Monday, October 30, 2017

30 Ekim – 5 Kasım Haftası Astroloji Raporu

30 Ekim – 5 Kasım Haftası Astroloji Raporu



Bu hafta meydana gelen Lunasyonlar:
4 Kasım Cumartesi: 11° Boğa burcunda Dolunay

Bu hafta meydana gelen burç değişimleri:
5 Kasım Pazar: Merkür Yay burcuna giriyor

Bu hafta meydana gelen transitler:

Listedeki her Transit +/- 5 gün etkisini göstermektedir. Belirtilen açılar +/- 5 derece orb genişliğinde etkilidir. 

Venüs Uranüs Karşıtı – 4 Kasım 2017

Venüs Uranüs Karşıtı – 4 Kasım 2017

Bugün sevginin gezegeni Venüs ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşecek. Bu açı sevgi paylaşımı ve özgürleşme isteği arasında bir sürtüşmeyi gösterir. Bireysel özgürlük alanı ile çift olma arzusunun çatıştığına işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Koç-Terazi ekseni, bu özgürlük-beraberlik çatışmasının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Temel çelişki, “bir ilişkiye girersem ben, ben olamam” korkusuyla, öteki insana bağlanma/ait olma arzusu arasında yaşanıyor.

Robert Hand, bu açıyı aşk hayatında ve ilişkilerde değişim şeklinde tanımlar. Bu dönemde ilişkilerde temel sorunu bağlanma/özgürlük çatışması oluşturur, ve daha sahiplenici/sınırlandırıcı tavırlar kopuşlara neden olacaktır. Heyecan arayışıyla sıradışı, kural dışı aşklara yelken açılabilir. Aynı anda hem yakınlık, hem de bağımsızlık arzusu içsel gerginlik yaratır. Bu transit altında, ödün verme üzerine kurulu ilişkilerin “gerçeğin” yaşandığı bir aşamaya evrilmesi gerekir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı ilişkide taahhüde girememe, ayağı eşikten dışarıda bırakıp gitmeye hazır halde durma, ani başlayıp biten ilişkilere girme, sıradışı ilişkilere ilgi artışı, havailik, sadakatsizlik ve ilişkide inatçı, huysuz, dalgalanan tavırlarla özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri ilişkide aşırı bağımsızlık isteğini abartmaktır; ve böyle bir yanlış cevap ani bitişleri, sürpriz ayrılıkları ve boşanma tehlikesini doğurabilir. İlişki kurma şeklinde farklı olma isteği marjinal yönlere kayabilir: Garip, alışılmamış partnerler hayata çekilebilir. Uranüs’ün gölgesi, ilişkilerde sıradanlığa bir başkaldırı olarak aldatmayı gündeme getirebilir. Ayrıca her türlü ortaklıkta sırf farklı olmak isteğiyle inatçı, tuhaf çıkışlar dengeyi bozabilir, takım çalışmasını imkansız hale getirebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap ilişki kurma şekliyle, bağımsızlık isteği arasında sağlıklı bir denge kurmaktır. Karşıt açı iki kişi arasında bir zıtlaşmayı getirdiği gibi, bu konuda harekete geçmeyi de mecburi kılacaktır. Bu sebeple, çiftler birbirlerinin özel alanına saygıyı geliştirdikleri takdirde, bu açı ilişkinin eşitlikçi, insancıl ve daha özgür bir aşamaya evrilmesini sağlar. Ayrıca bu açının verimli kullanımı, her türlü ortaklıkta geleneksel toplumsal kalıpların dışında düşünebilmeyi ve olası sorunlara alışılmamış yenilikçi çözümler geliştirmeyi gerektirir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız sürprizleri sevmeli ve yeniliğe açık olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 25 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Oğlak ve Terazi) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.


Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Güneş Neptün Üçgeni – 3 Kasım 2017

Güneş Neptün Üçgeni – 3 Kasım 2017

Perşembe, benliğin ışığı Güneş ile hayallerin gezegeni Neptün arasında çok şanslı bir üçgen açı var. Bu açı benliğin özünden gelen istekle ve içsel yaratıcılıkla temas kurmayı gösterir. “Ben”i aşan idealler için kendini adamaya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu su burçları Akrep ve Balık, bu içsel rehberliğin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu yüksek ilhamlı ve yaratıcı şansı yakalamak için, derin katmanlara sondaj yapıp buradaki materyali dönüştürmek, ve kabulleniciliği geliştirmek gerekir.

Robert Hand, bu açıyı maddesel olanın ötesine geçme ve spiritüel olanı deneyimleme olarak betimlemiştir. Bu etki altında egosal istekleri aşma, diğerleri için merhamet ve şefkat geliştirme, yardım faaliyetlerine adanma görülür. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı duyarlılıkta, hissedişte ve sezgilerde artış, ruhsal deneyimler yaşama ve bilinç sınırlarının ötesine ilgi duymayla özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca, bir başka olumsuz cevap, maddi dünyanın gerçeklerinden kaçma isteğiyle hayallere, rüyalara, bağımlılıklara kaçmak olacaktır. Bu açı altında benliğin sağlıklı sınırlarının tamamen erimesi; ve böylece etrafımızdakilerin tesiri altında kalma tehlikesi söz konusudur. Bu egonun silinmesine ve kimlik kaybına yol açar. Aldatılma, kandırılma riskine kapı açar.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, benliğin bilinçaltının temellerindeki duygularla yüzleşmesinde iç sesle temas kurmak ve kabulleniciliği geliştirmek olacaktır. Bu süreçte ilhamlardan ve esinlenmelerden faydalanmak olumludur. Egonun, merhamet ve hayırseverlik lehine kendinden vaz geçebilmesi, bu şansı yakalamayı sağlar. Ayrıca bu açının verimli kullanımı, kendini akışa bırakmayı, “büyük plana” ve Yaratıcıya güvenmeyi gerektirir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benliğinizin özünden gelen ideallerinizle temas kurmalı; böylece kendinizi faydalı bir amaca adamalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 11 derece su  burçlarında (Yengeç, Akrep ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.


Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Venüs Satürn Sekstili – 3 Kasım 2017

Venüs Satürn Sekstili – 3 Kasım 2017

Bugün sevginin gezegeni Venüs ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında fırsatlara gebe bir sekstil gerçekleşecek. Bu açı sevginin sorumluluğunu almaya işaret eder. İkili ilişkilerde gerçekçi, disiplinli, olgun bir yaklaşımı gösterir. Gezegenlerin bulunduğu eril burçlar Terazi ve Yay, bu sevgi şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu şans uyumlu bir ortaklık kurma arzusunda, özgüvenli, iyimser bir şekilde maceranın sorumluluğunu almayı gerektiriyor.

