla fiziki dünyada tezahür ettiği anlardır. Biz de bu yazıda, Satürn-Neptün’ün son 100 yılda kavuşum, kare veya karşıt açı gerçekleştirdiği tüm tarihlerde “siyasi yapıların çözülmesi ve dağılması” konusunu izleyeceğiz. Satürn-Neptün ikilisi kabaca her 9 yılda bir disharmonik açı gerçekleştirmektir. Yine kabaca her 36 yılda bir, birbirleriyle kavuşarak bir döngüyü tamamlamaktadırlar.

Aşağıdaki tabloda Satürn ve Neptün’ün son 100 yılda gerçekleştirdiği tüm uyumsuz (kavuşum, kare, karşıt) açıların tam listesi bulunmaktadır. Gezegenlerin retro hareketi sebebiyle bazı açılar 1 değil, 3 kez gerçekleşmektedir. Bu 3’lüleri tek bir ünite olarak değerlendirmek gerekir. Örneğin listedeki ilk Satürn-Neptün karesi 3 kez, 14 Nisan 1909, 19 Ekim 1909 ve 24 Ocak 1910’da gerçekleşmiştir. Bunları 3 farklı açı olarak değil, tek bir ünite olarak, yani bir ilk Satürn-Neptün karesi olarak değerlendirmek gerekir. Bu şekilde listede, 14 Satürn-Neptün açısı yer almaktadır.

Satürn’ün yavaş hareketi göz önünde bulundurulursa, astrolojideki 5 derece orb kuralını listede yer alan tarihlere +/- 3 aylık tolerans koyarak uygulamak sağlıklı olacaktır. Örneğin listedeki 1 Ağustos 1917 tarihli kavuşum açısı, 3 aylık orbla Mayıs-Kasım 1917 dönemini kapsar şekilde kabul edilmelidir.



Şimdi tek tek, bu açılarda meydana gelen “siyasi yapıların dağılması”, “otoritenin gizli planlarla sallanması”, “duvarların erimesi” sembollerini inceleyelim:

Satürn Neptün Açıları ve “Yapıların Dağılması”


1)     13 Nisan 1909 - 31 Mart Vakası ile II. Abdülhamid’in 30 yıl süren İstibdat Dönemi sona erdi (Satürn Neptün Karesi)

2)     25 Ekim (7 Kasım NS) 1917 -  Rusya'da Ekim Devrimi (Bolşevik İhtilali) gerçekleşti, Rus İmparatorluğu yıkıldı, Sovyetler Birliği kuruldu (Satürn Neptün Kavuşumu)

3)     19 Ekim 1926 -  Stalin’in Sovyet Gizli Polisini (GPU) kullanarak muhalefete sızması ve onları itibarsızlaştırması sonucu, Leon Trotsky ve destekçileri Politburo'dan atıldı
 22 Kasım 1926 - Imperial Conference'da Britanya Sömürgelerine, Commonwealth üyesi olarak eşitlik ve özerklik verilmesi kararı alındı (Satürn Neptün Karesi)


4)     7 Mart 1936 - Hitler Rhineland'e asker çıkartarak Versailles anlaşmasını ihlal etti
17 Temmuz 1936 - Francisco Franco ve Emilio Mola sağcı bir ayaklanma çıkartarak İspanyol İç Savaşını başlattı (Satürn Neptün Karşıtı)

5)     30 Nisan 1945 - Adolf Hitler kendini öldürdü, Nazi Almanyası sona erdi (Satürn Neptün Karesi)


6)     26 Temmuz 1953 - Fidel Castro, Küba'da Batista Rejimine karşı ayaklanma başlattı (Satürn Neptün Kavuşumu)

7)     22 Kasım 1963 - 35. ABD Başkanı John F. Kennedy Suikasti (Satürn Neptün Karesi)


8)     12 Mart 1971 - 12 Mart Darbesi (Satürn Neptün Karşıtı)

9)     12 Eylül 1980 - 80 Darbesi (Satürn Neptün Karesi)


10)  9 Kasım 1989 - Soğuk Savaşın önemli sembolü Berlin Duvarının Yıkılışı (Satürn Neptün Kavuşumu)

11)  16 Ekim 1998 - Şili Diktatörü Augusto Pinochet tutuklandı
7 Ocak 1998 - Bill Clinton'ın görevden azil süreci (impeachment) başladı (Satürn Neptün Karesi)

12)  3 Haziran 2006 - Sırbistan-Karadağ devleti ayrıldı
27 Nisan 2007 – 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması “e-Muhtıra” (Satürn Neptün Karşıtı)


13)  23 Haziran 2016 - Birleşik Krallık, "Brexit" Referandumunda Avrupa Birliğinden ayrılma kararı aldı
15 Temmuz 2016 - 15 Temmuz Kanlı Darbe Kalkışması
8 Kasım 2016 - Donald Trump, kendisinden 2.9 milyon fazla oy alan rakibi Hillary Clinton'ı yenip ABD Başkanı seçildi (Satürn Neptün Karesi )


Listede ülkemiz açısından ilk göze çarpan, Satürn-Neptün disharmonik açılarının meydana geldiği yıllarda askeri darbelerin yaşanmasıdır: 1909’da 31 Vakasıyla II.Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, 1971’de 12 Mart Muhtırası, 1980’de 12 Eylül darbesi, 2007’de 27 Nisan “e-Muhtırası”, 2016’da Hain 15 Temmuz kalkışması, bunun örnekleridir. Görüldüğü gibi, Satürn-Neptün ikilisinin ima ettiği “gizli planlarla, var olan devlet başkanını düşürme”, “var olan yapıyı eritme/çözme/dağıtma” sembolizmi, ülkemizde yaşanan pek çok darbe girişiminde kendini gösteriyor.

Aynı sembolü uluslararası örneklerde de görmek mümkün: 1963 Kennedy suikasti ve 1926 Trotsky’nin düşürülmesi gizli komplolarla ülke liderlerinin veya önemli siyasetçilerinin etkisiz hale getirilmesini örneklendiriyor. Ayrıca 1998’de Pinochet’nin tutuklanması ve Clinton’ın azledilme sürecinin başlatılması, devlet liderlerinin otoritesinin (Satürn) sallanmasının (Neptün) örnekleridir.

