Saturday, July 29, 2017

Jüpiter Plüto Karesi – 4 Ağustos 2017


Jüpiter Plüto Karesi – 4 Ağustos 2017

Bugün inancın gezegeni Jüpiter ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında gergin bir kare açı gerçekleşiyor. Bu açı inançlar doğrultusunda fanatizme ve güç savaşlarına işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Terazi ve Oğlak burçları, bu güç savaşlarının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu güç savaşları, ikili zıtlaşmalar, açık düşmanlıklar ile eski sistemin yıkılışı, statü hırsı arasında cereyan ediyor.

Martine ve Danièle Barbault, bu açıyı güç hırsı kaynaklı “iktidar için her yol mübahtır” anlayışıyla özdeşleştirmiştir.  James Braha, bu transiti kendine aşırı güven, kibir, inançlarda sorunlar ve bunaltıcı insanlarla karşılaşma olarak açıklamıştır. Robert Hand, bu açıyı amaçları için aşırı güdülenme, şişmiş beklentiler, kaba tavırlar, kendi doğrusunu fanatikçe dayatma, zorlayıcılık ve diğerlerini domine etmeye çalışma olarak betimlemiştir

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri eski, güvenli yapılara körü körüne bağlı kalmaktır. İçinde bulunulan güvenli durum, statüko kişiye zarar verse ve onun büyümesini engellese bile ona çok hoş görünür. Onu ne pahasına olsun bırakmak istemez. Ancak Plüto-Jüpiter karesi öyle yıkıcı krizler ve kayıplar getirir ki, artık o eski duruma geri dönmek asla mümkün değildir. Dönüşüm kaçınılmazdır ve geri döndürülemez. Bu sebeple bu transitin olumsuz kullanımı, dönüşüme direnmektir. Yeniyi reddetmek, eskiye saplanmaktır. Bu açıya verilecek bir başka sağlıksız cevap da koşulları ve kişileri manipüle etmeye çalışmaktır. Acizlik korkusundan doğan bu davranış ancak her şeyi kontrol altında tuttuğu müddetçe ölüm tehlikesini bertaraf ettiğini sanar. Bu güç savaşlarına ve gaddarlığa sebep olur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap kayıplara yüksek bir farkındalıkla bakabilmektir. Yaşanan kriz ve kaybedilen şeylerin daha büyük bir sebebi olduğunu idrak etmek gerekir. Plüto, kişiden hayatındaki fazlalıkları ve gereksiz bağımlılıkları fark etmesini talep eder. Bu maddi, manevi veya alışkanlık düzeyindeki sağlıksız büyümeyi (Jüpiter) kontrollü bir ölüme (Plüto) tabi tutmasını ister. Bu sebeple, bu transitin verimli kullanımı, yaşamdaki gereksiz her türlü unsuru elemektir. Ancak bu gönüllü kaybetmeler sayesinde kişi fiziki ve spiritüel genişlemesi (Jüpiter) için yer açmış olur. Bu noktadan sonra varoluşuna anlam katacak misyonlar için yeni yaşam arenalarına açılabilir, ufkunu genişletebilir ve büyüyebilir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız hayatınızdaki bazı şeylerin “ölmesine izin vermeli” ve küllerinizden yeniden doğmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 17 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Oğlak ve Terazi) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler.  

Tablo: “Apothéose des héros français morts pour la patrie pendant la guerre de la liberté”, 1801, Anne-Louis Girodet de Roussy-Trioson

Kaynakça

Barbault, Martine and Barbault, Danièle, Dictionnaire Des Aspects Astrologiques, Éditions Bussière, 2009

Braha, James, Astrolojinin Öngörü Sistemleri: Batının Transitleri & Doğunun Daşaları, İlhan Yayınevi, 2013

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Wednesday, July 26, 2017

Güneş Mars Kavuşumu – 27 Temmuz 2017





Güneş Mars Kavuşumu – 27 Temmuz 2017

Bugün benliğin ışığı Güneş ile mücadelenin gezegeni Mars kavuşuyor. Bu açı istekler doğrultusunda hareketi gösterir. Benliğin özünden gelen yaratıcılık için mücadeleye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Aslan burcu, bu güçlü egonun ve canlılığın yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu cesur enerji, içindeki yaratıcılığı sahnelemek, ışıldamak ve bir merkez olup dikkatleri üzerine çekmek için yanıp tutuşuyor.

Martine ve Danièle Barbault, bu açıyı kendine güven, ego gücü, eril enerji, cesaret ve savaşçılık ile özdeşleştirmiştir. Kavuşumun Aslan burcunda gerçekleşmesi, Marsiyen (cesaret) ve Solar (gönüllülük) enerjinin her zaman birinci olmak, en iyi, en güçlü olmak için yönlendirildiğini gösterir. Robert Hand, bu açıyı yüksek ego enerjisi, büyük özgüven, belaları defetme, ama aynı zamanda hiddet ve saldırganlık olarak betimlemiştir. Çok yüksek fiziksel enerjiyle beraber kaza ve yaralanma riski de bulunur.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri ego savaşlarına girmektir. Egoyu temsil eden Güneş’in yönetici olduğu bu konumda, Solar-Marsiyen enerji kendi isteklerini dayatabilir. Önüne çıkan her türlü engele karşı aşırı öfkeli, vahşi, saldırgan tepkiler verebilir. Düşüncesizce ve sabırsızca giriştiği hücumu sırasında arkasında bıraktığı enkazı, verdiği zararı fark etmeyebilir. Bu transitin verimsiz kullanımı, salt ben-merkezli bir perspektiften dünyayı görmek, sadece egoist istekler için enerji sarf etmektir. Aslanda yaşanan kavuşumun gölgesi, alkış bağımlılığı, onay ve beğenilme arzusuyla hareketler yapmak, böylece içindeki cevheri parlatamamaktır. Burada yapılması gereken, hayran toplama ve pohpohlanma arzusunu bırakıp, piyasının istediğini değil, benliğin özünden gelen isteği ve yaratıcılığı sahnelemektir.

Bu açıya verilecek sağlıklı cevap, benliğin özünden gelen istekle temas kurmaktır. İçten gelen yaratıcılık ve motivasyon keşfedildiğinde, artık güvenle bu amaç için mücadele edilebilir. O zaman, bencilliğe, sabırsızlığa, düşüncesizliğe ve öfkeye kapılmadan, Güneş-Mars ikilisinin bahşettiği cesareti ve atılganlığı bu özden gelen istekler için seferber etmek verimli olacaktır. Bu transit sırasında çok yüksek enerji, canlılık görülür, benlik için önemli şeyler uğrunda mücadele etme, ve girişim yapma fırsatı vardır. Bu açı güçlü bir başlatma enerjisine işaret eder. Kaynaşmış Güneş-Mars enerjisi, başlatılacak işlerde aktif, dinamik, kararlı, yürekli ve lider meziyetler getirir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benliğin özünden gelen isteğiniz için cesurca mücadele etmelisiniz, başlangıçlar yapmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 4 derece Aslan burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok güçlü bir başlatma enerjisi şeklinde etkilenecekler. 4 derece sabit burçlarda (Boğa, Akrep ve Kova) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 4 derece eril burçlarda (İkizler, Terazi, Yay ve Koç) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar.

Tablo: "Coronation of Nicholas II", 1898, Laurits Tuxen

Kaynakça

Barbault, Martine and Barbault, Danièle, Dictionnaire Des Aspects Astrologiques, Éditions Bussière, 2009

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Monday, July 24, 2017

Venüs Satürn Karşıtı – 24 Temmuz 2017



Venüs Satürn Karşıtı – 24 Temmuz 2017

Bugün sevginin gezegeni Venüs ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşecek. Bu açı ikili ilişkilerde sevgisizliği gösterir. İkili meydan okumalar ve aynalama kanalıyla değersizlik hissine, ve güvensizliğe işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu değişken İkizler-Yay ekseni, bu sevgi krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sorun  aşırı didikleme va akla mantığa uydurma sevgisiyle, kendi doğrusunun mutlak doğru olduğuna inanan, yargılayıcı geleneksellik arasında cereyan ediyor.

Martine ve Danièle Barbault, bu açıyı sevgi paylaşımında hüsran, aşkta acı çekme, engellerin olduğu koşullarda aşık olma, ilişkilerde pesimizm ve terkedilme korkusu ile özdeşleştirmiştir. James Braha, bu transiti bastırılan veya görmezden gelinen konuların ve kaygıların yüzeye çıktığı, aşk ilişkisinde sorunlar olarak açıklamıştır. Robert Hand, bu açıyı eski birlikteliklerin imtihana tabi tutulduğu bir ilişki krizi olarak betimlemiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kendini sevilmeye değmeyen biri olarak görmektir. Bu aşk ve romantik ihtiyaçlar konusunda karamsarlığa ve depresyona yol açar. Satürn’ün “beceremezsin, yapamazsın” korkutmaları sevgi bağları kurmak ve kendini değerli hissetmek alanında kendini gösterir. Satürn’ün gölgesi altında Venüs bu yıldırmalar karşısında pes ederse, derin bir tatminsizliğe kapılır. Hayattan, zevklerden ve fiziki dünyada beş duyuyla algılanan nimetlerden keyif alamaz. Bu transitin tehlikesi, korkulardan dolayı köşeye çekilip hayattan kaçmak, her türlü içten duyguyu bastırmak, sevgiyi ekarte ederek robotlaşmaktır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap ikli zıtlaşmalarda mevcut sevgi paylaşım modelinin gerçekliğiyle yüzleşmektir. Partnerle yaşanan münakaşaların, kavgaların sebebi kişiyi sevgi alışverişinde hesaplaşılmamış sorunlarla yüz yüze getirmektir. Satürn Venüs’e meydan okuyucu bir karşıt açı yaparak, kişiyi kendini değerli hissetme yöntemleri konusunda yeniden yapılandırmaya davet eder. Bu transit altında, zorlayıcı bir çöküş neticesinde, sıfırdan disiplinle ve sabırla değer kavramını inşa etmek gerekir. Bu uzun soluklu, metodik, sistemli, planlı bir çalışma gerektirir. Neticede, azim ve gayret ile kişi sevgi fonksiyonunu ve değer anlayışını somutlaştırır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevgi ve değer konusunda gerçekçi olmayan varsayımlarınızla yüzleşmeli ve bu doğrultuda sorumluluk almalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 21 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar krizli ve ikili zıtlaşmalı bir şekilde etkilenecekler.