Robert Hand, bu açıyı sosyal, profesyonel ve romantik ilişkilerin pratik, uygulamaya yönelik somut hedeflerde iyiye gitmesi, tarafların birbirine uyumuyla anlaşmaya varılması olarak betimlemiştir. Bu dönemde başlayan romantik ilişkilerde yaş farkı veya öğretmen-ebeveyn dinamiği bulunabilir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı sadakat, sevgide dürüstlük, olgun birliktelik ve zor koşullarda sevgiyi geliştirme ile özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır.  Ayrıca, bu açı altında aşırı gerçekçiliğin sevgiyi engellemesi, itibar/saygınlık için ilişki kurma, fazla ölçülülük, hazzı baskılama ve cimrilik tehlikesi vardır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap bir ilişkiye gerçekçi bir şekilde yaklaşmaktır. İlişkinin sorumluluğunu almak, taahhüt altına girmek gerekir. Bu transit altında önce sevgi paylaşımı, arkadaşlık, ortaklık konusunda bazı engellenmeler ve zorlanmalar kişiye sınırlarını öğretir, kişiyi hayalperest yaklaşımlarını törpülemeye ve daha gerçekçi bir tutum takınmaya davet eder.  Bu şekilde açının verimli kullanımı, emek vererek bir ilişkiyi yapılandırmaktır. Karmanın sembolü Satürn, “ne ekersen onu biçersin” prensibini gösterir. Bu etki altında sevgi, aşk, arkadaşlık ve ortaklık alanında ne ekilirse, o biçilecektir. Ayrıca bu transitin bir başka olumlu kullanımı, değer yargıları, özdeğer hissi ve finansal kaynaklar konusunda sorumlu adımlar atarak, somut getiri sağlamaktır. Parasal açıdan şanslı bir etkidir.  Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevgi ve değer konusunda gerçekçi olmayan varsayımlarınızla yüzleşmeli, sorumluluk almalı ve emek vermelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 24 derece eril burçlarda (Aslan, Yay, Terazi ve Kova) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar, çok şanslı bir etki alacaklar. Koç ve İkizler burcunda gezegenleri olanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.



Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Thursday, October 26, 2017

İyi Parti Astrolojik Analizi (25 Ekim 2017 – 12:30 PM - Ankara)

İyi Parti Astrolojik Analizi (25 Ekim 2017 – 12:30 PM - Ankara)



Dün Meral Akşener, “İyi Parti” adındaki yeni partisini kurdu. Partinin kuruluş saatiyle ilgili tartışmalar olsa da, bu yazıda dilekçede belirtilen 12:30’u Kabul edeceğiz.

İyi Parti’nin yükseleni 7 derece Oğlak. Doğu ufkunda acımasızlığı ve kurbanlığı gösteren Facies sabit yıldızı yükseliyor. Bu partinin iktidar savaşında merhametsiz yöntemler izleyeceğini, zaman zaman madur rolünden istifade etmeye çalışacağını gösterir. Yükselenin üzerindeki Ay’ın Oğlaktaki zayıf konumu bu temayı güçlendirmektedir. Partinin yaklaşımında “başarıya ulaşmak için her yol mübahtır” ekseninde acımasız, insafsız,  gaddarca tutumlar gözlemlenebilir. Dünya astrolojisinde Ay “halkı, kadınları, kalabalıkları ve kamuoyunu” gösterir. Ayın yükselen üzerindeki konumu, kurucu başkanının bir kadın olduğunu ve partinin kadınlarla özdeşeştiğini bir kez daha doğrulamaktadır. Ve partinin (yükselen) halkta (Ay) belli bir karşılığı olduğunu ortaya koyar. Ancak halk burada zor durumda, güçsüz (Ay Oğlakta). Partiyi gösteren Satürn’ün 12.evde olması, partiyi 12.ev konularına, yani “hapishanelere, casuslara, suçlulara, gizli düşmanlara, hastanelere, yardıma muhtaçlara ve gizli dini cemaatlere” bağlıyor. Partinin bu unsurların evinde (12.ev) bulunuşu, ve halkın zararlı durumda güçsüz hali (Ay Oğlak), halkın parti tarafından zarara uğratılabileceğini gösterir. 12.evdeki yükselen yöneticisi partinin görünüşünün aldatıcı olabileceğini vurgular. Gizli bir ajandayı gösterir. Bu sebeple yükselen yöneticisinin 12.evde bulunması, partiyle ilgili bilinmeyen, gizli konuların, güçsüz durumdaki halkı aldatabileceğine işaret eder. Burada Barış İlhan’ın 09:00 kuruluş saati referanslı analizinde işaret ettiğiyle aynı sonucu görmekteyiz. Partinin rakibi olması gereken 7.ev yöneticisi Ay, partinin üzerinde (yükseleninde). Bu rakip ile beraber olma durumu, parti hakkında bilinmeyenler konusunda (12.ev ) düşünüdürücü bir sembol olarak karşımıza çıkmakta.

Muhalefeti gösteren IC noktasındaki Uranüs, partinin sürpriz bir şekilde, aniden muhalefet odağı şeklinde ortaya çıkışına işaret eder. Oğaktaki Ay ve Facies’le kavuşan yükselen gibi, birinci evdeki Plüto da partinin iktidar mücadelesinde acımasız, gaddar, insafsız  “Makyevalist” yöntemler izleyebileceğini  gösterir. Güç savaşları, güç-acizlik deneyimleri, kendini yok etme, ya hep ya hiç tutumu, zalim davranışlar partinin karakterini gösteren 1.evi niteliyor. Yükselen yöneticisi Satürn’ün Uranüs’le üçgeni, partinin şansının “eskiyle yeniyi birleştirmek”, “geleneğe sadık bir reform/revizyon” yapmak olduğunu vurgular. Bu gezegenler Kuzey Ay Düğümüyle Büyük Ateş üçgeni oluşturarak partiye hayat enerjisi, istenç, irade, heves ve coşku temin eder. Partiyi en çok zorlayacak açılar Ay-Mars karesi ve Venüs-Plüto karesidir. İkisi de partideki “kadın” faktörünü öfkeyle, kavgayla, kazayla ve saldırıyla birleştiren, güç savaşlarının altını çizen göstergelerdir.