Satürn-Neptün’ü daha geniş olarak düşünürsek, bu ikili var olan yapıların, sistemlerin veya kuruluşların dağılması anlamına gelir. İskeletleşmiş, sağlamlaşmış sistemlerin ve toplulukların eridiğini, çözüldüğünü gösterir. 1917 Bolşevik İhtilali ile Rus İmparatorluğunun yıkılışı, 1926 Birleşik Krallığın sömürgelerine özerklik vererek “Commonwealth”i kurması, 1945’de Hitler’in intiharıyla Nazi Almanyasının çöküşü, 1989 Soğuk Savaşın sembolü Berlin Duvarının yıkılışı, 2006 Sırbistan-Karadağ’ın ayrılışı ve 2016 Birleşik Krallığın Avrupa Birliğinden ayrılması bu yapıların dağılmasının örnekleridir. Tüm bu olaylarda, Neptün var olan kemikleşmiş Satürnyen yapıları çözmüş, eski sistemi dağıtmış, duvarları eritmiştir.

Satürn-Neptün disharmonik açılarında, darbeler, suikastler, ülkelerin çöküşleri ve toplulukların dağılması gibi “var olan sistemleri dağıtan” bir başka olay da iç savaşlardır. 1936’da Franco’nun başkaldırmasıyla İspanyol İç Savaşının başlaması ve 1953’de Fidel Castro’nun Batista Rejimine ayaklanması bunun örnekleridir.

Tüm bu olaylarda, gerilim var olan sınırlar (Satürn) ile sınırların aşılması (Neptün) arasında cereyan etmektedir. Hitler’in 1936’da Versailles Anlaşmasının sınırlarını aşması bunun bir örneğidir. Satürn-Neptün zıtlaşmasında, bir tarafta katı otorite yapıları, kemikleşmiş sistemler ve hiyerarşik düzenler tüm kısıtlayıcılıklarıyla dururken; öte yanda, bulduğu her delikten içeri sızan ve önüne çıkan her şeyi yerle bir eden bir belirsizlik seli, kaos tehdidini savurmaktadır. Baskıcı yapı ile Kaos çatışmaktadır. Bu sebeple Satürn-Neptün açıları yaşandığında bu çelişkili “duvar örme”-“sınırları eritme” refleksleri ekstremlere kayabilir. Bir örnek verecek olursak, bu açının en son yaşandığı 2015-2016 yıllarında Dünyanın bir numaralı gündemi mülteci sorunuyken, aynı anda Batıda yabancı düşmanı, ırkçı, popülist söylemlerin yükselişine şahit olduk. Bu yabancıların sınırları aştığı, artık ulusal sınırların dışarıdaki zararlı unsurların içeri girmesini engelleyemediği temelli sınırsızlık (Neptün) korkusu (Satürn) global düzeyde zihinleri domine etti. Kaygı, endişe, yerini bilinmez korkuya (paranoya) bıraktı. Kabullenme (Neptün) zorluğu (Satürn) yaşandı. İşte tam da bu etki altında Birleşik Krallık bu korkularla Avrupa Birliğinden ayrılmayı oyladı, ABD Meksika’yla arasına bir duvar (Satürn) örmeyi vaad eden Donald Trump’ı başkan olarak seçti.

İçinde bulunduğumuz global yapılar ne kadar hüküm sürecek? Var olan yapıları, sistemleri ve sınırları nasıl Neptünyen süreçler bekliyor? Bu kronolojik analizi gelecek için uygulayabiliriz. Önümüzdeki ilk Satürn-Neptün disharmonik açısı 2026 tarihinde gerçekleşecek. Daha önceki tecrübeler gösteriyor ki bu tarih, aynı 1917 Ekim Devrimi ve 1989 Berlin Duvarının yıkılışındaki gibi, var olan Dünya Düzeninin dağıldığına şahitlik edeceğimiz bir tarih olacak.


Efe Erten,
25 Haziran 2017

Kaynakça

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004



Wednesday, June 21, 2017

Venüs Plüto Üçgeni – 24 Haziran 2017



Venüs Plüto Üçgeni – 24 Haziran 2017

Cumartesi sevginin gezegeni Venüs ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında çok şanslı  bir üçgen açı var. Bu açı tutkulu ilişkilere, iki kişinin toplamından daha büyük kadersel ortaklıklara işaret eder. Sevgi paylaşımı konusunda olumlu bir dönüşüm şansını gösterir. Gezegenlerin bulunduğu toprak burçları Boğa ve Oğlak, bu romantik dönüşüm şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu romantik şansı yakalamak için aşka ayakları yere basan bir şekilde yaklaşmak gerekir. Bu ilahi çağrıya mutlaka sorumlu ve disiplinli bir dönüşüm reçetesi eşlik etmelidir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu duygu yoğunlaşmasını daha karanlık tarafta, kıskançlıkta, maniplüsayonda ve kontrolcülükte deneyimlemektir. Plütonik Venüs, aşkta güç savaşlarına, ifrat tefrit yaklaşımına ve ilişkide marazi saplantılara, takıntılara çok müsaittir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap yaratıcı gücü seferber etmektir. Bu etki altında Plüton, kısa süreliğine sanatsal ve estetik faaliyetlere atomik bir güç bahşeder. Bu açının verimli kullanımı bu yaratıcı gücü ürün vermek için istihdam etmektir. Venüs’ün Plüton’la üçgeni ayrıca çok yoğun bir çekim gücüne işaret eder. Bu etkiyi alan doğum haritaları, şiddetli bir magnetizmaya ve cinsel etkileyiciliğe sahip olur. Bu nükleer güç şehveti, iştahı ve tutkuyu da şiddetlendirir. Bu transit ayrıca güçlü ilişkileri gündeme getirir, sizi silkeleyecek bir partneri hayatınıza çekebilir. Bu yoğun duygu paylaşımı içeren birliktelik size muazzam dönüşüm fırsatları sunar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız bir seferliğine kontrolcülüğü, ve ölüm korkusunu askıya almalı, gerçekten derin katmanlarınıza temas edebilecek dönüştürücü partnere kendinizi açmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 18 derece toprak burçlarında (Boğa, Başak ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler.