Tablo: "Melancholy”, 1801, Constance Marie Charpentier

Kaynakça

Barbault, Martine and Barbault, Danièle, Dictionnaire Des Aspects Astrologiques, Éditions Bussière, 2009

Braha, James, Astrolojinin Öngörü Sistemleri: Batının Transitleri & Doğunun Daşaları, İlhan Yayınevi, 2013

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004


Sunday, July 23, 2017

Bir Örnek Saros Serisi: Saros Serisi 1 Kuzey




Bir Örnek Saros Serisi: Saros Serisi 1 Kuzey

Bu yaz, 21 Ağustos 2017’de deneyimleyeceğimiz Güneş Tutulması, Saros Serisi 1 Kuzey’e mensuptur. 1639’da doğan bu Saros Serisi, yakın geçmişte 1909 Haziran, 1927 Haziran, 1945 Temmuz, 1963 Temmuz, 1981 Temmuz ve 1999 Ağustos tarihlerinde tutulmalar üretmiştir. 1927’den itibaren Tam Tutulmalar meydana getirmeye başlamıştır.

"Saros Serisi" makalemde belirttiğim gibi, Saros Serisini 1300 yıl yaşayan dev bir insan gibi düşünürsek, bu devin özelliğini anlamak için onun Doğum Haritasını, yani ilk doğduğu tutulmayı incelememiz gerekir. Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında, sabit burçlardaki Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtı dikkat çekmektedir. Bu açı, fantaziler ve ilüzyonlarla sağlıksız şişmiş bir kibire, güçlü önemsenme ihtiyacına, güce bağımlılığa, kanserojen büyümeye, ideolojinin kurbanı olup güç savaşlarına girmeye, çok büyük fanatizm ve bağnazlığa, gücünü kötüye kullanmaya, zorlamacılığa, büyük manipülasyona, gaddarlığa ve intikam özlemine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu sabit burçlar Boğa ve Akrep, bu süreçte inatçılığı, sabit fikirliliği  ve değişime karşı direnci vurgulamaktadır; ifrat-tefrit yaklaşımını, yaşam-ölüm zıtlığını bu eksenin temeline yerleştirir.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında dikkat çeken iyicil etki ise, Uranüs’ün düğümler ekseniyle partil üçgenidir. Orjinal icatlar yapmaya işaret eden bu olumlu açı, bu seriye mensup tutulmalarda yaşanan radyo-televizyon ve havacılık alanındaki bilimsel sıçramaları açıklamaktadır.

Şimdi Saros serisi 1 Kuzey ailesini anlamak için incelememiz gereken bir diğer konu da, bu serinin ürettiği tekil tutulmaları tek tek analiz ederek tekrar eden temaları tespit etmektir.

1927 Haziran’ında tutulma İngiltere’den ve Sovyetler Birliğinden gözlemlendi. Mayıs-Haziran aylarında İngiltere-Sovyetler Birliği arasında büyük bir casusluk krizi patlak verdi, ve 9 Haziran’da SSCB 20 İngiliz casusunu infaz etti. Bu 1639'daki ilksel tutulmadaki Neptün/Jüpiter kavuşumu ve Plüto karşıtlığının barındırdığı gizli güç savaşlarının ve casusluğun tam bir tezahürüdür. Jüpiter-Plüto karşıtlığı sadece ilksel tutulmada değil, 1927 tutulmasında da mevcuttur.

9 Temmuz 1945 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, bir ay içinde, 6 Ağustos 1945’te insanlık tarihinin kanlı sayfalarına geçen Hirsohima ve Nagasaki Atom Bombası Saldırısı yaşandı. Nükleer patlamalar ve atom bombası, Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasındaki Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında meydana gelen Jüpiter-Plüto karşıtlığıyla sembolize edilmektedir.

20 Temmuz 1963 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, Ed Tamplin’in de makalesinde belirttiği gibi, 26 Temmuz’da NASA ilk yerdurağan uydu Syncom’u fırlattı. Bu sinyal ve yayıncılık alanındaki Uranüsyen icat, orjinal haritadaki Uranüs’ün Ay Düğümleriyle partil üçgenini/sekstilini örneklendirmektedir. Ayrıca Tutulmadan  iki hafta sonra, 5 Ağustos 1963’te Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve ABD, Kısmi Nükleer Deneme Yasağı Antlaşmasını imzaladı. Böylece yine bu Saros Serisinin Jüpiter-Plüto ve Uranüs/Düğüm orta noktasının işaret ettiği nükleer silahlar konusu gündeme gelmiş oldu.

31 Temmuz 1981 Güneş Tutulması Batıda gözlemlenmese de, orjinal tutulmanın barındırdığı Uranüs üçgeni çok büyük teknolojik buluşlar şeklinde kendini gösterdi. Tutulmadan iki hafta sonra, 12 Ağustos’ta IBM ilk kişisel bilgisayarı piyasaya sürdü. Bu Microsoft’un MS DOS işletim sistemini kullanan ilk PC’ydi.
11 Ağustos 1999 tutulması ülkemizden gözlemlendi, deprem anlamına gelen, sabit burçlarda bir büyük kare kalıbı barındırıyordu. Sepharial’ın işaret ettiği gibi tutulmadan 6 gün sonra, 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te şiddetli bir deprem meydana geldi.

Tüm bu örnekleri incelediğimizde, Saros Serisi Kuzey 1’in güçlü bir Plütonik ve Uranüsyen sembolizme sahip olduğunu görüyoruz. Bir tarafta Plüton casusluğa, güç savaşlarına, gaddarlığa, atom bombasına, nükleer saldırılara ve doğal afetlerle hayatta kalma mücadelesine işaret ederken, diğer yandan Uranüs bilim, radyo-tv-internet yayıncılığı, havacılık gibi alanlarda büyük icatları müjdeliyor.

21 Ağustos’ta yaşanacak tutulma ABD’den izlenecek, ve şüphesiz ABD’de hem Plüto’nun ifade ettiği devletler arası casusluğu, gizli güç savaşlarını, nükleer gelişmeleri gündeme getirecek; hem de Uranüs’ün sembolize ettiği internet yayıncılığı, akıllı telefonlar, havacılık ve uzay keşifleri konusunda icatları doğuracaktır. Özellikle tutulmanın çevresindeki dönemde çığır açan bir iletişim teknolojisi veya uzay keşfi haberi alınabilir. Bu tutulma ABD Başkanı Donald Trump’ın yükselen derecesinde ve Natal Mars’ının üzerinde gerçekleştiği için, bu etki Trump’ın “impeachment” süreciyle başkanlıktan indirilebileceğine işaret ediyor. Tutulmanın Natal Mars’ın üzerinde vuku bulması, belki de böyle bir indirilme ihtimalini ortadan kaldırmak için ABD’nin tarafı olduğu bir savaşın ya da askeri operasyonun başlatılabileceğini gösterir. Bu Saros Serisinin içerdiği nükleer konular ve atom bombası teması, yine bu Güneş Tutulması etkisinde ABD ile nükleer bir gerginliğin gündeme gelebileceğini belirtir.

Türkiye Cumhuriyeti açısından önemli olan, bu Saros Serisinin bizim ülkemizde depremler meydana getirmesidir. 11 Ağustos 1999 tutulmasından 6 gün sonra, Cumhuriyet tarihindeki en şiddetli depremlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi yaşanmıştır. Ben de daha önce 5 Mayıs ve 12-13 Temmuz 2017 tarihlerinde yayınladığım Mayıs Gökyüzü Raporu, "Sabit Burçlarda Tutulmalar ve Depremler", Ağustos Gökyüzü Raporu ve "21 Ağustos Güneş Tutulması Yorumu" analizlerimde 21 Ağustos 2017 etrafındaki dönemin deprem riski çok yüksek bir dönem olduğu uyarısında bulunmuştum. Nitekim bu analizlerimi yayınladıktan sonra, 12 Haziran 2017’de İzmir’de, 21 Temmuz 2017’de Bodrum’da depremler meydana geldi. 

Bu Saros Serisinin ilksel tutulmasında sabit burçlarda Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığı bulunmaktadır, ve deprem riskini taşımaktadır. 1999’daki Güneş Tutulması da, bu sene gerçekleşecek 21 Ağustos 2017 Güneş Tutulması da sabit burçlarda meydana gelmektedir; ve Sepharial’ın 1905 tarihli kitabında belirttiği gibi sabit burçlardaki bu tutulmalar deprem riski taşımaktadır.

1999 ve 2017 tutulmalarını Türkiye Cumhuriyeti haritasıyla karşılaştırmalı incelediğimizde, iki tutulmanın da Türkiye’nin üçüncü evinde ve Natal Neptün’ü üzerinde gerçekleştiğini görmekteyiz. Ayrıca 1999 tutulmasında Mars bu Natal Neptün’e kare yaparken, 2017 tutulmasında da Mars Natal Neptün’le kavuşarak yine onu aktive ediyor. Yine Neptün’le ilgili bir diğer dikkat çeken ayrıntı, 1999 tutulmasında Uranüs’ün Natal Neptün’e karşıt açı yapması; benzer bir şekilde bu sefer 2017’de Neptün’ün Natal Uranüs’le kavuşmasıdır. Tüm bu örnekler, hem 1999 hem de 2017 tutulmalarında depremleri ve denizleri yöneten Neptün’ün (Poseidon) aktive olduğunu göstermektedir. Mars bunu kazalara açık, şiddetli ve zarar verici kılarken, Uranüs bu etkiyi beklenmedik, ani, birden bire gerçekleşen şaşırtıcı bir olay haline getirmektedir. Güneş Tutulmasının buraya çok yoğun enerjisini vermesi, Neptün’ün de zaten mevcut olan deprem konularına Saros Serisinin ilksel tutulmasının içerdiği sabit burçlardaki  Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığıyla beklenmedik, şaşırtıcı ölüm-kalım savaşlarını, yaşam mücadelesini barındıran depremleri ekliyor.