Partinin iktidar olma kapasitesini 10.evin durumundan inceleyebiliriz. 10.evdeki Güneş, yöneticinin en tepe noktaya çıkma motivasyonunu gösterir. Burada bir stelyum olması, partinin büyük ölçüde fonksiyonlarını iktidar olma amacına seferber ettiğini doğrular. Güneş’in yanındaki yanık ve peregrin Jüpiter, iktidar olma konusunda partiye ciddi bir şans vermez.  Ayrıca Güneş’in Uranüs’le karşıtı partinin liderinin beklenmedik, ani meydan okumalarla karşılaşabileceğini, sürpriz iniş/çıkışlarla karşılacağını ortaya koyar. Partinin alacağı zararların yargıdan geliyor oluşu (9.ev Mars) ve partinin göstergesinin hapishanede oluşu (Yükselen yöneticisi Satürn 12.evde) muhtemel hukuki engelleri göstermektedir. 10.evin yöneticisi partinin yöneticisini ve iktidar sınavını özetleyen göstergelerdir.  Mars’ın terazide zararlı konumu, hem yöneticisini güçsüzleştiren hem de iktidar potansiyelini oldukça azaltan bir konum. Üstelik 12.evde yükselen yöneticisinin, halkın parti hakkında pek bir şey bilmediğini, pek çok gizli konuya işarettiğini söylemiştik. Partinin yöneticisinin 9.evdeki konumu, aslında gerçek yöneticinin yurtdışında (9.ev), ve din adamlarıyla (9.ev) ilgili olabileceğini ima eder.

Partinin iletişimini anlatan Merkür Alphecca ve Acrux sabit yıldızlarıyla kavuşuyor, bu oldukça pragmatik ve ürün veren bir konum. Partinin iletişim yöntemlerine odaklanacağına işaret eder. Ancak Merkür’ün peregrin konumu bu iletişim yöntemlerinin zengin de olsa, başarıya ulaşma ihtimalini azaltır. Merkür ayrıca 9. ve 6. evi yönettiğinden, ordu, memurlar ile, dini, yargıyı, üniversiteyi bağlayan bir konum. Parti, iktidar mücadelesinde somut getiriler ve ürün almak için bu kaynaklara başvurabilir.

İyi Partinin haritasında çoğu gezegen asaletleri açısından çok güçsüz. Ay, Güneş, Merkür, Mars ve Jüpiter peregrin konumda çok zayıf durumda. Bunlar partiyi destekleyen halkın, parti yöneticisinin, partinin medyayı kullanışının, mücadele enerjisinin ve hukuki yeteneğinin güçsüz olduğunu gösterir. Sadece Venüs ve Satürn bazı asaletlere sahip; bu da partideki tek güçlü alanın “kadın” faktörü, sert mizaç ve bazı ölümler olduğuna işaret eder. Tüm bu göstergeleri beraber okuduğumuzda partinin sürpriz bir muhalefet odağı olarak birden ortaya çıktığını (Uranüs 4.evde), kadınlarla özdeşleştiğini ve halkta bir karşılık bulduğunu (Ay yükselende), partiyle ilgili pek çok gizli aldatıcı unsurun olduğunu (Satürn 12.evde), halkın bundan zarar görebileceğini (Ay Oğlakta) ve çok yüksek iktidar motivasyonuna rağmen (10.ev stelyum) iktidar potansiyelinin düşük olduğunu (Mars Terazi) görmekteyiz.

Wednesday, October 25, 2017

Türkiye Cumhuriyeti’nin 94. Yaşı – 29 Ekim 2017

Türkiye Cumhuriyeti’nin 94. Yaşı – 29 Ekim 2017





29 Ekim 2017’de Cumhuriyetimizin 94. yaşını kutlayacağız. Bu sebeple, ülkemizin Doğum Haritasının Solar Return’ünü inceleyerek 94. yaşını analiz ettim. Türkiye Cumhuriyeti’nin 94. yaşı nasıl bir sene olacak?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Solar Return haritasında yükselen 25 derece Balık, bu TC’nin natal 10.evine tekabül ediyor. Bir yıl boyunca gündemi meşgul edecek konu, ülkenin yöneticisi ve yönetimi olacak. Bu vurgu, önümüzdeki 12 ay içinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin erkene alınabileceğini gösteriyor.  Bu temayı, yani bu senenin birinci konusunun “Cumhurbaşkanı/Cumhubaşkanlığı” olduğunu ülkenin genelini gösteren birinci ev ve ülkenin yöneticisini gösteren 10. evin aynı gezegen (Jüpiter) tarafından yönetilmek suretiyle bağlanmalarından da görmekteyiz. Ayrıca 10. evi (Cumhurbaşkanı) bu sene çok önemli bir noktaya taşıyan bir diğer gösterge de Satürn’ün MC’yle kavuşumu. Bu aslında zorlayıcı, kısıtlayıcı Satürn prensibinin bu sene ülkenin yönetimini ve yöneticisini etkilediğini vurgulamakta. Bu sene ülkenin tepe noktasında bulunan Satürn’ün dünya astrolojisindeki diğer anlamları “yaşlılar, ölüm, ziraat, madenler, milli yas, üzüntü ve salgın hastalıklardır.” Satürn’ün 11. ve 12. evleri yönetmesinden dolayı, ülkenin en tepesine meclisi (11.) ve hapishaneleri, casusları, suçluları, gizli düşmanları, hastaneleri, yardıma muhtaçları ve gizli dini cemaatleri (12) getirmektektedir. Bu göstergeleri birlikte okuduğumuzda, bu sene ülke gündeminin cumhurbaşkanlığı erken seçimi olacağını görmekteyiz. Meclisin yönetime etkisinin artacağı görülüyor. Burada tehlikeli olan, 12. ev  ve 11. evin aynı yöneticiyle bağlanması sebebiyle, mecliste bulunan bazı kişiler ile suçluların, gizli düşmanların ve cemaatlerin bağlantıları olabileceğini, ve bunların ülkenin yönetimi/yöneticisi üzerinde durduğunu gösteriyor. Bu konum, gizli düşmanların ve cemaatlerin ülkenin yöneticisine ve yönetimine karşı tehditlerde bulunabileceğini gösteriyor; bu gizli tehlikelere karşı önlem alınması gerektiğini gösteriyor. Hapishanelerdeki koşulların da ülkenin yönetimi ve genel gücü/itibarı (10.ev) üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceği vurgulanıyor.


