Tuesday, June 25, 2019

Güneş Uranüs Sekstili - 27 Haziran 2019

Güneş Uranüs Sekstili - 27 Haziran 2019

Perşembe benliğin ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında fırsatlara gebe bir sekstil açı var. Bu açı özgürlük isteğini gösterir. Farklılığını ve yaratıcılığını cesurca yansıtmaya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu dişil Yengeç ve Boğa burçları, bu özgürleşme fırsatının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu bağımsızlaşma, maddi ve duygusal güvence sağlayarak gerçekleşiyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri sadece farklı olmak için tuhaf hareketlerde bulunmaktır. Bu transit sırasında özgürlük, bağımsızlık ve yenilikçilik enerjisi çok yüksek olduğundan, bu süreç iyi yönetilemezse isyankar eğilimler sağlıklı düzeni yıkmaya yönelebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap nev-i şahsına münhasır özelliklerini cesurca sahiplenmektir. Bireyliğini ve farklılığını korkmadan yansıtmaktır. Bu etki altında kişi bireysel bağımsızlığının sağlıklı sınırlarını çizebilir. Ayrıca bu transitin bir başka verimli kullanımı var olan sorunlara sıradışı çözümler geliştirmektir. Uranüs enerjisi altında kişi ezberlenmiş modellerden ve alışkanlıklardan bağımsız dahice, çığır açan yaklaşımlar sunabilir. Bu tutum, köhneleşmiş statükoyu yıkmak ve toplumu ileri götürmek fırsatını bahşeder. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benliğinizin özünde bağımsızlığı hissetmeli ve bireyliğinizi tesis etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 5 derece dişil burçlarda (Yengeç, Boğa, Başak ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. 5 derece Oğlak ve Akrep burçlarında gezegeni bulunanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek. Etki +/-5 gün sürer. +/-5 derece orb alınız.

Tablo: "Dream Caused by the Flight of a Bee Around a Pomegranate a Second Before Awakening”, 1944, Salvador Dalí

Monday, June 24, 2019

Astrolojik Danışmanlık Nedir? [Bölüm 2]



Astrolojik Danışmanlık Nedir? [Bölüm 2]
Efe Erten, 24.06.2019, İstanbul

“Astroloji, Astroloğun kendisi kadar önemli değildir.”
Stephen Arroyo Astrolojik Danışmanlık konusunda sıklıkla unutulan bir unsura dikkat çekiyor: Astroloğun kendisi!

Arroyo astrolojinin “bireysel bir sanat” olduğunu vurgular ve şu ters köşe tezi ortaya koyar: “Astroloji, Astroloğun kendisi kadar önemli değildir.”

Burada anlatılmak istenen şey, dünya üzerindeki tüm astrolojik teknikleri, bilgileri, okulları, dersleri, kitapları, seminerleri ve konferansları bir bilgisayar gibi ezberlemenin bir kişiyi “Astrolog” yapmayacağıdır.

Astroloğun yapması gereken şey “olduğu gibi olmaktır.”

Arroyo burada Jung’u alıntılar: “İyileştirici olan veya olmayan şey doktorun kişiliğidir.”

Astrolojik bilgi, matematik hesaplama, klasik ve modern tekniklere hâkimiyet ve bu metotları kullanmaktaki uzmanlık sadece bir zemindir. Bu sadece bir kaptır. Buranın içinden Astroloğun kişiliği akacaktır. Bu temelin içinden Astroloğun:
“Benliği,
Çalışması,
Ve Asıl Yapısı Kanalıyla Kişisel Yaratıcı Enerjisi” akar.

Bu metafor akıllara Tasavvuftaki “ney metaforunu” getirmektedir. Ney kendisinin oyulduğu öz olan ağaca tekrar kavuşmak istediği için ağlamaya benzer bir ses çıkarır. Bu Allah’tan koparak bedenlenip dünyaya gelen insanın tekrar Allah’a kavuşmak için çile çekmesine benzer. Bu neyin (insanın) içine Allah’ın nefesi akar. Neyin içinden bu ilahi nefes aktığında, bu kubbede bâki kalacak bir hoş sadâ bırakır. Bizim bu sesi en güzel ses halinde çıkarmamız için neyimizi saflaştırmamız gerekir. Bu ancak nefsimizi, arzularımızı, ihtiraslarımızı ve tutkularımızı terbiye ederek olur. İnsanın bu dünya yolculuğundaki amacı kendini kusursuzlaştırmasıdır. Saflaştırmasıdır. Ve en mükemmel haline getirmesidir.

Astrolog da içinden “yaratıcı enerjisinin” akacağı bu kalıbını kusursuzlaştırmalıdır. Elbette ilk aşama doğru Hocadan ders almak, doğru kitaptan bilgi edinmek, doğru organizasyonlara üye olmak, doğru konferanslara katılmak, doğru sıklıkta pratik etmek ve doğru tekniklerde uzmanlaşmaktır. Bu kalıbını sağlam bir kalıp yapar. Ama asıl sorumluluk buradan sonra başlar. Şimdi Astrolog asıl kendini saflaştırmalıdır. Kendini arındırmalıdır.

Astroloğun yolculuğunu, James Rodgers’ın “Asteroidler ve Mistiğin Yolu” makalesindeki şemayla paralellik kurarak anlatacağım. Bu dört aşamalı yol Tasavvuf, Tao, Gnostisizm, Kabala gibi tüm mistisizmlerde ortak bir tekâmül yoludur: Uyanma(1), Arınma(2), Aydınlanma(3) ve Vuslat(4). Astrolog ilk adımda uyanmalı, kendinin farkında olma yolculuğunun bilincine varmalıdır. Burada kendini tanımalı. Kendi motivasyonlarının, amaçlarının farkına varmalı. Kendi yaşam felsefesini oturtmalı ve bununla tutarlı yaşamalıdır. İkinci adımda kendini arındırmalıdır. Hatalarını, kusurlarını, nefsini ve egosunu terbiye etmelidir. Kendindeki karanlıkları, gölgeleri ve kusurları görüp, bunları düzeltmeye çalışmalıdır. Üçüncü aşamada astrolog aydınlanır. Artık algılaması açılır. Artık ilahi nefes içinden geçecek, doğru içgörüleri ona söyleyecektir. Haritadaki unsurlar anlamlanır, bilgi içe doğar, doğru vizyonlar, ilham ve istisnai algılama görülür. Son aşama Astroloğun vuslatıdır. Burada Astrolog kişisel benliğini aşar. İlahi olanla “bir” olur. Başkası (danışan) ile birleşmek üzerinden kişisel benliği aşar.