1999 ve 2017 tutulmalarının bir diğer ortak etkisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin natal Venüs-Jüpiter ikilisine zorlayıcı bir kare açı yapmalarıdır. Ayrıca 1999’da Mars bu ikiliyle kavuşarak, 2017’deyse kare açı yaparak onlara malefik (kötücül) özelliğini iletmektedir. Ülkenin servetini, barışını, yani iyiliğini gösteren bu iki benefik birlikte tutulmalardan olumsuz etki almaktadır. Jüpiter ülkenin 6. ve 10.evlerini yönettiğinden, vatandaşların sağlığını, salgın hastalıkları, kamu hizmetlerini, orduyu, memurları, ülkenin genel gücünü ve itibarını gösterir. Mars, malefik etkisiyle tüm vatandaşların sağlığını ve ülkenin genel gücünü bozmaktadır. Venüs ise 5.evi yönettiğinden, eğlence yerlerini, doğumları, çocukları, spekülatif yatırımları gösterir. Bunlar da Mars’ın olumsuz etkisi altında kötü etkilenmektedir. 1999 tutulmasından 6 gün sonra gerçekleşen 17 Ağutsos depremiyle ülkenin ekonomik durumu, genel gücü, eğlencesi, doğumları ve çocukları negatif etkilenmiştir.

Bu benzerlikler, Saros Serisi Kuzey 1 ailesinin, Türkiye Cumhuriyeti açısından deprem riski anlamına geldiğini göstermektedir. Özellikle sabit bir burç olan Aslanda Tutulmalar meydana getirdiği 11 Ağustos 1999 ve 21 Ağustos 2017 Güneş tutulmalarında, bu tutulmaların +/-6 ay genişliğinde 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi, 21 Kasım 1999 Düzce Depremi, 12 Haziran 2017 İzmir Depremi ve 21 Temmuz 2017 Bodrum Depremi gerçekleşmiştir. Ülkemiz açısından bu yaz hala deprem açısından riskli bir yazdır. Lütfen depreme karşı bilimsel önlemlerimizi alalım.

Haritalar: Solda Türkiye Cumhuriyeti Haritası ile 11 Ağustos 1999 Güneş Tutulması, Sağda Türkiye Cumhuriyeti Haritası ile 21 Ağustos 2017 Güneş Tutulması

Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Tamplin, Ed, “Discover what the eclipses of 2017 mean for you”, in WellBeing, retrieved on 7.13.2017 https://www.wellbeing.com.au/mind-spirit/astrology/discover-eclipses-2017-mean.html

Sepharial, Güneş ve Ay Tutulmaları: Dünya'ya Etkileri, İlhan Yayınevi, 2000


Saros Serileri



Saros Serileri

Astronomik olarak, bir Güneş Tutulmasının oluşması için Güneş’in ışığının Ay tarafından örtülmesi gerekir. Bu Astrolojik olarak Güneş ile Ay’ın, Ay Düğümlerine belli bir uzaklıkta kavuşması, yani bir Yeni Ay meydana getirmesi demektir. Tam bir tutulmanın oluşması için, Güneş-Ay Kavuşumu düğümlere en fazla 9°55’ uzaklığında olmalıdır.

Her yıl 6 ay arayla iki Güneş Tutulması gerçekleşir. Biri Güney Ay Düğümü üzerinde, diğeri Kuzey Ay Düğümü üzerindedir. Ay Tutulmaları, Güneş Tutulmalarından 14 gün önce veya sonra gerçekleşen “yan ürün”lerdir.

Güneş Tutulmaları rastgele meydana gelmezler. Her Güneş Tutulması, daha geniş bir Tutulma Ailesine dahildir, ve bu ailelere Saros Serileri denir. Babilliler MÖ 747 yılında Güneş Tutulmalarını önceden isabetli bir şekilde hesaplayabiliyorlardı. MÖ 4. yüzyılda ise bu tutulmaların daha geniş ailelere mensup olduğunu keşfettiler. Antik Yunanlılar, “tekrar etmek” anlamına gelen Saros kelimesiyle bu aileleri adlandırdılar.

Bir Saros Serisinin ömrü 1300 yıldır. Her Saros Serisi, 18 yıl 10 gün periyodla bir Güneş Tutulması meydana getirir. Bir Saros Serisi, ilk olarak Kuzey Kutbunda ya da Güney Kutbunda, kısmi bir tutulma olarak doğar. Her 18 yıl 10 günde bir, bir Tutulma Meydana getirerek yavaş yavaş zıt kutba doğru ilerler. Bir Saros Serisi 1300 yıllık ömrü boyunca, önce kısmi tutulmalar olarak doğar, sonra sıkılaşarak tam tutulmalar meydana getirir,  en sonunda tekrar uzaklaşarak kısmi tutulmalarla sönümlenir. Bu şekilde düşündüğümüzde, tutulma ailelerini 1300 yıl yaşayan dev insanlar olarak düşünebiliriz.

Saros Serilerinin matematiğine baktığımızda, bir Seri Kuzey ya da Güney kutbunda Ay Düğümlerine 15-18° uzaklıkta kısmi bir tutulma meydana getirerek doğar. Her 18 yıl 10 günde bir yeni bir tutulma üreterek, Ay Düğümlerine yaklaşık 30’-1° arası yaklaşır.  Tutulmalar artık Ay Düğümlerine 9-11° yakınlığına ulaştığında artık Tam Tutulmalar meydana getirmeye başlar. Yaklaşık 650 yaşında, bir Saros Serisi Ay Düğümleriyle tam kavuşum yapan tutulmalar oluşturur. Bundan sonra, artık her tutulma düğümlerden 30’-1° uzaklaşmaya başlar. 9-11° uzaklığına gelindiğinde artık tam tutulma yapamaz hale gelir, kısmi tutulmalar oluşturur. Yaklaşık 1300 yaşında, ay düğümlerinin 18° uzaklığına ulaşır ve Saros Serisi ölür.

Belli bir zaman aralığında 42 farklı Saros Serisi aktif olabilir. Bunlara 1 ila 19 arasında numaralar verilir, ilksel tutulmayla hangi kutupta doğduklarına göre numaralarına “Güney” ya da “Kuzey” ibaresi eklenir. Aynı yıl, tutulma meydana getiren aileler aynı sayıyla adlandırılır, doğum yerleri farklarını belirtir. Ayrıca, peşpeşe meydana gelen tutulmalar doğum yıllarına göre “eski”, “yeni” diye adlandırılır.

Saros Serilerini 1300 yıl yaşayan ve 18 yıl 10 günde bir kendilerini gösteren dev insanlar olarak düşündüğümüzde, onların da ilk doğdukları ana göre karakteristiklerini yansıtan bir doğum haritaları olacağını kabul ederiz. Bu Saros Serilerinin özelliklerini anlatan Doğum Haritaları kadar, 1300 yıllık ömürlerinde 71-73 kez meydana getirdikleri tutulmalar da tabiatları hakkında bize bilgi verir. Bu tekil vakaları da doğum haritalarının açıldığı transitler/progresyonlar gibi düşünebiliriz. Bu sebeple, bir Güneş Tutulmasının ne anlama geldiğini analiz etmek için, hem mensup olduğu Saros Serisinin doğduğu ilksel tutulmayı, hem de bu Saros Serisinin bugüne kadar oluşturduğu tekil tutulmaları tek tek derinlemesine incelemek gerekir. İlksel tutulma ve devamındaki tutulmaların ima ettiği temalar, bu tutulma hakkında bize önemli bilgiler verir.

Bir Saros Serisi, her 18 yıl 10 günde yeni bir tutulma meydana getirdiği için, bir sonraki tutulma 10 derece ilerde gerçekleşir. Bu şekilde Saros Serisi 640. ve 1280. yılında ilk başladığı dereceye gelir. Ömrü boyunca, 480.-800. yaşları arasında en önemli tam tutulmalarını oluşturur. Özellikle 640. yaşında Ay Düğümlerine en yakın, yani “en tam” tutulmalarını meydana getirir. Bunlar Saros Serisinin en güçlü tutulmalarıdır.

Bernadette Brady, çarpıcı bir Saros Serisi örneğiyle, belli bir tutulma ailesinin ifade edebileceği temayı gösteriyor. Saros Serisi 14 Güney ve Kuzeyin tutulma ürettiği yıllarda, büyük buluşların yapıldığı gözlemlenmektedir. 1452’de Gutenberg matbaayı icat etti, 1543’te Kopernik Güneş Merkezli evren teorisini yayınladı, 1687’de Newton Fizik Kanunlarını yayınladı, 1905’te Einstein Görelilik Kuramını yazdı. 1452, 1452, 1543 ve 1687  yıllarının ortak noktası, hepsinde Saros Serisi 14 Kuzey veya Güney’in bir tutulma meydana getirmiş olmasıdır. Bu örnekler gösteriyor ki bu aileler bilimsel buluşlar temasıyla ve dünyayı değiştiren yayınlarla bağlantılıdır.

Burada 18 yıl 10 günde kendisini gösteren ve 1300 yıl yaşayan bir kavramdan bahsettiğimiz için, tahmin etme darlığını 1 yıl gibi geniş bir süre kabul etmemiz gerekiyor. Gözlem ölçeğimiz bin yılı aşkın bir süre olduğunda, aslında 1 yıl olukça dar bir orbdur. Bir Tutulmanın meydana gelişinden +/- 6 ay süresince etkisini sürdürür, ve mensup olduğu Saros Serisinin 1300 yıllık temasını o 12 aylık sürece aktarır. Elbette fiziki dünyada daha şiddetli ve dönüştürücü etkiler Tutulmayı takip eden +/- 1 ayda gözlemlenir. En çekirdeksel ve radikal etkiler tutulmanın etrafındaki 6 günlük süreçtedir. Tutulmanın aktive olduğu anları tespit etmek için daha hızlı ve tetikleyici gezegenlerin tutulma derecesine kavuşumlarını, açılarını ve orta noktalarını da göz önünde bulundurmak gerekir.

Figür: "Totality - Eclipses of the Sun" by Littmann, Willcox and Espenak

Kaynakça


Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Astroloji ve Kariyer Seçimi



Astroloji ve Kariyer Seçimi

Astrolojinin ve Doğum Haritası Analizinin temel hedefi insanın kendi öz doğasını tanımasıdır. "Kendini Bilmektir." Doğum Haritasındaki Gezegenlerin, Burçların, Evlerin ve Açıların bütünsel bir şekilde yorumlanması kişinin potansiyellerini, hangi konulara daha yatkın olduğunu, meziyetlerini ve becerilerini gösterir. Bu sayede, kişi bunları öğrenerek kendi tabiatına uygun kaynaklarını geliştirip, bu becerilerini mutlu olacağı bir alana kanalize edebilir.

