Monday, June 24, 2019

Astrolojik Danışmanlık Nedir? [Bölüm 2]



Astrolojik Danışmanlık Nedir? [Bölüm 2]
Efe Erten, 24.06.2019, İstanbul

“Astroloji, Astroloğun kendisi kadar önemli değildir.”
Stephen Arroyo Astrolojik Danışmanlık konusunda sıklıkla unutulan bir unsura dikkat çekiyor: Astroloğun kendisi!

Arroyo astrolojinin “bireysel bir sanat” olduğunu vurgular ve şu ters köşe tezi ortaya koyar: “Astroloji, Astroloğun kendisi kadar önemli değildir.”

Burada anlatılmak istenen şey, dünya üzerindeki tüm astrolojik teknikleri, bilgileri, okulları, dersleri, kitapları, seminerleri ve konferansları bir bilgisayar gibi ezberlemenin bir kişiyi “Astrolog” yapmayacağıdır.

Astroloğun yapması gereken şey “olduğu gibi olmaktır.”

Arroyo burada Jung’u alıntılar: “İyileştirici olan veya olmayan şey doktorun kişiliğidir.”

Astrolojik bilgi, matematik hesaplama, klasik ve modern tekniklere hâkimiyet ve bu metotları kullanmaktaki uzmanlık sadece bir zemindir. Bu sadece bir kaptır. Buranın içinden Astroloğun kişiliği akacaktır. Bu temelin içinden Astroloğun:
“Benliği,
Çalışması,
Ve Asıl Yapısı Kanalıyla Kişisel Yaratıcı Enerjisi” akar.

Bu metafor akıllara Tasavvuftaki “ney metaforunu” getirmektedir. Ney kendisinin oyulduğu öz olan ağaca tekrar kavuşmak istediği için ağlamaya benzer bir ses çıkarır. Bu Allah’tan koparak bedenlenip dünyaya gelen insanın tekrar Allah’a kavuşmak için çile çekmesine benzer. Bu neyin (insanın) içine Allah’ın nefesi akar. Neyin içinden bu ilahi nefes aktığında, bu kubbede bâki kalacak bir hoş sadâ bırakır. Bizim bu sesi en güzel ses halinde çıkarmamız için neyimizi saflaştırmamız gerekir. Bu ancak nefsimizi, arzularımızı, ihtiraslarımızı ve tutkularımızı terbiye ederek olur. İnsanın bu dünya yolculuğundaki amacı kendini kusursuzlaştırmasıdır. Saflaştırmasıdır. Ve en mükemmel haline getirmesidir.

Astrolog da içinden “yaratıcı enerjisinin” akacağı bu kalıbını kusursuzlaştırmalıdır. Elbette ilk aşama doğru Hocadan ders almak, doğru kitaptan bilgi edinmek, doğru organizasyonlara üye olmak, doğru konferanslara katılmak, doğru sıklıkta pratik etmek ve doğru tekniklerde uzmanlaşmaktır. Bu kalıbını sağlam bir kalıp yapar. Ama asıl sorumluluk buradan sonra başlar. Şimdi Astrolog asıl kendini saflaştırmalıdır. Kendini arındırmalıdır.

Astroloğun yolculuğunu, James Rodgers’ın “Asteroidler ve Mistiğin Yolu” makalesindeki şemayla paralellik kurarak anlatacağım. Bu dört aşamalı yol Tasavvuf, Tao, Gnostisizm, Kabala gibi tüm mistisizmlerde ortak bir tekâmül yoludur: Uyanma(1), Arınma(2), Aydınlanma(3) ve Vuslat(4). Astrolog ilk adımda uyanmalı, kendinin farkında olma yolculuğunun bilincine varmalıdır. Burada kendini tanımalı. Kendi motivasyonlarının, amaçlarının farkına varmalı. Kendi yaşam felsefesini oturtmalı ve bununla tutarlı yaşamalıdır. İkinci adımda kendini arındırmalıdır. Hatalarını, kusurlarını, nefsini ve egosunu terbiye etmelidir. Kendindeki karanlıkları, gölgeleri ve kusurları görüp, bunları düzeltmeye çalışmalıdır. Üçüncü aşamada astrolog aydınlanır. Artık algılaması açılır. Artık ilahi nefes içinden geçecek, doğru içgörüleri ona söyleyecektir. Haritadaki unsurlar anlamlanır, bilgi içe doğar, doğru vizyonlar, ilham ve istisnai algılama görülür. Son aşama Astroloğun vuslatıdır. Burada Astrolog kişisel benliğini aşar. İlahi olanla “bir” olur. Başkası (danışan) ile birleşmek üzerinden kişisel benliği aşar.

Bu sebeple Astrolog “olduğu gibi olmalıdır.” O zaman astroloğun kalıbı kusursuzlaşır. İçinden “yaratıcı özü” saf ve berrak bir şekilde akar. Bu danışana doğru yardım vermeyi, doğru rehberlik etmeyi ve doğru aydınlatmayı sağlar.

Böylece Astrolog “olduğu gibi olarak, olması gereken hale ulaşır.”

