Thursday, January 31, 2019

Pop Müzik Hitleri ve Astroloji: Reynmen – Derdim Olsun




Pop Müzik Hitleri ve Astroloji: Reynmen – Derdim Olsun
Efe Erten, 1 Şubat 2019

Geçtiğimiz hafta müzik dünyası youtuber Yusuf Aktaş’ın, ya da mesleğinde kullandığı ismiyle, Reynmen’in Derdim Olsun şarkısının çıktığı ilk gün 6 milyon izlenerek youtube rekorunu kırmasıyla çalkalandı. Bu yazı yazılırken de şarkı yedinci gününde 52 milyon izlemeye ulaşmıştı. Görünüşe göre hem “Derdim Olsun” single’ı bu yılı, en çok dinlenen şarkılar listesinde birinci ya da ikinci olarak kapatacak. Aynı şekilde, hızlı bir şekilde müzik sektörüne giren Reynmen özellikle arabesk rap türünde önemli bir figür olarak ilerlemeye devam edecek. Şimdi, reddedilemeyecek bu başarı karşısında biz de Seçim Astrolojisi tekniklerini kullanarak bu başarının şarkının Youtube’a yüklenme anında görülüp görülemediğini analiz edeceğiz.

Bir single’ın başarısı için hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğunu daha önce “Pop Müzik Hitleri ve Astroloji” yazımda belirtmiştim. Şimdi analize geçmeden önce bunları hatırlayalım.

Lee Lehman’ın Ptolemy’nin Tetrabiblos eserinden alıntıladığı “bir girişimin kalitesi” kriterleri şöyledir:
1.               Güneş
2.               MC
3.               Güneş’le beraber doğan gezegen
4.               MC’deki gezegenler
5.               Köşe evlerdeki gezegenler

Şimdi Reynmen’in “Derdim Olsun” single’ının başarısnı bu kriterlere göre analiz edeceğiz.

Öncelikle Reynmen’in “Derdim Olsun” single’ını bağlantıya tıklayarak izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=Ofy0aAXiVpg



Reynmen’in “Derdim Olsun” single’ı 25 Ocak 2019 Cuma 18:00’de youtube’a yüklendi. İstanbul’da bu an için çıkarılan haritada ilk olarak Güneş’in kalitesine bakalım.



“Derdim Olsun” single’ının haritasında Güneş Kova burcunda zararda ve peregrin. İlk olarak sadece bu bilgiyle bakıldığında şarkının parlayabileceğini göremiyoruz. Ancak temel asaletler sadece bir gezegenin gücünü gösterip gösteremeyeceğini belli etmez. Bunu daha çok ev konumunda görürüz. Temel asalet daha çok bu gezegen çalıştığında diğer insanlar tarafından “saygın” mı kabul edileceği konusunda bilgi verir. Güneş’in zararlı ve peregrin konumu, Güneş prensibi olan parlamayı en üst düzeyde gerçekleştirse bile “prestij” konusunda sorunlar yaşanabileceğini göstermekte. Bu bilgiyi bir kenara yazarsak, Güneş bir köşe evde, 7.evde tam potansiyelinde çalışıyor. Hatta tam olarak alçalan noktasında, yani bir köşede. Bu aslında single’ın ışığının (Güneş) gerçekten en üst düzeyde (köşede) parlayacağını, ancak itibar ile ilgili bazı tartışmaların yaşanabileceğini göstermektedir. Ki bugüne kadar 7 günde yaşananlar, aslında Reynmen’in çok iyi bir sesi ve kendine özgü bir yorumu olmasına, single’ın da çok iyi çalışılmış bir beste, altyapı ve düzenlemeye sahip olmasına ve yüksek nitelikli, estetik bir kliple yürürlüğe girmesine rağmen sanki tüm bu başarı müzikal/sanatsal bir yerden gelmiyormuş da sadece youtube fenomenliğinin getirdiği bir popülerlikten kaynaklanıyormuş gibi bir tartışma konusu açıldı. Bu yüksek görünürlük (köşe ev) ve devamındaki saygınlık tartışması (peregrin ve zararda Güneş) single’ın haritasında görülmektedir. Eminim ki Reymen’in bundan sonraki çalışmaları ve uzun vadeli müzikal kariyeri bu tartışmaların youtube ünlülelerine karşı takınılan bir önyargıdan ibaret olduğunu ortaya koyacaktır.

“Derdim Olsun” single’ının bu kadar başarılı parlamasında bir önemli astrolojik faktör de Güneş’in Şans Noktasıyla partil sekstilidir. (Şans Noktası 5 derece Koçta.) Şans noktası reklamcılık, pazarlama ve yaymanın evi 9.evde yerleşmekte. Yani 9.ev çok güçlü ve talihli. Bu daha önce “Pop Müzik Hitleri ve Astroloji” incelememde de dikkatimi çektiği gibi, youtube’da çok yüksek izlenme sayısına erişen şarkıların ortak özelliğidir. Bu bize şunu gösteriyor. Bu şarkıların başarısı zaten “yüksek izlenme” yani “çok iyi pazarlanma, yayılma, paylaşılma” eylemi üzerinden tanımlandığı için, bu kritere göre başarılı olmuş şarkıların 9.evlerinin (pazarlama, reklam) güçlü olması şaşırtıcı değil. Reynmen’in “Derdim Olsun” şarkısında çok güçlü bir 9.evdeki şans noktası, bu “çok paylaşılma, sosyal medyada çok yayılma” şansını Güneş’e yani parlamaya, yumuşak ve fırsatlı bir açı olan sekstille aktarıyor. Şans Noktasının bir yükselen gibi kullanılabileceğini de düşünürsek, Bu Güneş şans noktasına göre çok şanslı sayılan “İyi Ruh” evinde, yani 11.evde. Bu da yine şarkının parlama ve yayılma konusunda çok yüksek bir şansa sahip olduğunu bir kez daha doğruluyor. Güneş’in hayzında olması da parlama gücünün full potansiyelde olduğunu pekiştirir.

“Derdim Olsun” single’ının başarısında bakacağımız ikinci faktör olan MC, yani tepe noktası Koç burcunda. Bu evi yöneten Mars da Koç burcunda ve çok güçlü. Sadece bu gösterge bile şarkının en tepeye çıkacağı, zirveye yerleşeceği (MC) bilgisini bize veriyor. Ayrıca şans noktası da bu MC ve yöneticisiyle aynı burçta olarak “zirveye çıkma” konusunda büyük bir şans veriyor. Şans noktasının da Koçtaki Mars tarafından çok güçlü yönetilmesi, bu şansın çok yüksek olduğunu perçinliyor. Şans noktasını yükselen yaparsak, zirveye çıkmak (MC ve MC yöneticisi) bu şarkının kimliği, varoluşu, karakteri (1.ev). Tüm bunlar kamusal olarak, tüm toplumun gözü önünde şarkının büyük bir başarı yakalayacağını gösteriyor. Bu arada, her ne kadar Güneş’in zararlı ve peregrin konumu saygınlıkla ilgili tartışmaları gündeme getirse de, günün sonunda MC yöneticinin full güçte olması nihai bir saygınlık ve itibar gücü vermektedir. Bu zamanla ispat edilecektir.

