Thursday, July 13, 2017

Ağustos 2017 Gökyüzü Raporu



Ağustos 2017 Gökyüzü Raporu

Bütünsel Analiz

Ağustos ayının en önemli göksel enerji yoğunlaşması 21 Ağustos Güneş Tutulması; ve ona eşlik eden 7 Ağustos Ay Tutulmasıdır.

Bunun dışında dikkat çeken göksel konfigürasyonlar şöyle:
-       Venüs-Plüto-Jüpiter T-karesi (12-19 Ağustos)
-       Merkür-Neptün karşıtı (4-21 Ağustos)
-       Merkür, Satürn ve Uranüs durağanlığı (3, 13 ve 25 Ağustos)

Tutulmalar

21 Ağustos Güneş Tutulması – 28 derece Aslan

            Aslan burcunda yaşanan Güneş Tutulması, Saros döngüsü 1 Kuzey’e mensuptur. Bu seri, her seri gibi 18 yılda bir kendisini tekrar bir Güneş Tutulmasıyla gösterir. Böylece bugün yaşadığımız tutulma, 1909 Haziran, 1927 Haziran, 1945 Temmuz, 1963 Temmuz, 1981 Temmuz ve 1999 Ağustos tarihlerinde yaşanan tutulmalarla bağlantılandırılmış durumdadır. 

Bernadette Brady, Saros serisi 1 Kuzey’i “gruplar ve organizasyonlarla ilgili beklenmedik olaylarla” özdeşleştirir. Bilgi çarpıtıldığı için ve çok sayıda yanlış bilgi yürürlükte olduğu için acele karar verilmemelidir. Ayrıca, yorgunluğa ve sağlık sorunlarına işaret eder.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında, sabit burçlardaki Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtı dikkat çekmektedir. Bu açı, fantaziler ve ilüzyonlarla sağlıksız şişmiş bir kibire, güçlü önemsenme ihtiyacına, güce bağımlılığa, kanserojen büyümeye, ideolojinin kurbanı olup güç savaşlarına girmeye, çok büyük fanatizm ve bağnazlığa, gücünü kötüye kullanmaya, zorlamacılığa, büyük manipülasyona, gaddarlığa ve intikam özlemine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu sabit burçlar Boğa ve Akrep, bu süreçte inatçılığı, sabit fikirliliği  ve değişime karşı direnci vurgulamaktadır; ifrat-tefrit yaklaşımını, yaşam-ölüm zıtlığını bu eksenin temeline yerleştirir.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında dikkat çeken iyicil etki ise, Uranüs’ün düğümler ekseniyle partil üçgenidir. Orjinal icatlar yapmaya işaret eden bu olumlu açı, bu seriye mensup tutulmalarda yaşanan radyo-televizyon ve havacılık alanındaki bilimsel sıçramaları açıklamaktadır.

Tarihte Saros serisi 1 Kuzey

Şimdi Saros serisi 1 Kuzey ailesini daha iyi anlamak için, tarihte bu seriye dahil tutulmalar meydana geldiğinde neler yaşanmış inceleyelim:

1927 Haziran’ında tutulma İngilere’den ve Sovyetler Birliğinden gözlemlendi. Mayıs-Haziran aylarında İngiltere-Sovyetler Birliği arasında büyük bir casusluk krizi patlak verdi, ve 9 Haziran’da SSCB 20 İngiliz casusunu infaz etti. Bu 1639'daki ilksel tutulmadaki Neptün/Jüpiter kavuşumu ve Plüto karşıtlığının barındırdığı gizli güç savaşlarının ve casusluğun tam bir tezahürüdür. Jüpiter-Plüto karşıtlığı sadece ilksel tutulmada değil, 1927 tutulmasında da mevcuttur.