Tablo: "L'enlèvement de Proserpine", 1650, Simone Pignoni

Monday, June 19, 2017

Venüs Neptün Sekstili – 20 Haziran 2017



Venüs Neptün Sekstili – 20 Haziran 2017

Bugün sevginin gezegeni Venüs ile ideallerin gezegeni Neptün arasında fırsatlara gebe bir altmışlık açı (sekstil) gerçekleşecek. Bu açı sanatsal ilhamı gösterir. Sevgide fedakarlığa işaret eder. İdealize edilmiş bir sevgi fırsatını beraberinde getirir. Ruh eşini bulma şansı verir. Gezegenlerin bulunduğu dişil Balık ve Boğa burçları, bu sevgi fırsatının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu ikili ruhsallığın ve bedenselliğin ölçülü bir kombinasyonunu talep eder. Bu fırsatı yakalamak için sevgide fedakarlığı, empatiyi ve şefkati geliştirmeli; aynı zamanda fiziksel dünyanın sunduğu zevklerin tadına varmalısınız.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk gerçek dışı hayaller ve fırsatlara odaklanıp, gerçek dünyadaki aşk fırsatını heba etmektir. Yüksek beklentilerle idealize edilmiş bir ilüzyon uğruna, burnun ucundaki ihtimaller ıskalanabilir. Bu transit altında ayrıca ilişkilerde tesir atında kalma, aldanma, aldatma ve gizli sorunlar cereyan edebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sevgi konusunda kendini akışa bırakabilmektir. Bu transitin ilahi fırsatını yakalamak içim her türlü suni hayalden, fantaziden, beklentilerden, zihinsel modellerden ve ulaşılmaz ideallerden vazgeçmek gerekir. Çünkü Neptün ancak vazgeçildiğinde çalışabilir. Sevgi konusunda hayata kendi programını dayatmamak,  kaderin getirdiğini olduğu gibi kabul etmek Neptün’ün sunacağı aşkın sevgiyi bulma fırsatı verecektir. Bu sayede, bu günlerde ruh eşini bulma şansı yüksektir. Bu transitin bir başka verimli kullanımı ilham gerektiren sanatsal faaliyetlerde bulunmaktır. Bu açı aktifken, ruh, mantık ile izah edilemeyen kolektif bilinçdışıyla ve arketipsel  imgelerle temas halindedir. Kendini akışa bırakarak, sezgilerin ve ilhamın izinde çok yaratıcı ve öncü eserler ortaya konabilir. Bu etki altında profetik rüyalara, çağrışımlara ve vizyonlara ekstra dikkat etmek gerekir; önemli kadersel mesajlar taşıyabilirler. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için istifade etmek istiyorsanız sevgiyle ilgili tüm fantazi-ızdırap modellerinizi feda etmeli, tanrısal aşka kendinizi açmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 14 derece dişil burçlarda (Boğa, Balık, Oğlak ve Yengeç) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 14 derece Başak ve Akrep burçlarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek.

Tablo: "The Birth of Venus", 18th c., Jean-Baptiste Marie Pierre

Saturday, June 17, 2017

Güneş Uranüs Sekstili - 18 Haziran 2017



Güneş Uranüs Sekstili - 18 Haziran 2017

Yarın benliğin ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında fırsatlara gebe bir sekstil açı var. Bu açı özgürlük isteğini gösterir. Farklılığını ve yaratıcılığını cesurca yansıtmaya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu eril İkizler ve Koç burçları, bu özgürleşme fırsatının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu bağımsızlaşma, meraklarının peşinden cesurca giderek, sosyal ve akılcı girişimlerde bulunarak gerçekleşiyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca sadece farklı olmak için tuhaf hareketlerde bulunmak sorunları beraberinde getirecektir. Bu transit sırasında özgürlük, bağımsızlık ve yenilikçilik enerjisi çok yüksek olduğundan, bu süreç iyi yönetilemezse isyankar eğilimler sağlıklı düzeni yıkmaya yönelebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap nev-i şahsına münhasır özelliklerini cesurca sahiplenmektir. Bireyliğini ve farklılığını korkmadan yansıtmaktır. Bu etki altında kişi bireysel bağımsızlığının sağlıklı sınırlarını çizebilir. Ayrıca bu transitin bir başka verimli kullanımı var olan sorunlara sıradışı çözümler geliştirmektir. Uranüs enerjisi altında kişi ezberlenmiş modellerden ve alışkanlıklardan bağımsız dahice, çığır açan yaklaşımlar sunabilir. Bu tutum, köhneleşmiş statükoyu yıkmak ve toplumu ileri götürmek fırsatını bahşeder. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benliğinizin özünde bağımsızlığı hissetmeli ve bireyliğinizi tesis etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 27 derece eril burçlarda (Koç, İkizler, Aslan ve Kova) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 27 derece Terazi ve Yay burçlarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek.

Tablo: "L'Homme formé par Prométhée et animé par Minerve" (detail), 1802 & 1826, Jean-Simon Berthélemy and Jean-Baptiste Mauzaisse

Monday, June 12, 2017

Güneş Satürn Karşıtı - 15 Haziran 2017

Güneş Satürn Karşıtı - 15 Haziran 2017



Çarşamba benliğin ışığı Güneş ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşiyor. Bu açı benliğin özünde yetersizlik hissini ve korkuyu uyandıran ikili zıtlaşmaları gösterir. İlişkiler kanalıyla ortaya çıkan kimlik yapılandırma sorunlarına işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu İkizler-Yay ekseni, bu kimlik sorununun yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sorun, küçük detaylara odaklanma ile büyük resmi görme, mantık ile inanç, objektif bilgi ile fanatizm; ve yüzeysellik ile derinlik arasındaki çelişkiden ötürü gerçekleşiyor.
Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri otorite figürleri karşısında aşağılık kompleksine yenik düşmektir. Satürn’ün hilesi “yapamazsın, beceremezsin” şeklinde korkutmalara kanıp, isteklerinden vaz geçmektir. Bu transit altında yaratıcı enerjileri bastırma tehlikesi söz konusudur. Karamsar, depresif ruh halinde kendin olmaktan korkmak, kimliğini sağlam bir şekilde yapılandıramamak çöküşü getirir.
Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap bilgi arayışındaki meraklı istekler ile inancın, yaşam felsefisinin getirdiği yükümlülükleri dengelemektir. Karşıt açı ikili bir zıtlaşma getirdiği gibi, bu konuda harekete geçmeyi ve dengelemeyi de mecburi kılacaktır. Bu sebeple, her türlü korkutmaya, yıldırmaya ve engele rağmen kimliğin özünden gelen istekler için çaba sarf etmek gerekir. Bu yaratıcı istekleri disiplinle ve çalışkanlıkla fiziki dünyada somutlaştırmak gerekir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız karamsarlığa kapılmadan, benliğinizi sağlamlaştırmalı, bilinçli isteklerinizi sorumlu, gerçekçi bir şekilde inşa etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 24 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler.
Tablo: “Saturn, Jupiter's father, devours one of his sons”, 1636-1638, Peter Paul Rubens

