Sunday, July 23, 2017

Bir Örnek Saros Serisi: Saros Serisi 1 Kuzey




Bir Örnek Saros Serisi: Saros Serisi 1 Kuzey

Bu yaz, 21 Ağustos 2017’de deneyimleyeceğimiz Güneş Tutulması, Saros Serisi 1 Kuzey’e mensuptur. 1639’da doğan bu Saros Serisi, yakın geçmişte 1909 Haziran, 1927 Haziran, 1945 Temmuz, 1963 Temmuz, 1981 Temmuz ve 1999 Ağustos tarihlerinde tutulmalar üretmiştir. 1927’den itibaren Tam Tutulmalar meydana getirmeye başlamıştır.

"Saros Serisi" makalemde belirttiğim gibi, Saros Serisini 1300 yıl yaşayan dev bir insan gibi düşünürsek, bu devin özelliğini anlamak için onun Doğum Haritasını, yani ilk doğduğu tutulmayı incelememiz gerekir. Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında, sabit burçlardaki Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtı dikkat çekmektedir. Bu açı, fantaziler ve ilüzyonlarla sağlıksız şişmiş bir kibire, güçlü önemsenme ihtiyacına, güce bağımlılığa, kanserojen büyümeye, ideolojinin kurbanı olup güç savaşlarına girmeye, çok büyük fanatizm ve bağnazlığa, gücünü kötüye kullanmaya, zorlamacılığa, büyük manipülasyona, gaddarlığa ve intikam özlemine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu sabit burçlar Boğa ve Akrep, bu süreçte inatçılığı, sabit fikirliliği  ve değişime karşı direnci vurgulamaktadır; ifrat-tefrit yaklaşımını, yaşam-ölüm zıtlığını bu eksenin temeline yerleştirir.

Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasında dikkat çeken iyicil etki ise, Uranüs’ün düğümler ekseniyle partil üçgenidir. Orjinal icatlar yapmaya işaret eden bu olumlu açı, bu seriye mensup tutulmalarda yaşanan radyo-televizyon ve havacılık alanındaki bilimsel sıçramaları açıklamaktadır.

Şimdi Saros serisi 1 Kuzey ailesini anlamak için incelememiz gereken bir diğer konu da, bu serinin ürettiği tekil tutulmaları tek tek analiz ederek tekrar eden temaları tespit etmektir.

1927 Haziran’ında tutulma İngiltere’den ve Sovyetler Birliğinden gözlemlendi. Mayıs-Haziran aylarında İngiltere-Sovyetler Birliği arasında büyük bir casusluk krizi patlak verdi, ve 9 Haziran’da SSCB 20 İngiliz casusunu infaz etti. Bu 1639'daki ilksel tutulmadaki Neptün/Jüpiter kavuşumu ve Plüto karşıtlığının barındırdığı gizli güç savaşlarının ve casusluğun tam bir tezahürüdür. Jüpiter-Plüto karşıtlığı sadece ilksel tutulmada değil, 1927 tutulmasında da mevcuttur.

9 Temmuz 1945 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, bir ay içinde, 6 Ağustos 1945’te insanlık tarihinin kanlı sayfalarına geçen Hirsohima ve Nagasaki Atom Bombası Saldırısı yaşandı. Nükleer patlamalar ve atom bombası, Saros serisi 1 Kuzey’in 1639’daki ilk oluşum haritasındaki Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında meydana gelen Jüpiter-Plüto karşıtlığıyla sembolize edilmektedir.

20 Temmuz 1963 Güneş Tutulması ABD’den izlendi, Ed Tamplin’in de makalesinde belirttiği gibi, 26 Temmuz’da NASA ilk yerdurağan uydu Syncom’u fırlattı. Bu sinyal ve yayıncılık alanındaki Uranüsyen icat, orjinal haritadaki Uranüs’ün Ay Düğümleriyle partil üçgenini/sekstilini örneklendirmektedir. Ayrıca Tutulmadan  iki hafta sonra, 5 Ağustos 1963’te Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve ABD, Kısmi Nükleer Deneme Yasağı Antlaşmasını imzaladı. Böylece yine bu Saros Serisinin Jüpiter-Plüto ve Uranüs/Düğüm orta noktasının işaret ettiği nükleer silahlar konusu gündeme gelmiş oldu.