Türkiye Cumhuriyeti’nin Solar Return Haritasında en çok vurgulanan ikinci konu ise “ölüm oranı” ve “yabancı ülkelerle parasal ilişkiler” (8.ev).
 Yükselen Yöneticisi Jüpiterin bu evdeki konumu (8.ev), yanık durumu, ayrıca Güneş’in ve Merkür’ün buradaki (8.ev) stelyumu dış borçların, ülkenin gündemini meşgul edecek en önemli ikinci konu olduğunu gösteriyor. Cari İşlem Açığı, Türk ekonomisini bu bir sene boyunca olumsuz etkileyecek. Özellikle bütçede borçlar kalemini dengelemek için atılacak adımlar, kemer sıkma politikaları, zamlar, kotalar, gümrük vergileri “dış borçlar” konusunu gündemde tutacak ekonomik adımlar olacak. “Ölüm oranını” gösteren 8.evin bu şekilde vurgulanması, ve milli yası gösteren Satürn’ün MC’deki konumu, doğal afetlere karşı önlem almamız gerektiğini göstermektedir. Özellikle 11 Ağustos 2018 Güneş Tutulmasının etrafındaki haftalarda deprem riskine karşı tedbirli olmak gerekir.


Köşe noktalarıyla kavuşum yapan gezegenlerden MC noktasındaki Satürn’ün dikkat çektiğini söylemiştik. Bu ülkenin yönetimini yapılandıracak, katılaştıracak, sertleştirecek bir gösterge. Satürn’e verilecek cevaba göre kayıpları, engelleri, sıkışmayı, kısıtlamayı gösterebileceği gibi, ülkenin tepe noktası tarafından doğru bir Satürn cevabı veriliğinde yönetim pozisyonunu sağlam bir şekilde yapılandırmayı da gösterebilir. Burada sonucun yönü bilinmese de ülkenin tepe konumu, yönetimi; ayrıca ülkenin genel gücü ve itibarı bu sene çok çetin bir Satürn imtihanından geçmektedir. Natal haritada ülkenin yöneticisini temsil eden Neptün'ün 12.evdeki konumu, bu imtihanda ülkenin en tepesini (Neptün) sıkıntılarla, hapishanelerle ve gizli düşmanlarla (12.ev) baş başa bırakıyor.


Türkiye’nin Solar Return’ünde dikkat çeken diğer bir konu sene boyunca 12.ev vurgusu, yani “hapishaneler, casuslar, suçlular, gizli düşmanlar, hastaneler, yardıma muhtaçlar, gizli dini cemaatler” konusudur. Bu konunun önemini daha önceki paragraflarda 12.ev yöneticisi Satürn’ün (gizli düşmanlar) ülkenin yöneticisi (MC) üzerindeki konumuyla belirtmiştim. Şimdi bu temayı bir kez daha ön plana çıkaran bir unsur da, Ay’ın 12.evdeki konumudur. Bu halkın bir sene boyunca daha sıkıntılı bir durumda olduğunu gösterir. Ayrıca, halkı, kadınları, kalabalıkları ve kamuoyunu gösteren Ay’ın 12.evdeki konumu, geniş kitlelerin ve kadınların hapishanelere yerleştirilebileceğini gösteriyor. Halkı ve kadınları gösteren Ay’ın Güney Ay Düğümüyle kavuşumu, bu temayı bir kez daha tekrarlamakta, kadınların ve halkın zorayıcı bir konumda olduğunu gösterektedir. Bu zorluklar geçmişten gelen bazı karmik borçlardan kaynaklanmaktadır.


Haritada açı kalıbı olarak Uranüs-Satürn-Kuzey Ay Düğümü arasında oluşan Büyük Ateş Üçgeni dikkat çekiyor. Bu açı kalıbı, eskiyle yeniyi birleştiren, yazpıcı bir reformun ülkenin yönetimini iyileştirmek için bir şans olduğunu göstermektedir. Geleneğe, adetlere ve eskiye (Satürn) sahip çıkan, geçmişle barışık yeniliklerin, inovasyonların ve revizonların (Uranüs) ülkenin yönetimi, genel gücü ve itibarı (MC) için bir şans olduğunu göstermektedir.


Haritadaki gezegenlerin asaletlerine baktığımızda genel bir güçsüzlük görmekteyiz. Ay, Güneş, Merkür, Mars ve Jüpiter peregrin konumda çok zayıf. Bu gezegenler, hem halkın, hem yöneticinin; aynı şekilde medyanın, ordunun ve yargının genel olarak zorlu bir konumda olduğunu gösteriyor. Haritada güçlü olan gezegenler Venüs ve Satürn, kadınları ve yaşlıları gösteriyor. Gezegenlerin yöneticiliklerine baktığımızda, eğlence dünyası, vatandaşların genel sağlığı, memurlar, ordu, basın, halk, ülkenin geneli, yöneticisi ve dış borçları konuları bu sene en güçsüz konular. Bununla beraber meclisin, gizli düşmanların, düşman ülkelerin ve ülkenin parasının güçlü olduğunu görüyoruz.


Bu göstergeleri beraber okuduğumuzda, bu sene gündemi Cumhurbaşkanlığının ve muhtemel erken seçimlerin meşgul edeceğini görüyoruz. Hem muhalefetin (Merkür), hem yönetimin (Jüpiter) zayıf durumda olduğu dikkat çekiyor. Halk (Ay) ve muhalefet (Merkür) arasında sürtüşme, gerilim, uyumsuzluk (kare açı) söz konusu. Bunun yanında ülkenin kendisi (Jüpiter), yöneticisiyle (Güneş) özdeşleşmiş, kaynaşmış durumda (kavuşum açısı). Ülkenin kendisi (Jüpiter) aslında zor durumda (yanık). Hiçbir gezegenle açı yapmayan Mars, ordunun tahmin edilemez hareket ettiğini gösteriyor. Ülkenin diğer fonksiyonlarıyla bağlantısı olmadığını, ne onlar tarafından güçlendirilip desteklendiğini, ne de onlar tarafından törpülenip dengelendiğini, yani tamamen kendi başına hareket ettiğini gösteriyor. Mars’ın 8.evi yönetmesi, Dış Borçların da aynı denetimsizlikte olduğunu ve aniden, hiç beklenmedik zararlara sebep olabileceğini gösteriyor. Bu olumsuzlukların içinde Venüs’ün Ay’la üçgeni, kadınlar ile halkın ortak çalışmasını ve şansını göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 94. yaşının Türk Milletine güç, mutluluk, sağlık ve refah getirmesini dilerim.