Sadece malefik Satürn’ün tüm bu Koçtaki unsurlara kare yapması, şarkının belli engeller, yasaklar, kısıtlanmalar, durdurmalar ile karşılaşabileceğini gösterse de, tüm açıların “uzaklaşan” açı olması bunun gelecekte olma ihtimalini azaltıyor. Bu belki bizim bilmediğimiz, şarkının geçmişinde yani üretim aşamasında yaşanan zorlayıcı, kısıtlayıcı ve engelleyici deneyimleri gösteriyor olabilir. Satürn’ün ve diğer malefikler Plüto ve Güney Ay Düğümünün 6.ev gibi düşük bir eve yerleştirilmesi güzel, bu bir nevi “Şeytan’ın bacağını kırmak” yani kötücül gezegenin uğursuzluk yapma ve bela çıkarma gücünü kısıtlamak demektir.

Tepeye çıkma, zirveye ulaşma anlamındaki MC yöneticisi Mars’ın geleceğinde Satürn’den bir kare yok, tam tersi büyük benefik Jüpiter’le çok şanslı bir üçgen var. Hem de öyle çok uzak bir gelecekte değil, sadece dört dakikalık uzaklıkta! Mars 16 derece 34 dakika Koçta, Jüpiter ise 16 derece 38 dakika Yayda. Yani aynı derecedeler, açı kesinleşmek üzere, dört dakika uzaklıktan sonra hemen üçgen açı kesinleşecek. Şansa ve genişlemeye, yayılmaya, büyüme, şişmeye bu kadar yakın olmak anlamındaki bu açı, aslında “Derdim Olsun” single’ının nasıl çok çabuk, bir anda çok büyüdüğünü gösteriyor.

MC’de yerleşen Uranüs ise bunun bir anda, beklenmedik bir şekilde, aniden ve çok sürpriz olacağını göstermektedir. Zaten şarkının bir günde aniden 6 milyon izlenmesi yeterince ani bir deneyimdi. Ancak youtube izlemeyen yaş grubu ve müzik sektörü için hiç tanımadıkları birinin bir anda böyle bir rekor kırması enikonu bir sürpriz oldu. Bir günde kelli felli gazeteciler ve duayen sanatçılar Reynmen’in adını öğrendi. Gazeteler Reynmen hakkında köşe yazılarıyla doldu. Bu gerçekten Uranüs’ün ifade ettiği gibi yıldırım hızında gelen bir patlamaydı. Ayrıca müzik sektörü, medya düzeni, televizyondaki müzik kanalları, radyolar ve yeni bir mecra olarak youtube açısından yine Uranüs’ün ifade ettiği gibi “ezber bozan”, paradigmayı sallayan ve düzeni sarsan bir haber oldu. Artık “Kral TV” gibi klasikleşmiş konvansiyonel medya mecralarının kapandığı, hayatına dijitalden devam edeceğini açıkladığı bu dönemde, bir youtube fenomeni olan Reynmen sadece bu mecrayı kullanarak ne kadar geniş kitlelere erişebileceğini ve yine sadece bu mecrayı kullanarak müzik piyasasında ne kadar büyük bir etki bırakacağını gösterdi. Bu müziğin medyasında bir devrimdi. 10.evdeki Uranüs işte “Derdim Olsun” single’ının bu paradigma değiştirici, ezber bozucu ve devrimci başarısını vurgulamaktadır.

Bu hususlardan sonra, Reynmen’in “Derdim Olsun” single’ının haritasında her Seçim Astrolojisi haritasında dikkat edilmesi gereken Yükselen, Ay ve seçim konusu eve bakalım.

“Derdim Olsun” single’ının haritasında yükselen Aslan. Bu zaten, Aslan’ın içerdiği psikolojik süreci düşünürsek şarkının kendisinin, kişiliğinin, karakterinin, vücudunun ve tüm varoluşunun “parlamak, görülmek, dikkat çekmek” konusuyla bağlantılı olduğunu vurguluyor. Sahne, performans, sanat, ün, şöhret konularını anlatan Aslan, şarkının kimliğine bu konuları damgalarken aynı zamanda tüm bu konularda yüksek bir başarı da veriyor. Neden yüksek bir başarı? Bunu anlamak için yükselenin yöneticisi olan Güneş’in durumuna bakmak gerekir. Bunu da ilk iki paragrafta anlattık, tekrar okuyabilirsiniz.

Yükselen aynı zamanda, para evi olan 2.evle aynı burç tarafından yönetiliyor. Bu şarkının var olma sebebinde para kazanma konusunun önemli olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde bu evi de yöneten Güneş’in ilk iki paragrafta anlatılan tartışmalı gücü, şarkının çok para kazanmakta da başarılı olacağını ancak bunun yukarıda bahsedilen “youtube fenomeni olduğu için başarılı oldu” tartışmalarını daha da körükleyeceğini gösteriyor. Yani şarkı çok çok para kazanacak ancak sosyal medyada para kazanması ve sanatsal yönü eleştirilecek. Sosyal medyada başarılı, para kazanan, meyve veren insanların nasıl vahşi bir iştahla eleştiri hedefi haline getirildiği bilgisini düşünürsek, bu da tutarlı bir bilgidir.

Her Seçim Astrolojisi haritasında Ay büyük önem taşır. Çünkü Ay’ın yapacağı açılar seçilen konunun yani single’ın geleceğini gösterir. Öncelikle Ay’ın seçilen konuyla bağlantılı bir burçta olması olumludur. Terazi sanatı yönetir ve bir şarkı haritasında bu örtüşme güzeldir. Aynı yükselenin sahneyi gösteren Aslan’da olması gibi. Bu Ay, çok güçlü bir temel asalete sahip olmasa bile, face’inde. “Korku” anlamına gelen bu küçük güç, aslında şarkının üretim aşamasında bazı korkuların şarkı üzerinde daha iyi çalışılmasına yol açtığını ve emekle şarkının geleceğini daha güçlü hale getirdiğini ve küçük de olsa bir saygınlık kaynağı kazandığını vurguluyor. Bu korku sebepli sıkı çalışma örneğin şan dersi alma, çok ses egzersizi yapma, stüdyoda titiz çalışma, beste ve altyapı üzerinde çok dikkatli çalışma, klip üzerinde çok özen gösterme, bütçe ayırma gibi çeşitli mesleki “işi sağlama alma” girişimleri olabilir. Bunları gelecekte Yusuf Aktaş’ın anılarında ya da röportajlarında görebiliriz.

“Derdim Olsun” single’ının geleceğini belirten Ay’ın ilk açısı şans noktasına yapacağı karşıt. (Şans Noktası zaten Ay’ın pozisyonuna göre hesaplandığı için, burada bahsedilen karşıt reel değil fiktif ya da sembolik bir karşıttır.) Üstelik bunu sadece bir derece sonra yapıyor. Bunu şarkının çok hızlı şansa erişmesi, yani başarıya ulaşması olarak görebiliriz. Yine Ay’ın ikinci açısını yükselene yumuşak ve fırsatı bir sekstil şeklinde yapacak olması da, şarkının geleceğinin kendisine çok hızlı bir şekilde fırsat, başarı ve olumlu sonuç ile döneceğini göstermektedir. Ay malefiklerden zarar almıyor ve hızlı. Yani Ay bahsedilen başarıyı ulaştırmakta bir sorun yaşamamaktadır. Çok güçlü olmayan bu Ay, face’inde gücünü çalışkanlığından, emeğinden ve kendine kattıklarından almaktadır.