31 Temmuz 1981 Güneş Tutulması Batıda gözlemlenmese de, orjinal tutulmanın barındırdığı Uranüs üçgeni çok büyük teknolojik buluşlar şeklinde kendini gösterdi. Tutulmadan iki hafta sonra, 12 Ağustos’ta IBM ilk kişisel bilgisayarı piyasaya sürdü. Bu Microsoft’un MS DOS işletim sistemini kullanan ilk PC’ydi.
11 Ağustos 1999 tutulması ülkemizden gözlemlendi, deprem anlamına gelen, sabit burçlarda bir büyük kare kalıbı barındırıyordu. Sepharial’ın işaret ettiği gibi tutulmadan 6 gün sonra, 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te şiddetli bir deprem meydana geldi.

Tüm bu örnekleri incelediğimizde, Saros Serisi Kuzey 1’in güçlü bir Plütonik ve Uranüsyen sembolizme sahip olduğunu görüyoruz. Bir tarafta Plüton casusluğa, güç savaşlarına, gaddarlığa, atom bombasına, nükleer saldırılara ve doğal afetlerle hayatta kalma mücadelesine işaret ederken, diğer yandan Uranüs bilim, radyo-tv-internet yayıncılığı, havacılık gibi alanlarda büyük icatları müjdeliyor.

21 Ağustos’ta yaşanacak tutulma ABD’den izlenecek, ve şüphesiz ABD’de hem Plüto’nun ifade ettiği devletler arası casusluğu, gizli güç savaşlarını, nükleer gelişmeleri gündeme getirecek; hem de Uranüs’ün sembolize ettiği internet yayıncılığı, akıllı telefonlar, havacılık ve uzay keşifleri konusunda icatları doğuracaktır. Özellikle tutulmanın çevresindeki dönemde çığır açan bir iletişim teknolojisi veya uzay keşfi haberi alınabilir. Bu tutulma ABD Başkanı Donald Trump’ın yükselen derecesinde ve Natal Mars’ının üzerinde gerçekleştiği için, bu etki Trump’ın “impeachment” süreciyle başkanlıktan indirilebileceğine işaret ediyor. Tutulmanın Natal Mars’ın üzerinde vuku bulması, belki de böyle bir indirilme ihtimalini ortadan kaldırmak için ABD’nin tarafı olduğu bir savaşın ya da askeri operasyonun başlatılabileceğini gösterir. Bu Saros Serisinin içerdiği nükleer konular ve atom bombası teması, yine bu Güneş Tutulması etkisinde ABD ile nükleer bir gerginliğin gündeme gelebileceğini belirtir.

Türkiye Cumhuriyeti açısından önemli olan, bu Saros Serisinin bizim ülkemizde depremler meydana getirmesidir. 11 Ağustos 1999 tutulmasından 6 gün sonra, Cumhuriyet tarihindeki en şiddetli depremlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi yaşanmıştır. Ben de daha önce 5 Mayıs ve 12-13 Temmuz 2017 tarihlerinde yayınladığım Mayıs Gökyüzü Raporu, "Sabit Burçlarda Tutulmalar ve Depremler", Ağustos Gökyüzü Raporu ve "21 Ağustos Güneş Tutulması Yorumu" analizlerimde 21 Ağustos 2017 etrafındaki dönemin deprem riski çok yüksek bir dönem olduğu uyarısında bulunmuştum. Nitekim bu analizlerimi yayınladıktan sonra, 12 Haziran 2017’de İzmir’de, 21 Temmuz 2017’de Bodrum’da depremler meydana geldi. 

Bu Saros Serisinin ilksel tutulmasında sabit burçlarda Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığı bulunmaktadır, ve deprem riskini taşımaktadır. 1999’daki Güneş Tutulması da, bu sene gerçekleşecek 21 Ağustos 2017 Güneş Tutulması da sabit burçlarda meydana gelmektedir; ve Sepharial’ın 1905 tarihli kitabında belirttiği gibi sabit burçlardaki bu tutulmalar deprem riski taşımaktadır.