Wednesday, June 7, 2017

Venüs Mars Sekstili - 9 Haziran 2017



Venüs Mars Sekstili - 9 Haziran 2017

Yarın sevginin gezegeni Venüs ile savaşın gezegeni Mars arasında fırsatlara gebe bir altmışlık açı (sekstil) gerçekleşecek. Bu açı sevgi için harekete geçme olanağını gösterir. Sevdiği için mücadele etmeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu dişil Boğa ve Yengeç burçları, bu sevgi fırsatının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu ikili duygusallığın ve bedenselliğin ölçülü bir kombinasyonunu talep eder. Bu fırsatı yakalamak için sevgide besleyiciliği, korumacılığı ve güveni geliştirmeli; aynı zamanda fiziksel dünyanın sunduğu zevklerin tadına varmalısınız.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu gevşetici etken altında aşk, romantizm ve cinsellikle gereğinden fazla meşgul olmaktır. Eğlence düşkünlüğü ve hedonizm bu transitin gölgesidir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sevdiğini cesurca söylemektir. Mars ve Venüs’ün uyumlu birleşimi, sevgi paylaşımında kendini ortaya koyma fırsatı sunar. Bu etki altında kişi sevdiği kişi ve şeyler için harekete geçebilir, mücadele edebilir. Bu transit, yüksek tutkuyu ve cinsel cazibeyi temsil eder; yeni ilişki başlangıçları için romantik fırsatlar bahşeder. Kişi bu enerji altında arzuladığı şeyleri kendine çekebilir. Venüs, Mars’ın ifade ettiği rekabet ve savaş gibi konuların bile belli bir ahenk, diplomasi ve zerafet içinde icra edilmesini sağlar. Sanat ve güzellikle ilgili başlangıçlar yapmak bu açının verimli kullanımıdır. Ayrıca, finansal girişimler için fırsatlar sunan maddi açıdan çok iyicil bir açıdır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız sevginiz için cesurca adım atmalı, fırsatı değerlendirip yeni başlangıçlar yapmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 3 derece dişil burçlarda (Boğa, Yengeç, Balık ve Başak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 3 derece Oğlak ve Akrep burçlarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek.

Tablo: "Venus and Adonis", 1635-1640, Peter Paul Rubens


Monday, June 5, 2017

Haziran 2017 Gökyüzü Raporu

Haziran 2017 Gökyüzü Raporu



Bütünsel Analiz

-       Jüpiter-Neptün quincunx’u ay boyunca aktif
-       17-20 Haziran Venüs-Neptün-Jüpiter Yod kalıbı aktif
-       21 Haziran itibariyle Mars-Plüto-Jüpiter T-karesi aktif
-       Yay burcunda Dolunay, Yengeç burcunda Yeni Ay gerçekleşecek
-       Merkür, Venüs, Mars ve Güneş burç değiştiriyor
-       Jüpiter Retrosu bitiyor, Neptün Retrosu başlıyor
-       Güneş 3, Mars 2 önemli açı meydana getirecek

Haziran Ayının Ana Teması

Jüpiter-Neptün Quincunx’u  tüm ay boyunca güncelliğini koruyor

Geçtiğimiz aydan devraldığımız bu açı tüm ay boyunca etkinliğini koruyor. Bu etki, gizli, görünmeyen hastalıklara, kanserojen büyümeye ve zehirlenmeye işaret eder. Bu transiti bir sis perdesi, bulut veya basık bir hava olarak tahayyül edebiliriz. Bu etki altında fark edilmeyen enfeksiyon riski artar, sıvılar ve gazlar kanalıyla mikropların yayılması ve genişlemesi gözlemlenir.

Bu zorlayıcı ve ilk görüşte fark etmesi güç açı, inancın gezegeni Jüpiter ile ideallerin gezegeni Neptün arasında  ay boyunca, gizli bir savaş şeklinde yaşanıyor. Bu iki fonksiyonun, yani genişlemek ve iç sesi dinlemek özelliklerinin arasında görünmeyen şiddetli bir uyumsuzluk aya damgasını vuruyor. Kabullenmek ve büyümek konularını uzlaştırmak çok zor. Bu uzlaşmazlık bilinçli olarak fark edilmezse, huzursuzluk, uykusuzluk, deri hastalığı veya alerji gibi psikolojik/fiziksel yan etkilerle kendisini hissettirecek.

Astrolojide 150 derecelik açı (quincunx), iki burcun/gezegenin “biribirini görmemesi” anlamına gelir. Bil Tierney 150 derecelik açıyı, analiz ve ayrıştırma açısı olarak tanımlar. Gezegenlerle ilgili temel modifikasyonlar yapmak gerekir. Bu sayede, bu açının düzeltme ve terapötik etkisi vardır.

Biz bu düzeltilmesi gereken gizli sorunu, inancımız ve hayallerimiz; büyümemiz ve ideallerimiz, özgüvenimiz ve kabulleniciliğimiz arasında deneyimliyoruz. Bu görmezliğin kanserojen bir büyüme riski var. Bağımlılıklar ve kaçış isteği gizlice gelişmemize ket vurabilir. Fanatik inançlar şehitliğe, kurban/kurtarıcı rollerine yol açabilir. Sahte ilüzyonlar, içi boş özgüvene, kibire sebep olabilir. En önemli husus bu genişleme-ideal uyumsuzluğunun çok gizli bir seviyede yaşanması.

Bu gizli savaşın olumsuz sonuçlarının kurbanı olmamak için kendimizi çok dikkatli gözlemlemek; böylece öğrenmek, ayrıştırmak ve idrak etmek gerekir. Neticede inanç/genişleme/büyüme fonksiyonumuzla ideallerimiz/hayallerimiz/merhamet/şefkat/özveri fonksiyonumuzu özenle sentezlemek gerekir. İşte o zaman ideallerine sahip çıkan, iç sesini dinleyen ve kabullenerek büyüyen mutlu bir varoluş mümkün. Bu çok spesifik açıyı, doğum haritasında 12, 13, 14 ve 15 derece Balık ve Terazi burcunda gezegenleri ve hassas noktaları bulunanlar, çok gizli içsel bir gerilim, huzursuzluk, uykusuzluk, derin tatminsizlik, zehirlenme, deri hastalığı veya alerji şeklinde deneyimleyecek.