Bu sebeple Astrolog “olduğu gibi olmalıdır.” O zaman astroloğun kalıbı kusursuzlaşır. İçinden “yaratıcı özü” saf ve berrak bir şekilde akar. Bu danışana doğru yardım vermeyi, doğru rehberlik etmeyi ve doğru aydınlatmayı sağlar.

Böylece Astrolog “olduğu gibi olarak, olması gereken hale ulaşır.”

Astrolog sürekli kendini kontrol etmelidir. Her zaman kendinin ve yaptığı işin pürdikkat farkında olmalıdır. Sürekli “yaptığı işin amacını yeniden belirleyip netleştirmelidir.” Bu Doğru Astrolojik Danışmanlık için gerekli “açıklığı” korumasını sağlar.

Astrolog bir “kanaldır.” Astrolog, kendi kişiliği ve Astroloji sayesinde “normalde ulaşılmaz olan bir düzen, bilgi ve içgörü boyutuna bir kanal görevi” görür. Bu kanalın doğru içgörüleri ve bilgileri aktarması için saf olması gerekir. Astrolog ancak kendi kişiliğinin farkında olarak, kendisiyle tutarlı bir hayat yaşayarak ve yaptığı işin hep bilincinde olarak saf bir kanal görevi görebilir.

Astrolog bir doğum haritasında sadece matematikle ve teknikle görülemeyecek olanı da “bilmeye” ya da “en azından ihtimalini sezmeye” vakıf olacak şekilde “bilincini odaklamayı öğrenebilir.” Bu Astroloğun saflaşma yolculuğunda birinci (uyanma) ve ikinci (arınma) aşamayı geçtikten sonra erişeceği üçüncü aşama olan aydınlanmadır. Stephen Arroyo, Astroloğun tecrübesi arttıkça, zamanla, sezgisinin de kuvvetlendiğini söyler. Psişik duyarlılığı artar. “Merak duygusu bütün sınırların ötesine geçer.” Astrolog “psikolojik açıdan isimlendirilemeyen veya bazen mantıklı açıklamaları bile olmayan deneyim boyutları ile bağlantılı […] bir anten görevi yapar.”

Benim Astrolojiye yaklaşımım tamamen matematik, hesaplama ve kitabi kurallar çerçevesinde olsa da Arroyo’nun bahsettiği “kanal olma” ve “anten görevi yapma” fonksiyonunu kabul ediyorum. Bu halk tabiriyle “hisleri kuvvetli olmak” demek değildir. Bu “altıncı his sahibi olmak” ya da “kalp gözü açık olmak” değildir. Bu böyle mistik, metafizik ya da medyumik bir özellik değildir. Arroyo burada bir bilgelikten bahsediyor. Astroloğun kendini tanıması, evrenin farkında olması, şimdiki zamanın bilincinde olması, işaretleri izlemesi ve artık maddi dünyada olmayan bağlantıları yakalayabilir hale gelmesinden bahsediyor. Bu bir “sentez” yeneteneğidir. Bu tecrübeyle gelen bir içe doğma, yüzeyin altındaki örüntüyü görme, havayı koklama ve işaretleri izleme yeteneğidir. Bu zamanla gelişir ve kişinin kendine karşı dürüstlüğüyle, evrenle “bir” olma bilinciyle doğru orantılıdır. Bu büyük resmi görmektir. Bu irfandır. Bu anlamaktır.

İlk üç aşamayı, yani uyanma, arınma ve aydınlanmayı geçen Astrolog, bu sayede artık danışanla bir bütün olarak son aşamaya, yani vuslata, geçebilir. Burada hem Astrolog benliğini aşar, hem de danışan kendisiyle ilgili çok önemli içgörülere erişir.

Tekrar Arroyo’nun tezini hatırlayalım: “Astrolojik Danışmanlıkta, Astrolojiden daha önemli şeyin Astroloğun kendisidir.”

Arroyo der ki bir danışan Astroloğa “bildiklerinizi bildiğiniz için değil, olduğunuz gibi olduğunuz için gelecektir.”

Önemli olan Astrologtur.
Astroloji Astrologdan ayrı bir şey değildir.

Önemli olan hangi Astrolojik Tekniği kullandığınız değildir.
Önemli olan “Astroloğun kendi deneyiminden doğan kendi kişisel sistemini kullanıyor olmasıdır.”

Önemli olan “bilincinizin aktığı kanal olan, SİZSİNİZ.”

Astroloğun kişiliğine yaptığı vurguyla Arroyo Astroloğa büyük bir sorumluluk yükler. Astrolog, kendi:
-       İdealleri
-       Değerleri
-       Amaçları
-       Motivasyonları
-       “Kanalın Temiziği”
Konularından sorumludur.
Bu Astroloğun kendi “kişisel arınma” ve “evrimleşme” yoludur. “İçsel güçlerini” ve “özelliklerini” geliştirme yoludur.
Arroyo’ya göre bunu sağlamanın tek yolu “dikkatli ve sürekli uygulama (pratik) ile birleştirilmiş açıklıktır.” Yani sadece kitaplardan okuyarak, derslere devam ederek, seminerlere/konferanslar katılarak Astrolog olunamaz. Astrolog olmak için mutlaka çok sayıda harita incelemek ve bu harita sahipleriyle birebir danışmanlık yapmak gerekir. Bu sırada Astrolog her zaman kendi motivasyonunun ve amacının bilincinde olmalıdır. “Ne yapıyorum?” ve “neden yapıyorum?” diye kendine sormalıdır. Etik değerlerini, prensiplerini ve yaşam felsefesini hep başucunda tutmalıdır. Astrolojik pratiğinin içinden akacağı kanalını, benliğini ve kişiliğini her zaman temiz tutmak için çaba göstermelidir.

Arroyo’nun, Dr. Guggenbuhl-Craig’i alıntılayarak Astroloğa yüklediği bir diğer sorumluluk:
-       “Kişisel Bütünlüğünü” Korumak
-       Kendini Tanımak
-       Ve Dürüst Olarak Kendisini İncelemektir.

Arroyo, Astrolojik Danışmanlıkta Astroloğun önemini Carkhuff ve Berenson’un Beyond Counseling & Therapy kitabından şu alıntıyla vurgular (değişiklikler bana ait):
“Danışmanlığın etkili olması [Astroloğun] gerçekten etkili şekilde yaşaması ile ilgilidir. Eğer danışmanlık bir yaşam şekli değilse o zaman tekniklerden oluşan bir oyundur.”