1999 ve 2017 tutulmalarını Türkiye Cumhuriyeti haritasıyla karşılaştırmalı incelediğimizde, iki tutulmanın da Türkiye’nin üçüncü evinde ve Natal Neptün’ü üzerinde gerçekleştiğini görmekteyiz. Ayrıca 1999 tutulmasında Mars bu Natal Neptün’e kare yaparken, 2017 tutulmasında da Mars Natal Neptün’le kavuşarak yine onu aktive ediyor. Yine Neptün’le ilgili bir diğer dikkat çeken ayrıntı, 1999 tutulmasında Uranüs’ün Natal Neptün’e karşıt açı yapması; benzer bir şekilde bu sefer 2017’de Neptün’ün Natal Uranüs’le kavuşmasıdır. Tüm bu örnekler, hem 1999 hem de 2017 tutulmalarında depremleri ve denizleri yöneten Neptün’ün (Poseidon) aktive olduğunu göstermektedir. Mars bunu kazalara açık, şiddetli ve zarar verici kılarken, Uranüs bu etkiyi beklenmedik, ani, birden bire gerçekleşen şaşırtıcı bir olay haline getirmektedir. Güneş Tutulmasının buraya çok yoğun enerjisini vermesi, Neptün’ün de zaten mevcut olan deprem konularına Saros Serisinin ilksel tutulmasının içerdiği sabit burçlardaki  Uranüs-Ay Düğümü orta noktasında yaşanan Jüpiter/Neptün-Plüto karşıtlığıyla beklenmedik, şaşırtıcı ölüm-kalım savaşlarını, yaşam mücadelesini barındıran depremleri ekliyor.

1999 ve 2017 tutulmalarının bir diğer ortak etkisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin natal Venüs-Jüpiter ikilisine zorlayıcı bir kare açı yapmalarıdır. Ayrıca 1999’da Mars bu ikiliyle kavuşarak, 2017’deyse kare açı yaparak onlara malefik (kötücül) özelliğini iletmektedir. Ülkenin servetini, barışını, yani iyiliğini gösteren bu iki benefik birlikte tutulmalardan olumsuz etki almaktadır. Jüpiter ülkenin 6. ve 10.evlerini yönettiğinden, vatandaşların sağlığını, salgın hastalıkları, kamu hizmetlerini, orduyu, memurları, ülkenin genel gücünü ve itibarını gösterir. Mars, malefik etkisiyle tüm vatandaşların sağlığını ve ülkenin genel gücünü bozmaktadır. Venüs ise 5.evi yönettiğinden, eğlence yerlerini, doğumları, çocukları, spekülatif yatırımları gösterir. Bunlar da Mars’ın olumsuz etkisi altında kötü etkilenmektedir. 1999 tutulmasından 6 gün sonra gerçekleşen 17 Ağutsos depremiyle ülkenin ekonomik durumu, genel gücü, eğlencesi, doğumları ve çocukları negatif etkilenmiştir.

Bu benzerlikler, Saros Serisi Kuzey 1 ailesinin, Türkiye Cumhuriyeti açısından deprem riski anlamına geldiğini göstermektedir. Özellikle sabit bir burç olan Aslanda Tutulmalar meydana getirdiği 11 Ağustos 1999 ve 21 Ağustos 2017 Güneş tutulmalarında, bu tutulmaların +/-6 ay genişliğinde 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi, 21 Kasım 1999 Düzce Depremi, 12 Haziran 2017 İzmir Depremi ve 21 Temmuz 2017 Bodrum Depremi gerçekleşmiştir. Ülkemiz açısından bu yaz hala deprem açısından riskli bir yazdır. Lütfen depreme karşı bilimsel önlemlerimizi alalım.

Haritalar: Solda Türkiye Cumhuriyeti Haritası ile 11 Ağustos 1999 Güneş Tutulması, Sağda Türkiye Cumhuriyeti Haritası ile 21 Ağustos 2017 Güneş Tutulması

Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

Tamplin, Ed, “Discover what the eclipses of 2017 mean for you”, in WellBeing, retrieved on 7.13.2017 https://www.wellbeing.com.au/mind-spirit/astrology/discover-eclipses-2017-mean.html

Sepharial, Güneş ve Ay Tutulmaları: Dünya'ya Etkileri, İlhan Yayınevi, 2000


No comments:

Post a Comment