Son olarak bir Seçim Astrolojisi haritasında seçim konusuyla ilgili eve bakmamız gerekir. Bir şarkıda bu 10.ev (MC) yani ün, şöhret, başarı, zirveye çıkmak olabilir. Bunu zaten MC’yle ilgili paragraflarda inceledik. Youtube gibi bir mecrada çıkan ve çok tık alan bir şarkının gücü 9.evle yani pazarlama, reklamcılık, yayılma konularının eviyle de gösterilebilir. Bu evin şans noktası sebebiyle çok güçlü olduğunu söylemiştik. Bu evin yöneticisi Jüpiter kendi burcunda çok güçlü ve diğer benefik şanslı Venüs’le kavuşumda ve Şans noktası yöneticisi Mars’la yaklaşan şanslı üçgen yapıyor. Tüm bunlar şarkının yayılmak konusunda abartılı bir şansa sahip olduğunu vurguluyor. Son olarak bir şarkıda 5.eve bakabiliriz çünkü bu ev sahneyi, performansı, görülmeyi, izlenmeyi, dikkatleri çekmeyi gösterir. Bu evde MC’yle aynı gezegen tarafından, yani Mars tarafından yönetiliyor ve bu haritada Mars’ın ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz. Zaten sadece 5. Ev ile 10. Evin, yani sahne ve başarının, performans ve zirveye çıkmanın, ün ve tanınmanın evlerinin aynı gezegenle bağlanması bile çok iyi bir göstergeyken, bir de bu gezegenin yukarıdaki paragraflarda bahsedilen temel gücü ve şansı bu konuyu iyice talihli hale getirmektedir. Ancak 5.evle ilgili aşırı şanslı etkiler bununla bitmiyor. Sahne, sanat, performans ve dikkat çekmeyi gösteren bu evde iki şanslı gezegen birden kavuşuyor: Venüs ve Jüpiter. Üstelik bu Jüpiter kendi burcunda çok güçlü ve Venüs’ü çok iyi ağırlıyor. Bu sahneyle ve ünle ilgili çok çok şans demek. Ayrıca 9.evi pazarlamayı yöneten Jüpiter 5.evde sahnede, sanatta. Yani sanatı başarılı kılan önemli şans sosyal medyada yayılmadır. 9.evle 5.evi bağlayan tek faktör bu değil. 5.evi yöneten Mars da 9. Evde, yani sanat da pazarlamadadır. Çifte vurgulanan bu faktör, sanatsal ürünün çok çok iyi pazarlanıp yayılacağını gösteriyor. Ama 9’la 5’in bağlanması burada bitmiyor. 5. Ev yöneticisi Mars, 9. Ev yöneticisi Jüpiter ile yaklaşan üçgen yapıyor. Bu yukarıda bahsettiğimiz, 4 dakika sonra, hemen, şarkı çıkar çıkmaz başarılı olacak, zirveye çıkacak demekti. Burada da, şarkı çıkar çıkmaz yayılacak, büyüyecek, paylaşılacak demek.

“Derdim Olsun” şarkı haritasında tamamlanma var mı? Yani şarkının başarıya ulaşacağını bir açı ya da benzeri faktörle görüyor muyuz? Evet. Şarkıyı, eseri gösterebilecek 5. Ev ile başarıya ulaşmayı gösteren 10.evin aynı gezegenle yönetilmesi bir tamamlamadır. Bu örnekte, çok fazla izlenme sayısına ulaşmanın bir başarıya erişme olarak sayıldığını düşünürsek, 5 ve 10.evi yöneten Mars’ın 9.evi yöneten Jüpiter’le hemen exact hale gelen yaklaşan bir üçgen açı yapması da tamamlanmadır. Bu da şarkının kendisinin ve başarısının hemen çok paylaşılacağını gösterir.

Bu arada “Derdim Olsun” single’ının haritasında hiçbir gezegenin Retro olmadığını ve bunun bir Seçim Astrolojisi haritasında çok uğurlu bir gösterge olduğunu da vurgulayalım.

Bu Seçim Astrolojisi analizi, Reynmen’in Derdim Olsun şarkısının çok hızlı bir şekilde başarılı olmasının, şarkının youtube’a yüklendiği anda görüldüğünü göstermektedir.

Şimdi bir de bu Seçim Astrolojisi haritasının, Reynmen yani Yusuf Aktaş’ın Doğum Haritasıyla etkileşimine bakarak bu bilgiyi teyit edelim. Bu analizde Yusuf Aktaş’ın doğum saatini bilmediğimiz için, Solar Sign Chart çıkarttık. Bu sebeple ev yöneticilikleri hakkında konuşamayacağız. Sadece Seçim Astrolojisi Haritasını bir transit gibi düşünüp, Yusuf Aktaş’ın haritasındaki hangi gezegenleri tetiklediğine bakacağız.



Yusuf Aktaş’ın haritasında Güneş 14 derece Yay’da. Bu gösterge zaten “Derdim Olsun” single’ı çıkarken Reynmen’in Jüpiter-Güneş kavuşumu yaşadığını gösteriyor. Yani Reynmen, şarkının çıktığı günlerde hayatında son 12 yılın en şanslı zamanını yaşamaktaydı. Parlama, ışık saçma, dikkat çekme ve ünlü olma (Güneş) özelliği, çok büyük bir büyüme şansı (Jüpiter) aldı. Şarkının hızlı yükselişi ve Reynmen’in bir anda onu tanımayan yaş ve meslek gruplarınca da tanınmaya başlaması bunun kanıtıdır. Bu Jüpiter-Güneş kavuşumuna Venüs de eşlik etmekte, şans katmerli hale gelmektedir. Bu şansın Reynmen’in hangi evinde yaşandığını, doğum saatini bilmediğimiz için bilemesek de; “Derdim Olsun” haritasının 5.evinde yani sanat, sahne, performans evinde yaşandığını biliyoruz. Bu şarkının hızlı büyüme, ün kazanma, dikkat çekme konusundaki şansını vurguluyor.

“Derdim Olsun” şarkısının çıkış zamanının Yusuf Aktaş’ın Doğum Haritasında aynı zamanda bir Uranüs karesi dönemi olduğunu görüyoruz. Yani bu dönem, bireyliğini yansıtma, orijinalliğini ifade etme, özgünlüğünü gösterme, farklılığını yaşama, bağımsızlaşma, özgürleşme, devrim yapma, ezber bozma, düzen yıkma zamanıdır. Bunu zaten şarkı haritasında MC’deki Uranüs’le de görmüş, ve youtube mecrasında böyle bir çıkış yaparak müzik medyasında paradigma değişimine ön ayak olduğunu söylemiştik. Hairtada dikkat çeken bir açı da Neptün’ün Güneş’e yaptığı karedir. Bu ömürde bir kere olacak bir açıdır, ve kişinin sanat, ilham, esinlenme, ışıltı gibi Neptün etkisiyle parlayabileceği, ışıldayabilceği (Güneş) bir zamanı gösterir. Benliği (Güneş) sanat (Neptün) ile müzik ile buluşturur. Ego (Güneş) yaratılan güçlü illüzyonlarla (Neptün) sahneye çıkar, kitleler için bir hayal/fantezi (Neptün) yaratılır. Bu kadar hayatta bir kez yaşanan transitler esnasında Yusuf Aktaş’ın Reynmen kimliğine bürünüp bir günde gelmiş geçmiş en çok izlenme rekorunu kıran “Derdim Olsun” single’ını çıkarması tesadüfi değildir. Astroloji ile tasdik edilen bu başarının devam etmesini dileriz.