9 Temmuz 1945 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, bir ay içinde, 6 Ağustos 1945’te insanlık tarihinin kanlı sayfalarına geçen Hirsohima ve Nagasaki Atom Bombası Saldırısı yaşandı. Nükleer patlamalar ve atom bombası, Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasındaki Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında meydana gelen Jüpiter-Plüto karşıtlığıyla sembolize edilmektedir.


20 Temmuz 1963 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, Ed Tamplin’in de makalesinde belirttiği gibi, 26 Temmuz’da NASA ilk yerdurağan uydu Syncom’u fırlattı. Bu sinyal ve yayıncılık alanındaki Uranüsyen icat, orjinal haritadaki Uranüs’ün Ay Düğümleriyle partil üçgenini/sekstilini örneklendirmektedir. Ayrıca Tutulmadan  iki hafta sonra, 5 Ağustos 1963’te Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve ABD, Kısmi Nükleer Deneme Yasağı Antlaşmasını imzaladı. Böylece yine bu Saros Serisinin Jüpiter-Plüto ve Uranüs/Düğüm orta noktasının işaret ettiği nükleer silahlar konusu gündeme gelmiş oldu.

31 Temmuz 1981 Güneş Tutulması Batıda gözlemlenmese de, orjinal tutulmanın barındırdığı Uranüs üçgeni çok büyük teknolojik buluşlar şeklinde kendini gösterdi. Tutulmadan iki hafta sonra, 12 Ağustos’ta IBM ilk kişisel bilgisayarı piyasaya sürdü. Bu Microsoft’un MS DOS işletim sistemini kullanan ilk PC’ydi.

11 Ağustos 1999 tutulması ülkemizden gözlemlendi, deprem anlamına gelen, sabit burçlarda bir büyük kare kalıbı barındırıyordu. Sepharial’ın işaret ettiği gibi tutulmadan 6 gün sonra, 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te şiddetli bir deprem meydana geldi.

Tüm bu örnekleri incelediğimizde, Saros Serisi Kuzey 1’in güçlü bir Plütonik ve Uranüsyen sembolizme sahip olduğunu görüyoruz. Bir tarafta Plüton casusluğa, güç savaşlarına, gaddarlığa, atom bombasına, nükleer saldırılara ve doğal afetlerle hayatta kalma mücadelesine işaret ederken, diğer yandan Uranüs bilim, radyo-tv-internet yayıncılığı, havacılık gibi alanlarda büyük icatları müjdeliyor.

21 Ağustos’ta yaşanacak tutulma ABD’den izlenecek, ve şüphesiz hem Plüto’nun ifade ettiği güç savaşlarını, casusluğu, nükleer gelişmeleri gündeme getirecek; hem de Uranüs’ün sembolize ettiği internet yayıncılığı, akıllı telefonlar, havacılık ve uzay keşifleri konusunda icatları doğruacaktır.

Bizi ülkemiz açısından ilgilendiren, ilksel tutulmada sabit burçlarda Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığının vurguladığı deprem riskidir. Bu aileye mensup 11 Ağustos 1999 tutulmasından 6 gün sonra yaşanan 1999 Gölcük depreminin yaraları hala hafızamızdadır. Yine sabit bir burçta, Aslan burcunda meydana gelecek 21 Ağustos Güneş tutulması, bize bu dönemde depreme karşı önlem almamız gerektiğini hatırlatıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Haritasına Etkisi

21 Ağustos Güneş Tutulması, Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü evinde meydana geliyor. Bu yurtiçi ulaşım, iletişim, haberleşme, basın ve komşu ülkelerle ilgili zorlayıcı gelişmelerin yaşanacağını gösterir. Saros Serisi Kuzey 1, bu komşularla gerginliğin casusluk, güç savaşı veya nükleer içerikli olabileceğine işaret ediyor. Ayrıca tutulmanın Marsiyen özelliği bu gerginliğin içeriğinin askeri, silahlı kuvvetleri, polisi, savaşı ve terörizmi kapsadığını gösterir.Tutulmanın kalbindeki Mars ayrıca büyük yangınları, ateş sebepli kazaları, patlamaları ve kuraklığı da gösterir.