Astrolog, gerçekten danışmanlık vererek insanlara yardımcı olmak istiyorsa gerçekten etkili olarak yaşamalıdır.
Astrolog, gerçekten danışmanlık sayesinde diğer insanlara rehberlik etmek istiyorsa, astroloji pratiği kendi yaşam tarzıyla bütünleşmelidir.

Burada görüyoruz ki, bir Astroloğun gerçekten faydalı olması için, kendisiyle tutarlı bir hayat yaşaması gerekir. Kendi yaşam felsefesiyle çelişmeyen bir hayatı olmalıdır. Etik değerleri, ahlakı, prensipleri olmalı ve bunlar verdiği astroloji uygulamalarıyla örtüşmelidir. Astrolog, Astroloğun hayatı ve Astrolojik Danışmanlığı birbirinden ayrı şeyler değildir. Bunlar birbiriyle tutarlı olmalıdır.

Ayrıca Astroloğun kendi farkındalık seviyesi ve bilinçlilik derecesi onun vereceği Astrolojik Danışmanlığın üst-limitini belirler. Ancak kendi kişiliğinin farkında, kendi meseleleriyle yüzleşmiş, davranışlarında ve hareketlerinde bilinçli bir Astrolog, danışanına daha yüksek bir farkındalığa ve bilince erişme yolunda rehberlik edebilir. Ancak kendisine karşı dürüst, hayata karşı dürüst ve hayatı yaşama şekline karşı dürüst olabilen bir Astrolog, danışanını hakikate yaklaştırabilir.

Astroloğun kendi hayat yolculuğunda zorluklarla karşılaşmış olması, kendi meseleleriyle cebelleşmiş olması ve kişilik krizlerinden kendini bütünleyerek çıkmış olması önemlidir. Bu kendi yaşam deneyiminden öğrendiği bir bilgeliktir. Bu hayat bilgisidir. Tecrübedir. Yaşayarak, hayata katılarak oluşturulan bir farkındalıktır. Astroloğun bu bilinci kitaplardan öğrenilmiş bir ezber bilgi olmamalıdır. Astroloğun kendi hayat yolculuğunda tekâmül imtihanları neticesinde uyanma(1), arınma(2), aydınlanma(3) ve vuslat(4) aşamalarından geçmesi kıymetlidir. Bu sayede Astrolog, danışanına içinden geçtiği krizler konusunda aydınlatıcı bilgi ve içgörü sunabilir, danışanının kendi kişiliğini bütünlemesi yolunda sağlıklı rehberlik verebilir.

Astrolog öncelikle “kendine yol gösteren ideallerinin” ne olduğunu netleştirmelidir. Ancak o zaman danışanının ideallerini tespit etmesi konusunda ona yardımcı olabilir. “Onu zorlayan veya motive eden idealleri nedir?” Astrolog kendine öncelikle bunu sormalıdır. Astrolog, önce kendi ideallerinin bilincine varmalı ve kendi kişisel ideallerine sadık olmalıdır. Böylece danışanının ideallerine ve değerlerine karşı da duyarlı olabilir. Bu farkındalıkla sürdürülen bir Astrolojik Danışmanlık çok daha zenginleştirici, bilgilendirici ve yol gösterici olacaktır.

Tüm bu sorumlulukları yerine getiren Astrolog, Astroloji ve Astrolojik Danışmanlık Pratiği sayesinde “kendisinde var olan yaratıcı amacın özünü keşfedebilir.” Bu tekâmül yolculuğunda yol almış bir Astrolog, danışanlarına da kendi yaratıcı amaçlarının özünü keşfetmek konusunda rehberlik edebilecektir.

Astrolog “olduğu gibi olmalıdır.”
Böylece “olması gereken hale ulaşır.”

Efe Erten
Tablo: "The Alchemist", 1853, William Fettes Douglas
Kaynakça
Arroyo, Stephen. “Astrolog ve Danışmanlık”, Astroloji, Karma & Dönüşüm, Barış İlhan Yayınevi, 2015

Saturday, June 22, 2019

Venüs Jüpiter Karşıtı - 23 Haziran 2019

Venüs Jüpiter Karşıtı - 23 Haziran 2019

Yarın sevginin gezegeni Venüs ile büyümenin gezegeni Jüpiter arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşiyor. Bu meydan okuma ilk bakışta korkutucu bir kelime gibi görünse de, aslında çok önemli romantik karşılaşmalara ve ilişki başlangıçları için büyük bir fırsata işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu İkizler-Yay ekseni, bu romantik karşılaşmanın yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu karşılaşma merakın peşinden maceraya atılarak gerçekleşir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri ikili ilişkilerde duygusal patlamalara ve çalkantıya teslim olmaktır. Afrodit ve Zeus arketiplerinin çatıştığı bu enerjide, bir taraf sevgi paylaşımını, duygusal bağlanmayı ve sahip olmayı arzularken; diğer taraf daha serbestçe kendi özgürlük alanını istiyor olabilir. Bu iki birey arasında yaşanabileceği gibi kişi kendi içinde de bu iki kutba doğru çekilebilir. Neticede sadakatsizliği bertaraf etmek için bu iki zıt görüş karşılıklı güven ve anlayışla dengelenmelidir. Ayrıca, bu etki altında iştah artışı, aşırı rahatına düşkünlük ve dikkatsizce para harcama riski yüksektir. Tembellik, zevk düşkünlüğü ve güzel/lüks olan her şeyi satın alma isteği abartılabilir. Dünyanın nimetlerinden sınırsız keyif alma dürtüsü, aşırı yeme-içme eğilimine, sağlıksız büyümeye, kilo almaya yol açabilir. Jüpiter tarafından şişirilen Venüs’te, içi boş bir şişkinlik, gösteriş ve kibir tehlikesi bulunur.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, bir ilişki fırsatının  erişilebilir olduğunu fark etmek ve sevgi paylaşımına kendini açmaktır. Bu transit altında severek genişleme, büyüme şansı mevcuttur. Jüpiter ve Venüs dinamik dansını yaparken, daha önce tecrübe edilmemiş yeni arenalara/ortamlara girip, burada duygusal bağın kurulacağı kişiyi keşfetme şansı söz konusudur. Böylece aşkta mutlu olma ve hayattan keyif alma şansı doğar. Bu etki altında kişi ikili ilişkiler kanalıyla zenginleşebilir, sağlıklı büyüyebilir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevmeye ve çift olarak hayattan keyif almaya açık olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 17 derece değişken burçlarda (İkizler, Yay, Başak ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert, sürtüşmeli ve ikili meydan okumalar şeklinde etkilenecekler.