17-20 Haziran  Gökyüzünde Venüs-Neptün-Jüpiter Yod kalıbı oluşuyor

           Bu 4 gün boyunca, Jüpiter’in fokal konumda olduğu, Venüs ve Neptün’ü içine alan bir Yod açı kalıbı gerçekleşecek. “Tanrının parmağı” olarak adlandırılan bu açı kalıbı, 3 gün genişlemeyle ilgili bilinçdışı seviyede, gizli bir içsel gerilim yaşanacağına işaret eder. Sağlıklı büyümek için inançlarda, sevgi paylaşımında ve ideallerde ciddi bir düzenleme yapmak gerekir. Bu açının sağlıksız kullanımında, fazla idealize etmek, hayalperest yaklaşımlarla bir konuda kendini kandırmak, doğru bir şekilde genişlemeyi engeller. Aynı şekilde tembellik, lüks düşkünlüğü ve dizginlenemez iştah sağlıklı büyümeye zarar verir. Bu açının sağlıklı kullanımı, inançlarla ilgili çok önemli düzenlemeler yapmaktır. Kişi özellikle sevgi, değer ve idealler konusunda inancını, güvenini ve genişleme yöntemlerini gözden geçirmelidir. Ancak bu süreç çok gizli, görünmez, bilinçdışı bir seviyede yaşandığından kişi bunu düzeltmek için harekete geçmeyebilir. O zaman, ay boyunca aktif olan Jüpiter-Neptün quincunx’unda olduğu gibi huzursuzluk, uykusuzluk, deri hastalığı veya alerji gibi sonuçlar gözlemlenecektir. Aynı şekilde bu açının zehirlenme, enfeksiyon, gizli hastalık, kandırılma ve aşkta aldatılma riskleri mevcut. Bu açıyı, doğum haritasında 12, 13, 14 derece Terazi burcunda gezegenleri ve hassas noktaları bulunanlar, çok gizli içsel bir gerilim şeklinde deneyimleyecek.

21 Haziran itibariyle ay sonuna kadar Mars-Plüto-Jüpiter T-karesi aktif

Şubat, Mart ve Nisan 2017 Gökyüzü Raporlarında en önemli konu gökyüzündeki T-kareydi ve hem ülkemizde, hem dünyada çeşitli terör saldırıları, askeri müdahaleler ve sistem değişiklikleri şeklinde kendini gösterdi. Nisan ortasında bu kalıbın sona ermesinden beri, böyle gerilimli, dinamik bir kalıp yaşamadık, göreceli olarak bir sükunet söz konusuydu. Ancak 21 Haziran itibariyle gökyüzünde tekrar bir T-kare oluşuyor ve 13 Temmuz’a kadar bizi yine hızlı, krizli, dönüştürücü gerilimli günler bekliyor.

Bu öncü T-kare dinamizmi yüksek, belirsiz, kararsız ve dengesiz bir enerjiye işaret ediyor. Ana çelişki ekseni savaş (Mars) ve ölüm (Plüto).  Karşıtlık aksı Plüto ve Mars özelinde çok şiddetli bir güç savaşı barındırıyor. Bu zıtlaşma takıntılı, saplantılı kavgalara, zorbalığa ve acımasızlığa işaret eder. Patlayıcı olaylar ve çok yıkıcı meydan okumalar gözlemlenebilir. Yengeç-Oğlak ekseninde vuku bulan bu gerilim, güvenlik temalı güç hırsını gündeme getiriyor. Mahrem olanla kamusal, yuva (Vatan) ile dış dünya, duygusal ile profesyonel güvenlik bağlamında çatışıyor. Eril ve kötücül gezegenlerin nükleer savaşı, duyguların bastırıldığı, şefkatin, merhametin daha katı, soğuk yapılar için feda edildiği anlamına geliyor. Güvenlik gerekçesiyle çok sert önlemlerin alınmasına, baskılayıcı yapıların istikametinde dönüştürücü adımların atılmasına şahitlik edebiliriz. 25 Haziran ve 2 Temmuz bu baskılayıcı, patlayıcı ve yıkıcı etkinin zirveye çıktığı anlar.

Bu Mars-Plüto zıtlaşması aslında yaşanan sorunların ana eksenini teşkil etse de, tüm dikkat odak noktasındaki Jüpiteryen genişleme, yayılma ve inanç sorunlara yöneltilmiş durumda. Öncü T-kare burada Jüpiter’e aşırı özgüven, dinamizm ve enerji bahşederken, kişinin kendisini çok fazla zorlamasına yol açıyor. Her şeyi birden başarmak isteyen bireyi çok sayıda genişleme kriziyle başbaşa bırakıyor.  Ancak burada sabırsızlık, ve plan yapmadan girişmek; aynı zamanda dayatmacılık, ve düşüncesizlik sorunlar yaratıyor.

Terazideki Jüpiter fokal özelliğiyle içinden geçtiğimiz dönemde ancak adalet, eşitlik, uyum ve dengeyle büyünebileceğini gösteriyor. Ama zorlayıcı dinamik etkiler, en büyük sorunların adalet konusunda gündeme geleceğine işaret ediyor. Bu etki altında, gelişmek için barış şarttır, arabuluculuk ve diplomasi ile büyünür. Ancak Marsiyen-Plütonik güç savaşları, iktidar hırsı ve acımasızlık bu bir aylık süreçte en çok barışın zarar göreceğini, hoşgörünün, diplomasinin ve arabulucuğulun heba edileceğini gösteriyor. Bu açı kalıbının olumsuz tezahürü, bir şeye körü körüne inanma, bundan dolayı fanatik yargılayıcılık, hak hukuk saplantısı ve hesapçılıktır. Aldım-verdim dengesinde aşırı kuralcılık barışı ve düzeni bozabilir.

