Thursday, October 31, 2019

Merkür Retrosu Başlıyor - 31 Ekim 2019

Merkür Retrosu Başlıyor - 31 Ekim 2019

Bugün iletişimin gezegeni Merkür, 20 Kasım 2019’a kadar sürecek geri hareketine başlıyor.

Astrolojinin en popüler konusu Merkür retrolarıdır. Merkür geri giderken, iletişim ve ulaşım konularında aksaklıklar yaşanacağı söylenir. Okuyucu, kontrat imzalamamak, yeni bir projeye başlamamak, elektronik eşya satın almamak konusunda uyarılır.

Bunların hepsi doğru, ama bir eksiklik var. Merkür retrosuyla ilgili pek bilinmeyen, bunun size kişisel etkisinin nasıl olduğudur. Peki siz özel olarak bu retrodan nasıl etkileniyorsunuz? Bunun için doğum haritanızda şu göstergelere dikkat etmelisiniz: Natal Merkür’ün bulunduğu burç ve ev; Akrep’in 11-27 arası derecelerinin doğum haritanızda düştüğü ev ile burada bulunan gezegenler; Merkür’ün yönettiği İkizler ve Başak burçlarını içeren ev başlangıç çizgileri. Bu alanlarda yaşanabilecek kişisel iletişim problemlerine, düşüncelerle ve öğrenmeyle ilgili sıkıntılara özellikle dikkat etmelisiniz.

Merkür geri giderken iletişim konularında aksaklıklar yaşanması, yollanan mail’lerin gitmemesi, imzalanan anlaşmalarda sorun çıkması, ulaşımda problemler, elektronik eşyaların bozulması, yanlış anlaşılmalar ve gecikmeler sıkça görülen şeylerdir. Aslında bu sorunların yaşanmasının bir sebebi, Merkür’ün geri giderken bu aksaklıklar sayesinde Merküryen konuların dış dünyada, fiziki olarak cereyan etmesini engellemeye çalışmasıdır. Merkür bu geri hareketinde içe yönelmeyi, iletişimin ve zihinsel faaliyetlerin kişinin içinde yaşanmasını istiyor. Bu sebeple Merkür geri giderken meditasyon yapmak, içe dönmek, eskiden yapılmış şeyleri gözden geçirmek, değerlendirmek doğru bir hareket olacaktır. Yeni bir projeye fiziki dünyada başlamaya çalışmak Merkür’ün engellemesiyle karşılaşacağı için, eskiden başlanmış işleri tamamlamak ve retro sonrası başlayacağımız projeler için hazırlık yapmak, kaynaklarımızı düzenlemek bu retronun verimli kullanımı olacaktır. Ayrıca eskiden tanıdığımız bir insanla ya da bir olayla kapanmamış hesapları yeniden açmak, bu sefer helalleşmek ve noktalamak geri giden Merkür’e verilecek doğru cevaptır.
  
Barış İlhan’ın aracılığıyla Greg Bogart’ın Merkür retrosuyla ilgili “The Cycle of Mercury” makalesine referans vermek, bu sürecin analizinde aydınlatıcı olacaktır: Bogart, Merkür’ün geri hareketini şöyle kategorize ediyor. Retro başlamaya yakın, üzerinde düşünülmesi gereken bir sorun kişinin zihnini meşgul etmeye başlar. Merkür geri hareket yaptığı süreç boyunca, kişi endişeli bir halde bu sorunu çözmek için kafa yormaya, bilgi toplamaya çalışır. Burada Bogart’ın dikkat çektiği önemli husus, Merkür’ün Güneş’le kavuşumu sırasında bu soruna yeni bir çözüm bulma şansı oluşur, bilince bir ışık gelir. Bu yeni fikir üzerinde Merkür geri hareketi boyunca çalışmak, hazırlanmak ve Merkür’ün ileri harekete geçmesiyle beraber bu fikri hayata geçirmek gerekir.

Biz bu fırsatı 11 Kasım’da Merkür’ün Güneş’le kavuşumuyla deneyimleyeceğiz. O gün, şu an zihnimizi meşgul eden, bir türlü cevabını bulamadığımız probleme yenilikçi bir çözüm üretmek için doğru zaman. Merkür retrosu bitene kadar, farklı kaynaklardan bilgi toplamalı, olayları değerlendirmeli, gözden geçirmeliyiz. 11 Kasım’da parlayabilecek yenilikçi fikri ıskalamamalı; ve bu aydınlanmanın ışığında mantıklı, etraflıca düşünülmüş, organize bir plan yapmalıyız. 20 Kasım itibariyle de bunu hayata geçirmeliyiz.