Tablo: “In Love”, Marcus Stone

Friday, June 21, 2019

Güneş Yengeç Burcunda

DUYGUSAL FARKINDALIK
▪ Bugün en uzun günde Güneş Yengeç burcuna girerek yaz mevsimini başlattı. Önümüzdeki 30 gün boyunca tüm burçlar, “besleme, büyütme ve koruma” anlamına gelen Yengeç sürecini deneyimleyecek.
▪Psikolojik amaç: Duygusal ihtiyaçlarını öğrenme ve iç güvenlik sağlama
🔶Sağlıklı kullanımı:
🔸Kendi duygularını kabullenmek
🔸Duygularını ifade etmek
🔸Duygusal ihtiyaçlarını doyurmak
🔸Büyümek, Olgunlaşmak
🔸Kendini koruma, Savunma
🔸Beslemek, Büyütmek
🔸Doğurmak, Yetiştirmek
🔸Bakımını üstlenmek
🔸Duyarlılık, Empati, Şefkat
🔸Güvenli üs sağlamak
🔸Yatıştırmak
🔸 “Anne”
🔸Aile ve Vatan bilinci
🔸Yardım etme, Sempati, Yumuşak yaklaşım
🔸Güçlü hisler
🔸Hafıza, anılar ve geçmişle bağlantı
🔷Olumsuz yansıması:
🔹Büyümeyi reddetmek
🔹Yetişkin olmayı reddetmek
🔹Sorumluluk almamak
🔹Bağımlılar ordusu yaratma
🔹Büyütmemek
🔹Kendi duygularından kaçmak
🔹Kırılganlıklarını paylaşmamak
🔹Duyguların mantığı geçersiz kılması
🔹Ruhsal dalgalanma, Duygusal çalkantılar
🔹Kabuğuna çekilme, Güvensizlik
🔹Direkt olamama
🔹Duygusal sünger
🔹Kendine acıma, Alınganlık
🔹Beslenmeye muhtaç
🔹 “Bebek”
🔹İçgüdüsel reaksiyonlar
#GüneşYengeçBurcunda
#EnUzunGün

#Astroloji

Tuesday, June 18, 2019

Merkür Plüto Karşıtı – 19 Haziran 2019

Merkür Plüto Karşıtı – 19 Haziran 2019

Bugün zihnin gezegeni Merkür ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşiyor. Bu açı takıntıların ve saplantıların zihni ele geçirdiğini gösterir. Gizli, saklı konuları araştırmak, ortaya çıkarmak için muazzam bir tutkuya işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Yengeç-Oğlak ekseni, bu saplantılı düşüncelerin ve iletişimde güç savaşlarının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu çatışma, geçmişe, anılara takılmış zihin ile sistemleri, düzenleri dönüştürme tutkusu arasında cereyan ediyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı sabit fikir, inat, takıntılı düşünceler, saplantılı bir fikri asla kafadan atamama ve diğerler insanları dogmatik bir şekilde ikna etme çabasıyla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi öldüren sözcükler, zehirli kalem ve iletişim yoluyla sabotaj olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri takıntılı bir şekilde görüşü tek bir noktaya odaklayıp, başka hiçbir şeyi görmemektir. Bu durumda zihin ölüm korkusu ve varoluşsal sorular gibi saplantılarla, yüzleşilmemiş tabularla, ve bilinçdışı materyallerle istila edilir. Karşıt açı bu transitin kişiyi çok zorlayıcı meydan okumalarla ve çatışmalarla karşı karşıya getireceğini ima etse de, aslında bu dönem bu konularla hesaplaşmak için uygun fırsattır. Bu sebeple kişi öteki insanla yaşanan güç savaşı neticesinde kendi derinliklerine inmeye çaba harcamalı, ancak kendine karşı aşırı acımasız ve yıkıcı olmamalıdır. Plüton’un hilesi yaşamın anlamsızlığını ve her şeyin boşluğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyup, kişiyi nihilizme itmesidir. Halbuki kişi fiziki varoluşunun sonluluğu karşısında kendi kişiselliğini aşacak sosyal, kültürel bir misyon tespit edebilirse, işte o zaman bu karşı konulmaz gerçekliğe bir cevap bulmuş olur. O zaman kendi mevcudiyetini zaman ve mekan ötesi bir anlamlılığa taşıyacak aktivitelerde fedakarca çalışabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap kişiselliği aşacak bu sosyal ve kültürel amaçlar için tüm iletişimsel ve zihinsel becerilerini seferber etmektir. Bu transit en derinlerde yatanı algılama yeteneği bahşeder. Psikoanalitik çalışmalar için ideal zamandır. Bu etki altında bizi engelleyen şeyin aslında dünyayı algılama şeklimiz olduğunu fark etmemiz gerekir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız dünyayı algılama şeklinizi dönüştürmelisiniz ve “ben-ötesi”ni algılamak, öğrenmek için çaba sarf etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 22 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Oğlak ve Terazi) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Tablo: “Le Désespéré”, 1843-1845, Gustave Courbet