Tutulma ve Mars, Türkiye’nin Neptün’ünün üzerinde vuku buluyor. Tutulmayla aktive olan 3.evdeki Neptün, komşularla gizli konuları, komploları, aldatılmayı ve kandırılmalıyı vurgular. Türkiye'nin Neptün'ü, ayrıca 10. evi yönettiğinden, ülkenin yöneticisini ve genel itibarını göstermektedir. Tutulma anında Ay’ın Güneş’in önüne geçip ışığını kapaması olgusu, ülkemiz açısından bu konuların tutulması şeklinde gelişecektir.

Tutulma ekseni ayrıca Türkyie’nin 5.evdeki Natal Jüpiter’iyle T-kare kalıbı oluşturmaktadır. Bu adalet ve yargı konusunun temel sorun olacağını gösteriyor. Jüpiter ülkenin servetini, refahını, hazinesini ve bankalarını temsil ettiğinden, bu alanlarda finansal sorunlarla karşılaşılabilir. Türkiye'nin Jüpiter'i ayrıca 6. ve 10.evleri yönettiğinden, vatandaşların sağlığı, salgın hastalıklar, kamu hizmetleri, ordu, memurlar ve ülkenin yöneticisi, genel itibarı konuları da bu tutulmada gergin, sürtüşmeli krizlerin odak noktasını oluşturuyor.


Tutulmanın Kişisel ve Psikolojik Etkisi


Daha kişisel bir düzeyde inceleyecek olursak, 21 Ağustos Güneş tutulması Mars etkisindeki bir tutulma. Bu Marsiyen nitelik, çok güçlü egoya, dinamizme, enerjiye, cesarete ve savaşçılığa işaret eder. Bu tutulma enerjisini alan haritalarda liderlik özelliği, kararlılık ve yüreklilik görülür. Hareketler ve istekler işbirliği içindedir. İstenç ve irade gücü tam potansiyeline erişir.

Bu süreçteki en büyük risk, sırf alkışlanmak, pohpohlanmak ve hayran toplamak amacıyla piyasanın istediği hareketlerde bulunmaktır. Bu kendine yabancılaşmayı ve hüsranı getirir. Bu tutulma enerjisini doğru kullanmak için öncelikle içindeki yaratıcılığa güvenmek, korkmadan tüm doğallıkla bunu sahnelemek gerekir. Geniş bir orb ile, Satürn-Uranüs-Tutulma arasında bir Büyük ateş üçgeni göze çarpmaktadır. Bu kalıp çok güçlü bir yaratıcılığa ve özgüvene işaret eder. Bu tutulmanın etkisini alan haritalar güçlü bir heves, cesaret, yaratıcılık ve özgüven şansına sahiptir. Uranüs-Satürn üçgeni, eskiyle yeniyi barıştırma, geleneğe saygı duyan bir revizyon yapma şansına işaret eder. Yenilikçi ve özgürlükçü fikirleri yapılandırma, sabır ve disiplin ile özgürlüğünü inşa etme enerjisi verir. Bu sayede tutulmayla uyumlu açı yapan Uranüs’ün ifade ettiği bireysel farklılık ve orijinallik cesurca yansıtılabilir. Uranüs üçgeni çok güçlü bir yenilikçilik, icat yapma ve özgürleşme şansı sunar.

Burada Mars’ın ve tutulmanın verdiği başlatma enerjisiyle, içindeki yaratıcılığı dışa vurmaya ve sergilemeye başlamak faydalı olacaktır. Bu enerji yoğunlaşması sanatsal bir aktiviteye başlamak, yaratıcılık gerektiren işlere girişmek, organizasyon ve yönetimle ilgili adımlar atmak için uygundur. Dikkat edilmesi gereken, bu hareketlerin arkasında yatan gizli sebep ego tatmini ve beğenilme arzusu olmamalıdır. Alkış bir sebep değil, sonuç olduğunda aslanın enerjisi tüm ışıltısıyla parıldayabilir. Bu Tutulma enerjisi altında hayattan keyif almak, oyun oynamak, çocuksu coşkuyu yaşamak, hobilere eğilmek, flört etmek ve aşk için risk almak verimli olacaktır.        