Tablo: “Narcissus”Roberto Ferri


Wednesday, October 30, 2019

Merkür Venüs Kavuşumu (Kozmobiyoloji) – 31 Ekim 2019

Merkür Venüs Kavuşumu (Kozmobiyoloji) – 31 Ekim 2019

Yarın sevginin gezegeni Venüs ile iletişimin gezegeni Merkür kavuşuyor. Bu kavuşum güzellik duygusunu gösterir. Estetik algı artar, güzellikler takdir edilir. Bu açı, zarafete işaret eder. Neşeli, kaygısız, şen şakrak, eğlenceli, keyifli bir enerji söz konusudur. Bu kavuşum altında aşk, sevgi ve paylaşım hakkında düşünülür.

Yarın yaşanan kavuşumun orta noktalarını ve gezegensel resmini Kozmobiyoloji teknikleriyle inceleyelim:

Venüs=Merkür=57°36’
= MC/Ay
= Ay Düğümü/Satürn

Bu gezegensel resim, doğrudan ruh seviyesinde hissedilir. Çok derin duygular ve hisler “aşk düşüncesine” odaklanmıştır. Çok güçlü ruhsal bağlar kurulur. Bir ruh ilişkisi yaşanır. Bu derecede kişisel noktası olanlar âşık olduğu birine çok derin bir bağlanma hisseder. Bu gezegensel resim, etkiyi alanın aşka bakışını değiştirir. Çok derin bir bağlılık hissini deneyimletir. Bütün zihin ise ruhun etkisi altındadır. Sevilen bir kişiyle hem duygusal hem de zihinsel bir tanışma yaşanır.

Venüs=Merkür’ün anlamı ve gezegensel resminin bir kısmı olumlu bir ruhsal sevgi bağına işaret etse de; maalesef 31 Ekim’de yaşanan kavuşum “birlikteliklerin engellenmesi” anlamına gelen Satürn/Ay Düğümü orta noktasında cereyan etmektedir. Bu aşk hayatında engellenme anlamına gelir.  Duygularını ve fikirlerini ifade etmekte zorlanmak görülür. Uyum sağlanamaz. “Ayrılık” düşüncesi zihni ele geçirir. Bu kombinasyon, aşkta, ilişkilerde ve evliliklerde zorlanmaya, hatta ayrılığa işaret eder. Kayıp haberleri gelebilir. Bu kombinasyonun negatif kullanımı gösteriş ve kibirdir. Aşırı lüks düşkünlüğü, müsriflik ve her şeyi hafife almak sorun yaratır. Kibir, israf, hızlı ruh hali değişimleri ve uyumsuzluk tuzaklarında düşmemek bu negatif etkinin önlenmesini sağlayabilir.

Bu kombinasyon aynı zamanda, ruhun derinliklerinden gelen hayat amaçlarını gösterir. Bunlar büyük hayat istekleridir. Şimdi bu hayat amaçları değişebilir ve bu hayatta büyük değişikliklere sebep olacaktır. Hayat amacı yazar olmak veya sanatçı olmak şeklinde değişebilir. Güzellik ürünleri satmak veya sanat eserleri satmak şeklinde hayat yönü değişebilir. Bu konuda yaşça büyük ve tecrübeli kişilerden destek alınabilir. Bu olgun kişilere bağlanılabilir. Yaşını almış kişiler sponsorluk desteği verebilir. Bu kombinasyon sanatsal yaratıcılığı gösterir. Biçim, tasarım, şekil, desen, güzellik ve estetik algısı artar. İlham, esinlenme ve sanatsal üretim şansı yüksektir. Bu özellikler hayat amacı için kullanılabilir.