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Monday, June 17, 2019

Merkür Mars Kavuşumu – 18 Haziran 2019

Merkür Mars Kavuşumu – 18 Haziran 2019

Bugün iletişimin gezegeni Merkür ile mücadelenin gezegeni Mars kavuşuyor. Bu açı düşünceler ve merakın peşinden harekete geçmeye işaret eder. Hızlı, zeki, aktif, sinirli bir mücadeleyi gösterir. Sivri dil, iğneleyici konuşma ve sözlü kavgalar yaşanabilir. Gezegenlerin bulunduğu Yengeç burcu, bu savaşçı düşüncelerin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu aktif zihin anılardaki, psikolojik köklerdeki yaraları bulmak ve bunlara annelik etmek istiyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı düşünce keskinliği, düşünceyi eyleme geçirme, karar verme iradesi ve söz düellosuyla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi iddialı iletişim, hızlı düşünce ve rekabetçi zihin olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri sabırsızca, aceleci bir şekilde, düşünmeden, planlamadan bir projeye girişmektir. Bu çabuk sıkılma ve heves geçince işin sonunu getirmeme, yarım bırakma gölgesini barındırır. Bu transit, her şeyi eleştirme, öfkeli iletişim kurma, tartışma, sivri dil ile incitme ve kelimelerle yaralama tehlikesine sahiptir. Yengeçteki kavuşumda sivri dil daha dolaylı bir üslupla ve pasif agresif tutumlarla tezahür eder. Bu etki altında sinir sistemi gerilebilir, baş ağrıları yaşanabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap etkili ve keskin bir şekilde düşüncelerini aktarmak, cesurca direk bir iletişim kurmaktır. Merkür-Mars ikilisi dürüstçe, iddialı bir şekilde fikirlerini doğrudan söyleme enerjisi verir. Hazır cevaplık ve dobralık iletişimde avantaj sağlar. Yengeçteki kavuşumda bu direk iletişim kişinin psikolojik temellerinden gelen duyguları aktarır. Anılar, hisler ve duygular paylaşılır. Bu etki altında zihinsel yeteneklerde bir hızlanma ve keskinleşme gözlemlenir. Yengeçteki kavuşum psikolojik temelleri, kökleri ve anıları araştırmak için uygundur. Bu transitin verimli kullanımı, aktif zihni girişken, atılgan bir yaklaşımla başlatılacak projelere aktarmaktır. Kararlı, becerikli ve hızlı bir şekilde sözlü/yazılı anlaşmalar yapmak mümkündür. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız düşündüğünüz gibi hareket etmeli, dürüstçe hızlı ve keskin iletişim kurmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 21 derece Yengeç burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok güçlü bir başlatma enerjisi şeklinde etkilenecekler. 21 derece öncü burçlarda (Oğlak, Koç ve Terazi) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 21 derece dişil burçlarda (Boğa, Başak, Akrep ve Balık) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar.


Tablo: “The Duel on the Beach”, 1926, N.C. Wyeth

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Friday, June 14, 2019

Mars Satürn Karşıtı – 14 Haziran 2019



Mars Satürn Karşıtı – 14 Haziran 2019
Mars Satürn, 2 yılda bir kavuşarak önemli bir dünyasal döngü oluştururlar. Bu 2 yıllık döngünün zirve anı Mars Satürn Karşıtıdır. Bu doruk noktasında, döngünün başında atılan tohumun ürünü elde edilir, sonucu alınır.

En son Mars-Satürn döngüsü 2 Nisan 2018 kavuşumuyla başladı. Şimdi 2 Nisan 2018’de başlatılmış sürecin sonucu bugün 16 Haziran 2019’da alınıyor.

Sizin için nasıl bir sürecin başladığını anlamak için Doğum Haritanızda 8 derece Oğlak burcunda ne olduğuna bakın? Bu hangi evde, hangi gezegenlerle kavuşum veya açı yapıyor. Şimdi bu 8 derece Oğlakta başlamış sürecin nasıl bir sonucu olduğunu görmek için de 18 derece Yengeç-Oğlak burçlarında neler olduğuna bakın? Bu eksen hangi ev zıtlığında yaşanıyor? Hangi gezegenlerle kavuşum veya açı yapıyor?

Bu Mars-Satürn Karşıtının istisnai bir önemi var çünkü 2019 yılında yaşanan majör transitlerin tam göbeğinde cereyan ediyor. 2019 ne anlama geliyorsa, Mars/Satürn tüm bu anlamı kalbinden tetikliyor! Şimdi Mars/Satürn’ün neleri tetiklediğini anlamak için lütfen 2019 analizimde yazdığım şu makaleleri tekrar okuyunuz:
1) Ay Düğümleri Yengeç - Oğlak eksenine giriyor
https://ilminucum.blogspot.com/2018/10/ay-dugumleri-yengec-oglak-eksenine.html?m=1&fbclid=IwAR3bcOqcE808F7uTyrBAfcBMMNMrKDKzpqNmppWD6JfKYRiKGWK8bVL3YFs
2) Efe Erten'in 2019 Yılı Astroloji Analizi Serisi 1: Satürn Oğlak Burcunun 11 ila 20 Derecesinde
http://ilminucum.blogspot.com/2018/12/efe-ertenin-2019-yl-astroloji-analizi.html

Mars Satürn ikilisi, Ebertin’e göre “zararlı ve yıkıcı bir enerjidir.” Canlılık engellenir veya yok edilir. Witte, Mars Satürn’ü “sekteye uğrama, akut hastalık, ayrılma aksiyonu, zorla ayrılmak ve ölüm” ile özdeşleştirmiştir. Munkasey daha olumlu bir bakışla Mars-Satürn’ü iki zıt enerjinin harmanlanması sonucu “zorlukların üstesinden gelip hedefe azimle ilerlemek” şeklinde anlatır.

Mars-Satürn dünyasal astroloji açısından önemli bir açıdır. Önemli siyasi olayların işaretidir. Munkasey Mars – Satürn’ün siyasi anlamını “Otoritelerin askeri gücü kısıtlaması, siyasi kısıtlamalara rağmen ordunun harekete geçmesi, uzun sürecek savaşların başlaması” şeklinde açıklar.

Yakın tarihimizde bir Mars Satürn kavuşumu gerçekten de “uzun süren bir savaş”ın başlama anında gerçekleşmiştir. Bir önceki Mars Satürn Kavuşumu, 24 Ağustos 2016’ta 9 derece 52 dakika Yay burcunda Antares sabit yıldızının üzerinde meydana gelmiş ve tam o tarihte Türkiye Fırat Kalkanı Operasyonunu başlatarak ilk kez Suriye’deki savaşa bilfiil katılmıştır.

Şimdi bu sene yaşanan Mars Satürn Karşıtını anlamak için Mars Satürn Eksenindeki Gezegensel Resme bakalım:

Mars=Satürn=Zeus:
= Admetos/Venüs:
= Hades/Vulcanus:
= Merkür/Plüto
= Düğüm/Zeus
= MC/Ay

Bu ekseni beraber yorumladığımızda, İstanbul halkının (MC/Ay) bu karşıttan etkilendiğini görüyoruz. Her şey belirgin oluyor, açığa çıkıyor. Ancak halkla kurulan ilişkide bir üzüntü ve rahatsız edicilik söz konusu. İnsanların yas tuttuğunu görüyoruz. Bu karşıt bir “seçilmeyi” gösteriyor (Düğüm/Zeus). Ancak “seçilmiş olandan ayrılmayı” (Düğüm/Zeus=Satürn) gündeme getiriyor. Ayrılığın mecburi olduğu (Merkür/Plüto=Satürn) sonucuna varılıyor. İstifa etmek, vazgeçmek (Venüs/Admetos=Satürn) sembolü öne çıkıyor. Bu eksende büyük kötülük, şeytani güç, çirkinlik, hayati tehlike, vahşi, gaddar, acımasız hareketler, cezası idam olan suçlar, kaba kuvvet, cinayet ve suikast (Hades/Vulcanus) riski var. Haksızlığa uğramak, ahlaksızlığa kurban gitmek, düşmanlığa ve nefrete maruz kalmak görülür. Büyük yıkım ve savaş tehlikesi vardır. Kötülük yüzünden ayrılık yaşanabilir.