Bu yazıda Seçim Astrolojisi tekniklerini kullanarak Reynmen’in Derdim Olsun single’ının başarısını, youtube’a yüklendiğini andaki haritayı çıkararak inceledik. Analimiz neticesinde “Derdim Olsun” single’ının çok doğru bir anda doğduğunu gördük. Haritanın başarı, ün, şans ve yayılma göstergeleriyle dolu olduğunu tespit ettik.


Kaynakça

Brennan, Chris. 10 tips for electional astrology. The horoscopic astrology blog,             http://horoscopicastrologyblog.com/2008/12/04/10-tips-for-electional-astrology retrieved             in 26.07.2018

Dorotheus of Sidon. Carmen astrologicum. Astrology Classics, 2005.
Forrest, Steven. Electional astrology the fine art of seizing the moment. Mountain Astrologer,      April/May 2001.


İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Lehman, J. Lee. The magic of electional astrology. Schiffer Publishing, 2015.

Ptolemy, Claudius. Tetrabiblos. Astrology Center of America, 2005.

Robson, Vivian. Electional Astrology. Astrology Center of America, 2005.

Wednesday, January 30, 2019

Venüs Uranüs Üçgeni – 3 Şubat 2019



Venüs Uranüs Üçgeni – 3 Şubat 2019

3 Şubat Pazar, sevginin gezegeni Venüs ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında şanslı bir üçgen açı gerçekleşecek. Bu açı sevgi paylaşımında özgürleşmeye işaret eder. Bireyliğini ifade ederek ilişki kurmayı gösterir. Bu etki altında ani, sürpriz aşklar gündeme gelebilir. Gezegenlerin bulunduğu ateş burçları Yay ve Koç, bu sevgi şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu şans, cesurca kendini ortaya koymayı ve iyimser bir şekilde maceraya atılmayı gerektiriyor.

Robert Hand bu açıyı ilişkilerde yeni bir özgürlük ve heyecan  dalgası şeklinde açıklamıştır. Sürpriz bir aşk başlayabilir. Bu, bugüne kadarki birlikteliklerden çok daha farklı, sıradışı ve heyecan verici bir ilişkidir. Bu transit altında başlayan ilişkide çiftler birbirinin özgür alanlarına saygı duymalıdır. Aşırı yakınlık ve sahiplenicilik gösterilmemelidir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı bağlanmaktan kaçınan bir ilişki, özgürlükçü/eşitlikçi bir sevgi ve sıradışı bir birliktelik ile özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri aşırı bağımsızlık isteğini abartmaktır. Bu ilişkilerde ani bitişleri, sürpriz ayrılıkları ve boşanma tehlikesini doğurabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap ilişki kurma şekliyle, bağımsızlık isteği arasında sağlıklı bir denge kurmaktır. Çiftlerin birbirlerinin özel alanına saygı gösteriği, bilinen modellerden farklı, yenilikçi, eşit, dengeli, özgür ilişkiler geliştirilmelidir. Bu açının verimli kullanımı, her türlü ortaklıkta geleneksel toplumsal kalıpların dışında düşünmek ve alışılmamış yenilikçi çözümler getirmektir. Bu transit altında medeni, mesafeli, sahiplenmeden sosyal ilişkiler kurulabilir, bu sayede kişiselleşmeden, bireysel seviyede pek çok işbirliği yapılabilir. Özgür ortaklıklar kurulur. Sosyal bağlantılar ve network kurmak, ekip çalışması yapmak için uygun zamandır. Bu  açı arkadaşlarla zaman geçirmeyi, grupsal aktiviteleri artırır. Venüs-Uranüs ikilisi altında sürprizlere, değişime açık olmak gerekir. Bu sürpriz bir aşkı gündeme getirebilir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız sürprizleri sevmeli, yeniliğe açık olmalı ve daha özgürlükçü ilişkiler kurmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 28 derece ateş burçlarında (Koç, Aslan ve Yay) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir etki alacaklar. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Video: @kidmograph

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976


İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Mars Burcunuz Nasıl Savaştığınızı Gösterir. Mars Burcunuzu Biliyor Musunuz?

Mars Burcunuz Nasıl Savaştığınızı Gösterir.
Mars Burcunuzu Biliyor Musunuz?


Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Venüs Burcunuz Nasıl Sevdiğinizi Gösterir. Venüs Burcunuzu Biliyor Musunuz?

Venüs Burcunuz Nasıl Sevdiğinizi Gösterir.
Venüs Burcunuzu Biliyor Musunuz?


Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Merkür Burcunuz Nasıl Düşündüğünüzü ve İletişim Kurduğunuzu Gösterir. Merkür burcunuzu biliyor musunuz?

Merkür Burcunuz Nasıl Düşündüğünüzü ve İletişim Kurduğunuzu Gösterir.
Merkür burcunuzu biliyor musunuz?


Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Tuesday, January 29, 2019

Mars Plüto Karesi – 2 Şubat 2019


Mars Plüto Karesi – 2 Şubat 2019

2 Şubat Cumartesi, savaşın gezegeni Mars ile ölümün gezegeni Plüto arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı gücü kötüye kullanmaya, gaddarlığa ve acımasızlığa işaret eder. İktidarı elinde tutma saplantısı yıkıcı hareketlere sebep olabilir. Gezegenlerin bulunduğu öncü Koç ve Oğlak burçları, bu güç hırsının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu manipülatif gerginlik ben-merkezli, duyarsız ve agresif hareketlerle statü, otorite, itibar ve başarı takıntısı arasında cereyan ediyor.