Bu T-karede ekseni meydana getiren Oğlaktaki Plüto bu dönemde sınırların değişeceğine işaret eder. Dünya çapında iktidar yapıları gaddarca kullanılabilir. Baskı ve hiyerarşik yapıyla kontrol tesis edilmeye çalışılabilir. Plüto Oğlakta statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı getirir. En tepeye çıkmak için Makyevalist yöntemleri seferber eder. Plüto’nun Oğlaktaki cilvesi, kişiyi tam kazandığını zannettiği yerde büyük bir yenilgiyle başbaşa bırakmasıdır. İçinde bulduğumuz bu Oğlak Plüton yıllarında, miadını doldurmuş yapıların yok olduğu görülür. Böylece eskinin enkazından yeni yapılar inşa edilir. Adeta yeni bir dünya düzeni kurulur: Yönetim biçimleri dönüşür. Bazı ülkeler, ve siyasi yapılar yıkılır.

25 Haziran Mars-Jüpiter karesi ve 2 Temmuz Mars-Plüto karşıtında içinde kolluk kuvvetlerini, silahlı güçleri barındıran şiddet olayları, patlayıcı etkiler gözlemlenme riski var. Ayrıca acımasız, gaddarca güç savaşları barışı ve adaleti hedef alabilir, baskılayıcı yapılar inşa edilebilir. Nükleer gerginlikte sağlıksız büyüme görülebilir.


Yeni Ay ve Dolunay

9 Haziran Yay burcunda Dolunay – 18 derece Yay

Yay burcunda meydana gelen Dolunayın ana teması macera duygusunun, iyimserliğin ve hoşgörünün baskılanması. Dolunayı özel kılan, Satürn’le kavuşumu ve Neptün’le kare yaparak bir değişken T-kare oluşturması. Bu dolunay uzak ufuklara açılarak, yabancı kültürlerle ve farklı inançlarla temas kurarak bir ürün ortaya koyma enerjisi barındırıyor. Dolunay yöneticisi Jüpiter’in Güneş ve Ay ile olumlu açısı, özgüven ve inanç verir, daha önce fark edilmeyen yeni potansiyelleri keşfetme ve bu yeteneği kullanarak yeni arenalara açılma şansı sunar. Bu dolunayın kuvvetli sonuç alma enerjisini olumlu kullanmak için yolculuk yapmaya isteği, iyimserlik, heves ve çoşku gerekir. Hacı arketipini düşünmek bu dolunay enerjisini anlamak için doğru olacaktır. Burada önemli olan Hacının ulaşacağı destinasyon değil, yolculuğun ta kendisidir: Yolculukta yaşanacak maceralar, konaklanacak hanlar, orada karşılaşılacak farklı fikirler, kültürler ve ahlaki görüşlerdir. Bu yabancı yaşam felsefeleriyle kişi kendi görüşlerini sentezlemeli ve yeni bir doğru yaşam felsefesi oluşturmalıdır. O zaman Yay dolunayının vaad ettiği hoşgörü ve bilgelik sağlanabilir. Böylece kişi yeni ufuklara açılacak, bakışını genişletecek, büyük resmi görecek ve yeni potansiyellerini gerçekleştirebilecektir. Bu dolunayın verimsiz kullanımı, “ben bilirim” yaklaşımıyla ahkam kesmek, kendi doğrusunu fanatikçe başkalarına kabul ettirmeye çalışmaktır. Ayrıca Satürn’ün zorlayıcı açısı bu felsefi yolculuk için gerekli maceracılığı ve coşkuyu baskılayabilir. Uzak ufuklara açılmaya yönelik bir korku yaratabilir. Neptün’ün dahil olduğu bu T-kare formasyonu, tüm süreçte bir sınırların eridiği korkusu ve buna mukabil bir duvar örme refleksi yaratabilir. Yabancıların sınırları yıktığı, tehlikeli unsurların sızdığı ve güvenli alanın istila edildiği fobisini tetikleyebilir. Bu ise, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve irrasyonel korkuya yol açar. Bu refleks, Yay dolunayının vaad ettiği bilgeliği, hoş görüyü ve evrenselliği heba eder. Bu sebeple mantıksız korkulara karşı özellikle temkinli olmak gerekir. Bu dolunaydan psikolojik gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, bakış açınızı genişletmeli ve farklı olanı tecrübe etmek için yolculuğa çıkmaya hazır olmalısınız.


24 Haziran Yengeç burcunda Yeni Ay – 2 derece Yengeç

Yengeç burcunda gerçekleşen Yeni Aya, gökyüzündeki yengeç yoğunlaşması damgasını vuruyor. Bu Yeni Ay duygusal bir başlangıç enerjisine işaret ediyor. Bu Yeni Ayda koruma, kollama, besleme, büyütme konulu adımlar atmak gerekir. Büyütülecek şey bir proje, bir girişim, bir çocuk veya sevilen kişiler olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, kişinin önce bu işlemleri kendi bilinçaltına uygulaması gerektiğidir. Yakın ilgiyi bekleyen, kişinin yüzleşmekten çekindiği bilinçaltı duygularıdır. Hafızasını meşgul eden çocukluk koşullanmaları ve açmazlarıdır. Merkür ve Mars’ın Yeni Ayla beraber Yengeç burcunda bir kümeleşme oluşturması, zihinsel/sözel yöntemlerle bilinçaltının cerrahi operasyona tabi tutulabileceğini gösteriyor. Bu Yeni Ayda duygular hakkında konuşmak gerekir. Yeni Ayın verimli kullanımı hisleri söze dökmek, onlarla iletişim kurmaktır. Yeni Ayda onlarla dürüstçe yüzleşmeye başlamak ve yanlışları dile getirme fırsatı söz konusu. Kişi Yeni Ay enerjisini yanına alıp duygularına kulak verdiğinde, acılı da olsa onların üstesinden gelip büyüyebilir. Bu Yeni Ay, sivri dilli sözel münakaşalarla duyguları tetikleyecek. Yeni Ayın hiçbir gezegenle açı yapmaması, sürecin kolayca kontrolden çıkabileceği riskini gündeme getiriyor. Duygular anlık bir patlamayla tüm fonksiyonları ele geçirebilir. Kişi aşırı kaprisli, alıngan ve gelgitli duygulara yenik düşebilir. Açısızlık bunun tam tersi tehlikeyi de barındırır. Patlamaya hazır duygular mevcudiyetini korusa da, kişi duygularından habersiz olabilir, tamamıyla hislerinden kopuk bir şekilde bu yeni ayı geçirebilir. Bu yeni ayın bir riski de, kendi duygusal zayıflığıyla yüzleşme korkusundan dolayı kendini sevdiklerine adamak, sevgiyi kaçış olarak kullanmaktır. Böylece bir bağımlılar ordusu yaratabilir. Onlar için kendini feda ederek kendinden kaçabilir. Bu yeni aydan psikolojik  gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, öncelikle kendi duygu dünyanızla yüzleşmeli ve kırılgan hislerinize annelik etmelisiniz. 