Kimi insanlar daha yaratıcı, sanatsal konularda yetenekliyken, kimileri daha analitik, matematiksel konularda başarılıdır. Bazıları baskın olarak içedönükken, diğerleri daha dışadönük ve girişkendir. Bir takım kişiler daha somut, elle tutulabilir sonuçlar görmekten mutluluk duyarken, bazıları da konunun arkasında yatan mantıksal düzeni hemen fark eder, bu modelleri teorik olarak araştırmayı sever. Bu kişilik özelliklerinden ve yetenek modellerinden hiçbiri "doğru" veya "yanlış" değildir; hepsinin verimli bir şekilde kullanılacağı üretken bir ifade alanı vardır. Doğum Haritası analizi bize, kişinin doğal olarak hangi alanlara daha yatkın olduğu, nerede daha güçlü, nerede daha zayıf olduğu bilgisini verir.

İlk bakışta kişinin doğasına uygun kariyeri tespit etmek için MC noktası, 10.evin yöneticisinin durumu ve 10.evde bulunan gezegenlerin niteliklerine bakarız. Aynı şekilde, kişinin para kazanma şeklini temsil eden 2.evi ve çalışma hayatını anlatan 6.evi de benzer bir analize tabi tutarız. Ancak bunun birbirinden kopuk, boşlukta gerçekleştirilen unsur bazlı bir analiz olmamasına dikkat etmek gerekir. Çünkü tek tek unsurlar kitabi olarak doğru analiz edilse bile, birbirleriyle etkileşimi çok farklı anlamlara gelebilir. Bu da yanlış hüküm vermeye yol açar. Bu sebeple öncelikle Doğum Haritası bir bütün olarak incelenmeli; sonrasında yukarıda sayılan unsurlar bu bütünle etkileşim halinde değerlendirilmelidir.

Üniversite tercihlerinin yapıldığı, gençlerin hayat yollarını belirleyeceği bu dönemde, öncelikle "kişinin kendini bilmesinin" ve kendine uygun bir hedef seçmesinin önemini hatırlatmalıyız. Bu sebeple, meslek tercihi yaparken Myers-Briggs testi gibi çeşitli Psikolojik Testlerden faydalanılabileceği gibi, karaktere uygun meslek tercihi yaparken; bunlarla beraber astrolojiden faydalanmak da destekleyici olacaktır. İçinde bulunduğumuz haftada, hayat yollarında çok önemli bir tercih yapacak öğrencilerin, Doğum Haritalarını inceleyerek, kendi benliklerine uyumlu bir bölümü seçmeleri, gelecekte mutluluk ve başarı için çok önemlidir.

Saturday, July 22, 2017

Aslan burcunda Yeni Ay – 23 Temmuz 2017

Aslan burcunda Yeni Ay – 23 Temmuz 2017



Pazar Aslan burcunda Yeni Ay gerçekleşecek. Yorumumu bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz. Yeni Ay, gökyüzündeki Güneş-Mars-Uranüs ilişkisinin aktif bir parçası olduğu için, Raporda “14-26 Temmuz arası aktif olan Güneş-Mars-Uranüs ilişkisi” kısmını okumanız gerekmektedir:

Friday, July 21, 2017

2017 Yaz Deprem tahminim ve 21 Temmmuz 2017 Gökova Depremi





13 Temmuz tarihli Ağustos Gökyüzü Raporumda, aynı tarihli 21 Ağustos Güneş Tutulması yazımda, 12 Temmuz tarihli Sabit Burçlarda Tutulmalar ve Depremler yazımda ve 5 Mayıs tarihli Mayıs Gökyüzü Raporumun "Ay Düğümleri Burç değiştiriyor" kısmında, tam dört kez bu yaz deprem riskinden bahsetmiştim. Çünkü 1999 Depreminden önce yaşanan Güneş Tutulması, bu yaz yaşanacak tutulmayla geri dönüyor. Bu gece, Muğla açıklarında saat 01:31'de 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Umarım can kaybı yoktur. Lütfen depreme karşı bilimsel önlemlerimizi alalım.

Güneş Tutulması yazımı bağlantıdan okuyabilirsiniz: https://www.facebook.com/AstrologEfeErten/photos/a.1092654530807433.1073741828.1070251609714392/1543273259078889/

Ağustos Gökyüzü Raporu: https://www.facebook.com/notes/efe-erten/ağustos-2017-gökyüzü-raporu/1543258429080372/

Sabit Burçlarda Tutulmalar ve Depremler yazım: https://www.facebook.com/AstrologEfeErten/photos/a.1092654530807433.1073741828.1070251609714392/1541874575885424/


Mayıs Gökyüzü Raporu: https://www.facebook.com/notes/efe-erten/mayıs-2017-gökyüzü-raporu/1458017970937752/

Tuesday, July 18, 2017

Güneş Uranüs Karesi – 21 Temmuz 2017    







Güneş Uranüs Karesi – 21 Temmuz 2017


Cuma benliğin ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı isyanın, sinirin ve başkaldırının yüksek olduğunu gösterir. İstekler, bilinçli amaçlar ile özürleşme, bağımsızlaşma arasında bir sürtüşmeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Yengeç ve Koç burçları, bu bilinç-bağımsızlık çatışmasının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu çatışma, kendini ve isteklerini tanımlamak isteyen özgürlük arzusuyla, duygusal temellerini güvenceye almak isteyen bilinç arasında cereyan ediyor.

Martine ve Danièle Barbault, bu açıyı dışlanmayla, kendini bir topluma ait hissetmeyeceği durumlarla karşı karşıya kalmakla özdeşleştirmiştir. Bu ya aşırı ütopik, mantıksız fikirlere bağlılık ve topumsal kurallara karşı başkaldırı şeklinde; ya da içinde bulunduğu cemiyete adapte olamadığı için aşırı katılık, sabit fikirlilik, hoşgörüsüzlük, huysuzluk ve sinir şeklinde tezahür eder. James Braha, bu transiti kişinin kontrolü dışında ani, beklenmedik değişimler şeklinde tanımlamıştır. Gelenekten ve kurallardan bunalma durumu ve ani bağımsızlık hissiyle beklenmedik bitişler, büyük değişimler görülebilir. Robert Hand, bu açıyı ani, beklenmedik olaylar neticesinde, halihazırdaki yaşam planının imtihana tutulması olarak betimlemiştir. Sürdürülen hayatın gerçekten bireysel yaratıcılıkla ve özden gelen istekle örtüşüp örtüşmediği sınava sokulur.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri aşırı isyankarlık, ve kontrolsüz başkaldırı olacaktır. Sonunu düşünmeyen anarşi ve kaos isteği kişiye zarar verebilir. Bu açı altında sırf farklı olmak için eksantrik, garip, tuhaf hareketlere meyledilebilir. Kişi ego seviyesinde inatçılığı ve siniri deneyimler. Bu etki altında kişi kazalara açıktır. Benlik ve özgürlük konusu sağlıklı bir şekilde barıştırılmadığı sürece, olumsuz anlamda şoklar, sürprizler yaşanabilir; aniden, hiç beklenmedik olaylar cereyan edebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliği olumlu değişime ve olumlu reforma kanalize etmektir. Kare açı harekete geçmeyi mecburi kıldığından dolayı, kişi eski köhneleşmiş yapıları yıkıp yerine yeniyi koymak mecburiyetindedir. Yaşam enerjisini özgürlüğü ve bireyleşmesi için kullanmalıdır. Ayrıca bu açının verimli kullanımı, kendi farklılığını ifade etmekten korkmamaktır.  Bu transit altında kişi zor durumlar karşısında toplumu ileri götürebilecek aktivizm hareketlerine katılabilir. Herkesin özgürlüğü için hak arayışı gibi faaliyetlerde boy gösterebilir. Açık fikirlilik, ilericilik, ve hümanizm artar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, bireysel özgürlüğünüzle benliğinizi barıştırmalı; böylece korkusuz ve bağımsız bir varoluş sürdürmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 28 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler.

Tablo: “Révolte du Caire”, 1810, Anne-Louis Girodet de Roussy-Trioson

Kaynakça

Barbault, Martine and Barbault, Danièle, Dictionnaire Des Aspects Astrologiques, Éditions Bussière, 2009

Braha, James, Astrolojinin Öngörü Sistemleri: Batının Transitleri & Doğunun Daşaları, İlhan Yayınevi, 2013

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Saturday, July 15, 2017

Mars Uranüs Karesi – 18 Temmuz 2017  




Mars Uranüs Karesi – 18 Temmuz 2017


Salı mücadelenin gezegeni Mars ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı isyankar, düzen bozucu hareketler işaret eder. Başlatılan işlerin özgürlükle çeliştiğini gösterir. Gezegenlerin bulunduğu öncü Yengeç ve Koç burçları, bu bağımsızlık krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Daha duygusal, besleme-büyütme amaçlı, dolaylı ve pasif agresif hareketler çok güçlü bağımsızlık, kendi gibi olma, bireyliğini ortaya koyma dürtüsüyle çatışıyor.

Martine ve Danièle Barbault, bu açıyı her şeye muhalefete ve başkaldırıya yönlendirilmiş abartılı bir bireysellikle özdeşleştirmiştir. Sırf farklı olmak için provokatif hareketler gözlemlenebilir. Uranüs-Mars ikilisi sabırsızlık, hoşgörüsüzlük, katılık, sabit fikirlilik ve sinir getirir. Bir Tiran gibi vahşi ve fanatik hareketlere işaret eder. James Braha, bu transiti egosu ve arzuları tarafından yönlendirilen kişinin sonunu düşünmeyen sabırsız eylemleri neticesinde gerilimler, aksilikler, tartışmalar ve kazalar ile karşılaşması şeklinde açıklamıştır. Robert Hand, bu açıyı dürtüsel hareketler ve aceleci kararlar sonucu ani, beklenmedik ve istenmeyen sonuçlarla yüzyüze kalmak olarak betimlemiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri, hareketlerinin engellendiği hissiyle kontrolsüz bir öfkeye kapılmak, ve sonunu düşünmeden çatışmaya girmektir. Özgürlüğün, bağımsızlığın bastırıldığı koşullarda; bireyselliği yansıtmanın engellendiği durumlarda aceleci, sabırsız ve dürtüsel savaşlar başlatmaktır. Bu transit bir ego krizine işaret eder, ve kişi kendini ortaya koyabilmek, isteklerini tanımlamak ve peşinden gitmek için yıkıcı ve abartılı bir şekilde başkaldırabilir. Bu kişisel patlamalara, hiddete, sinire, isyana, anarşiye ve düzen bozuculuğa yol açar. Bu dikbaşlı yaklaşım belaları çeker. Pişman olunacak sonuçlar gündeme gelebilir, kazalar yaşanabilir. Ayrıca, bu açı altında kim olduğuyla temas kuramamış ve gerçek orijinalliğini yansıtamamış kişiler, sırf farklı olmak için tuhaf hareketlerde bulunabilir, ani öfke patlamaları ve beklenmedik kavgalar patlak verebilir.


Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sakin bir şekilde kim olduğunu, ne istediğini ve bu istekler için nasıl mücadele vereceğine karar vermektir. Kendi orijinalliğine güvenmek, ve farklılığını cesurca, yıkıcı olmadan yansıtmak gerekir. Burada aceleci, dürtüsel, düşüncesiz, sabırsız hareketlere karşı temkinli olmak gerekir. Bu transitin verimli kullanımı, daha sakin, hareketlerinin sonuçlarını da düşünerek geleneksel yöntemlerin dışında, yenilikçi modellerle mücadele etmektir. İstenilen şey için bağımsız, duygusuz bir şekilde gerektiğinde aykırı olma pahasına savaşmaktır.  Bu açı etkisinde, bireyliğini tesis etmek için atılganca kendini ortaya koymak gerekir. Akl-ı selim içinde farklılığını cesurca yansıtmak, sağlıklı bir özgürleşmeyi getirir. Oluşan bu açının getirdiği bağımsızlaştırıcı enerjiyi cesurca inisiyatif almak ve yeni projeleri hayat geçirmek için kullanmak şanslı ve rahatlatıcı olacaktır. Bu fırsattan psikolojik gelişiminiz için istifade etmek istiyorsanız, aceleciliğe, düşüncesizliğe ve vahşiliğe kapılmadan hayatınızda bir türlü değiştiremediğiniz köhneleşmiş yapıları revize etmeye cesaret edip, aktif, öncü, hevesli bir enerjiyle yeni, özgür modeller inşa edin.

Bu açıdan doğum haritasında 28 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert, sürtüşmeli ve ikili meydan okumalar şeklinde etkilenecekler.

Tablo: “Barricade rue Soufflot”, Paris, February 1848, Horace Vernet

Kaynakça

Barbault, Martine and Barbault, Danièle, Dictionnaire Des Aspects Astrologiques, Éditions Bussière, 2009

Braha, James, Astrolojinin Öngörü Sistemleri: Batının Transitleri & Doğunun Daşaları, İlhan Yayınevi, 2013

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Thursday, July 13, 2017

21 Ağustos 2017 Güneş Tutulmasının Etkileri

21 Ağustos Güneş Tutulması – 28 derece Aslan



            Aslan burcunda yaşanan Güneş Tutulması, Saros döngüsü 1 Kuzey’e mensuptur. Bu seri, her seri gibi 18 yılda bir kendisini tekrar bir Güneş Tutulmasıyla gösterir. Böylece bugün yaşadığımız tutulma, 1909 Haziran, 1927 Haziran, 1945 Temmuz, 1963 Temmuz, 1981 Temmuz ve 1999 Ağustos tarihlerinde yaşanan tutulmalarla bağlantılandırılmış durumdadır. 

Bernadette Brady, Saros serisi 1 Kuzey’i “gruplar ve organizasyonlarla ilgili beklenmedik olaylarla” özdeşleştirir. Bilgi çarpıtıldığı için ve çok sayıda yanlış bilgi yürürlükte olduğu için acele karar verilmemelidir. Ayrıca, yorgunluğa ve sağlık sorunlarına işaret eder.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında, sabit burçlardaki Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtı dikkat çekmektedir. Bu açı, fantaziler ve ilüzyonlarla sağlıksız şişmiş bir kibire, güçlü önemsenme ihtiyacına, güce bağımlılığa, kanserojen büyümeye, ideolojinin kurbanı olup güç savaşlarına girmeye, çok büyük fanatizm ve bağnazlığa, gücünü kötüye kullanmaya, zorlamacılığa, büyük manipülasyona, gaddarlığa ve intikam özlemine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu sabit burçlar Boğa ve Akrep, bu süreçte inatçılığı, sabit fikirliliği  ve değişime karşı direnci vurgulamaktadır; ifrat-tefrit yaklaşımını, yaşam-ölüm zıtlığını bu eksenin temeline yerleştirir.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında dikkat çeken iyicil etki ise, Uranüs’ün düğümler ekseniyle partil üçgenidir. Orjinal icatlar yapmaya işaret eden bu olumlu açı, bu seriye mensup tutulmalarda yaşanan radyo-televizyon ve havacılık alanındaki bilimsel sıçramaları açıklamaktadır.

Tarihte Saros serisi 1 Kuzey

Şimdi Saros serisi 1 Kuzey ailesini daha iyi anlamak için, tarihte bu seriye dahil tutulmalar meydana geldiğinde neler yaşanmış inceleyelim:

1927 Haziran’ında tutulma İngilere’den ve Sovyetler Birliğinden gözlemlendi. Mayıs-Haziran aylarında İngiltere-Sovyetler Birliği arasında büyük bir casusluk krizi patlak verdi, ve 9 Haziran’da SSCB 20 İngiliz casusunu infaz etti. Bu 1639'daki ilksel tutulmadaki Neptün/Jüpiter kavuşumu ve Plüto karşıtlığının barındırdığı gizli güç savaşlarının ve casusluğun tam bir tezahürüdür. Jüpiter-Plüto karşıtlığı sadece ilksel tutulmada değil, 1927 tutulmasında da mevcuttur.

9 Temmuz 1945 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, bir ay içinde, 6 Ağustos 1945’te insanlık tarihinin kanlı sayfalarına geçen Hirsohima ve Nagasaki Atom Bombası Saldırısı yaşandı. Nükleer patlamalar ve atom bombası, Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasındaki Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında meydana gelen Jüpiter-Plüto karşıtlığıyla sembolize edilmektedir.


20 Temmuz 1963 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, Ed Tamplin’in de makalesinde belirttiği gibi, 26 Temmuz’da NASA ilk yerdurağan uydu Syncom’u fırlattı. Bu sinyal ve yayıncılık alanındaki Uranüsyen icat, orjinal haritadaki Uranüs’ün Ay Düğümleriyle partil üçgenini/sekstilini örneklendirmektedir. Ayrıca Tutulmadan  iki hafta sonra, 5 Ağustos 1963’te Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve ABD, Kısmi Nükleer Deneme Yasağı Antlaşmasını imzaladı. Böylece yine bu Saros Serisinin Jüpiter-Plüto ve Uranüs/Düğüm orta noktasının işaret ettiği nükleer silahlar konusu gündeme gelmiş oldu.

31 Temmuz 1981 Güneş Tutulması Batıda gözlemlenmese de, orjinal tutulmanın barındırdığı Uranüs üçgeni çok büyük teknolojik buluşlar şeklinde kendini gösterdi. Tutulmadan iki hafta sonra, 12 Ağustos’ta IBM ilk kişisel bilgisayarı piyasaya sürdü. Bu Microsoft’un MS DOS işletim sistemini kullanan ilk PC’ydi.

11 Ağustos 1999 tutulması ülkemizden gözlemlendi, deprem anlamına gelen, sabit burçlarda bir büyük kare kalıbı barındırıyordu. Sepharial’ın işaret ettiği gibi tutulmadan 6 gün sonra, 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te şiddetli bir deprem meydana geldi.

Tüm bu örnekleri incelediğimizde, Saros Serisi Kuzey 1’in güçlü bir Plütonik ve Uranüsyen sembolizme sahip olduğunu görüyoruz. Bir tarafta Plüton casusluğa, güç savaşlarına, gaddarlığa, atom bombasına, nükleer saldırılara ve doğal afetlerle hayatta kalma mücadelesine işaret ederken, diğer yandan Uranüs bilim, radyo-tv-internet yayıncılığı, havacılık gibi alanlarda büyük icatları müjdeliyor.

21 Ağustos’ta yaşanacak tutulma ABD’den izlenecek, ve şüphesiz hem Plüto’nun ifade ettiği güç savaşlarını, casusluğu, nükleer gelişmeleri gündeme getirecek; hem de Uranüs’ün sembolize ettiği internet yayıncılığı, akıllı telefonlar, havacılık ve uzay keşifleri konusunda icatları doğruacaktır.

Bizi ülkemiz açısından ilgilendiren, ilksel tutulmada sabit burçlarda Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığının vurguladığı deprem riskidir. Bu aileye mensup 11 Ağustos 1999 tutulmasından 6 gün sonra yaşanan 1999 Gölcük depreminin yaraları hala hafızamızdadır. Yine sabit bir burçta, Aslan burcunda meydana gelecek 21 Ağustos Güneş tutulması, bize bu dönemde depreme karşı önlem almamız gerektiğini hatırlatıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Haritasına Etkisi

21 Ağustos Güneş Tutulması, Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü evinde meydana geliyor. Bu yurtiçi ulaşım, iletişim, haberleşme, basın ve komşu ülkelerle ilgili zorlayıcı gelişmelerin yaşanacağını gösterir. Saros Serisi Kuzey 1, bu komşularla gerginliğin casusluk, güç savaşı veya nükleer içerikli olabileceğine işaret ediyor. Ayrıca tutulmanın Marsiyen özelliği bu gerginliğin içeriğinin askeri, silahlı kuvvetleri, polisi, savaşı ve terörizmi kapsadığını gösterir.Tutulmanın kalbindeki Mars ayrıca büyük yangınları, ateş sebepli kazaları, patlamaları ve kuraklığı da gösterir.

Tutulma ve Mars, Türkiye’nin Neptün’ünün üzerinde vuku buluyor.Tutulmayla aktive olan 3.evdeki Neptün, komşularla gizli konuları, komploları, aldatılmayı ve kandırılmalıyı vurgular. Türkiye'nin Neptün'ü, ayrıca 10. evi yönettiğinden, ülkenin yöneticisini ve genel itibarını göstermektedir. Tutulma anında Ay’ın Güneş’in önüne geçip ışığını kapaması olgusu, ülkemiz açısından bu konuların tutulması şeklinde gelişecektir.