Ancak tüm bu Satürn engellemelerine rağmen Mars ve Zeus’un da aynı yerde olması, “davaya olan aşk ve bağlılık” sayesinde büyük zorlukları aşmak anlamına geliyor. Burada Ebertin’in, Mars ile Satürn’ü birlikte, yüksek dayanıklılık ve direnç şeklinde açıkladığını hatırlamalıyız. Bu enerjiyi alanlar yorulmak bilmez. Bu enerjiyi alanlar büyük zorlukların üstesinden gelebilir. Munkasey de, Mars-Satürn’ün olumlu kombinasyonunu disiplin geliştirmek ve ciddi emek vermek şeklinde açıklar. Zorunluluklar harekete geçmeye zorlar, canlılık verir. Ölü toprağı üzerinden atılır. Yani yukarıda anlatılan çok olumsuz gelişmelere, yasaklanmaya, engele rağmen “tüm zorlukları aşmak” disiplinle ve gayretle mümkündür.

Mars-Satürn’ün odaklanmış enerjisi şiddet şeklinde de tezahür edebilir. Yıkıcılık, sertlik ve katılık görülür. Hareket engellendiğinde zayıflık ve iktidarsızlık deneyimlenir. Kişi dayanıklılık testinden geçer. Bastırılmış güç, acımasızca, merhametsizce ilerlemek şeklinde patlayabilir. Kavgalar, ayrılıklar, hastalıklar ve ölüm tecrübe edilebilir.

Doğum Haritasında 18-19 derece öncü burçlarda (Yengeç, Oğlak, Koç ve Terazi) ve 3-4 derece değişken burçlarda (İkizler, Yay, Balık ve Başak) gezegenleri ve kişisel noktaları olanlar bu engelleyici, zarar verici ve yıkıcı enerjiyi alır. Bu kişiler dayanıklılık göstermeli, direnmeli ve yorulmadan hedefine doğru ilerlemelidir.  

Doğum Haritasında 18-19 derece öncü burçlarda (Yengeç, Oğlak, Koç ve Terazi) ve 3-4 derece değişken burçlarda (İkizler, Yay, Balık ve Başak) gezegenleri ve kişisel noktaları olanların hareketlerinin engellenmesi sonucu enerjileri bastırılabilir. Bu kendilerine ve etrafa karşı yıkıcı bir şiddet şeklinde tezahür edebilir. Bu kişiler acımasızlığa, gaddarlığa, merhametsizliğe, kabalığa karşı dikkat etmeli. Sabırlı, dayanıklı ve azimli olmalı.

Doğum Haritasında 18-19 derece öncü burçlarda (Yengeç, Oğlak, Koç ve Terazi) ve 3-4 derece değişken burçlarda (İkizler, Yay, Balık ve Başak) gezegenleri ve kişisel noktaları olanlar her türlü engele rağmen büyük bir enerji ortaya koyup tüm zorlukları aşmalı. Onlar dayanıklılık testinden geçiyorlar. Şimdi davalarına olan aşkla, hedefe doğru azimle ve disiplinle ilerlemeliler.

Doğum Haritasında 18-19 derece öncü burçlarda (Yengeç, Oğlak, Koç ve Terazi) ve 3-4 derece değişken burçlarda (İkizler, Yay, Balık ve Başak) gezegenleri ve kişisel noktaları olanlar sekteye uğrayacak, durdurulacak, engellenecek, yasaklanacak. Şimdi tüm bu engellere rağmen tekrar inşaat yapmak zamanı. Şimdi gerçeği görmek gerekli. Gerçekçi bir şekilde tekrar sağlam bir temel inşa etmeli. Bu temelin üstüne somut bir başarı yükselecek.


Kaynakça
Ebertin, Reinhold. The combination of stellar influences. American Federation of Astr, 1994.
Munkasey, Michael. Midpoints: Unleashing the Power of the Planets. ACS Pub., 1991.
Rudolph, Ludwig. Rules for planetary pictures. Hamburg, Germany: Witte-Vertag, 1974


Merkür - Satürn Karşıtı - 16 Haziran 2018

Merkür - Satürn Karşıtı - 16 Haziran 2018

16 Haziran Pazar, iletişimin gezegeni Merkür ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşiyor. Bu açı zihinsel ve iletişimsel fonksiyonlarda bir yavaşlamaya işaret eder. Düşüncelerde karamsarlığın, korkunun ve dar görüşlülüğün hakim olduğunu gösterir. Gezegenlerin bulunduğu Yengeç-Oğlak ekseni, bu zorlayıcı düşüncelerin yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu zihinsel yoğunlaşma, psikolojik temellerle bağlantı kurma, kendini bütünleme ve böylece kendine özgü bir hedefe doğru ilerleme sürecini içeriyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri karamsarlığa teslim olmaktır. Kişi kendi öğrenme ve algılama yeteneklerinden şüphe duyar. Kendini ifade etmekten ve iletişim kurmaktan çekinebilir. Satürn’ün gölgesi, yetersizlik hissiyle kişiyi depresyona sürükler. Gelecek kaygısı ve endişe zihni ele geçirir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap disiplinli, metodik, sistematik, planlı ve programlı bir gayretle düşünceleri yapılandırmaktır. Satürn, Mekür’ün temsil ettiği öğrenme kapasitesinde muazzam bir odaklanma yeteneği bahşeder. Bu açının verimli kullanımı, bu konsantrasyon becerisini düşünme, algılama ve eğitim konularında seferber etmektir. Merkür-Satürn ikilisi, algıda gerçekçiliği egemen kılar. Mantık ve realizm imtihanından geçemeyen fikirler elenir. Daha önce denenmiş, geleneksel kalıplarla düşünmeyi sever. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız “beceremem” demeden düşüncelerinizi disiplinle ve azimle, çok çalışarak somutlaştırmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 18 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler.

Thursday, June 13, 2019

Yay burcunda Dolunay – 17 Haziran 2019




Yay burcunda Dolunay – 17 Haziran 2019
17 Haziran Pazartesi saat 11:30’da Yay burcunun 25 derece 53 dakikasında bir Dolunay meydana gelecek.

Dolunay ekseni (25 derece 53 dakika değişken burçlar ve 10 derece 53 dakika sabit burçlar) Doğum Haritasında vurgulanmış kişiler bu 14 gün boyunca Dolunayın etkisini alacaklar.