Astrolog sürekli kendini kontrol etmelidir. Her zaman kendinin ve yaptığı işin pürdikkat farkında olmalıdır. Sürekli “yaptığı işin amacını yeniden belirleyip netleştirmelidir.” Bu Doğru Astrolojik Danışmanlık için gerekli “açıklığı” korumasını sağlar.

Astrolog bir “kanaldır.” Astrolog, kendi kişiliği ve Astroloji sayesinde “normalde ulaşılmaz olan bir düzen, bilgi ve içgörü boyutuna bir kanal görevi” görür. Bu kanalın doğru içgörüleri ve bilgileri aktarması için saf olması gerekir. Astrolog ancak kendi kişiliğinin farkında olarak, kendisiyle tutarlı bir hayat yaşayarak ve yaptığı işin hep bilincinde olarak saf bir kanal görevi görebilir.

Astrolog bir doğum haritasında sadece matematikle ve teknikle görülemeyecek olanı da “bilmeye” ya da “en azından ihtimalini sezmeye” vakıf olacak şekilde “bilincini odaklamayı öğrenebilir.” Bu Astroloğun saflaşma yolculuğunda birinci (uyanma) ve ikinci (arınma) aşamayı geçtikten sonra erişeceği üçüncü aşama olan aydınlanmadır. Stephen Arroyo, Astroloğun tecrübesi arttıkça, zamanla, sezgisinin de kuvvetlendiğini söyler. Psişik duyarlılığı artar. “Merak duygusu bütün sınırların ötesine geçer.” Astrolog “psikolojik açıdan isimlendirilemeyen veya bazen mantıklı açıklamaları bile olmayan deneyim boyutları ile bağlantılı […] bir anten görevi yapar.”

Benim Astrolojiye yaklaşımım tamamen matematik, hesaplama ve kitabi kurallar çerçevesinde olsa da Arroyo’nun bahsettiği “kanal olma” ve “anten görevi yapma” fonksiyonunu kabul ediyorum. Bu halk tabiriyle “hisleri kuvvetli olmak” demek değildir. Bu “altıncı his sahibi olmak” ya da “kalp gözü açık olmak” değildir. Bu böyle mistik, metafizik ya da medyumik bir özellik değildir. Arroyo burada bir bilgelikten bahsediyor. Astroloğun kendini tanıması, evrenin farkında olması, şimdiki zamanın bilincinde olması, işaretleri izlemesi ve artık maddi dünyada olmayan bağlantıları yakalayabilir hale gelmesinden bahsediyor. Bu bir “sentez” yeneteneğidir. Bu tecrübeyle gelen bir içe doğma, yüzeyin altındaki örüntüyü görme, havayı koklama ve işaretleri izleme yeteneğidir. Bu zamanla gelişir ve kişinin kendine karşı dürüstlüğüyle, evrenle “bir” olma bilinciyle doğru orantılıdır. Bu büyük resmi görmektir. Bu irfandır. Bu anlamaktır.

İlk üç aşamayı, yani uyanma, arınma ve aydınlanmayı geçen Astrolog, bu sayede artık danışanla bir bütün olarak son aşamaya, yani vuslata, geçebilir. Burada hem Astrolog benliğini aşar, hem de danışan kendisiyle ilgili çok önemli içgörülere erişir.

Tekrar Arroyo’nun tezini hatırlayalım: “Astrolojik Danışmanlıkta, Astrolojiden daha önemli şeyin Astroloğun kendisidir.”

Arroyo der ki bir danışan Astroloğa “bildiklerinizi bildiğiniz için değil, olduğunuz gibi olduğunuz için gelecektir.”

Önemli olan Astrologtur.
Astroloji Astrologdan ayrı bir şey değildir.

Önemli olan hangi Astrolojik Tekniği kullandığınız değildir.
Önemli olan “Astroloğun kendi deneyiminden doğan kendi kişisel sistemini kullanıyor olmasıdır.”

Önemli olan “bilincinizin aktığı kanal olan, SİZSİNİZ.”

Astroloğun kişiliğine yaptığı vurguyla Arroyo Astroloğa büyük bir sorumluluk yükler. Astrolog, kendi:
-       İdealleri
-       Değerleri
-       Amaçları
-       Motivasyonları
-       “Kanalın Temiziği”
Konularından sorumludur.
Bu Astroloğun kendi “kişisel arınma” ve “evrimleşme” yoludur. “İçsel güçlerini” ve “özelliklerini” geliştirme yoludur.
Arroyo’ya göre bunu sağlamanın tek yolu “dikkatli ve sürekli uygulama (pratik) ile birleştirilmiş açıklıktır.” Yani sadece kitaplardan okuyarak, derslere devam ederek, seminerlere/konferanslar katılarak Astrolog olunamaz. Astrolog olmak için mutlaka çok sayıda harita incelemek ve bu harita sahipleriyle birebir danışmanlık yapmak gerekir. Bu sırada Astrolog her zaman kendi motivasyonunun ve amacının bilincinde olmalıdır. “Ne yapıyorum?” ve “neden yapıyorum?” diye kendine sormalıdır. Etik değerlerini, prensiplerini ve yaşam felsefesini hep başucunda tutmalıdır. Astrolojik pratiğinin içinden akacağı kanalını, benliğini ve kişiliğini her zaman temiz tutmak için çaba göstermelidir.

