Wednesday, July 18, 2018

Venüs Neptün Karşıtı – 24 Temmuz 2018


Tablo: "Echo And Narcissus", 18th c., Louis-Jean-Francois Lagrenee



Venüs Neptün Karşıtı – 24 Temmuz 2018

24 Temmuz Salı, sevginin gezegeni Venüs ile ideallerin gezegeni Neptün arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşecek. Bu açı sevgi paylaşımında gerçekdışı hayalleri ve beklentileri gösterir. İdealize edilmiş fantaziler ile dünyevi iştah arasındaki uyumsuzluğa işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Başak-Balık ekseni, bu fantazi-ızdırap krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu gerilimin temelini bir tarafta her şeyi düzeltme, eleştirme, fayda arama ve ince ince detaylarını didikleme sevgisiyle diğer yanda bilinçli aklın isteklerini feda etme, olanı kabullenme ideali arasındaki çelişki oluşturuyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı acı hayalkırıklığına yol açan bir aşk sarhoşluğu, sahte, yanıltıcı, kafa karıştırıcı, belirsiz ilişkilerin peşinden koşma, aşkta aldatma/aldatılma, basmakalıp beğeni ve platonik aşkta doyum aramayla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi hayallere dalma sevgisi, gizli ilişkiler ve peri masalı gibi bir aşk macerası olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri, aşk ilişkilerinde gerçekle yüzleşmekten kaçmaktır. Neptün’ün yarattığı sis altında en büyük tehlike, bugün-burada, burnun ucundaki partneri olduğu gibi görememektir; onun yerine ışıltılı bir fantazi partnere yapıştırılır, ve o fantaziye aşık olunur. Sonra bu ışıltılar dökülür ve hayalkırıklığı yaşanır. Neptün-Venüs, sevilen kişi veya aşk konusunda kişisel idealizasyonları ve ulaşılmaz beklentileri getirir. Bu beklentilere sahip olamamaktan dolayı ızdırap çekilir. Neptün karşıtı zorlayıcı olsa da harekete geçmeyi meburi kılar. Bu hareket de, Neptünyen fantazileri, idealizasyonları ve beklentileri bırakmaktır. Ancak o zaman ilahi bir aşk, bir ruh eşi ihtimali doğabilir. Bunun için burnun ucundaki partneri veya adayı olduğu gibi kabullenmek gerekir. Neptünyen idealizasyonlar ve fantaziler altında ayırt etme özelliği kaybedilir, ilişkide sınırlar erir. Bu sebeple kandırılma ve kendini kandırma riski söz konusudur. Bu transitin bir başka olumsuz kullanımı, aşkta kurtarıcı rolüne girmek ve kurban olmaktır. Neptünyen kaçışın bir versiyonu da, baştan “imkansız” aşklara çekilip, aslında bilinçdışı bir şekilde gerçek bir ilişkinin sorumluluğundan kaçmaktur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sevgi konusunda kendini akışa bırakabilmektir. Bu transitin ilahi fırsatını yakalamak için her türlü suni hayalden, fantaziden, beklentilerden, zihinsel modellerden ve ulaşılmaz ideallerden vazgeçmek gerekir. Çünkü Neptün ancak vazgeçildiğinde çalışabilir. Sevgi konusunda hayata kendi programını dayatmamak,  kaderin getirdiğini olduğu gibi kabul etmek Neptün’ün sunacağı aşkın sevgiyi bulma fırsatı verecektir. Bu sayede, karşıt açının tüm zorluklarına ve acılarına rağmen, Neptün-Venüs unsurları sağlıklı bir şekilde barıştırıldığında, bu günlerde ruh eşini bulma şansı yüksektir. Bu transitin bir başka verimli kullanımı ilham gerektiren sanatsal faaliyetlerde bulunmaktır. Bu açı aktifken, ruh, mantık ile izah edilemeyen kolektif bilinçdışıyla ve arketipsel  imgelerle temas halindedir. Kendini akışa bırakarak, sezgilerin ve ilhamın izinde çok yaratıcı ve öncü eserler ortaya konabilir. Bu etki altında profetik rüyalara, çağrışımlara ve vizyonlara ekstra dikkat etmek gerekir; önemli kadersel mesajlar taşıyabilirler. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için istifade etmek istiyorsanız sevgiyle ilgili tüm fantazi-ızdırap modellerinizi feda etmeli, tanrısal aşka kendinizi açmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 16 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert, sürtüşmeli ve ikili meydan okumalar şeklinde etkilenecekler.

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

No comments:

Post a Comment