Sağlık açısından bu kombinasyon salgı bezlerinin etkilendiğini gösterir. Vücutta kan ve sıvıların dolaşımındaki ve dağılımındaki değişimler sebebiyle bu salgı bezleri etkilenebilir. Kan verilmesi/alınması gerekebilir. Vücut ani şoklara maruz kaldığı için bu salgı bezleri ve kan/sıvı dağılımı değişimi meydana gelmiştir. Ebertin bu kombinasyonu İncil’de çok kez tekrarlanan “Üç günün gizemiyle” özdeşleştirmiştir. Kişinin astral bedeninden 3 günlüğüne ayrılıp geri dönmesi fenomeninin tecrübe edilebileceğini vurgular. Bu etkiyi daha dünyevi yorumlamamız gerekirse, Ebertin’in kast ettiğinin hastalıklarda beklenmedik bir mucizenin meydana gelmesi ve iyileşme seyrinin başlaması anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Bu açıdan 90 Derece Kadranında 57’inci ve 12’inci Derecede 6 kişisel noktasından (MC, Güneş, Ay; Koç Noktası, Yükselen, Ay Düğümü) biri olanlar etkilenir. Sadece maksimum +/- 1 derece orb alınabilir. Etki süresi +/- 5 gündür. En kuvvetli etki açının meydana gelmesinden bir gün önce ve açının meydana geldiği gün tezahür eder.

Tablo: "Venus And Mercury", Pierre-Nolasque Bergeret

Kaynakça
Ebertin, Reinhold. The combination of stellar influences. American Federation of Astr, 1994.



Monday, October 28, 2019

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. Yaşı – 29 Ekim 2019





Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. Yaşı – 29 Ekim 2019

“Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir!”
Mustafa Kemal Atatürk

Yarın 29 Ekim 2019, Cumhuriyetimizin 96. yaşını kutlayacağız. Bu sebeple, ülkemizin Doğum Haritasının Solar Return’ünü inceleyerek 96. yaşını analiz ettim. Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. yaşı nasıl bir sene olacak?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Solar Return haritasında 26 derece Başak yükseliyor. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin natal haritasında “muhalefet partileri, halk, toprak, ziraat ve madenler” anlamına gelen 4.eve tekabül ediyor. Yani bu sene birinci gündem konusunu muhalefet partileri oluşturacak. Geçtiğimiz sene yerel seçimlerde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere pek çok büyük şehir belediyesini muhalefet bloğunun kazanmış olması, Ekrem İmamoğlu özelinde bir muhalefet liderinin ortaya çıkmış olması ve Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan gibi Ak Parti’nin eski üyelerinin partilerinden istifa ederek yeni siyasi partiler kurmak üzere faaliyete geçmiş olmaları, bu senenin ana konusunun “4.ev” yani muhalif partileri olacağını doğruluyor.
4.evin bu seneki durumuna baktığımızda, yöneticisi Jüpiter’in kendi burcunda, çok güçlü bir halde kendi üzerinde, IC noktasında olduğunu görüyoruz. Bu muhalif partilerin genişlediğini ve çoğaldığını gösteriyor. Muhalif partilerin sayısı artabilir, bu partilerin üye sayısı çoğalabilir, halktan aldıkları destek yükselebilir ve nüfuz havzaları genişleyebilir. Buraya kadar tüm göstergeler muhalefet partileri için çok olumlu ve genişleme eğiliminde bir seyir gösterse de, 4.evde daha zorlayıcı ve dönüştürücü bir malefik stelyumu da dikkat çekmektedir: Satürn, Plüto ve Güney Ay Düğümü muhalefeti gösteren 4.eve yerleşmiştir. Bu muhalefet partilerinin dönüşeceğini ve zorluklarla karşılaşacağını gösteriyor.

Satürn Plüto kavuşumu 36. yılda bir meydana gelen çok dönüştürücü ve sabitleyici bir kavuşumdur. Türkiye Cumhuriyeti’nin Solar Return’ünde muhalefeti simgeleyen 4.evinde bu kavuşumun meydana gelmesi, bu sene muhalefet partilerinin köklü bir dönüşümden geçeceğini ve bu dönüşümün sabitleneceğini vurguluyor. Satürn’ün kısıtlayan, engelleyen, yasaklayan ve sınırlandıran etkisi, bazı muhalefet partilerinin bu sene kapatılabileceğini gösteriyor. Aynı şekilde bazı muhalefet partileri yasaları çiğnemekten ve kanuna aykırı hareket etmekten dolayı cezalandırılabilir. Bazı muhalif siyasilerin hareketleri engellenebilir. Plüton’un sarsıcı, silkeleyici ve dönüştürücü etkisi, bu muhalif partilerin şekil değiştireceğini göstermektedir. Kapatılan bazı siyasi partiler yeni isimlerle tekrar kurulabilir. Bazı muhalif siyasetçiler, parti, ideoloji veya söylem değiştirerek “yenilendiklerini” iddia edebilir. Örneğin Ali Babacan, “milli görüş” ve “siyasal İslam” gömleğini çıkardığını ve Türkiye’deki dört siyasal eğilimi birleştirdiği iddiasında bulunduğu Batı-çizgisinde bir ideolojik yenilenme söyleminde bulunabilir.