28 derece Aslan burcunun Doğum Haritanızda düştüğü ev, bu yazıdaki etkinin ve büyük bir dönüşümün deneyimleneceği yaşam alanını gösterir. Özellikle 28 derece ateş burçlarında (Koç, Aslan ve Yay) gezegenleri olanlar, çok şanslı ve yaratıcı bir Büyük Üçgen enerjisi alacaklar. 28 derece sabit burçlarda (Boğa, Akrep ve Kova) gezegenleri olanlar daha sert, gergin, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar.


7 Ağustos Ay Tutulması – 15 derece Kova

            21 Ağustos Güneş Tutulmasından önce, Aslan-Kova ekseni ve Marsiyen enerji bu Ay Tutulmasıyla tetikleniyor. Ay Tutulması, insanlığın ilk defa Ay’ın yüzeyine düşen Dünya gölgesini görmeleri sayesinde, Dünya’nın yuvarlak olduğu bilgisi edindikleri, yani “kendileri” hakkında bir keşif yaptıkları andır. Bu sebeple Ay Tutulmaları içsel keşif için çok güçlü bir enerji barındırır. Tutulmanın temel karşıtlığı, içindeki yaratıcılığı, orijinalliği korkmadan sahneleme ile “ben”den daha büyük bir grubun parçası olma çelişkisidir. Bu zıtlaşma gölge yönüyle abartılmış bir egonun beğenilme, alkışlanma, pohpohlanma ve onaylanma maksadıyla piyasaya uygun hareketlerde bulunmasına; aynı zamanda grup tarafından kabul edilmeme korkusuyla farklılığını ve bireyliğini bastırmasına yol açabilir. Bu durumda, Ay Tutulmasının barındırdığı içsel keşif enerjisi heba edilir. Grup tarafından dışlanma korkusuyla boyun eğen, ve diğerlerinin onaylayacağı şeyleri yaparak alkış toplayan, ama aslında alkışlanan şeyden yabancılaşmış biri olunur. Ay Tutulmasının Uranüs’le üçgeni, Mars ile kavuşumu halbuki çok daha iyicil bir potansiyel barındırmaktadır. Bunun için anahtar, benliğin özünden gelen istek ve yaratıcılıkla (Güneş) temas kurup, buna güvenip, Urünüs’ün ifade ettiği farklılığını, bireyliğini korkmadan, cesurca (Mars), tüm insanların eşit olduğunu kabul ederek herkesin yararına (Kova) sahnelemektir (Aslan). Bu performansın riski alındığında, alkış ve beğeni zaten doğal olarak gelecektir. Yaratımın sebebi kalbin o konu için gerçekten çarpması, gönlün o alanda olması, ve bu deneyimle pür oyun oynama, eğlenme ediminin gerçekleştirilmesi olmalıdır. Kibir, megalomani, narsisizm, aşağılık kompleksi, beğeni ve onay ihtiyacı olmamalıdır. 

Bu özgüven ve yaratıcılık gerilimi, kişisel olarak Doğum Haritasında 15 derece Aslan ve Kovanın düştüğü evler ekseninde deneyimlenir. Bu evlerle ifade edilen yaşam alanlarında, kalbin attığı konu için içten gelen yaratıcılığı herkesin iyiliği ve eşitliği için sahneleme riski alınmalıdır. Ego gölgesine düşmeden, bu alanlarda kendi olma cesareti gösterilmelidir.