Tutulma ekseni ayrıca Türkyie’nin 5.evdeki Natal Jüpiter’iyle T-kare kalıbı oluşturmaktadır. Bu adalet ve yargı konusunun temel sorun olacağını gösteriyor. Jüpiter ülkenin servetini, refahını, hazinesini ve bankalarını temsil ettiğinden, bu alanlarda finansal sorunlarla karşılaşılabilir. Türkiye'nin Jüpiter'i ayrıca 6. ve 10.evleri yönettiğinden, vatandaşların sağlığı, salgın hastalıklar, kamu hizmetleri, ordu, memurlar ve ülkenin yöneticisi, genel itibarı konuları da bu tutulmada gergin, sürtüşmeli krizlerin odak noktasını oluşturuyor.


Tutulmanın Kişisel ve Psikolojik Etkisi


Daha kişisel bir düzeyde inceleyecek olursak, 21 Ağustos Güneş tutulması Mars etkisindeki bir tutulma. Bu Marsiyen nitelik, çok güçlü egoya, dinamizme, enerjiye, cesarete ve savaşçılığa işaret eder. Bu tutulma enerjisini alan haritalarda liderlik özelliği, kararlılık ve yüreklilik görülür. Hareketler ve istekler işbirliği içindedir. İstenç ve irade gücü tam potansiyeline erişir.

Bu süreçteki en büyük risk, sırf alkışlanmak, pohpohlanmak ve hayran toplamak amacıyla piyasanın istediği hareketlerde bulunmaktır. Bu kendine yabancılaşmayı ve hüsranı getirir. Bu tutulma enerjisini doğru kullanmak için öncelikle içindeki yaratıcılığa güvenmek, korkmadan tüm doğallıkla bunu sahnelemek gerekir. Geniş bir orb ile, Satürn-Uranüs-Tutulma arasında bir Büyük ateş üçgeni göze çarpmaktadır. Bu kalıp çok güçlü bir yaratıcılığa ve özgüvene işaret eder. Bu tutulmanın etkisini alan haritalar güçlü bir heves, cesaret, yaratıcılık ve özgüven şansına sahiptir. Uranüs-Satürn üçgeni, eskiyle yeniyi barıştırma, geleneğe saygı duyan bir revizyon yapma şansına işaret eder. Yenilikçi ve özgürlükçü fikirleri yapılandırma, sabır ve disiplin ile özgürlüğünü inşa etme enerjisi verir. Bu sayede tutulmayla uyumlu açı yapan Uranüs’ün ifade ettiği bireysel farklılık ve orijinallik cesurca yansıtılabilir. Uranüs üçgeni çok güçlü bir yenilikçilik, icat yapma ve özgürleşme şansı sunar.

Burada Mars’ın ve tutulmanın verdiği başlatma enerjisiyle, içindeki yaratıcılığı dışa vurmaya ve sergilemeye başlamak faydalı olacaktır. Bu enerji yoğunlaşması sanatsal bir aktiviteye başlamak, yaratıcılık gerektiren işlere girişmek, organizasyon ve yönetimle ilgili adımlar atmak için uygundur. Dikkat edilmesi gereken, bu hareketlerin arkasında yatan gizli sebep ego tatmini ve beğenilme arzusu olmamalıdır. Alkış bir sebep değil, sonuç olduğunda aslanın enerjisi tüm ışıltısıyla parıldayabilir. Bu Tutulma enerjisi altında hayattan keyif almak, oyun oynamak, çocuksu coşkuyu yaşamak, hobilere eğilmek, flört etmek ve aşk için risk almak verimli olacaktır.        

28 derece Aslan burcunun Doğum Haritanızda düştüğü ev, bu yazıdaki etkinin ve büyük bir dönüşümün deneyimleneceği yaşam alanını gösterir. Özellikle 28 derece ateş burçlarında (Koç, Aslan ve Yay) gezegenleri olanlar, çok şanslı ve yaratıcı bir Büyük Üçgen enerjisi alacaklar. 28 derece sabit burçlarda (Boğa, Akrep ve Kova) gezegenleri olanlar daha sert, gergin, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar.

Kaynakça
Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998
Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.
İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004
İlhan, Barış, NEPTÜN - Siste Yolumuzu Nasıl Buluruz, 15 Temmuz 2012
Tamplin, Ed, “Discover what the eclipses of 2017 mean for you”, in WellBeing, retrieved on 7.13.2017 https://www.wellbeing.com.au/mind-spirit/astrology/discover-eclipses-2017-mean.html
Sepharial, Güneş ve Ay Tutulmaları: Dünya'ya Etkileri, İlhan Yayınevi, 2000

Ağustos 2017 Gökyüzü Raporu



Ağustos 2017 Gökyüzü Raporu

Bütünsel Analiz

Ağustos ayının en önemli göksel enerji yoğunlaşması 21 Ağustos Güneş Tutulması; ve ona eşlik eden 7 Ağustos Ay Tutulmasıdır.

Bunun dışında dikkat çeken göksel konfigürasyonlar şöyle:
-       Venüs-Plüto-Jüpiter T-karesi (12-19 Ağustos)
-       Merkür-Neptün karşıtı (4-21 Ağustos)
-       Merkür, Satürn ve Uranüs durağanlığı (3, 13 ve 25 Ağustos)

Tutulmalar

21 Ağustos Güneş Tutulması – 28 derece Aslan

            Aslan burcunda yaşanan Güneş Tutulması, Saros döngüsü 1 Kuzey’e mensuptur. Bu seri, her seri gibi 18 yılda bir kendisini tekrar bir Güneş Tutulmasıyla gösterir. Böylece bugün yaşadığımız tutulma, 1909 Haziran, 1927 Haziran, 1945 Temmuz, 1963 Temmuz, 1981 Temmuz ve 1999 Ağustos tarihlerinde yaşanan tutulmalarla bağlantılandırılmış durumdadır. 

Bernadette Brady, Saros serisi 1 Kuzey’i “gruplar ve organizasyonlarla ilgili beklenmedik olaylarla” özdeşleştirir. Bilgi çarpıtıldığı için ve çok sayıda yanlış bilgi yürürlükte olduğu için acele karar verilmemelidir. Ayrıca, yorgunluğa ve sağlık sorunlarına işaret eder.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında, sabit burçlardaki Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtı dikkat çekmektedir. Bu açı, fantaziler ve ilüzyonlarla sağlıksız şişmiş bir kibire, güçlü önemsenme ihtiyacına, güce bağımlılığa, kanserojen büyümeye, ideolojinin kurbanı olup güç savaşlarına girmeye, çok büyük fanatizm ve bağnazlığa, gücünü kötüye kullanmaya, zorlamacılığa, büyük manipülasyona, gaddarlığa ve intikam özlemine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu sabit burçlar Boğa ve Akrep, bu süreçte inatçılığı, sabit fikirliliği  ve değişime karşı direnci vurgulamaktadır; ifrat-tefrit yaklaşımını, yaşam-ölüm zıtlığını bu eksenin temeline yerleştirir.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında dikkat çeken iyicil etki ise, Uranüs’ün düğümler ekseniyle partil üçgenidir. Orjinal icatlar yapmaya işaret eden bu olumlu açı, bu seriye mensup tutulmalarda yaşanan radyo-televizyon ve havacılık alanındaki bilimsel sıçramaları açıklamaktadır.

Tarihte Saros serisi 1 Kuzey

Şimdi Saros serisi 1 Kuzey ailesini daha iyi anlamak için, tarihte bu seriye dahil tutulmalar meydana geldiğinde neler yaşanmış inceleyelim:

1927 Haziran’ında tutulma İngilere’den ve Sovyetler Birliğinden gözlemlendi. Mayıs-Haziran aylarında İngiltere-Sovyetler Birliği arasında büyük bir casusluk krizi patlak verdi, ve 9 Haziran’da SSCB 20 İngiliz casusunu infaz etti. Bu 1639'daki ilksel tutulmadaki Neptün/Jüpiter kavuşumu ve Plüto karşıtlığının barındırdığı gizli güç savaşlarının ve casusluğun tam bir tezahürüdür. Jüpiter-Plüto karşıtlığı sadece ilksel tutulmada değil, 1927 tutulmasında da mevcuttur.

9 Temmuz 1945 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, bir ay içinde, 6 Ağustos 1945’te insanlık tarihinin kanlı sayfalarına geçen Hirsohima ve Nagasaki Atom Bombası Saldırısı yaşandı. Nükleer patlamalar ve atom bombası, Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasındaki Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında meydana gelen Jüpiter-Plüto karşıtlığıyla sembolize edilmektedir.


20 Temmuz 1963 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, Ed Tamplin’in de makalesinde belirttiği gibi, 26 Temmuz’da NASA ilk yerdurağan uydu Syncom’u fırlattı. Bu sinyal ve yayıncılık alanındaki Uranüsyen icat, orjinal haritadaki Uranüs’ün Ay Düğümleriyle partil üçgenini/sekstilini örneklendirmektedir. Ayrıca Tutulmadan  iki hafta sonra, 5 Ağustos 1963’te Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve ABD, Kısmi Nükleer Deneme Yasağı Antlaşmasını imzaladı. Böylece yine bu Saros Serisinin Jüpiter-Plüto ve Uranüs/Düğüm orta noktasının işaret ettiği nükleer silahlar konusu gündeme gelmiş oldu.

31 Temmuz 1981 Güneş Tutulması Batıda gözlemlenmese de, orjinal tutulmanın barındırdığı Uranüs üçgeni çok büyük teknolojik buluşlar şeklinde kendini gösterdi. Tutulmadan iki hafta sonra, 12 Ağustos’ta IBM ilk kişisel bilgisayarı piyasaya sürdü. Bu Microsoft’un MS DOS işletim sistemini kullanan ilk PC’ydi.

11 Ağustos 1999 tutulması ülkemizden gözlemlendi, deprem anlamına gelen, sabit burçlarda bir büyük kare kalıbı barındırıyordu. Sepharial’ın işaret ettiği gibi tutulmadan 6 gün sonra, 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te şiddetli bir deprem meydana geldi.

Tüm bu örnekleri incelediğimizde, Saros Serisi Kuzey 1’in güçlü bir Plütonik ve Uranüsyen sembolizme sahip olduğunu görüyoruz. Bir tarafta Plüton casusluğa, güç savaşlarına, gaddarlığa, atom bombasına, nükleer saldırılara ve doğal afetlerle hayatta kalma mücadelesine işaret ederken, diğer yandan Uranüs bilim, radyo-tv-internet yayıncılığı, havacılık gibi alanlarda büyük icatları müjdeliyor.