Tuesday, October 24, 2017

Güneş Uranüs sert açıları öngörüsü




Geçtiğimiz hafta, Güneş-Uranüs sert açılarında, ülkemizde beklenmedik, ani gündem değişikliklerinin olduğunu belirtmiştim. Çünkü son bir buçuk yıldır Güneş-Uranüs açılarında 15 Temmuz Darbesini, Bahçeli'nin referandum çıkışını, teklifin mecliste kabulünü, referandumu ve Bodrum depremini yaşadık. İçinde bulunduğumuz haftada da, öngördüğüm gibi 5 Uranüsyen olay meydana geldi:
  • Yarın Meral Akşener yeni partisini kuracak
  • Dün Melih Gökçek, cumartesi günü istifa edeceğini açıkladı
  • AK Partili Bursa Belediye Başkanı istifa etti.
  • CHP'li vekil Aytun Çıray, Akşener'in partisine geçmek üzere istifa etti
  • Bugün bu Uranüsyen gelişmelerin ortasında, Kılıçdaroğlu aynı geçen sene Ekim ayında Güneş-Uranüs karşıtlığında Bahçeli'nin sürpriz Başkanlık Referandumu çıkışı gibi, sürpriz Erken Seçim çağrısında bulundu.



Monday, October 23, 2017

23-29 Ekim Haftası Astroloji Raporu

23-29 Ekim Haftası Astroloji Raporu



Bu hafta meydana gelen burç değişimleri:
23 Ekim Pazartesi: Güneş Akrep burcuna giriyor

Bu hafta meydana gelen transitler:
24 Ekim Salı: Merkür-Neptün üçgeni
http://ilminucum.blogspot.com.tr/2017/10/merkur-neptun-ucgeni-24-ekim-2017.html

26 Ekim Perşembe: Güneş – Jüpiter kavuşumu
http://ilminucum.blogspot.com.tr/2017/10/gunes-jupiter-kavusumu-26-ekim-2017.html

28 Ekim Cumartesi: Venüs – Plüto karesi ve Merkür – Plüto sekstili
http://ilminucum.blogspot.com.tr/2017/10/venus-pluto-karesi-28-ekim-2017.html
http://ilminucum.blogspot.com.tr/2017/10/merkur-pluto-sekstili-28-ekim-2017.html


Listedeki her Transit +/- 5 gün etkisini göstermektedir. Belirtilen açılar +/- 5 derece orb genişliğinde
etkilidir. Transitlerin anlamlarına bağlantılara tıklayarak okuyabilirsiniz.

Merkür Plüto Sekstili – 28 Ekim 2017

Merkür Plüto Sekstili – 28 Ekim 2017

Bugün zihnin gezegeni Merkür ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında fırsatlara gebe bir sekstil (altmışlık) açı gerçekleşiyor. Bu açı zihinsel dönüşümü gösterir. Her şeyin içine nüfuz ederek derin katmanları kavramaya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu dişil burçlar Akrep ve Oğlak, bu fikirsel dönüşümün yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu düşünce dönüşümü, gizli saklı olanı ortaya çıkarmak isteyen, derinlere nüfuz edici bir araştırmanın sorumluluğunu almayı, sabırla gayretle sondaj yapmayı gerektirir.

Stephen Arroyo, bu gezegen çiftini iletişimde deneyimin çekirdeğine nüfuz etme dürtüsü, yoğun/keskin/odaklanmış bir zeka, tabuları yıkma arzusu, dönüştürücü/derinlikli tecrübeler vasıtasıyla öğrenme ihtiyacı şeklinde tanımlamıştır. Patrick Giani, bu açıyı psikolojik güvensizliklerle, fobilerle ve zihinsel blokajlarla ilgilenme isteği şeklinde açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır.  Ayrıca, bu açı altında takıntılı bir şekilde görüşü tek bir noktaya odaklayıp, başka hiçbir şeyi görmeme tehlikesi bulunur. Bu dar görüşlülüğe ve sabit fikirliliğe yol açar. Kin, intikam gibi karanlık, saplantılı, takıntılı düşünceler zihni ele geçirebilir. Düşünce yeteneği diğerlerini kontrol ve manipüle etme için suistimal edilebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap düşünceleri, mantığı, aklı dönüşüm için seferber etmektir. Eski, miadını doldurmuş bakış açısı geride bırakılmalı, hayata yeni bir perspektiften bakılmalıdır. Bu transit sözel iletişimde çok güçlü bir ikna ve etkileme becerisi sunar. Ayrıca kişiye yüzeyin altındakini sezme, kişilerin ve şeylerin içini okuma kabiliyeti bahşeder. Bu etki altında gizli saklı konuları, tabu meseleleri arştırmak için güçlü bir arzu hissedilir. Gözlem ve araştırma bu açının verimli kullanımıdır. Ayrıca Merkür-Plüto ikilisi iletişimsel ve zihinsel becerilerin, kişiselliği aşacak sosyal ve kültürel bir misyon için seferber edilmesini ister. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız dünyayı algılama şeklinizi dönüştürmelisiniz ve “ben-ötesi”ni algılamak, öğrenmek için çaba sarf etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 17 derece dişil burçlarda (Akrep, Oğlak, Balık ve Başak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar, çok şanslı bir etki alacaklar. Boğa ve Yengeç burcunda gezegenleri olanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.



Kaynakça

Arroyo, Stephen, Chart Interpretation Handbook: Guidelines for Understanding the Essentials of the Birth Chart, CRCS Publications, 1989

Giani, Patrick, Maitrisez avec Succes votre Avenir en Positivant vos Transits Planetaires grace à l’Astrologie du Nouvel Age, Editions de Vecchi, 1991

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Venüs Plüto Karesi – 28 Ekim 2017