Robert Hand, bu açıyı çok yüksek hırsla yorulmadan çalışmak olarak betimlemiştir. Bu transitin gölgesi tüm enerjiyi başarı, güç ve şöhret gibi benmerkezli çıkarlar için harcamaktır. Bu açı altında güç savaşları, yıkıcılık, düşman kazanma ve sinsi stratejiler görülür. Bilinçdışına atılan öfke, fiziki dünyada kazalar şeklinde tezahür edebilir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı kendi iradesini diğerlerine kabul ettirmek için zorbalık/fanatizm, çok şiddetli intikam hissi, içgüdüler tarafından yönetilme ve cinsellikte sadist eğilimler ile özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu güç takıntısının, iktidar hırsının benliği ele geçirmesine izin vermektir. Bu esasında çok derinlerde yatan bir acizlik korkusuna karşı geliştirilen bir savunma mekanizmasıdır. Kişi “öldürülmemek” için, veyahut başkalarının nezdinde “önemsiz biri”, “bir hiç” haline gelmemek için etrafındakileri kontrol etmek, onları kendine bağımlı kılmak ister. Bu süreçte onların benliklerine nüfuz eder, en gizli köşelerine sızar ve onların en içsel zaaflarını tespit edip bu zayıflıkları üzerinden onları kendine bağımlı kılar. Bu süreçte her türlü yıkıcı, öfkeli, gaddar, acımasız, zalim ve vahşi yöntemler kullanılır. Abartılı, aşırı patlayıcı olaylar, güç savaşları cereyan eder. Herkesin kaybettiği yozlaştırıcı, eziyet eden, kişiliği parçalayan bir sonuçla karşılaşma tehlikesi söz konusudur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap kişiselliği aşmayı sağlayacak ve varlığa anlam katacak hedefler için bu atomik gücü kullanmaktır. Bu zorlayıcı ve harekete geçmeyi mecburi kılan krize cesur, kendini ortaya koyan girişimlerle yanıt vermek gerekir. Mars-Plüton ikilisi mevcut yapıları yakıp-yıkarken, aynı anda “yeniden doğuş” için büyük bir kudret de bahşeder. Kişi bu azmi, hırsı kendi bencilliğini ve fani varoluşunu aşan bir misyon için seferber ederse, o zaman çabaları insan üstü bir başarıyla sonuçlanma şansına sahiptir. Ayrıca Marsiyen-Plütonik zorbalık kişiye dayanması zor işkencelerle ve eziyetlerle zulmetse de, bu ikili aynı şekilde ona baskıya direnme ve hayatta kalma gücü sunar. “Beni öldürmeyen şey güçlendirir” bu transiti verimli kullanmak için benimsenmesi gereken slogandır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, güç hırsına ve zalimliğe kapılmadan cesurca krizlere göğüs germeli; tüm badireleri atlattıktan sonra, “kaç gez öldüm, yine dirildim” diyebilme direncini geliştirmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 21 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Tüm Plüton transitleri gibi, bu etki de exact olduktan bir süre sonra fiziki dünyada tezahür edecektir. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Video: @thoselofiguys

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976


İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Monday, January 28, 2019

Güneş Merkür Kavuşumu – 30 Ocak 2019


Güneş Merkür Kavuşumu – 30 Ocak 2019

Yarın benliğin ışığı Güneş ile algılamanın gezegeni Merkür kavuşuyor. Kısa bir süreliğine Güneş’in tahtına yerleşen Merkür, kendini akıldan ibaret zannetmeye işaret eder. Ego ve akıl kaynaştığından, kişi sadece kendi isteklerini düşünür, tarafsız algılayamaz. Merkür’ün, Güneş’in olumlu yaratıcı enerjisiyle donatıldığı durumda ise, akıllı, esprili, bilgili, meraklı bir etki söz konusudur. Gezegenlerin bulunduğu Kova burcu, isteklerin ve düşüncelerin bireyliği ifade etmek, farklılığını yansıtmak ve ezber bozan çözümler üretmek için seferber edildiğini gösterir. Aynı zamanda kafa yapısı özgürleşir ve farklı bakış açılarıyla düşünülür.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı “Akıllı Kral ve Habercisi” arketipiyle betimlemiştir. Güneş/Merkür ikilisini, temel ve önemli şeyleri algılama/anlama,  özeleştiri ve kendini iyi anlama ile özdeşleştirmiştir. Eleştirel nesnelliği yitirme ve sübjektif düşünce söz konusudur. Akıl (Merkür), Ego’nun  (Güneş’in) hizmetine girmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi kendini bilme, bağımsız düşünme, güçlü kanılara sahip olma ve bilgiyi önemseme olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri dünyaya tamamen benmerkezli bir perspektiften bakmaktır. Sadece egoist isteklerin doğrultusunda bir algıya sahip olunabilir. Bu kişiyi son derece bencil, diğerlerine duyarsız, kendi isteklerini tatmine dayalı bir pozisyona hapseder. Ayrıca bu sübjektif algı, kişinin kendi başına gelemeyecek, ya da özdeşlik kuramadığı şeyleri anlayamamasına sebep olur. Bu transitin bir diğer tehlikesi tüm varoluşu akıl/mantık sanmaktır. Bu kelimelerle, rasyonel akılla açıklanamayan aleme kişinin algısını kapatır. Bu açı altında bilgi bir güç, otorite ve gurur kaynağı olarak görülebilir. Kişisel düşünceler aşırı önemsenebilir, kişi kendini rasyonel aklıyla özdeşleştirebilir: “Ne düşünüyorsam oyum” diyebilir. Bu etkinin bir diğer olumsuz kullanımı “Patron ve Düzenbaz Avukatı” arketipine uygun, mantık zircirleri kurarak gerçeği kendi çıkarları için bükme, kabul edilemez şeyleri bile sanki çok normal şeylermiş gibi akla/mantığa uygun hale getirme becerisidir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap bilinç ve mantığı sağlıklı bir şekilde harmanlamaktır. Bu transit altında algı keskinleşir, temel ve önemli meseleler anlaşılabilir. Zihinsel fonksiyon (Merkür) bunları işleme, eleştirme, düzenleme için tam potansiyelinde seferber edilir. Kişi kendini (Güneş) eleştirebilir (Merkür). Bu transit kendi hakkında daha derin bir gözlem, inceleme yapmak için uygundur. Kendini düşünmek, “ben gerçekten ne düşünüyorum?” diye sormak kişiyi kendini bilmeye götürür. Kendini bildikten sonra, bu açı kişiye kendini anlatma enerjisi verir. Bu sebeple, bu transitin verimli kullanımı güçlü iletişim özelliklerini kullanmak, konuşkanlığı, esprili üslubu devreye sokmaktır. Konuşma, dışavurum, sorgulama, soru sorma bu açının verdiği becerilerdir. Sadece kendi hakkında konuşmak iste gölgesidir. Kendi fikrini oluşturmak, güvenle ifade etmek bu açının olumlu kullanımıdır. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız kendinizi bilmeli, hayatı rasyonel akla indirgemeden üstün mantık yeteneklerinizi kullanmalısınız.


Bu açıdan doğum haritasında 9 derece Kova burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok güçlü bir başlatma enerjisi şeklinde etkilenecekler. 9 derece sabit burçlarda (Aslan, Boğa ve Akrep) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 9 derece eril burçlarda (Koç, Terazi, İkizler ve Yay) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar.


Görsel: @aaronslaterdesign

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004


Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008


Sunday, January 27, 2019

Burçlar birer Arketiptir. Siz bir insansınız. Pek çok burcun karışımısınız.

Burçlar birer Arketiptir.
Siz bir insansınız. Pek çok burcun karışımısınız.



Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Doğum Haritanız Bir Psikolojik Kişilik Testi Gibidir. Size Kişilik Tipinizi Söyler.

Doğum Haritanız Bir Psikolojik Kişilik Testi Gibidir. Size Kişilik Tipinizi Söyler.





Credit: 16personalities.com, janeelizabeth.com

Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Doğum Haritanız Genetik Kodunuzdur. Size ait tüm bilgileri içerir.