Güney Ay Düğümünün de muhalefeti simgeleyen 4.ev’deki konumu, muhalefet partilerinin fiziki olaylar neticesinde dönüşüm geçireceğini gösteriyor. Ay Düğümlerinin olduğu yerde o sene Güneş Tutulmaları ve Ay Tutulmaları meydana gelir ve o evi yeni olaylarla dönüştürür. Bu sene 26 Aralık 2019’da 4 derece Oğlak burcunda yaşanacak Güneş Tutulması muhalefet partilerinin dönüşeceği bir ana işaret etmektedir. Bu tarihte örneğin HDP’nin terör örgütü PKK’yla iltisakı sebebiyle kapatılması gündeme gelebilir. 26 Aralık 2019’da Ali Babacan veya Ahmet Davutoğlu’nun Ak Parti’den ayrılarak kuracakları yeni partilerden biri kurulabilir. Şu an için sürpriz sayılabilecek hamleleri 26 Aralık 2019’da İyi Parti lideri Meral Akşener’den görebiliriz. İyi Parti, Meral Akşener önderliğinde, Cumhur İttifakına katılabilir veya doğrudan MHP ile birleşebilir.

Muhalefet partileri açısından çok dönüştürücü olayların yaşanacağı önemli bir an da, Satürn-Plüto kavuşumunun yaşandığı 12 Ocak 2020 ve bu kavuşumu dolu dizgin tetikleyen 10 Ocak 2020 Ay Tutulmasıdır. 10-12 Ocak 2020 tüm Dünya açısından önemli bir tarihtir. 36 yılda bir yaşanan bu kavuşum Dünya çapında çok sarsıcı bir olaya işaret etmektedir. Bu bir ekonomik kriz olabilir. 2008’de Plüto’nun Oğlağa girmesiyle yaşanan Mortgage Krizinden çok daha şiddetli bir ekonomik kriz yaşanabilir. Bu kavuşum aynı zamanda Dünya çapında bir gerilime işaret ediyor olabilir. Bu Suriye’deki İç Savaştan türeyen bir Dünya Savaşı veya eşdeğerde bir diplomatik gerilimi simgeliyor olabilir. Tüm bunlar global arenada olurken Türkiye Cumhuriyeti natal’de bu enerjiyi “düşman” anlamına gelen 7.evden, Solar Return’de de muhalefet partileri anlamındaki 4.evden almaktadır. Bu durum, bahsedilen dönüşümün hâlihazırda Suriye’deki İç Savaş ve Operasyonlar sebebiyle yaşanabileceğini gösteriyor. Türkiye’de muhalefet partilerinin alacağı tutum bu konuda belirleyici olacak.