Bu ayki Burç değişimleri:

4 Haziran Mars Yengeç burcuna giriyor

            Tüm ay boyunca savaşçı enerji düşüyor, içe yöneliyor. Bu öfkenin bittiği anlamına gelmez, tam tersi daha dolaylı, pasif-agresif ve duygusal bir forma evrildiğini gösterir. Aslında bilinçaltı hararetle, tutkuyla ve gazap ile dolar. Ama bu konum altında, mücadele gizlidir, savaş kapalı kapılar arkasında devam eder. İstediğini elde etmek için duygusal sömürü, ve işkence yöntemleri kullanılır. Bu etki altında her şeyi kişisel algılama, sübjektiflik ve eleştiriye tahammülsüzlük gözlemlenir. 24 Haziran Yengeç Yeni Ayı sırasında oluşan bilinçaltıyla yüzleşme enerjisini cesurca kullanmak ve kendi duygularına annelik yapmak, bu olumsuz tezahürleri yenmek için elzemdir.

6 Haziran Venüs Boğa burcuna giriyor.

Bu tarih itibariyle sevgi paylaşımına tensellik ve 5 duyu hakim oluyor. Dünyevi zevkler, bedensel arzular ve şehvet sevgi ilişkilerinde ön plana çıkıyor. Bu transit boyunca kişi sevdiğini dokunarak göstermek ister. Bununla beraber ciddi ikili ilişkilerde, temkinlilik, garanticilik ve ağırdan alma gözlemlenecek. Bu etki altında sevdiğini kıskanma, sahiplenme dozu yükselir. Boğadaki Venüs ayrıca yeme içme konusunda nefsine yenik düşebilir, kilo alma sorunu gözlemlenir. Bu Haziran ayında hareketsizlik ve tembellik tehlikesi yüksek. Yetersizlik hissi, biriktirme ve koleksiyon çılgınlığına yöneltebilir. Para ve madde sevgisi cimriliğe yol açabilir. Ayrıca Venüs’ün çok güçlü konumu, hem aşk hem de finansal açıdan çok şanslı bir aya işaret ediyor.

7 Haziran Merkür İkizler burcuna giriyor.

Gökyüzündeki İkizler burcu yoğunlaşması sebebiyle şiddeti daha da artmış bir şekilde, düşüncelerin çok hızlandığı 2 haftalık süreç başlıyor.İkizlerdeki Merkür zekada keskinleşmeyi gösterir, geometrik kalıpları ve fikirler arasındaki bağlantıları fark etmekte yüksek bir beceri bahşeder. Bu konum çok hızlı öğrenme, öğretme, bilgi toplama ve yayma yeteneğine işaret eder. Bu dönemde bir tehlike her şeyden çabucak sıkılma, başlanılan işi yarım bırakma ve maymun iştahlılıktır. Bu yüzeyselliğe yol açabilir. Ayrıca iletişimde gevezelik, her şeyi mantığa uydurma, taklitçilik ve fikir hırsızlığı riski mevcuttur. Bu etkiyi içinde bulunduğu bağlamda, daha iyi anlamak için Mayıs 2017 Gökyüzü  Raporundaki “Güneş İkizler burcuna giriyor” ve “İkizler burcunda Yeni Ay” yorumlarını da okuyunuz. 21 Hazirana kadar bu konuşkan, sosyal, zihinsel, çok yönlü, hızlı, sabırsız, meraklı İkizler enerjisi çok güçlü bir şekilde devam edecek.

21 Haziran Güneş Yengeç burcuna giriyor.

Bugün itibariyle çok kuvvetli bir Yengeç dönemine giriyoruz. Mars’ın ve Merkür’ün de yengeçte bir kümeleşme (Stelyum) meydana getirmesi, Haziran sonu-Temmuz başını tam anlamıyla Yengeç sürecinden geçerek deneyimlememize neden oluyor. Yengeç süreci duygularla yüzleşmeyi barındırır. Hayatın sezgisel, mantık-öncesi, mahrem boyutunu kapsar. Bu süreçte çok şiddetli besleme, büyütme, koruma, kollama isteği duyulur. Benlik bu merhametli, şefkatli, anaç motivasyonla yanıp tutuşur. Bu güçlü yaratıcı enerji, hem sevilen kişilere hem de mevcut projelere annelik yapmak, onları büyütmek için mükemmeldir. Ancak yengeç sürecinden aslında bizim geçtiğimizi unutmamamız gerekir. Aslında annelik yapılmasını bekleyen biri varsa bu yine biziz. Bu sebeple bu dönem biraz oturup düşünmek, kök salmak, içinde yaşadığımız yuvayı, haneyi sağlamlaştırmak için çok doğru bir zamandır. Yaratılan bu korunaklı, güvenlikli ortamda artık yengeç sürecinin gerçek amacına erişebiliriz: Büyümek! Yengecin büyümek için halihazırda ikamet ettiği küçük kabuktan çıkması, bir süre korunmasız ve kırılgan kalması, ve sonra bulduğu daha büyük bir kabuğa girmesi gerekir. İşte bu korunmasız kalma süreci, yani bilinçaltıyla yüzleşme, yabancı birini, bir partneri bu korunmasız sığnağa davet etme, zayıflıklarını ona gösterebilme Yengecin imtihanıdır. Gökyüzünde önemli sayıda gezegenin yengeçte yoğunlaştığı bu dönemde, bizimde nerede köşemize çekilip hayatı ıskaladığımızı, geçilmesi imkansız duvarlar arkasında saklandığımızı fark etmemiz gerekli. Büyümemizi engelleyen bu kabukları kırma, ve bilinçaltımızda büyütülmeyi bekleyen kırılgan duygularımıza annelik etmemiz gerekli. Bu sürecin talep ettiği adımı atmak için 24 Haziran Yengeç Yeni Ayı çok güzel bir enerji yoğunlaşması ve başlama enerjisi barındırıyor.