Venüs Plüto Karesi – 28 Ekim 2017

Bugün sevginin gezegeni Venüs ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında gergin bir kare açı gerçekleşiyor. Bu açı aşkta güç savaşlarına işaret eder. Sevgi paylaşımında manipülatif, kontrolcü hareketleri gösterir. Gezegenlerin bulunduğu öncü Terazi ve Oğlak burçları, bu dönüştürücü zıtlaşmaların yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Çatışme ekseni sevgi paylaşımı için ödün vermeye hazır arzular ile daha katı, sorumlu, disiplinli iktidar isteği arasında cerayan ediyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı duygusal güç savaşları, eşi manipüle etme, bağımlı kılma, kontrol etme, kıskançık, cinsellikle ilgili sabit ve sapkın fikirler ile özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi sevgide zorlama ve ilişki krizleri olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kıskançlık, gaddarlık, kin, intikam gbi karanlık hislere teslim olup duygusal bağ kurulan partnerle güç savaşlarına girmektir. Bu etki altında çok yoğun, derin, bilindışı duygular hissedilir. Bunların hipnotik gücü kişiyi esir alabilir. Bu durumda kişi bilinçdışı materyal karşısında kontrolünü kaybedip, ilkel dürtülerle eşine karşı taarruza geçebilir. Bu durumda çok silkeleyici, tutkulu münakaşalar yaşanacaktır. Bu sırada partner, tam bir ayna gibi kişiye kendi gölgelerini görme fırsatı sunacaktır. Bu vasıtayla, kişi partneri üzerinden kendi bilinçdışı hakkında çok kıymetli bir içgörü kazanabilir. Yüzleşmesi ve arındırıp, entegre etmesi gereken travmalarını görür. Ancak burada en büyük tehlike, böyle dürüst ve dönüşümsel bir yüzleşme fırsatını kaçırmaktır. Bunun yerine kişi ölüm (hiç olma) korkusuyla, daha en baştan partnerinin içine nüfuz edip, onun ihtiyaçlarını ve zayıflıklarını tespit edebilir. Bu sayede onun bu ihtiyaçlarını tatmin ederek onu kendine bağımlı kılabilir. Böylesi bir kontrol, manipülasyon modelinde, aslında kişi en büyük acizlik korkusunun esiri konumundadır. Bir savunma mekanizması olarak kurduğu saplantılı, takıntılı iktidar şemasında kendini aşkı yaşamaktan men eder. Daha büyük planda aslında ölüm korkusuyla yaşamı ıskalamaktadır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap aşkta dönüşme cesareti geliştirmektir. Güçlü, silkeleyici bir partnerle  yoğun duygu paylaşımı içeren bir birliktelik, size muazzam dönüşüm fırsatları sunar.  Burada anahtar kelime kontrolcülüğü ve güç takınıtısını bırakmaktır. “İpler mutlaka benim elimde olmalı yoksa terk edilirim” korkusunu aşmak gerekir. Ancak eşin nazarında “hiç olma” ihtimalini göze aldığında kişi katıksız aşkın ve sevginin tadını alabilir. Bu transiti verimli kullanmak için ölüm korkusunu bırakmak gerekir. İşte o zaman gerçekten “yaşamak” başlayacaktır. Bu etki altında Plüton, dinamik zıtlaşmalar kanalıyla sanatsal ve estetik faaliyetlere atomik bir güç bahşeder. Bu açının verimli kullanımı bu yaratıcı gücü ürün vermek için istihdam etmektir. Venüs’ün Plüton’la zorlayıcı karesi ayrıca yoğun, manyetik bir çekim gücüne işaret eder. Bu etkiyi alan doğum haritaları, şiddetli bir cinsel etkileyiciliğe sahip olur. Bu nükleer güç şehveti, iştahı ve tutkuyu da şiddetlendirir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız bir seferliğine kontrolcülüğü, ve ölüm korkusunu askıya almalı, gerçekten derin katmanlarınıza temas edebilecek dönüştürücü partnere kendinizi açmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 17 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert, gergin bir etki alacaklar. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.


Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008



Güneş Jüpiter Kavuşumu – 26 Ekim 2017

Güneş Jüpiter Kavuşumu – 26 Ekim 2017

Bugün bilincin ışığı Güneş ile inancın gezegeni Jüpiter kavuşuyor. Bu açı özgüvenle büyümeyi gösterir. İsteklerini iyimserlikle gerçekleştirmeye, geleceğe genişlemeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Akrep burcu bu anlam arayışının derinlere, gizli saklı katmanları açığı çıkarmaya, öteki insanla kaynaşmaya, ona nüfız etmeye ve onu değişime zorlamaya yöneldiğini gösterir.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı kendine güven, iyimserlik, şans, başarı ve yaşamın anlamıyla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi keşfetme, araştırma, öngörü, fırsatları değerlendirme, büyük hedefler ve kendini genişletme olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kendini büyük görmektir. Güneş-Jüpiter kavuşumunun gölgesi kendini beğenmişliğe kapılmak, megaloman, mağrur, kibirli hislere kendini teslim etmektir. Jüpiter, aşırı iyimserlik bahşederek “yenilmezlik” inancını büyütür. Bu megalomaniye ve aşırı özgüvene yol açar. Zorlayıcı şartlar ve krizler küçümsenir; normalde üstesinden gelinebilecek sorunlar bile alt edilemez. Bu transitin tehlikesi, altından kalkılabileceğinden fazla genişlemeye ve yayılmaya sevketmesidir.  Bu mantıksızca saçılmaya ve enerjiyi dağıtmaya yol açar. Jüpiter’in gerilimli açısının bir tehlikesi de, bugünün sorunlarını yarına havale etmektir. Bu tembelliğe, ve sorunların daha da büyümesine sebep olur. Bahsedilen sağlıksız genişleme enerjisi, Jüpiter’in lüks kanalıyla kendini tatmininde savurganlık, israf, abartılı harcamalar ve maddi kaynakları çarçur etme şeklinde görülür. Bu transitin verimsiz kullanımı, kendi doğrusunun mutlak doğru olduğuna inanmak sonucu etrafa vaaz vermek ve yargılayıcılıktır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, gerçekçi bir iyimserlik nosyonu geliştirmektir. Kendi sınırlarını bilmek, Jüpiter’in zorlayıcı transitinde büyüme fırsatı sunar. Burada anahtar nokta, realist bir şekilde nelere gücünün yettiğini, nelere yetmediğini idrak etmektir. Kavuşum, Jüpiter ve Güneş prensiplerinin kaynaştığı anlamına gelir. Bu kaynaşma,  isteğini başarıya dönüştürmek, özünü anlamak, şeref ile şöhret kazanmak, anlamı geliştirerek kendini geliştirmek ve yüce ahlaki değerlerle yüce gönüllülüğü/cömertliği sağlamak şeklinde kullanılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken şey, kibri, ukalalığı ve egoyu büyütmemeye özen göstermektir. Şayet kendi sınırları, potansiyelleri, becerileri gerçekçi bir şekilde tespit edilir, ve sağlıklı oranda bir özgüven ve inanç sağlanırsa, bu transitin odaklanma enerjisi çok verimli genişleme fırsatlarına, hem maddi hem de manevi boyutta uzak ufuklara açılma olanaklarına gebedir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız,  “kendini bilme” düsturuyla, kontrollü büyümelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 3 derece Akrep burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok güçlü bir başlatma enerjisi şeklinde etkilenecekler. 3 derece sabit burçlarda (Boğa, Aslan ve Kova) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 3 derece dişil burçlarda (Balık, Oğlak, Başak ve Yengeç) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008