Muhalefet partileri açısından hareketli geçecek ikinci bir dönem de 5 Temmuz 2020’deki Ay Tutulması dönemidir. 13 derece Oğlakta, Solar Return’de muhalefeti simgeleyen 4.evde gerçekleşen bu tutulma muhalif partilerin önemli dönüşümlerden geçeceğini ve iktidarla zıtlaşacağını gösteriyor. Yukarıda bahsedilen parti kapatma, parti kurma ve parti evliliği gibi havadisler 5 Temmuz 2020 civarında da cereyan edebilir. Bu dönemde muhalefet partilerinin yeni hamlelerde bulunacağını ve yeni bloklaşmalar yaşayacağını görüyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. Solar Return’ünde 4.evi gösteren muhalefet partileri yükseliyor dedik ve bunu analiz ettik. Bu yükselenin yöneticisi Merkür, “komşu ülkeler” anlamına gelen 3.evde. Yani muhalefet partileriyle beraber eşdeğerde, hatta belki daha önemli bir konu Suriye’deki İç Savaş. Şu ana kadar terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG’ye yapılan Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtlarının etkisi bu sene çok ciddi hissedilecek ve birinci konuyu teşkil edecek. Bu harekâtlar ve yürütülen diploması, Türkiye’nin “yakın çevresinde” (3.ev), bölgede etkisini artıracak. Türkiye Cumhuriyeti’nin “mahallesinde”, 3.evde bağımsız bir aktör olarak hareket etmesini sağlayacak. Türkiye Cumhuriyeti için “3.evle” yani komşusuyla ilgili yapılacak 30 Ekim 2019 Cenevre görüşmelerinde Anayasa Komitesi Suriye’nin geleceği için karar verecek. Güneş-Uranüs karşıtının vurguladığı üzere Türkiye Cumhuriyeti “komşusunda” yani 3.evde oynanan bir oyun üzerinden egemenliğini, bağımsızlığını ve istiklâlini ortaya koyacak. Suriye’deki güç savaşında büyük aktörler ABD’den veya Rusya’dan bağımsız, kendi özgürlüğünü ve bireyliğini savunacak şekilde “3.evinde”, komşusunda, sınırında bir terör örgütünün yapılanmasına izin vermeyecek hareketlerde bulunmaya devam edecek.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96.yaşında bu “komşu ülke”, yani 3.ev konusunun en önemli mesele olduğunu gösteren bir başka unsur da 3.ev yönetici Mars’ın zarar gölmüş bir halde Türkiye’nin kendisini gösteren 1.evinde olması: Yani Türkiye Cumhuriyeti Suriye’de, Suriye Türkiye’de! (3.ev yöneticisi 1.evde, 1.ev yöneticisi 3.evde!) Bu zaten şu an içinde olduğumuz durumu çok iyi özetliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, terör örgütüne yapılan operasyonlar sebebiyle Suriye’de, milyonlarca Suriyeli göçmen ise İç Savaş sebebiyle Türkiye’de! Bu sene bu durum Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci meselesi olacak. Zaten Barış Pınarı Harekâtının bir sebebi de, Türkiye’de bulunan Suriyeli göçmenlerin artık terörden arındırılmış bölgede iskân edilmesi. Bu sene 1.evin yöneticisinin 3.evde, 3.evin yöneticisinin de 1.evde olması, Suriyeli mültecilerin Suriye’de iskân edilmesi için atılacak askeri ve diplomatik hamlelerin birincil önemdeki konu olduğunu gösteriyor. Ancak 3.ev yöneticisi Mars’ın zarar görmüş hali, bu konunun belalı, uğursuz ve zarar verici bir konu olduğunu gösteriyor.

Türkiye Cumhuriyeti için 96. Yaşında meydana gelecek çok önemli bir olay da bir yeni ekonomi modelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Solar Return’ünde az rastlanır bir Yeni Ay 2.evde yani “para, maliye, zenginlik” evinde cereyan ediyor. Bu Türkiye’nin 96.yaşında çok büyük ekonomik bir yenilik adımı atacağını gösteriyor. Yeni bir para politikası uygulanmaya başlanacak. Yeni bir ekonomi modeli hayata geçirilecek. Bundan bankalar, borsa ve ticaret etkilenecek. 2.ev-8.ev eksenindeki Güneş Uranüs karşıtı bu para politikasının çok sıra dışı olacağını gösteriyor. Ezber bozan, şaşırtan, sürpriz ekonomik politikalar uygulanacak. 8.ev bunun yurtdışından gelecek sürpriz paralarla ilgili olabileceğini gösteriyor. Bu Katar’dan gelebilecek bir ekonomik yatırım; ya da IMF’yle yapılacak bir antlaşma olabilir. Rusya ile yapılacak ticaret, para birimi ve kredi kartı sistemi antlaşması olabilir. Şu an akıllara gelmeyecek bir yabancı ülke ilişkili şaşırtıcı ekonomi modeli olabilir. 2.ev yöneticisi Venüs’ün zararlı konumu, bu konuda yaşanabilecek menfi gelişmelere işaret ediyor. Para evinin yöneticisinin 3.evde olması, paranın “komşu” için harcandığını, yani Suriye’deki İç Savaş’ta terör örgütüne karşı yürütülen askeri harekâtlara ve buradan Türkiye’ye sığınan göçmenlere harcandığını gösteriyor. Uranüs’ün Güney Yarım Dairede tek başına konumu, ülkenin dış borcuyla ve cari açığıyla ilgili ani, sürpriz olayların bu sene genelinde belirleyici olacağını gösteriyor.