21 Ağustos’ta yaşanacak tutulma ABD’den izlenecek, ve şüphesiz hem Plüto’nun ifade ettiği güç savaşlarını, casusluğu, nükleer gelişmeleri gündeme getirecek; hem de Uranüs’ün sembolize ettiği internet yayıncılığı, akıllı telefonlar, havacılık ve uzay keşifleri konusunda icatları doğruacaktır.

Bizi ülkemiz açısından ilgilendiren, ilksel tutulmada sabit burçlarda Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığının vurguladığı deprem riskidir. Bu aileye mensup 11 Ağustos 1999 tutulmasından 6 gün sonra yaşanan 1999 Gölcük depreminin yaraları hala hafızamızdadır. Yine sabit bir burçta, Aslan burcunda meydana gelecek 21 Ağustos Güneş tutulması, bize bu dönemde depreme karşı önlem almamız gerektiğini hatırlatıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Haritasına Etkisi

21 Ağustos Güneş Tutulması, Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü evinde meydana geliyor. Bu yurtiçi ulaşım, iletişim, haberleşme, basın ve komşu ülkelerle ilgili zorlayıcı gelişmelerin yaşanacağını gösterir. Saros Serisi Kuzey 1, bu komşularla gerginliğin casusluk, güç savaşı veya nükleer içerikli olabileceğine işaret ediyor. Ayrıca tutulmanın Marsiyen özelliği bu gerginliğin içeriğinin askeri, silahlı kuvvetleri, polisi, savaşı ve terörizmi kapsadığını gösterir.Tutulmanın kalbindeki Mars ayrıca büyük yangınları, ateş sebepli kazaları, patlamaları ve kuraklığı da gösterir.

Tutulma ve Mars, Türkiye’nin Neptün’ünün üzerinde vuku buluyor. Tutulmayla aktive olan 3.evdeki Neptün, komşularla gizli konuları, komploları, aldatılmayı ve kandırılmalıyı vurgular. Türkiye'nin Neptün'ü, ayrıca 10. evi yönettiğinden, ülkenin yöneticisini ve genel itibarını göstermektedir. Tutulma anında Ay’ın Güneş’in önüne geçip ışığını kapaması olgusu, ülkemiz açısından bu konuların tutulması şeklinde gelişecektir.

Tutulma ekseni ayrıca Türkyie’nin 5.evdeki Natal Jüpiter’iyle T-kare kalıbı oluşturmaktadır. Bu adalet ve yargı konusunun temel sorun olacağını gösteriyor. Jüpiter ülkenin servetini, refahını, hazinesini ve bankalarını temsil ettiğinden, bu alanlarda finansal sorunlarla karşılaşılabilir. Türkiye'nin Jüpiter'i ayrıca 6. ve 10.evleri yönettiğinden, vatandaşların sağlığı, salgın hastalıklar, kamu hizmetleri, ordu, memurlar ve ülkenin yöneticisi, genel itibarı konuları da bu tutulmada gergin, sürtüşmeli krizlerin odak noktasını oluşturuyor.


Tutulmanın Kişisel ve Psikolojik Etkisi


Daha kişisel bir düzeyde inceleyecek olursak, 21 Ağustos Güneş tutulması Mars etkisindeki bir tutulma. Bu Marsiyen nitelik, çok güçlü egoya, dinamizme, enerjiye, cesarete ve savaşçılığa işaret eder. Bu tutulma enerjisini alan haritalarda liderlik özelliği, kararlılık ve yüreklilik görülür. Hareketler ve istekler işbirliği içindedir. İstenç ve irade gücü tam potansiyeline erişir.

Bu süreçteki en büyük risk, sırf alkışlanmak, pohpohlanmak ve hayran toplamak amacıyla piyasanın istediği hareketlerde bulunmaktır. Bu kendine yabancılaşmayı ve hüsranı getirir. Bu tutulma enerjisini doğru kullanmak için öncelikle içindeki yaratıcılığa güvenmek, korkmadan tüm doğallıkla bunu sahnelemek gerekir. Geniş bir orb ile, Satürn-Uranüs-Tutulma arasında bir Büyük ateş üçgeni göze çarpmaktadır. Bu kalıp çok güçlü bir yaratıcılığa ve özgüvene işaret eder. Bu tutulmanın etkisini alan haritalar güçlü bir heves, cesaret, yaratıcılık ve özgüven şansına sahiptir. Uranüs-Satürn üçgeni, eskiyle yeniyi barıştırma, geleneğe saygı duyan bir revizyon yapma şansına işaret eder. Yenilikçi ve özgürlükçü fikirleri yapılandırma, sabır ve disiplin ile özgürlüğünü inşa etme enerjisi verir. Bu sayede tutulmayla uyumlu açı yapan Uranüs’ün ifade ettiği bireysel farklılık ve orijinallik cesurca yansıtılabilir. Uranüs üçgeni çok güçlü bir yenilikçilik, icat yapma ve özgürleşme şansı sunar.

Burada Mars’ın ve tutulmanın verdiği başlatma enerjisiyle, içindeki yaratıcılığı dışa vurmaya ve sergilemeye başlamak faydalı olacaktır. Bu enerji yoğunlaşması sanatsal bir aktiviteye başlamak, yaratıcılık gerektiren işlere girişmek, organizasyon ve yönetimle ilgili adımlar atmak için uygundur. Dikkat edilmesi gereken, bu hareketlerin arkasında yatan gizli sebep ego tatmini ve beğenilme arzusu olmamalıdır. Alkış bir sebep değil, sonuç olduğunda aslanın enerjisi tüm ışıltısıyla parıldayabilir. Bu Tutulma enerjisi altında hayattan keyif almak, oyun oynamak, çocuksu coşkuyu yaşamak, hobilere eğilmek, flört etmek ve aşk için risk almak verimli olacaktır.        

28 derece Aslan burcunun Doğum Haritanızda düştüğü ev, bu yazıdaki etkinin ve büyük bir dönüşümün deneyimleneceği yaşam alanını gösterir. Özellikle 28 derece ateş burçlarında (Koç, Aslan ve Yay) gezegenleri olanlar, çok şanslı ve yaratıcı bir Büyük Üçgen enerjisi alacaklar. 28 derece sabit burçlarda (Boğa, Akrep ve Kova) gezegenleri olanlar daha sert, gergin, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar.


7 Ağustos Ay Tutulması – 15 derece Kova

            21 Ağustos Güneş Tutulmasından önce, Aslan-Kova ekseni ve Marsiyen enerji bu Ay Tutulmasıyla tetikleniyor. Ay Tutulması, insanlığın ilk defa Ay’ın yüzeyine düşen Dünya gölgesini görmeleri sayesinde, Dünya’nın yuvarlak olduğu bilgisi edindikleri, yani “kendileri” hakkında bir keşif yaptıkları andır. Bu sebeple Ay Tutulmaları içsel keşif için çok güçlü bir enerji barındırır. Tutulmanın temel karşıtlığı, içindeki yaratıcılığı, orijinalliği korkmadan sahneleme ile “ben”den daha büyük bir grubun parçası olma çelişkisidir. Bu zıtlaşma gölge yönüyle abartılmış bir egonun beğenilme, alkışlanma, pohpohlanma ve onaylanma maksadıyla piyasaya uygun hareketlerde bulunmasına; aynı zamanda grup tarafından kabul edilmeme korkusuyla farklılığını ve bireyliğini bastırmasına yol açabilir. Bu durumda, Ay Tutulmasının barındırdığı içsel keşif enerjisi heba edilir. Grup tarafından dışlanma korkusuyla boyun eğen, ve diğerlerinin onaylayacağı şeyleri yaparak alkış toplayan, ama aslında alkışlanan şeyden yabancılaşmış biri olunur. Ay Tutulmasının Uranüs’le üçgeni, Mars ile kavuşumu halbuki çok daha iyicil bir potansiyel barındırmaktadır. Bunun için anahtar, benliğin özünden gelen istek ve yaratıcılıkla (Güneş) temas kurup, buna güvenip, Urünüs’ün ifade ettiği farklılığını, bireyliğini korkmadan, cesurca (Mars), tüm insanların eşit olduğunu kabul ederek herkesin yararına (Kova) sahnelemektir (Aslan). Bu performansın riski alındığında, alkış ve beğeni zaten doğal olarak gelecektir. Yaratımın sebebi kalbin o konu için gerçekten çarpması, gönlün o alanda olması, ve bu deneyimle pür oyun oynama, eğlenme ediminin gerçekleştirilmesi olmalıdır. Kibir, megalomani, narsisizm, aşağılık kompleksi, beğeni ve onay ihtiyacı olmamalıdır. 

Bu özgüven ve yaratıcılık gerilimi, kişisel olarak Doğum Haritasında 15 derece Aslan ve Kovanın düştüğü evler ekseninde deneyimlenir. Bu evlerle ifade edilen yaşam alanlarında, kalbin attığı konu için içten gelen yaratıcılığı herkesin iyiliği ve eşitliği için sahneleme riski alınmalıdır. Ego gölgesine düşmeden, bu alanlarda kendi olma cesareti gösterilmelidir.


12-19 Ağustos arası aktif olan Venüs-Plüto-Jüpiter T-kare açı kalıbı
Önemli Tarihler:
-       4 Ağustos Jüpiter Plüto karesi
-       15 Ağustos Venüs Plüto karşıtı
-       17 Ağustos Venüs Jüpiter karesi

Bir hafta aktif olan öncü burçlardaki bu T-kare, gerginlik yaratan krizin, aceleci bir şekilde düşünmeden başlatılan hareketlerden kaynaklandığını gösteriyor. Heves etme, hiç plan yapmadan hemen işe girişme ve sonra sıkılıp bırakma bu hafta yaşanan sorunların anatomisini oluşturmaktadır. Venüs-Plüto karesi bu düşünmeden başlanıp sonu getirilmeyen gerilimlerin aşkta güç savaşları şeklinde cereyan ettiğini gösterir. İkili ilişkilerde manipülasyon, kontrolcülük, ifrat ve tefrit yaklaşımı görülür. Çok yoğun duyguların dalgalandığı kavgalar ve partnerle karşılıklı bilinçaltı koşullanmalarını tetikleme gözlemlenir. İştahın aşırı büyümesi, kilo alma, savurganlık ve hedonizm tehlikesi yüksektir. Kibir ve güçlü önemsenme ihtiyacı kişiyi manipülasyona ve güç savaşlarına yönlendirir. Venüs-Plüto-Jüpiter T-karesinin hüküm sürdüğü bu dönem, ikili ilişkilerin çok ciddi imtihandan geçeceği, birlikteliklerin dönüşeceği bir haftadır. Maalesef bu açı kalıbı altında, 12-19 Ağustos arasında skandal yaratan, tabuları barındıran acımasızca cinsel suçlar gündeme gelebilir. Açgözlülük, doyumsuzluk ve şehvet bu açı kalıbına damgasını vurur. 4, 15 ve 17 Ağustos bu açı kalıbının tetiklendiği tarihlerdir.