Dolunay Ekseni:
= Mars / Admetos:
Özelleşme. Özel iş. Piyasanın çöküşü. İşlerin azalması. Kısma, daraltma, baskı. Terör. Kabalık, hamlık. Kayalar, enkaz, yıkıntı. | Küçük bir alana sıkışmış aktivite. Kayıp ile cebelleşen adam. Daralan adam. İş sahasını azaltan adam. Beceriksiz adam. | Mutsuz kalabalıklar. En kötüsünü bekleyen kalabalıklar. Terörize olmuş insanlar.
= MC / Ay Düğümü: Ruh bağları vücudu ve duyguları etkiler.
= Venüs / Kronos: Devlet yardımı. Refah devleti. Hayırseverlik. | Devletin hayırsever sosyal yardımlarda bulunması. Devletten veya üstlerden bağış almak.
= Merkür / Admetos: Ciddi ve sınırlandırılmış düşünce. Düşüncede sebat. Derin zihin. Derin konsantrasyon. Ölüm düşüncesi. Yas. Askıda kalmak. Sekteye uğrama. Her şeyin durması. | Hareketin durması. Vücudun durması. Vasıtada yolculuk eden insanlar.
= Satürn / MC: Sorumluluk hissetmek. Görev üstlenmek. Depresyon. Engellenme. Yalnızlık. Keyifsizlik. Hüzün. Keder. Ayrılmak. Zorunluluklar. | Kişisel rakipler. Endişe. Kederden dolayı güçsüz hissetmek. Fiziki ayrılık. | Kamu önüne çıkmaktan kaçınmak ya da reddetmek. Diğerlerinden ayrılmak.


Bu işaretleri beraber okuduğumuzda, 17 Haziran’da meydana gelecek Yay Dolunayı ve devamındaki 14 gün boyunca büyük bir engellenme yaşandığını görüyoruz. Bu 14 gün Satürn ve Admetos etkisinde çok zor geçecek. Bu iki durdurucu sembol, 14 gün boyunca her şeyi durduracak. 17 Haziran’dan itibaren her şey yavaşlıyor. Bir şeyler sekteye uğruyor, askıda kalıyor ve durduruluyor. Bu 14 gün boyunca hiçbir şeyden sonuç alınamıyor. Yay Dolunayından etkilenen, yani doğum haritasında 25 derece 53 dakika değişken burçlarda (Yay, İkizler, Başak, Balık) ve 10 derece 53 dakika sabit burçlarda (Boğa, Akrep, Aslan ve Kova) gezegenleri ya da kişisel noktaları olanlar, 17 Haziran’dan itibaren 14 boyunca sınırlandırılıyor. Bu kişilerin iş sahaları azaltılıyor (Mars/Admetos) ve yaptıkları her şey durduruluyor (Merkür/Admetos). Bu kişiler engelleniyor (Satürn/MC) ve bundan dolayı bir keyifsizlik ve hüzün hâkim.

Kulağa çok olumsuz gelen bu engellenme, sağlıklı kullanılabilir. Doğum haritasında 25 derece 53 dakika değişken burçlarda (Yay, İkizler, Başak, Balık) ve 10 derece 53 dakika sabit burçlarda (Boğa, Akrep, Aslan ve Kova) gezegenleri ya da kişisel gezegenleri olanlar sabırlı olmalı. Dayanıklı olmalı. Her türlü engellenmeye ve kısıtlanmaya rağmen sebatla çalışmalı. Evet, bu 14 gün hiçbir sonuç alınamayacak. Bu 14 gün olumlu bir geribildirim olmayacak. Kimse “aferin” demeyecek, veya bir ödül gelmeyecek. Ama hayat 14.günden sonra devam ediyor! Kapılar tekrar açıldığında, enerji tekrar genişlediğinde ve başarı tekrar mümkün olduğunda ilerleme gösterebilmek için bu 14 gün her şeye rağmen pes etmemek gerekiyor! Bu 14 gün sabırla çalışanlar ve sağlam temeller inşa edenler, 14 gün bittikten sonra güçlü bir zeminin üzerinde yükselecek!

Doğum haritasında 25 derece 53 dakika değişken burçlarda ve 10 derece 53 dakika sabit burçlarda gezegenleri olanlar sağlam bir şekilde oldukları yerde durmalı. Gerçekçi olmalı. Azimli ve gayreti olmalı. Her türlü kısmaya, daraltmaya ve baskıya (Mars/Admetos) rağmen çalışmaya devam etmeli. Her şey askıda kalsa da, tüm girişimler sekteye uğrasa da, neticede her şey dursa da (Merkür/Admetos) metânet elden bırakılmamalı. Sıkı durulmalı. Dayanıklı ve güçlü kalınmalı. Sorumluluk alınmalı. Görevler (Satürn/MC) azimle üstlenilmeli. Bunların pozitif sonucu bu 14 gün gelmeyecek, ancak sonrasında gökyüzündeki enerji tekrar rahatladığında, bu 14 günü sıkı çalışmış, vazgeçmemiş ve mücadeleye devam etmiş olanlar kazanacaktır.

Yay dolunayının sağlıklı kullanımı bir işte özelleşmektir (Mars/Admetos). Bu iş alanını daraltmak demektir. Aynı anda her şeyi yapmaya çalışmamak, tam tersi tek bir işte derinlemesine uzmanlaşmaktır. Doğum haritasında 25 derece 53 dakika değişken burçlarda ve 10 derece 53 dakika sabit burçlarda gezegenleri olanlar tek bir iş alanına odaklanmalı ve orada uzmanlaşmalıdır. Bu alana tüm zihni odaklamalı, yüksek konsantrasyonla çalışmalıdır (Merkür/Admetos).

Yay Dolunayının yaşandığı 17 Haziran’dan itibaren 14 gün iş sahası daralacak. İşler azalacak. Bu piyasalar için daralmanın yaşandığı 14 güne işaret ediyor. Yay Dolunayından etkilenenler böyle bir ekonomik daralma karşısında, işlerini akıllı bir şekilde daraltmalılar. İş modellerini ekonomik dar boğazda yıkılmayacak şekilde tekrar dizayn etmeliler. Böyle koşullarda iş branşlarını azaltmak, tek bir konuda uzmanlaşmak, tek bir işi çok iyi yapmak Dolunaya sağlıklı bir cevap olacaktır. Bu 14 gün bir iş kolunda, bir alt-dalda veya bir üründe uzmanlaşıp onu mükemmelleştirmek daha temkinli ve gerçekçi bir stratejidir. İş faaliyetini küçük bit alana sıkıştırmak olumludur.