Özetleyecek olursak, bu sene birinci mesele muhalefet partileridir. Bu partilerin çoğaldığını ve genişlediğini görüyoruz. Bu partilerin yasaklanabileceği, kapatılabileceği ve dönüşeceği dikkat çekiyor. Eşdeğerde çok önemli ikinci konu komşumuz Suriye’deki İç Savaştır. Suriye’de yapılacak askeri harekâtlar ve diplomatik hamleler bu sene Türkiye’nin refahı üzerindeki birinci belirleyici olacak. Son olarak çok önemli bir konu da yeni bir ekonomik modeldir. Ülkenin dış borcuyla veya yabancı bir ülkenin parasıyla ilişkili bir şekilde yeni bir para politikası uygulanmaya başlanacak. Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. yaşının Türk Milletine güç, mutluluk, sağlık ve refah getirmesini dilerim.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi “Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir!”

Efe Erten, 28 Ekim 2019, İstanbul

Güneş Uranüs Karşıtı – 28 Ekim 2019


Güneş Uranüs Karşıtı – 28 Ekim 2019


Bugün benliğin ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasında meydan okuyucu bir karşıt açı var. Bu açı isyanın, sinirin ve başkaldırının yüksek olduğunu gösterir. İstekler, bilinçli amaçlar ile özürleşme, bağımsızlaşma arasında bir sürtüşmeye işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Boğa-Akrep ekseni ekseni, bu bilinç-bağımsızlık çatışmasının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu çatışma, biriktirme, sağlamlaştırma ve değer kazanma konusunda yeni yöntemler geliştirme yaklaşımıyla kaynaşık, bağımlı ve diğer insanınkini talep eden istekler arasında cereyan ediyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı aşırı bağımsızlık tutkusu, anlaşmaları/ortaklıkları kişisel özgürlük için bozma, huzursuzluk, sürekli değişiklik arama ve alışkanlıklardan radikal bir şekilde kopmayla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi asi, radikal, anarşist istek, aşırı özgürlük/bağımsızlık ısrarı, ve yenilik/devrim arayışı olarak açıklamıştır. 

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri aşırı isyankarlık, ve kontrolsüz başkaldırı olacaktır. Sonunu düşünmeyen anarşi ve kaos isteği kişiye zarar verebilir. Bu açı altında sırf farklı olmak için eksantrik, garip, tuhaf hareketlere meyledilebilir. Kişi ego seviyesinde inatçılığı ve siniri deneyimler. Bu etki altında kişi kazalara açıktır. Benlik ve özgürlük konusu sağlıklı bir şekilde barıştırılmadığı sürece, olumsuz anlamda şoklar, sürprizler yaşanabilir; aniden, hiç beklenmedik olaylar cereyan edebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliği olumlu değişime ve olumlu reforma kanalize etmektir. Karşıt açı ikili bir zıtlaşma sonucu harekete geçmeyi mecburi kıldığından dolayı, kişi eski köhneleşmiş yapıları yıkıp yerine yeniyi koymak mecburiyetindedir. Yaşam enerjisini özgürlüğü ve bireyleşmesi için kullanmalıdır. Ayrıca bu açının verimli kullanımı, kendi farklılığını ifade etmekten korkmamaktır.  Bu transit altında kişi zor durumlar karşısında toplumu ileri götürebilecek aktivizm hareketlerine katılabilir. Herkesin özgürlüğü için hak arayışı gibi faaliyetlerde boy gösterebilir. Açık fikirlilik, ilericilik, ve hümanizm artar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, bireysel özgürlüğünüzle benliğinizi barıştırmalı; böylece korkusuz ve bağımsız bir varoluş sürdürmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 4 derece sabit burçlarda (Boğa, Akrep, Aslan ve Kova) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Film: Possession (1981)