12-19 Ağustos arası aktif olan Venüs-Plüto-Jüpiter T-kare açı kalıbı
Önemli Tarihler:
-       4 Ağustos Jüpiter Plüto karesi
-       15 Ağustos Venüs Plüto karşıtı
-       17 Ağustos Venüs Jüpiter karesi

Bir hafta aktif olan öncü burçlardaki bu T-kare, gerginlik yaratan krizin, aceleci bir şekilde düşünmeden başlatılan hareketlerden kaynaklandığını gösteriyor. Heves etme, hiç plan yapmadan hemen işe girişme ve sonra sıkılıp bırakma bu hafta yaşanan sorunların anatomisini oluşturmaktadır. Venüs-Plüto karesi bu düşünmeden başlanıp sonu getirilmeyen gerilimlerin aşkta güç savaşları şeklinde cereyan ettiğini gösterir. İkili ilişkilerde manipülasyon, kontrolcülük, ifrat ve tefrit yaklaşımı görülür. Çok yoğun duyguların dalgalandığı kavgalar ve partnerle karşılıklı bilinçaltı koşullanmalarını tetikleme gözlemlenir. İştahın aşırı büyümesi, kilo alma, savurganlık ve hedonizm tehlikesi yüksektir. Kibir ve güçlü önemsenme ihtiyacı kişiyi manipülasyona ve güç savaşlarına yönlendirir. Venüs-Plüto-Jüpiter T-karesinin hüküm sürdüğü bu dönem, ikili ilişkilerin çok ciddi imtihandan geçeceği, birlikteliklerin dönüşeceği bir haftadır. Maalesef bu açı kalıbı altında, 12-19 Ağustos arasında skandal yaratan, tabuları barındıran acımasızca cinsel suçlar gündeme gelebilir. Açgözlülük, doyumsuzluk ve şehvet bu açı kalıbına damgasını vurur. 4, 15 ve 17 Ağustos bu açı kalıbının tetiklendiği tarihlerdir.

4-21 Ağustos arası Merkür – Neptün karşıtı aktif
Normalde 5 gün sürmesi gereken bu açı, Merkür’ün geri gitmek üzere durması sebebiyle, çok daha uzun süre etkisini sürdürüyor ve önem kazanıyor. Bu meydan okuyucu açı, ay genelinde gerçeği görememeye; dolayısıyla kandırılma ve aldatılma sorunlarına işaret eder. 3 hafta boyunca gizli saklı konular, iletişimin görülmeyen bir parçası olacak. Ayrıca zihinleri hayaller, fantaziler, idealizasyonlar ve beklentiler domine edecek. Fantazi-ızdırap modellerine teslim olunursa, gerçek ile temas yitirilir, anda kalınamaz; neticede burnun ucundaki gerçek ihtimaller görülemez, Allah’ın sunduğu imkanlar kaçırılır. Bu açının gölgelerini aşmak için, zihinler beklentilerden ve özlemlerden arındırılmalıdır. Barış İlhan bu Neptün transitini siste yürümeye benzetir. Neptün etkisinde yol alabilmek için, imkansız hayallere, yüksek beklentilere ve şablonlara meftun olmak yerine bugün-buradaki gerçeği pür dikkat izlemek gerekir. İşte o zaman, Neptün’ün ilahi iletişim fırsatları yakalanacaktır. Bu zorlayıcı açı dengelendiğinde, mantık ile duygular, bilinçli akıl ile bilinçdışı barıştırılır. Bu bütünlüklü halde rüyaların, işaretlerin, vizyonların ve içsel rehberliğin ışığında spiritüel fikirlerle temas kurulabilir, kozmik/kadersel beceriler geliştirilir. Bu karşıtlığı dengelemek için yoga, meditasyon, sessizlikte iç benlikle temas kurma, ibadet, bilinçdışı ve arketip çalışmaları gibi faaliyetlerle farkındalık geliştirilmelidir. Bu durumda çok yaratıcı, ilhamlı, tüm insanlığın kolektif bilinçdışıyla bağlantılı sanatsal üretimlere, şiirsel ve sözel eserlere imza atılabilir. Bu etkiyi, Doğum Haritasında 13 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri olanlar sert ve meydan okuyucu bir şekilde deneyimleyecekler.