Doğum Haritanız Genetik Kodunuzdur. Size ait tüm bilgileri içerir.


Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Sadece bir burcunuz yok. Ay burcunuz da var. Doğum Haritanızda tüm gezegenlerin bir burcu var.

Sadece bir burcunuz yok. Ay burcunuz da var.
Doğum Haritanızda tüm gezegenlerin bir burcu var.



Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Doğum Haritanız Parmak İziniz Gibidir. Benzersizdir.

Doğum Haritanız Parmak İziniz Gibidir. Benzersizdir.




Astroloji Burç Yorumu Değildir.

Astroloji Burç Yorumu Değildir. Astroloji Doğum Haritasıyla Yapılır.

Astroloji Burç Yorumu Değildir.
Astroloji Doğum Haritasıyla Yapılır.


Wednesday, January 23, 2019

Güneş Kova Burcunda - 20 Ocak 2019 - 19 Şubat 2019


BİREY OLMA ZAMANI
▪ 20 Ocak Pazar Güneş Kova burcuna girdi. Önümüzdeki 30 gün boyunca tüm burçlar, “birey olmak” anlamına gelen Kova sürecini deneyimleyecek.
▪Psikolojik amaç: Farklılığını yansıtmak, orijinalliğini ifade etmek, toplumu ileri götürecek yenilikleri önermek
🔶Sağlıklı kullanımı:
🔸Birey olmak
🔸Kendini tüm özellikleriyle her yerde ifade edebilmek
🔸Toplumun içindeyken kendi olabilmek
🔸Farklılığını gösterebilmek
🔸Ezber bozan sıra dışı fikrini söyleyebilmek
🔸Herkese aykırı gelen düşüncelerini paylaşabilmek
🔸Gerçek beğenilerini ve tercihlerini dürüstçe açıklayabilmek
🔸Kendine toplumda yer açmak
🔸Toplumu ileri götürmek
🔸Herkesin özgürlüğünü ve eşitliğini istemek
🔸Yenilik, reform ve devrim yapmak
🔸Köhne yapıları yıkmak
🔸İcat yapmak, paradigmayı değiştirmek
🔸Sorunlara “kutunun dışında” çözüm önerileri geliştirmek
🔸Denenmemiş yollardan gidebilmek
🔸“Dahi”
🔷Olumsuz yansıması:
🔹“Kendim olursam toplumda dışlanırım” korkusu
🔹Bir toplulukta kendi olmaktan korkmak
🔹Bireyliğini bastırmak
🔹Bir gruba dahil olmak için kendini silme
🔹Sürüye boyun eğme
🔹Ait hissetmediği topluluklarda sinmek
🔹“Köşesine büzülmüş hayattan korkanlardan” olmak
🔹Hayata katılmamak
🔹Mesafeli, kopuk, hissiz bir varoluş sürdürmek
🔹Hayatı bilim adamı gibi laboratuvardan izlemek
🔹Kimseyle yakınlaşmamak
🔹“Ayağı eşikten dışarda”
🔹Bağlanmaktan korkmak
🔹Aşırı özgürlük, serbestlik isteği
🔹Bireylik bastırıldığında anlamsız tuhaflıklar yapmak
🔹Sırf muhalefet etmek için muhalefet etmek
🔹Aşırı isyankârlık, bozgunculuk
🔹Ne yapacağı belli olmamak, beklenmedik ani çıkışlar yapmak
🔹“Deli”
Fotoğraf: Dr. Emmett Brown, “Back to the Future” (1985), Robert Zemeckis
#GüneşKovaBurcunda
#Astroloji






Tuesday, January 22, 2019

Venüs Jüpiter Kavuşumu – 22 Ocak 2019


Venüs Jüpiter Kavuşumu – 22 Ocak 2019 Bugün sevginin gezegeni Venüs ile büyümenin gezegeni Jüpiter kavuşuyor. Bu açı ilişki zenginliğini gösterir. Sevgiyle büyümeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Yay burcu, bu severek büyümenin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu büyüme, uzak ufuklara açılıp maceraya atlamayı ve farklı olanla, yabancı olanla temas etmeyi içeriyor. Jüpiter/Venüs kavuşumu yeni aşk başlangıçları için şanslı bir transittir.

Robert Hand, bu açıyı ilişkilerde tüm zorlukların kolaylaşması şeklinde açıklar. Bu transit arkadaşlığı, barışı ve mutluluğu artırır. Yeni bir aşk başlayabilir. Mevcut ilişkilerde ilgi ve duygusal etkileşim olumlu bir şekilde artar. Bu açı savurganlığı, lüks tüketimini, aşırı yeme-içmeyi artırır. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı aşka inanma, büyük ve küçük mutluluklar tatma, güzelliği idrak etme ve anlamı sanatta/aşkta bulma şeklinde tanımlar.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri bu şanslı, bereketli , rahatlatıcı etki altında şımarmaktır. Rahata düşkünlük, konforculuk ve tembellik görülebilir. Nefsine teslim olma, sadece haz ve doyum peşinde koşma; bunun neticesinde daimi doyumsuzluk bu açının gölgesidir. Dünyanın nimetlerinden sınırsız keyif alma dürtüsü, aşırı yeme-içme eğilimine, sağlıksız büyümeye, kilo almaya yol açabilir. Talepkar, abartılı ve ölçüsüz iştahın izinden gitmek bu transitin verimsiz kullanımdır. Jüpiter tarafından şişirilen Venüs’te, içi boş bir şişkinlik, gösteriş ve kibir tehlikesi bulunur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, bu iyicil etki altında yaşama neşeli, iyimser yaklaşmak,  hayata, insanlara güvenmektir. Jüpiter/Venüs büyük bir çekim gücü verir, bu etki altında kişi fırsatları kendinde çeker. Bunları iyimserlikle değerlendirmek gerekir. Bu transit, sosyal becerileri artırır, daha kolay ilişki kurmayı sağlar. Bu sebeple sıcakkanlı, canayakın paylaşımlarda bulunmak bu açının verimli kullanımıdır. Bu şansı, fırsatları, mutluluğu, bolluğu ve bereketi getirir. Bu açı altında hayırsever faaliyetlerde bulunmak, bu bolluğu ve mutluluğu ihtiyaç duyanlarla da paylaşmak gerekir. Venüs Jüpiter’le temasında öğrenmekten zevk almayı getirir, bu günler yeni şeyler öğrenmeye, ilgi alanları ve hobiler için zaman ayırmaya uygundur. Bu pozitif açı sanatsal üretimi, estetiği ve güzelleştirmeyi artırır. Jüpiter’in şans dokunuşunu verdiği Venüs, bu günlerde yeni romantik ilişkilerin başlayabileceğini gösterir. Kavuşum açısı Jüpiter-Venüs prensiplerinin tam kaynaşmasını gösterir. Bu ahengin bolluğu, mutluluğa uyumla ulaşma, erotizmi ahlaki değerler içinde tutma, soylu bir güzellik anlayışı geliştirme, sevgiyle erdemi birleştirme, ve beğenilerle değer yargılarını uzlaştırma demektir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevmeye, güvenmeye, bolluğu/bereketi takdir etmeye ve hayattan keyif almaya açık olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 16 derece Yay burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar büyük ve küçük benefikler Jüpiter ve Venüs’ün ortak dokunuşuyla çok çok büyük bir şans deneyimleyecekler. 16 Değişken burçlarda (İkizler, Başak ve Balık) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 16 derece eril burçlarda (Koç, Aslan, Terazi ve Kova) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Monday, January 21, 2019

Aslan Burcunda Ay Tutulması – 21 Ocak 2019


Aslan Burcunda Ay Tutulması – 21 Ocak 2019
Bugün saat 08:15’te Aslan burcunun 0 derecesinde bir Ay Tutulması meydana geldi. Bu tutulmanın özel bir önemi, 2026 yılına kadar Aslan-Kova ekseninde yaşayacağımız son tutulma olması!