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Thursday, October 24, 2019

Venüs Akrep Burcunda


AŞKTA TUTKU VE YOĞUN DUYGULAR
Venüs Akrep burcunda seyrine devam ediyor. 1 Kasım’a kadar tüm burçlar, sevgi paylaşımı, ilişki kurma, iştah ve değer verme fonksiyonunda “güçlü olmak, kontrol etmek dönüşüm, bilinçdışı derinlikleriyle yüzleşme ve bütünleştirme” anlamına gelen Akrep sürecini deneyimleyecek.
Sevgi Paylaşma Şekli: Yoğun, tutkulu, sahiplenici
🔷Sağlıklı kullanımı:
🔹Derin ilişki
🔹Karşıdakinin en derindeki çekirdeğine sızma
🔹Diğer insanın derinliklerine nüfuz etme
🔹Şiddetli duygusal güçle eşin içine girme
🔹Partnerle hemhâl olma
🔹Bütünleşme, tek vücut olma
🔹Yoğun, şiddetli sevgi
🔹Tutkulu aşk
🔹Partnerin dönüşümüne eşlik etme
🔹Karşılıklı derinliklerini arındıran ve iyileştiren paylaşım
🔹Gizli, kapaklı, örtülü olanı sevme
🔹Kötü, pis deneni sevme, geri dönüştürme
🔹Dönüşüm sevgisi
🔹Dönüştürücü ilişkiler
🔹Gizemli bir tutku
🔹Büyüleyici güç
🔹Aşk büyüsü
🔹Gizemli mıknatıs gücü
🔹Karşı konulmaz cazibe
🔹Cinsel çekicilik
🔹Tensel tabulardan kurtulma
🔹Çarpık ve gizemli güzelliklerin verdiği heyecan
🔶 Olumsuz yansıması:
🔸Saplantılı yakınlık
🔸Aşırı ve tüketen duygular
🔸Kompulsif arzular
🔸Gizlilik ve güvenememenin yakınlığı engellemesi
🔸Ya hep ya hiç
🔸Güç Oyunları
🔸Kıskançlık, haset, intikam
🔸İnsanları kontrol etmek
🔸Manipülasyon
🔸Ayrılık korkusu
🔸Baştan Çıkarma
🔸Cinselliği kullanma
🔸Duygusal ve cinsel bağımlılık yaratma
🔸Zalimlik ve sadizm
🔸“İnsan kılığında günah”
🔸“Zehirli yılan”
#VenüsAkrepBurcunda
#Astroloji

Tablo: "At the door", 2014, Fabian Perez

Kaynakça

Arroyo, Stephen. "Chart interpretation handbook." Reno, NV: CRCS, 1989

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Wednesday, October 23, 2019

Güneş Akrep Burcunda - 23 Ekim 2019 - 22 Kasım 2019


DERİNE İNME VE DÖNÜŞME ZAMANI
▪ Bu akşam saat 20:20’de Güneş Akrep burcuna giriyor! Önümüzdeki 30 gün boyunca tüm burçlar, “derinde olana bakma, yüzleşme, arındırma ve dönüşme” anlamına gelen Akrep sürecini deneyimleyecek.
▪Psikolojik amaç: Dönüşmek, kaynaşmak, derine inmek, arzulamak, güç
🔷Sağlıklı kullanımı:
🔹Dönüşüm
🔹Kendi derinlerine bakmak
🔹Kendi gölgesiyle yüzleşmek
🔹Yoğun, tutkulu duygular
🔹Diğer insanla kaynaşmak
🔹Öteki insanın derinine nüfuz etmek
🔹Dayanıklılık
🔹İrade gücü
🔹Ölümden sonra yeniden doğmak
🔹Gizli olan gerçeği ortaya çıkarmak
🔹Tabuları keşfetmek
🔹Tehlikeli alana girme cesareti
🔹Herkesin sustuğu konularda konuşma cesareti
🔹Yaraya parmak basma gücü
🔹Acıtarak tedavi etmek, iyileştirmek
🔹Diğer insanın dönüşümüne eşlik etmek
🔹Cinsel Güç
🔹Kışkırtıcı
🔹 “Hipnozcu”, “Büyücü”, “Şaman”
🔶 Olumsuz yansıması:
🔸Kendini kapatma, ketumluk
🔸Diğerlerini değişime zorlamak
🔸Diğerlerini kontrol etmeye çalışmak
🔸İnanların zaaflarını tespit edip, bağımlı kılmak
🔸Manipülasyon
🔸Diğer insanı sömürme
🔸Kendini veya diğer insanı “öldürmek”
🔸Kıskançlık
🔸İntikam
🔸Güç hırsı
🔸Ölme korkusu (terk edilmek, hiç olmak)
🔸Aciz olma korkusu
🔸Her şeyi kontrol etme telaşı
🔸İnsanları kendi yollarına bırakamama
🔸Aşırı uçlarda duygular
🔸Ya hep ya hiç yaklaşımı
🔸Yıkıcı
🔸Kendini yok edici
🔸Tek bir konuya saplanma, takıntı
🔸”Vampir”
Fotoğraf: “Body Double” (1984), Brian de Palma, VHS Kaset
#GüneşAkrepBurcunda
#Astroloji