Retrolar

3 Ağustos Uranüs retrosu başlıyor

Bu dönemde Uranüs’ün ifade ettiği özgürlük, bağımsızlık, farklılığını ifade etme konularında aksaklıklar ve engellenmeler gözlemlenir. Uranüs’ün gölgelerine düşme riski bu etki altında daha yüksektir: içindeki farklılığı yansıtmaktan korkup boyun eğmek, bu durumda sırf farklı olmak için tuhaflıklar yapmak; ya da “her şeye muhalefet” tavrı, vahşice eski yapıları yıkmak, anarşi, isyan ve bozgunculuk tecrübe edilir. Uranüs’ün geri hareketi boyunca toplumun geri kalanından yabancılaşma ve kopukluk hissi hakim olur. Sinir sistemiyle ilgili sorunlar artabilir. Bu dönemde, Uranüs fonksiyonları içsel olarak tesis edilmelidir: Yani iç sesi dinleyerek orjinalliğini keşfetmek, farklılığını kabul etmek ve bu sayede özgün, yaratıcı, yenilikçi buluşlara hazırlık yapmak gerekir. İçsel bir değerlendirme ve gözlem neticesinde, gerçek bireylik, özgürlük ve bağımsızlık fonksiyonuyla temas kurulmalıdır. Bu dönemde başkaldırmak, büyük köklü değişimler/reformlar yapmak engellerle karşılaşacağından, retro sonrasında hayata geçirilecek yenilik planları üzerinde bu süreçte içsel olarak çalışılmalıdır. İçten gelen yenilikçi, ezber bozan, ilerici ve insancıl projeler için hazırlık yapılmalıdır. Uranüs’ün retro harekete geçişini kişisel olarak, Doğum haritanızda Kovanın kestiği evde bir engellenme ve bu yaşam alanında enerji blokajı şeklinde deneyimleyeceksiniz.

13 Ağustos Merkür retrosu başlıyor

Merkür’ün geri hareketi, üç hafta boyunca, iletişim konularında aksaklıklara işaret eder: Yollanan mail’lerin gitmemesi, imzalanan anlaşmalarda sorun çıkması, ulaşımda problemler, elektronik eşyaların bozulması, yanlış anlaşılmalar ve gecikmeler gözlemlenir. Aslında bu aksaklıkların sebebi Merkür’ün bu geri hareketinde içe yönelmeyi, iletişimin ve zihinsel faaliyetlerin kişinin içinde yaşanmasını talep etmesidir. Bu sebeple Merkür geri giderken meditasyon yapmak, içe dönmek, eskiden yapılmış şeyleri gözden geçirmek, değerlendirmek doğru bir hareket olacaktır. Yeni bir projeye fiziki dünyada başlamaya çalışmak Merkür’ün engellemesiyle karşılaşacağı için, eskiden başlanmış işleri tamamlamak ve retro sonrası başlayacağımız projeler için hazırlık yapmak, kaynaklarımızı düzenlemek bu retronun verimli kullanımı olacaktır. Ayrıca eskiden tanıdığımız bir insanla ya da bir olayla kapanmamış hesapları yeniden açmak, bu sefer helalleşmek ve noktalamak geri giden Merkür’e verilecek doğru cevaptır. Merkür’ün retro harekete geçişini kişisel olarak, Doğum haritanızda İkizler ve Başağın kestiği evlerde 3 haftalık bir engellenme ve bu yaşam alanlarında enerji blokajı şeklinde deneyimleyeceksiniz.