Merkür Neptün Üçgeni – 24 Ekim 2017

Merkür Neptün Üçgeni – 24 Ekim 2017


Bugün iletişimin gezegeni Merkür ile hayallerin gezegeni Neptün arasında şanslı bir üçgen açı gerçekleşecek. Bu açı iletişimde sezgilerin ön plana çıkacağını gösterir. Zihinsel fonksiyonlarımız hayallere ve ideallere odaklanır; hayal gücü ve yaratıcılık vurgulanır. Gezegenlerin bulunduğu su burçları Akrep ve Balık, bu spiritüel iletişim şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu şansı yakalamak için derin katmanları araştırıp, orada karşılaşılan materyali anlayışla, kabullenicilikle, merhametle iyileştirmek ve kimliğe tekrar entegre ederek dönüşmek gerekir.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı yaratıcı bir düş gücü, şiirsel/masalsı ifade, sanatsal yaratıcılık, önseziyle/düşlerle gizli şeylere ulaşmaya çabalama ve güçlü gelecek sezgisiyle özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi ilham veren sözcükler, rasyonel olmayan zihin, yaratıcı kompozisyon ve kolektif zihne sızma olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu şansı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu ışıltılı, ilüzyonlu etken altında aşırı hayalperestliğe kapılmaktır. Gerçeklikle bağlantı tamamen kopabilir. Neptünyen hayallerin ve özlemlerin yarattığı sis yüzünden rasyonel algı (Merkür) engellenir. Algıda kaotik bir belirsizliğe ve kafa karışıklığına yol açar. Bu sebeple kişi hem kendini kandırabilir, hem de diğerleri tarafından aldatılmaya müsaittir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, içten gelen düşüncelerle temas kurmaktır. Bu açı altında bilinçli akıl (Merkür), rüyalar, vizyonlar ve sezgi kanalıyla kolektif bilinçdışıyla temas kurabilir. Bu sebeple bu dönemde rüyalara ve iç imgeleme özellikle dikkat etmek gerekir. Bu transit altında, kolektif bilinçdışının arketipleriyle iletişim kurmak ve bunların işaret ettiği yöne doğru iç sesi dinlemek, benlik bilinci geliştirmek ve benliği aşmak için çok faydalı olacaktır. Neptün Merkür birlikteliğinin bir başka şansı, ilahi sözleri güçlü bir enerjiyle gündeme getirmesidir. Bu açı aktifken dua, tanrısal sözcükler, zikir, esma çalışmaları ve mantralar oldukça kuvvetli geridönüşler verecektir. Aynı şekilde bu kozmik konstelasyon, ilahi düşünceler, ibadet ve meditasyon kanalıyla “BİR” ile bağlantı kurmaya olanak sağlar. Neptün’ün Merkür’e ilhamlı dokunuşu, hayal gücünü ve yaratıcılığı artırır. Bu açının verimli kullanımlarından biri şiir yazmak veya her türlü serbest çağrışım içeren sanat faaliyetiyle meşgul olmaktır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız fedakarca iletişim kanallarınızı açmalı, egoyu aşıp kolektifle bağlantı kurmalısınız. Bir damla olduğunuzu idrak edip, okyanusta kaybolmayı tatmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 11 derece su burçlarında (Yengeç, Akrep ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar şanslı, yaratıcı bir etki alacaklar. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.


Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Monday, October 16, 2017

16-22 Ekim Haftası Astroloji Raporu

16-22 Ekim Haftası Astroloji Raporu



Bu hafta meydana gelen Lunasyonlar:
19 Ekim Perşembe: 26° Terazi burcunda Yeni Ay


Bu hafta meydana gelen burç değişimleri:
17 Ekim Salı: Merkür Akrep burcuna giriyor
22 Ekim Pazar: Mars Terazi burcuna giriyor


Bu hafta meydana gelen transitler: 
16 Ekim Pazartesi: Merkür – Satürn sekstili

18 Ekim Çarşamba: Merkür – Jüpiter kavuşumu

19 Ekim Perşembe: Güneş –Uranüs karşıtı


Listedeki her Transit +/- 5 gün etkisini göstermektedir. Belirtilen açılar +/- 5 derece orb genişliğinde etkilidir. Transitlerin anlamlarına biyografideki bağlantıya tıklayarak “İlm-i Nücum” blogumdanokuyabilirsiniz. 

Güneş Uranüs Karşıtı – 19 Ekim 2017

Güneş Uranüs Karşıtı – 19 Ekim 2017


Bugün benliğin ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında meydan okuyucu bir karşıt açı var. Bu açı isyanın, sinirin ve başkaldırının yüksek olduğunu gösterir. İstekler, bilinçli amaçlar ile özürleşme, bağımsızlaşma arasında bir sürtüşmeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Terazi-Koç ekseni, bu bilinç-bağımsızlık çatışmasının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu çatışma, kendini ve isteklerini tanımlamak isteyen özgürlük arzusuyla, öteki insanla eşit, uyumlu, dengeli bir paylaşıma girmek isteyen bilinç arasında cereyan ediyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı aşırı bağımsızlık tutkusu, anlaşmaları/ortaklıkları kişisel özgürlük için bozma, huzursuzluk, sürekli değişiklik arama ve alışkanlıklardan radikal bir şekilde kopmayla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi asi, radikal, anarşist istek, aşırı özgürlük/bağımsızlık ısrarı, ve yenilik/devrim arayışı olarak açıklamıştır. 

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri aşırı isyankarlık, ve kontrolsüz başkaldırı olacaktır. Sonunu düşünmeyen anarşi ve kaos isteği kişiye zarar verebilir. Bu açı altında sırf farklı olmak için eksantrik, garip, tuhaf hareketlere meyledilebilir. Kişi ego seviyesinde inatçılığı ve siniri deneyimler. Bu etki altında kişi kazalara açıktır. Benlik ve özgürlük konusu sağlıklı bir şekilde barıştırılmadığı sürece, olumsuz anlamda şoklar, sürprizler yaşanabilir; aniden, hiç beklenmedik olaylar cereyan edebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliği olumlu değişime ve olumlu reforma kanalize etmektir. Karşıt açı ikili bir zıtlaşma sonucu harekete geçmeyi mecburi kıldığından dolayı, kişi eski köhneleşmiş yapıları yıkıp yerine yeniyi koymak mecburiyetindedir. Yaşam enerjisini özgürlüğü ve bireyleşmesi için kullanmalıdır. Ayrıca bu açının verimli kullanımı, kendi farklılığını ifade etmekten korkmamaktır.  Bu transit altında kişi zor durumlar karşısında toplumu ileri götürebilecek aktivizm hareketlerine katılabilir. Herkesin özgürlüğü için hak arayışı gibi faaliyetlerde boy gösterebilir. Açık fikirlilik, ilericilik, ve hümanizm artar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, bireysel özgürlüğünüzle benliğinizi barıştırmalı; böylece korkusuz ve bağımsız bir varoluş sürdürmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 26 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.


Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008



Merkür Jüpiter Kavuşumu – 18 Ekim 2017

Merkür Jüpiter Kavuşumu – 18 Ekim 2017

Bugün algılamanın gezegeni Merkür ile genişlemenin gezegeni Jüpiter kavuşuyor. Akıl ve inanç prensipleri kaynaşır. Bu açı düşüncelerle büyümeyi gösterir. Uzak yerlere seyahat ederek ufkunu genişletmeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Akrep burcu, bu derin anlam merakının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu bilgi açlığı, psikolojik derinliklere, diğer insanların ruhuna nüfuz etmeye, toplum tarafından tabu olarak kabul edilen konulara, gizli saklı şeyleri gün ışığına çıkarmaya, ölüm ve sonrasını araştırmaya yöneltilmiş durumda. 

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı anlam arayışı, geniş düşünme, iyi fikir, uzaklara açılma ve olumlu düşünmeyle özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi pireyi deve yapma, geleceği düşünme, en iyisini ümit etme ve felsefi düşünme olarak açıklamıştır. 

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri çok bilmişlik yapmak, bilgin pozlarına girmektir. Bu transitin gölgesi entelektüel kibirdir. Zihinsel olarak tembelliğe ve kendini beğenmişliğe yol açabilir. Bu durumda bilgi toplamak yerine “en doğrusunu ben bilirim” deyip kendi kanılarıyla yetinme riski söz konusudur. Kendi düşüncesinden çok hoşnut olma, kendi fikirlerine yönelik hiçbir eleştiriyi kabul etmeme bu açının verimsiz kullanımıdır. Bu durumda içi boş düşüncelerini bol keseden atma, durmadan konuşma, abartılı fikirlerle laf ebeliği yapma tehlikesi vardır. Bu çok bilmiş tavrı takınma, Merkür/Jüpiter kavuşumunun başlatacağı yeni, geniş bakış açılarını kaçırmaya yol açar. 

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap geniş bir zihinsel bakış açısı geliştirmektir. Merkür-Jüpiter ikilisi ilgi alanlarını genişletir. Bu etki felsefe merakı uyandırır, kişiyi esas doğruyu, daha yüksek anlamı aramaya yönlendirir. Kısa veya uzun yolculuklarla çok seyahat etmek, farklı kültürleri ve inançları deneyimlemek bu transitin verimli kullanımıdır. Merkür-Jüpiter kavuşumuna verilecek olumlu tepki, şimdi, “bugün burada”, iyimser bir zihniyet başlatmaktır. Bu ikili eğlenceli ve zeki bir mizah anlayışı sunar. Bu transit altında iyi ve yüksek bir eğitime merak artar. Bilgi toplama, işleme, iletişim becerilerini, kelimler ve sözler üzerinde mahareti, edebi  yeteneği kullanma, fikirleri/sözleri yayma bu açıya efektif bir yanıttır. Bu etki altında daha önce fark edilmemiş hayat arenalarında yeni potansiyeller keşfedilebilir, gelecek için geniş bir vizyon başlatılabilir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız bakış açınızı genişletmelisiniz, farklı perspektifleri sentezleyip, daha hoşgörülü ve bilgece bir “doğru yaşam” felsefesi oluşturmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 1 derece Akrep burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok güçlü bir başlatma enerjisi şeklinde etkilenecekler. 1 derece sabit burçlarda (Boğa, Aslan ve Kova) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 1 derece dişil burçlarda (Balık, Oğlak, Başak ve Yengeç) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008


Güneş Satürn Sekstili – 16 Ekim 2017

Güneş Satürn Sekstili – 16 Ekim 2017


Bugün benliğin ışığı Güneş ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında fırsatlara gebe bir altmışlık açı (sekstil) gerçekleşti. Bu açı istekleri çalışkanca yapılandırma fırsatını gösterir. Kişinin yaşam enerjisini konsantre bir şekilde isteklerini somutlaştırmaya yönelttiğine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu eril Terazi ve Yay burçları, bu çalışkanca gayretin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu fırsatın gerçekleşmesi için, uyumlu, dengeli isteklerin maceracı, iyimser ve büyük resmi gören bir çalışkanlıkla hayata geçirilmesi gerekli.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı inşa etme, yavaş kalıcı bir şekilde yapılandırma, düzen/yapı yaratma, net sınır saptama, gerçeği olduğu gibi görme, sorumluluk alma ve çok çalışmayla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi öz disiplin, kendini kontrol etme, kendini savunma, otoriteyi önemseme ve zamanlama olarak açıklamıştır. 

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu fırsatı kaçırmak, yani kısaca bugünü uyuyarak ve dış etkenlere karşı duyarsız kalarak geçirmek olacaktır. Ayrıca bir başka risk bu katı ve sert etki altında isteklerini bastırmak, kendini kısıtlamaktır. Satürn’ün gölgesindeki Güneş, kendinden şüphe edebilir. Bu ikilinin tehlikeli kombinasyonu, otorite figürleriyle (babayla, patronla) sorun yaşamaya işaret eder. Bu etki altında korkaklık, aşağılık kompleksi, durmadan özeleştiri ve hüsran gözlemlenebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliğin özünde sorumluluğu, ciddiyeti hissetmektir. Satürn-Güneş ikilisinin verimli kullanımı, kimliğin çekirdeğinden gelen istekleri gerçekçilik sınavından geçirip, fiziki dünyada disiplinli, metodik, planlı-programlı ve çalışkanca bir gayretle inşa etmektir. Bu transit altında biraz yavaş iş yapma, veya sonuçların ağır ilerlemesi gözlemlenebilir. Ancak bu bir dezavantaj değil; tam tersi çok sağlam, kalıcı ve güvenilir yapılar inşa etmek için bir önkoşuldur. Bu açı etkisinde, otorite figürleriyle uyum sağlamak ve onlardan kıymetli destekler almak için emek sarf edilmelidir.Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, gerçekçi isteklerinizi kararlı ve azimli bir gayretle, büyük bir çalışkanlıkla başarıya dönüştürmek için emek sarf etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 23 derece eril burçlarda (Kova, Yay, Terazi, Koç) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 23 derece Koç ve İkizler burçlarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.


Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008