Yani, Doğum Haritanızda Aslan-Kova ekseninde bugün son kez bir tutulma yaşanıyor; bu Aslan-Kova burçlarının düştüğü evlerle ilgili uzun bir süre için son bir olay, dönüşüm ve tecrübe demek! Bir daha bu evler 17 Şubat 2026 ve 12 Ağustos 2026’da Kova ve Aslan burçlarındaki Güneş Tutulmalarıyla ancak 7 yıl sonra tetiklenecek.

Aslında Doğum Haritanızda Aslan ve Kovanın bulunduğu evler son 19 ay boyunca en çok hareketin yaşandığı evlerdi! Çünkü Ay Düğümleri 28 Nisan 2017 ile 16 Kasım 2018 arasında Aslan-Kova eksenindeydi. Bu burçlarda 18 Ağustos 2016, 11 Şubat 2017, 7 Ağustos 2017, 21 Ağustos 2017, 31 Ocak 2018, 16 Şubat 2018, 27 Temmuz 2018 ve 11 Ağustos 2018’de çok sayıda Güneş ve Ay Tutulması yaptı. Bu da demek oluyor ki, 2016-2018 arasında Aslan ve Kova burçlarının doğum haritanızda yerleştiği evlerde ciddi dönüşümler, olaylar ve deneyimler yaşadınız. Bu evlerin ifade ettiği yaşam alanları köklü bir şekilde değişti, dönüştü. Şimdi artık son bir kez bu evlerde bir gerilim, bir meydan okuma 21 Ocak’ın etrafındaki aylarda yaşanacak. Bu son noktayla artık bu evlerin konusu 7 yıl sonra tekrar üzerinden geçilecek şekilde kapatılıyor. Artık bu son olayla Aslan-Kovanın hikayesi bitiyor. Ve Aslan-Kovanın doğum haritanızda düştüğü evlerin hikayesi bitiyor. Şimdi artık bu tutulmayı atlattıktan sonra full enerjiyi Yengeç-Oğlağın psikolojik sürecine ve düştükleri evlere kanalize etmek gerekecek.

Buraya kadarki kısmı takip edemediyseniz, Doğum  Haritanızı bilmiyorsanız astro.com’a girip Doğum Haritanızı çıkarmanızı öneririm. Benim Youtube Kanalımda bu siteyi nasıl kullanacağınızı anlattığım 5 dakikalık bir video mevcut. ( https://www.youtube.com/watch?v=Ex18J1Ojh-g ) Böylece Aslan ve Kovanın sizin haritanızda hangi evlere düştüğünü mutlaka saptayın. Bu evler son 19 ayın konusuydu ve bugün artık son bir dokunuşla bu konu kapatılıyor. Umarız ki gerekli ve olumlu dönüşüm son 19 ayda yaşanmıştır.

Bu Ay Tutulmasından 0-5 derece arası Sabit burçlarda (Aslan, Kova, Boğa ve Akrep) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar etkilenecek. Etki süresi en şiddetli haliye +/- 1 ay, bir tema olarak ise +/- 3 aydır. Hassas noktalar olarak Yükselen, MC, verteks, orta noktalar, arap noktaları, pre-natal tutulma ve antiscion’ları düşünebilirsiniz.

Peki Aslan-Kovanın hikayesi nedir? Bugün yaşanan 0 derecede Aslandaki Ay Tutulmasının anlamı nedir? Bu sorunun cevabı sizin Aslan-Kovanın bulunduğu evlerinizde deneyimlediğiniz sürecin niteliğini anlatıyor.

Bugün yaşanan Ay Tutulmasının ana teması içindeki cevheri ortaya çıkarmaktır“Ben” demektirSağlıklı “Ego” geliştirmektir. Maalesef günümüzde ego kelimesi çok olumsuz bir kavrammış gibi kullanılıyor. Bir insana “egolusun” demek, bu kişiye karşı bir suçlama olarak kabul ediliyor. Halbuki Ego bir bireyin sağlıklı psikolojik gelişimi için sahip olması gereken çok önemli bir “merkez”idir. Bu sebeple astrolojide Ego’yu sembolize eden Güneş, “merkez” fonksiyondur. Aynı şekilde Ego’yu sembolize eden Aslan burcunun önemli bir sıfatı “bir merkezde toplamak”tır. Bunlar bize gösteriyor ki şunu kabul etmeliyiz: Bir insanın sağlıklı bir ruhsal yapısı olması için, bu insanın sağlıklı bir ruhsal merkezi, yani sağlıklı bir ego’su olması gerekir. İşte bu Aslan Ay Tutulmasında bunu öğrenmemiz gerekiyor: SAĞLIKLI EGO GELİŞTİRMEK.

Nasıl sağlıklı ego geliştirilir? Öncelikle, bir birey olduğunuzu hatırlayın. Siz tekil bir varlıksınız. Etrafınızdaki çevreden, insanlardan ve şeylerden farklı, sınırları olan tek bir ünitesiniz. İşte bu “Ben” dediğimiz, tekil varlık olan kişi, insan ya da bireydir. İingilizcede birey “in-dividual” kelimesinden gelir, yani “bölün-mez.” Birey artık daha küçük parçalara bölünemeyecek, tek başına anlamlı, bir varlıktır. Bir ruhsal bütündür. Bir ruhsal merkezdir. İşte “Ben” derken bunu hatırlayın. Siz teksiniz, bölünmezsiniz, etrafınızdan farklı olarak sizsiniz.

Aslan Ay Tutulmasında öncelikle “BEN” diyelim!

“Ben” demek, “Ben bunu istiyorum” diyebilmektir. Aslan’da Ay Tutulması yaşanırken “Ben bunu istiyorum” demek gerekir.

“Ben bunu istiyorum” diyebilmek çok basit gibi görünse de, altındaki paket çok doludur. Bu, tüm şu önkabulleri de içinde barındırır:
-       “Benim adım [x]
-       Ben kendimi tanıyorum
-       Ben [x] olarak, şu konuda motiveyim
-       Motivasyonum var
-       İsteğim var
-       Bunu içimin derinliklerinden istiyorum
-       Çocuksu bir neşeyle istiyorum
-       Hayatı seviyorum
-       Hayattan keyif almak istiyorum
-       Hayatın tadını çıkarmak istiyorum
-       Hayata katılmak istiyorum
-       Hayatla oyun oynamak istiyorum
-       Hayata tüm içtenliğimle dahil olmak istiyorum
-       Hayatın içine doğal, samimi, gerçek ben olarak girmek istiyorum
-       Hayat sahnesinde kendim olma riskini almak istiyorum
-       Kendimi ortaya koymanın riskini almak istiyorum
-       Kendimin performansını sergilemek istiyorum
-       İçimdeki yaratıcılığı ortaya koyma riskini almak istiyorum
-       Herkesin gözü önünde imzamı taşıyan bir eseri sahnelemek istiyorum
-       “BEN BUNU İSTİYORUM!”