Arroyo’nun, Dr. Guggenbuhl-Craig’i alıntılayarak Astroloğa yüklediği bir diğer sorumluluk:
-       “Kişisel Bütünlüğünü” Korumak
-       Kendini Tanımak
-       Ve Dürüst Olarak Kendisini İncelemektir.

Arroyo, Astrolojik Danışmanlıkta Astroloğun önemini Carkhuff ve Berenson’un Beyond Counseling & Therapy kitabından şu alıntıyla vurgular (değişiklikler bana ait):
“Danışmanlığın etkili olması [Astroloğun] gerçekten etkili şekilde yaşaması ile ilgilidir. Eğer danışmanlık bir yaşam şekli değilse o zaman tekniklerden oluşan bir oyundur.”

Astrolog, gerçekten danışmanlık vererek insanlara yardımcı olmak istiyorsa gerçekten etkili olarak yaşamalıdır.
Astrolog, gerçekten danışmanlık sayesinde diğer insanlara rehberlik etmek istiyorsa, astroloji pratiği kendi yaşam tarzıyla bütünleşmelidir.

Burada görüyoruz ki, bir Astroloğun gerçekten faydalı olması için, kendisiyle tutarlı bir hayat yaşaması gerekir. Kendi yaşam felsefesiyle çelişmeyen bir hayatı olmalıdır. Etik değerleri, ahlakı, prensipleri olmalı ve bunlar verdiği astroloji uygulamalarıyla örtüşmelidir. Astrolog, Astroloğun hayatı ve Astrolojik Danışmanlığı birbirinden ayrı şeyler değildir. Bunlar birbiriyle tutarlı olmalıdır.

Ayrıca Astroloğun kendi farkındalık seviyesi ve bilinçlilik derecesi onun vereceği Astrolojik Danışmanlığın üst-limitini belirler. Ancak kendi kişiliğinin farkında, kendi meseleleriyle yüzleşmiş, davranışlarında ve hareketlerinde bilinçli bir Astrolog, danışanına daha yüksek bir farkındalığa ve bilince erişme yolunda rehberlik edebilir. Ancak kendisine karşı dürüst, hayata karşı dürüst ve hayatı yaşama şekline karşı dürüst olabilen bir Astrolog, danışanını hakikate yaklaştırabilir.

Astroloğun kendi hayat yolculuğunda zorluklarla karşılaşmış olması, kendi meseleleriyle cebelleşmiş olması ve kişilik krizlerinden kendini bütünleyerek çıkmış olması önemlidir. Bu kendi yaşam deneyiminden öğrendiği bir bilgeliktir. Bu hayat bilgisidir. Tecrübedir. Yaşayarak, hayata katılarak oluşturulan bir farkındalıktır. Astroloğun bu bilinci kitaplardan öğrenilmiş bir ezber bilgi olmamalıdır. Astroloğun kendi hayat yolculuğunda tekâmül imtihanları neticesinde uyanma(1), arınma(2), aydınlanma(3) ve vuslat(4) aşamalarından geçmesi kıymetlidir. Bu sayede Astrolog, danışanına içinden geçtiği krizler konusunda aydınlatıcı bilgi ve içgörü sunabilir, danışanının kendi kişiliğini bütünlemesi yolunda sağlıklı rehberlik verebilir.

Astrolog öncelikle “kendine yol gösteren ideallerinin” ne olduğunu netleştirmelidir. Ancak o zaman danışanının ideallerini tespit etmesi konusunda ona yardımcı olabilir. “Onu zorlayan veya motive eden idealleri nedir?” Astrolog kendine öncelikle bunu sormalıdır. Astrolog, önce kendi ideallerinin bilincine varmalı ve kendi kişisel ideallerine sadık olmalıdır. Böylece danışanının ideallerine ve değerlerine karşı da duyarlı olabilir. Bu farkındalıkla sürdürülen bir Astrolojik Danışmanlık çok daha zenginleştirici, bilgilendirici ve yol gösterici olacaktır.

Tüm bu sorumlulukları yerine getiren Astrolog, Astroloji ve Astrolojik Danışmanlık Pratiği sayesinde “kendisinde var olan yaratıcı amacın özünü keşfedebilir.” Bu tekâmül yolculuğunda yol almış bir Astrolog, danışanlarına da kendi yaratıcı amaçlarının özünü keşfetmek konusunda rehberlik edebilecektir.

Astrolog “olduğu gibi olmalıdır.”
Böylece “olması gereken hale ulaşır.”

Efe Erten
Tablo: "The Alchemist", 1853, William Fettes Douglas
Kaynakça
Arroyo, Stephen. “Astrolog ve Danışmanlık”, Astroloji, Karma & Dönüşüm, Barış İlhan Yayınevi, 2015

No comments:

Post a Comment