25 Ağustos Satürn retrosu bitiyor

Satürn’ün ifade ettiği sağlam yapılar inşa etmek, sorumluluk almak, disiplin konularında aksaklıklar ve engellenmeler bitiyor. Geçtiğimiz 4 aydır deneyimlenen otorite figürleriyle sorunlar, baskı altında ezilme, kendini baskılama, depresyon ve yalnızlık hissi konuları artık sonlanıyor. 4 aydır tecrübe edilen “becerememe, başaramama” gibi korkuları ve “kazanamam, yapamam” endişesini yenmek için artık doğru zaman. Satürn’ün doğru hareketine geçtiği zaman, fiziki dünyada sorumluluk almak, disiplinli, gerçekçi bir şekilde hedefe doğru emin adımlarla ilerlemek ve sağlam bir yapı inşa etmek gerekir. Gerçek dünyada, somut olaylarla yüzleşmek, öz-disiplin, sabır ve pratik stratejiler geliştirmek, sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Retro sonrası fiziki hayatta tek başına sağlam, somut bir yapı inşa etme yöntemleri uygulanmalıdır. Satürn’ün ileri harekete geçişini kişisel olarak, Doğum haritanızda Oğlak ve Kovanın kestiği evlerde 4 aydır yaşanan engellenmelerin artık bitişi ve bu yaşam alanlarında bloke olan enerjinin nihayet rahatlaması şeklinde deneyimleyeceksiniz. (Ancak Kovanın kestiği ev, Uranüs’ün geri hareketi sebebiyle zarar görmeye devam edecektir.)

İyicil Açılar

Ay boyunca ön planda olan zorlayıcı enerji yoğunlaşmaları dışında, daha şanslı, kolay ve iyicil sayılabilecek tarihler ise aşağıda verilmiştir. Tek cümleyle özetleyecek olursak: 

- 10 Ağustos Merkür Venüs sekstili: Sosyalleşme ve entelektüel paylaşım şansı. Sevgiyi dile getirme şansı. (11 derece dişil burçlar)
- 11 Ağustos Güneş Jüpiter sekstili: Özgüvenle büyüme fırsatı. İsteklerini, potansiyellerini gerçekleştirme olanağı. (18 derece eril burçlar)
- 12 Ağustos Venüs Neptün üçgeni: Kabullenicilikle ruh eşini bulma şansı. İlhamla güzellik yaratma şansı. (13 derece su burçları)
- 14 Ağustos Güneş Satürn üçgeni: Disiplinle isteklerini yapılandırma şansı. Yaratıcılığını somutlaştırma şansı.  (21 derece ateş burçları)
- 20 Ağustos Mars Jüpiter sekstili: İnandıkları için harekete geçme enerjisi. Mücadeleyle büyüme fırsatı. (20 derece eril burçlar)
- 21 Ağustos Güneş Uranüs üçgeni: İçindeki farklılığı, orijinal benliği ifade etme şansı. İstekleriyle özgürleşme şansı. (28 derece ateş burçları)
- 22 Ağustos Mars Satürn üçgeni:  Maraton koşucusu gibi azimle, disiplinle başladığı işi bitirme, sağlam yapı inşa etme şansı. (21 derece ateş burçları)
- 27 Ağustos Jüpiter Satürn sekstili: Genişleme daralma dengesi kurma fırsatı. İnandıklarını hayata geçirme olanağı. (21 derece eril burçlar)


Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Hand, Robert. Planets in Transit: Life Cycles for Living. Whitford Press, 1976.

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

İlhan, Barış, NEPTÜN - Siste Yolumuzu Nasıl Buluruz, 15 Temmuz 2012

Tamplin, Ed, “Discover what the eclipses of 2017 mean for you”, in WellBeing, retrieved on 7.13.2017 https://www.wellbeing.com.au/mind-spirit/astrology/discover-eclipses-2017-mean.html

Sepharial, Güneş ve Ay Tutulmaları: Dünya'ya Etkileri, İlhan Yayınevi, 2000

No comments:

Post a Comment