4-21 Ağustos arası Merkür – Neptün karşıtı aktif
Normalde 5 gün sürmesi gereken bu açı, Merkür’ün geri gitmek üzere durması sebebiyle, çok daha uzun süre etkisini sürdürüyor ve önem kazanıyor. Bu meydan okuyucu açı, ay genelinde gerçeği görememeye; dolayısıyla kandırılma ve aldatılma sorunlarına işaret eder. 3 hafta boyunca gizli saklı konular, iletişimin görülmeyen bir parçası olacak. Ayrıca zihinleri hayaller, fantaziler, idealizasyonlar ve beklentiler domine edecek. Fantazi-ızdırap modellerine teslim olunursa, gerçek ile temas yitirilir, anda kalınamaz; neticede burnun ucundaki gerçek ihtimaller görülemez, Allah’ın sunduğu imkanlar kaçırılır. Bu açının gölgelerini aşmak için, zihinler beklentilerden ve özlemlerden arındırılmalıdır. Barış İlhan bu Neptün transitini siste yürümeye benzetir. Neptün etkisinde yol alabilmek için, imkansız hayallere, yüksek beklentilere ve şablonlara meftun olmak yerine bugün-buradaki gerçeği pür dikkat izlemek gerekir. İşte o zaman, Neptün’ün ilahi iletişim fırsatları yakalanacaktır. Bu zorlayıcı açı dengelendiğinde, mantık ile duygular, bilinçli akıl ile bilinçdışı barıştırılır. Bu bütünlüklü halde rüyaların, işaretlerin, vizyonların ve içsel rehberliğin ışığında spiritüel fikirlerle temas kurulabilir, kozmik/kadersel beceriler geliştirilir. Bu karşıtlığı dengelemek için yoga, meditasyon, sessizlikte iç benlikle temas kurma, ibadet, bilinçdışı ve arketip çalışmaları gibi faaliyetlerle farkındalık geliştirilmelidir. Bu durumda çok yaratıcı, ilhamlı, tüm insanlığın kolektif bilinçdışıyla bağlantılı sanatsal üretimlere, şiirsel ve sözel eserlere imza atılabilir. Bu etkiyi, Doğum Haritasında 13 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri olanlar sert ve meydan okuyucu bir şekilde deneyimleyecekler.

Retrolar

3 Ağustos Uranüs retrosu başlıyor

Bu dönemde Uranüs’ün ifade ettiği özgürlük, bağımsızlık, farklılığını ifade etme konularında aksaklıklar ve engellenmeler gözlemlenir. Uranüs’ün gölgelerine düşme riski bu etki altında daha yüksektir: içindeki farklılığı yansıtmaktan korkup boyun eğmek, bu durumda sırf farklı olmak için tuhaflıklar yapmak; ya da “her şeye muhalefet” tavrı, vahşice eski yapıları yıkmak, anarşi, isyan ve bozgunculuk tecrübe edilir. Uranüs’ün geri hareketi boyunca toplumun geri kalanından yabancılaşma ve kopukluk hissi hakim olur. Sinir sistemiyle ilgili sorunlar artabilir. Bu dönemde, Uranüs fonksiyonları içsel olarak tesis edilmelidir: Yani iç sesi dinleyerek orjinalliğini keşfetmek, farklılığını kabul etmek ve bu sayede özgün, yaratıcı, yenilikçi buluşlara hazırlık yapmak gerekir. İçsel bir değerlendirme ve gözlem neticesinde, gerçek bireylik, özgürlük ve bağımsızlık fonksiyonuyla temas kurulmalıdır. Bu dönemde başkaldırmak, büyük köklü değişimler/reformlar yapmak engellerle karşılaşacağından, retro sonrasında hayata geçirilecek yenilik planları üzerinde bu süreçte içsel olarak çalışılmalıdır. İçten gelen yenilikçi, ezber bozan, ilerici ve insancıl projeler için hazırlık yapılmalıdır. Uranüs’ün retro harekete geçişini kişisel olarak, Doğum haritanızda Kovanın kestiği evde bir engellenme ve bu yaşam alanında enerji blokajı şeklinde deneyimleyeceksiniz.

13 Ağustos Merkür retrosu başlıyor

Merkür’ün geri hareketi, üç hafta boyunca, iletişim konularında aksaklıklara işaret eder: Yollanan mail’lerin gitmemesi, imzalanan anlaşmalarda sorun çıkması, ulaşımda problemler, elektronik eşyaların bozulması, yanlış anlaşılmalar ve gecikmeler gözlemlenir. Aslında bu aksaklıkların sebebi Merkür’ün bu geri hareketinde içe yönelmeyi, iletişimin ve zihinsel faaliyetlerin kişinin içinde yaşanmasını talep etmesidir. Bu sebeple Merkür geri giderken meditasyon yapmak, içe dönmek, eskiden yapılmış şeyleri gözden geçirmek, değerlendirmek doğru bir hareket olacaktır. Yeni bir projeye fiziki dünyada başlamaya çalışmak Merkür’ün engellemesiyle karşılaşacağı için, eskiden başlanmış işleri tamamlamak ve retro sonrası başlayacağımız projeler için hazırlık yapmak, kaynaklarımızı düzenlemek bu retronun verimli kullanımı olacaktır. Ayrıca eskiden tanıdığımız bir insanla ya da bir olayla kapanmamış hesapları yeniden açmak, bu sefer helalleşmek ve noktalamak geri giden Merkür’e verilecek doğru cevaptır. Merkür’ün retro harekete geçişini kişisel olarak, Doğum haritanızda İkizler ve Başağın kestiği evlerde 3 haftalık bir engellenme ve bu yaşam alanlarında enerji blokajı şeklinde deneyimleyeceksiniz.

25 Ağustos Satürn retrosu bitiyor

Satürn’ün ifade ettiği sağlam yapılar inşa etmek, sorumluluk almak, disiplin konularında aksaklıklar ve engellenmeler bitiyor. Geçtiğimiz 4 aydır deneyimlenen otorite figürleriyle sorunlar, baskı altında ezilme, kendini baskılama, depresyon ve yalnızlık hissi konuları artık sonlanıyor. 4 aydır tecrübe edilen “becerememe, başaramama” gibi korkuları ve “kazanamam, yapamam” endişesini yenmek için artık doğru zaman. Satürn’ün doğru hareketine geçtiği zaman, fiziki dünyada sorumluluk almak, disiplinli, gerçekçi bir şekilde hedefe doğru emin adımlarla ilerlemek ve sağlam bir yapı inşa etmek gerekir. Gerçek dünyada, somut olaylarla yüzleşmek, öz-disiplin, sabır ve pratik stratejiler geliştirmek, sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Retro sonrası fiziki hayatta tek başına sağlam, somut bir yapı inşa etme yöntemleri uygulanmalıdır. Satürn’ün ileri harekete geçişini kişisel olarak, Doğum haritanızda Oğlak ve Kovanın kestiği evlerde 4 aydır yaşanan engellenmelerin artık bitişi ve bu yaşam alanlarında bloke olan enerjinin nihayet rahatlaması şeklinde deneyimleyeceksiniz. (Ancak Kovanın kestiği ev, Uranüs’ün geri hareketi sebebiyle zarar görmeye devam edecektir.)

İyicil Açılar

Ay boyunca ön planda olan zorlayıcı enerji yoğunlaşmaları dışında, daha şanslı, kolay ve iyicil sayılabilecek tarihler ise aşağıda verilmiştir. Tek cümleyle özetleyecek olursak: 

- 10 Ağustos Merkür Venüs sekstili: Sosyalleşme ve entelektüel paylaşım şansı. Sevgiyi dile getirme şansı. (11 derece dişil burçlar)
- 11 Ağustos Güneş Jüpiter sekstili: Özgüvenle büyüme fırsatı. İsteklerini, potansiyellerini gerçekleştirme olanağı. (18 derece eril burçlar)
- 12 Ağustos Venüs Neptün üçgeni: Kabullenicilikle ruh eşini bulma şansı. İlhamla güzellik yaratma şansı. (13 derece su burçları)
- 14 Ağustos Güneş Satürn üçgeni: Disiplinle isteklerini yapılandırma şansı. Yaratıcılığını somutlaştırma şansı.  (21 derece ateş burçları)
- 20 Ağustos Mars Jüpiter sekstili: İnandıkları için harekete geçme enerjisi. Mücadeleyle büyüme fırsatı. (20 derece eril burçlar)
- 21 Ağustos Güneş Uranüs üçgeni: İçindeki farklılığı, orijinal benliği ifade etme şansı. İstekleriyle özgürleşme şansı. (28 derece ateş burçları)
- 22 Ağustos Mars Satürn üçgeni:  Maraton koşucusu gibi azimle, disiplinle başladığı işi bitirme, sağlam yapı inşa etme şansı. (21 derece ateş burçları)
- 27 Ağustos Jüpiter Satürn sekstili: Genişleme daralma dengesi kurma fırsatı. İnandıklarını hayata geçirme olanağı. (21 derece eril burçlar)


Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

İlhan, Barış, NEPTÜN - Siste Yolumuzu Nasıl Buluruz, 15 Temmuz 2012

Tamplin, Ed, “Discover what the eclipses of 2017 mean for you”, in WellBeing, retrieved on 7.13.2017 https://www.wellbeing.com.au/mind-spirit/astrology/discover-eclipses-2017-mean.html

Sepharial, Güneş ve Ay Tutulmaları: Dünya'ya Etkileri, İlhan Yayınevi, 2000