21 Haziran Merkür Yengeç burcuna giriyor.

Bugün itibariyle bir süre için mantık yerini duygulara, bilinçaltına ve çocukluk koşullanmalarına bırakıyor. İletişimin çok daha sübjektif, duygu temelli yürüdüğü bir sürece giriyoruz. Yengeçte Merkür, zihnin merkezine aileyi, yuvayı ve hafızayı koyar. Tarafsızlık ve rasyonel bağlantı kurma çok zorlaşır. Ancak buna mütekabil, bilinçdışı ile temas kurma ve mantık-öncesi bu lisanı algılama becerisi gelişir. Bu dönemde bilinçdışında yüzleşilmemiş şartlanmaları ve kompleksleri düşünme, anlama ve bunlar hakkında sözcükler kurma şansı vardır. Özellikle 24 Haziran Yengeç Yeni Ayı sırasında, Mars’ın da yengeçteki konumundan istifade edip bilinçaltında ameliyat yapma, yüzleşme ve şifalanma şansı mevcuttur. Toplumsal düzeyde vatanperverlik ve milliyetçilik temelli bir söylem kamusal alanı domine eder.

Retrolar

9 Haziran Jüpiter Retrosu bitiyor

Şubat ayından beri geri harekette olan Jüpiter, nihayet doğru hareketine başlıyor. Bu, 4 aydır engellenen genişlemenin ve yayılmanın sonunda serbest bırakıldığına işaret eder. Artık dış dünyada yeni potansiyelleri keşfetmek ve yeni arenalarda başarıları genişletmek için enerjinin çok daha kolay akacağı, şanslı bir dönem başlıyor.  İnanç ve özgüven artıyor. Doğru hareketine başlayan Jüpiter dış dünyadaki projeler hakkında iyimserlik, maceracılık, ve coşku bahşediyor.

16 Haziran Neptün Retrosu başlıyor

           Neptün  yavaş hareketinden dolayı yılın bir süresini (5 ay) geri harekette geçirir. Aslında Neptün’ün neredeyse duran yavaşlığının yanında, Dünya’nın onun önünden çok hızlı geçmesi, yılın bir döneminde Neptün’ün geri gittiği izlenimini yaratır. Bu 5 aylık süreçte Neptün fonksiyonlarında (İdealler, hayaller, empati, spiritüellik, kendini aşma) aksaklıklar görülür. Retro süresinin bu uzunluğu, ifade ettiği aksaklıkların hızlı gezegen retrolarına (Merkür, Venüs, Mars) nazaran çok daha düşük gözlemlenebilirlikte olduğunu; ancak bu enerji yoğunlaşmasının bilinçdışının derin katmanlarında vuku bulduğunu gösterir. Neptün geri giderken, kendini kandırma, gerçeklerden kaçma ve iç sesinin işaret ettiği hayali gerçekleştirememe gibi sorunlar gözlemlenir. Aslında meditasyon, yoga gibi faaliyetlerle sessizlik ve sükunet sağlanırsa, kişi iç sesiyle temas kurma şansı yakalayabilir. Bu süreçte gerçek idealini keşfetmek, ve retro bittikten sonra o ideale kendini adamak için kullanacağı yöntemleri hazırlamak için mükemmel bir dönemdir. Neptünyen konularda, yani duyarlılık, empati ve ilüzyon (görsel sanatlar) alanlarında, içsel gözlem yapmak, içindeki gerçek ilhamı keşfetmek için çok bereketli bir dönemdir. Rüyalar, sezgiler, arketipler ve bilindışıyla ilgili çalışmalar yapılabilir. Dua, ibadet ve tasavvufi faaliyetlerin içsel boyutta güçlendiği bir zamandır. Bu dönemde en büyük tehlike, kişinin doğum haritasında Neptün’ün bulunduğu evle ilgili konularda kurduğu fantaziler, pembe hayaller ve ışıltılı beklentiler ile kendini kandırmasıdır. Bu büyük hayal kırıklığına uğratır. Kişi bu içsel gözlem sürecinde bu fantazi-ızdırap modellerini bırakmayı öğrenmelidir.


Önemli Açı oluşumları

4 Haziran Güneş Neptün karesi

            Bugün ve etrafındaki +/- 5 gün, istekler ve hayallerin çatıştığına işaret eder. Bu açı altında ışıltılı beklentiler, fantaziler gerçek motivasyonu bir sis perdesine alabilir. Bu kafakarışıklığına, kendini kandırmaya ve başkaları tarafından aldatılmaya yol açabilir. Gizli düşmanlar, tesir altında bırakan, efsunlayan kişiler bu transit süresince zararlı olabilir. Enfeksiyon, zehirlenme ve sıvılardan gelen tehlikeler gündemdedir.

15 Haziran Güneş Satürn karşıtı

            Bu beş günlük süreçte karamsarlık hakimdir. Ego, süperego tarafından baskılanmaktadır. İsteklerini gerçekleştirememekten korkma, tereddüt etme ve buna eşlik eden aksaklıklar, engellenmeler ve sorunlar gözlemlenir. Bu transit altında sorumluluklar ile istekler, ikili meydan okumalar aracılığıyla zıtlaşır. Gerçek yaratıcılığını, motivasyonunu hayata geçirme isteği toplumsal yükümlülüklerle çatışır; bu otorite pozisyonunda kişilerle münakaşalara yol açar. Depresyon, değersizlik hissi, korku ya da aşırı katılık, sertlik tehlikeleri görülür.

18 Haziran Güneş Uranüs sekstili

            +/- 5 gün boyunca kişisel özgürleşme fırsatı vardır. Benliği yansıtmak, farklılığını ortaya koymak için şanslı olanaklar doğar. Uranüs-Güneş ikilisi sıradışı yaratıcılık fırsatıyla parlama, ilgi odağı olma enerjisi verir. Olağandışı düşünme, algılama ve icat yapma enerjisi söz konusudur. Benliği derinden etkileyen güzel sürprizler yaşanabilir, ani olumlu değişiklikler gündeme gelebilir.


26 Haziran Mars Neptün üçgeni

Bugün ve etrafındaki +/- 5 gün, ideallerini gerçekleştirmek için harekete geçme şansı yüksektir. Bu etki altında kişi hayallerinin peşinden koşabilir, fantazileri için mücadele edebilir. Bu açı, ilham gerektiren yaratıcı projeleri başlatma şansı sunar. Bu açının verimli kullanımı, benliği aşan ve daha büyük bir bütünün parçası olduğunu idrak etmeyi sağlayan hareketlerde bulunmaktır. Bu iyicil açı, spiritüel, meditatif, dini konularda farkındalığı artırmak için; empati ve merhameti geliştirmek için büyük bir şansa işaret eder.
          
Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.


İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004