Görüldüğü gibi Aslan sürecinde “ben bunu istiyorum” demek basit bir bencillik değil. Sadece hedonistçe kendi zevklerini tatmin etmek değil. Çok daha derin, ama aslında basit, bir arkaplanı var. Aslan sürecinde kim olduğunu bilmek, ve bu olduğun kişi olarak hayata katılmak istemek, kendini ortaya koymak istemek, ve neticede sırf kalbin öyle attığı için, sırf seni neşelendirdiği ve heyecanlandırdığı için kendin olarak yaratıcılığını sahnelemenin riskini almak demek.

Aslan sürecinden etkilenmek için illa tiyatrocu olmaya gerek yok. İlla ünlü olmak şart değil. İlla sahneye çıkmak zorunluluğu yok. Bu kavramı soyut düşünürsek bunun herkesin hayatında zaten olduğunu görebiliriz.

Örneğin, bir iş yerinde bir çalışana bir görev verildi. Çalışan bu göreve “kendinden bir şey” katarsa, kişiselliğini yansıtırsa, kendi olmanın riskini alırsa, aslında bu görevi üstlerine sunduğunda “küçük bir sahneye” çıkmış, ve kendi imzasını taşıyan bir eseri sergileme riski almaktadır. İşyerindeki bu örneğin benzeri, ebeveyn-çocuk ilişkisinde, karı-koca ilişkisinde, aşkta, arkadaş ilişkisinde, rekabette, eğitimde, bir ödevde, bir tez yazımında, bir ticari girişimde, hatta basit bir “selamlaşma” eyleminde bile yaşanabilir. Burada tüm aslan sürecinin gölgeleri ve riskleri gün yüzüne çıkar. Nedir bu gölgeler? En küçük bir eleştiride küsmek. Alınganlık. Pohpohlanmadığında, alkışlanmadığında, beğenilmediğinde ortamı terk etmek. “Zaten bunlar benim değerimi bilmiyor” deyip, değerini bileceklerini düşündüğü başka bir yere gitmek. Dikkat çekmediğinde, tüm gözler onun üzerinde olmadığında adeta bir “Saksı değilim ben!” çıkışı yapmak. Tüm bu gölgeler eleştiri gelmesinden önce de yaşanabilir ve bu daha da tehlikelidir. O, “en iyisi eleştirilmeyeceğim, herkesin beğeneceği şeyi yapayım” şeklindeki düşünce tarzıdır. Bu durumda “ben” tamamen silinir. Yaratıcılık içten gelmez. Dışarda aranan bir alkışa, bir onaya, bir beğeniye göre hareket edilir. İçtenlik, samimiyet ve doğallık biter. Piyasanın ne istediği dikkate alınır. “Etraf ne der” kaygısıyla hareket edilir. “Herkes beni beğensin”, “herkesi mutlu edeyim”, “kimseyi kaçırmayayım” diye imkânsız bir çabaya girilir. Bu Aslan sürecinin çöküşüdür.

Aslan sürecinde, yöneticisi Güneş’in doğası hatırlanmalıdır. Güneş ısıyı ve ışığı kendinden verir. Kendi olduğu sürece verir. “Dışardan ne derler” diye hareket ederse biter. Bu “ışığı dışarda aramak”tır ve bu Güneş’in işi değildir. Bu Ay’ın işidir. Ay başkasının ışığını yansıtır. Ama Güneş başkasının ışığını yansıtmaya çalışırsa bu onun sonudur. Güneş “ben” diyebildiği zaman, “ben bunu istiyorum” diyebildiği zaman üzerindeki süpernova patlamalarıyla dünyaya içimizi ısıtan sıcaklığını ve yaşama sevinci aşılayan ışığını verir. Dünyadaki tüm yaşam, fotosentez üzerinden bu ışığa bağlıdır. O zaman zaten herkes “Güneş’i alkışlar”. Güneş, Güneş olmanın riskini aldığında zaten alkışlanacak, beğenilecek, onaylanacak ve dikkat çekecektir. Güneş, Ay olmaya çalışırsa işte o zaman rezil olur, çöker.

Buradan çıkarmamız gereken ders, Aslanda yaşanan bu son Ay tutulması sırasında gerçekten “kendi olmak”tır. “Benim adım [x], ve gerçekten tüm içtenliğimle bunu istiyorum” demek gerekir. Bunun da spesifik olarak yaşandığı yaşam alanı Aslan burcunun Doğum  Haritanızda düştüğü evdir. İşte özellikle o yaşam alanında “Ben” demek, “ben bunu istiyorum” demek gerekir. Bu alanda bir yaratıcılık sergilemek gerekir. Kendi olmanın riskini almak, kendi imzasını taşıyan bir eser ortaya koymak gerekir. Burada asla diğerlerinin alkışını almak, beğenisini almak ve dikkat çekmek temel motivasyon olmamalıdır. Çok ünlü olmak, çok görülmek, en özel olmak ve en önemli olmak amaç olmamalıdır. Amaç “hayata katılmak” olmalıdır. Bu ne demek? Bunu aslında hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu o ilk çocukluk yıllarındaki neşedir. Arkadaşlarla sokakta oyun oynama isteğidir. Anne eve akşam yemeğine çağırdığında eve dönmek istememektir. Arkadaşlara misafirliğe gidildiğinde, artık veda vaktinde “anne 5 dakika daha oturalım” demektir. Yazın sıcağında bakkala dondurma almaya giderken yaşanan neşe ve heyecandır. İşte bu “hayatın tadını çıkarma” isteğidir. Bu pür neşedir. Bu oyun oynama isteğidir. Burada full “ben” vardır. Full kişisellik ve full hayata katılmak vardır. Hepimiz bir zamanlar bu haldeydik. Şimdi son kez Aslanda Ay Tutulması yaşandığında bunu hatırlamalıyız!

Bu neşeyle hayata katılmalıyız! Bu heyecanla oyun oynamalıyız! Kalbimizin sesini dinlemeliyiz! İçimizdekini ifade etmeliyiz!

Bir yaratıcılıkta bulunacağız. Bir eser vereceğiz. Bunu da sırf kalbimiz öyle attığı için, sırf içimizdeki çocuk, yani gerçek ben onun için heyecanlandığı için yapacağız. Bu gerçek motivasyonla hayata katılacağız. İçtenliğimizi sahneleme riski alacağız. Kendimiz olmanın performansını vereceğiz.

Bu “BEN” demek.
Bu “BEN BUNU İSTİYORUM” demek.
Bu “SAĞLIKLI EGO GELİŞTİRMEK!”

Fotoğraf: Tony Hallas
Kaynakça
İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004