Yay Dolunayı İstanbul için çıkarılan MC’yi Gezegensel Resminde barındırıyor. Bu eksenin 4 kişisel noktayı (Güneş, Ay, MC, Ay Düğümü) içermesi, bu dolunayın İstanbul için çok çok önemli olduğunu gösteriyor. Satürn ve Admetos, bu 14 gün İstanbul için her şeyin durduğunu gösteriyor. İstanbul’da her şey askıda, sekteye uğramış ve tam olarak durmuş hâlde. Mars’ın dâhil olduğu orta nokta İstanbul’da bu 14 gün terör olaylarının yaşanma riskini gösteriyor. Bu gezegensel resim “enkaz” ve “yıkıntı” görüntüsünü içeriyor. Bir araçla, vasıtayla yolculuk ederken hayatını kaybetme tehlikesi bulunuyor.  Ölüm ve bundan dolayı tutulacak yas söz konusu. Bir fiziki ayrılık var. Kederli, hüzünlü ve morali bozuk kalabalıklar dikkati çekiyor.

Yay Dolunayından etkilenenler ruhsal olarak bağlı oldukları kişilerden ayrılabilir. Kopuş gerçekleşebilir. Miadını doldurmuş, köhneleşmiş, eskimiş ve katılaşmış yapılar elenir. Artık büyümeyi engelleyen ve kişiyi geri çeken bağlantılar kopar. Bu acı verici olsa da, ayrılığın yasını tutup hafiflemiş bir halde yeni ufuklara genişlemek gerekir. Psikolojik Astrolojide de Yay Dolunayı “yeni maceraya atılmak, ufkunu genişletmek, yeni ülkeler ve kültürler keşfetmek, büyümek, geleceğin potansiyeline erişmek, yeni fırsatları değerlendirmek ve enginleşmek” demektir. Admetos’un durduğu ve Satürn’ün kesip koparttığı bu Yay Dolunayında, artık anlamsızlaşmış ilişkileri bitirmek ve yeniye yer açmak gerekir. Doğum haritasında 25 derece 53 dakika değişken burçlarda ve 10 derece 53 dakika sabit burçlarda gezegenleri olanlar, hayatlarındaki anlamını yitirmiş, eskimiş, köhneleşmiş ve tıkanmış ilişkileri kesip atacak.


Yay Dolunayının son etkisi daha olumlu. Bu 14 gün hayırsever faaliyetlerin, yardımseverliğin, bağışların ve sosyal yardımın arttığını görüyoruz. Refah devleti politikaları, sosyal yardımlar ve bağışlar artmakta. Devlet bu 14 gün daha çok sosyal yardımda bulunacak, ödenekler artacak, zor durumda olanlara “yardım elini” (Venüs/Kronos) uzatacak. Dolunay derecesine çok yakın kişisel noktaları olanlar devletten veya üstlerden yardım alabilir. Hayırsever kişilerden bağış alabilir.


Özetleyecek olursak 17 Haziran 2019’da meydana gelecek Yay Dolunayı, Doğum Haritasında 25 derece 53 dakika değişken burçlarda ve 10 derece 53 dakika sabit burçlarda gezegenleri olanlar için:
1) Durdurulma
2) Sabırla çalışmak
3) İş alanını daraltıp özelleşmek
4) İstanbul için zorlayıcı günler
5) Anlamsızlaşmış ilişkilerden ayrılmak
6) Üstlerden yardım almak
anlamlarına gelmektedir.

Kaynakça
Ebertin, Reinhold. The combination of stellar influences. American Federation of Astr, 1994.
Munkasey, Michael. Midpoints: Unleashing the Power of the Planets. ACS Pub., 1991.
Rudolph, Ludwig. Rules for planetary pictures. Hamburg, Germany: Witte-Vertag, 1974

Monday, June 10, 2019

Millennials: Y Kuşağının Astrolojisi - 10.06.2019 - Efe Erten



Bugün uzun zamandır ilgilendiğim “Y Kuşağının Astrolojisi” konusunda bir seminer verdim. Çok keyifli bir konuşma oldu, katılan ve deneyimlerini paylaşan kuşakdaşlarıma çok teşekkür ededim!

Saturday, June 8, 2019

Güneş Neptün Karesi – 9 Haziran 2019

Güneş Neptün Karesi – 9 Haziran 2019

Yarın benliğin ışığı Güneş ile hayallerin gezegeni Neptün arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı aldanma, kandırılma riskinin yüksek olduğunu gösterir. İstekler, bilinçli amaçlar ile hayallerin, ideallerin çatıştığına işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu değişken İkizler ve Balık burçları, bu bilinç-hayal çatışmasının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu çatışma, meraklı, bilgiye aç ve rasyonel istekler ile hayalci, aldanan ve belirsiz idealler arasında cereyan ediyor.

Robert Hand, bu açıyı hayat yolunda belirsizlik, kararsızlık ve kafakarışıklığı şeklinde betimlemiştir. Yaşam hedeflerini sorgulama, bu sebeple fiziksel enerjide bir düşüş ve uyuşma görülür. Hayatın her aşamasında hayalkırıklıkları yaşanır. Bu hüsranlar aslında kişiye “gerçekte kim olduğunu” bilmediğini göstermek içindir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı yanlış yollara sapma tehlikesi, alkol/uyuşturucu gibi bağımlılıklara kaçış, kandırılma, tesir altında kalma, kendini bilmeme, kendini silme, kimliği kaybetme ve rolden role girme ile özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri maddi dünyanın gerçeklerinden kaçma isteğiyle hayallere, rüyalara, bağımlılıklara kaçmak olacaktır. Bu açı altında benliğin sağlıklı sınırlarının tamamen erimesi; ve böylece etrafımızdakilerin tesiri altında kalma tehlikesi söz konusudur. Bu egonun silinmesine ve kimlik kaybına yol açar. Aldatılma, kandırılma riskine kapı açar.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliğin bilgi arayışında, ilhamlardan ve esinlenmelerden faydalanmak olacaktır. Ego ile merhameti, hayırseverliği dengelemek bu gerilimden verimli sonuçlar almayı sağlar. Ayrıca bu açının verimli kullanımı, kendinizi akışa bırakmayı, “büyük plana” ve Yaratıcıya güvenmeyi gerektirir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, ideallerinizle benliğinizi barıştırmalı; böylece kendinizi faydalı bir amaca adamalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 18 derece değişken burçlarda (İkizler, Başak, Yay ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.



Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004