Monday, October 21, 2019

Mars Satürn Karesi – 27 Ekim 2019


Mars Satürn Karesi – 27 Ekim 2019

Pazar savaşın gezegeni Mars ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında gergin bir kare açı gerçekleşecek. Bu açı harekete geçmenin engellendiğini gösterir. Başlatmak, inisiyatif almak, kendini ortaya koymak fonksiyonlarının sınırlarla ve yoksunluklarla karşılaştığına işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Terazi ve Oğlak burçları, bu hareket-engel çatışmasının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu çatışma, diğer insanı fark etme ve denge kurma hareketleriyle bir hedefe doğru ilerleme sorumluluğu arasında cereyan ediyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı saldırganlık sorunları, biriktirilmiş öfkenin içe yönelmesi, başarısızlık/beceriksizlik korkusu, içsel engeller/gerginlikler ve cinsel kısıtlanmayla  özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi savaşma korkusu, otoriteye karşı mücadele ve rekabet korkusu olarak açıklamıştır. Bu bir dayanıklılık ve cesaret sınavıdır. Ağır iş yükümlülüğü görülür.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri öfkeyi bastırmaktır. Bu sinirin ve saldırganlığın kişinin içinde zamanla birikmesine ve aniden agresif patlamalara yol açar. Satürn’ün gölgesi çok katı kısıtlayıcı hareketleri, aşırı baskıcılığı, sınırlandırmayı ve kuralcılığı gündeme getirebilir. Bu harekete geçme ve durdurma prensiplerinin uyumsuzluğu, sağlıklı-sağlam yapılar inşa etmeyi imkansız kılar. Bu transit aynı zamanda otorite figürleriyle münakaşa riski barındırır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap tam anlamıyla bir “maraton koşucusu” olmaktır. Mars’ın cesur, istekleri için mücadele etmeye hazır, atılgan ve enerjik yapısı ile Satürn’ün gerçekçi, disiplinli, sorumlu, hedef odaklı, azimli doğası özenle harmanlanmalıdır. Bu sabırsızlık (Mars) ve başarısızlık korkusunu (Satürn) bertaraf etmeyi gerektirir. Bunun yerine bu açının verimli kullanımı, gerçekçilik sınavından geçirilmiş, etüt çalışmaları yapılmış yeni projeleri emin adımlarla başlatmak; ve uzun zamana yayılmış metodlu, planlı programlı, sistematik bir gayretle sağlam yapılar inşa etmektir.  Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız kendininizi ortaya koymaktan korkmamalı, başlatacağınız projelere güvenerek, sabırla ve çalışkanlıkla hedefinize doğru ilerlemelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 15 derece öncü burçlarda (Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 8 gün etkilidir. Dereceler için +/- 8 derece orb genişliği alınmalıdır.

Tablo: “The Torture of Prometheus”, 1620-1648, Gioacchino Assereto

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Friday, October 18, 2019

Venüs Neptün Üçgeni – 21 Ekim 2019


Venüs Neptün Üçgeni – 21 Ekim 2019

Pazartesi, sevginin gezegeni Venüs ile ideallerin gezegeni Neptün arasında çok şanslı bir üçgen var. Bu açı sanatsal ilhamı gösterir. Sevgide fedakarlığa işaret eder. İdealize edilmiş bir sevgi fırsatını beraberinde getirir. Ruh eşini bulma şansı verir. Gezegenlerin bulunduğu su burçları Akrep ve Balık, bu sevgi şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu şans şefkati, kabulleniciliği ve en yoğun düzeyde duygusal bütünleşmeyi, dönüşümü içeriyor.

Robert Hand, bu açıyı hayalgücü ışığında yaratıcı, sanatsal ve estetik üretim fırsatı ve aşk ilişkilerinde eşi idealize etme eğilimi olarak betimlemiştir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı sanatsal zevkte artış, ruh eşini bulma, eşle söz ötesi hissel ilişki kurabilme, bağlılık/özveri artışı, ince duygular hissetme  ve mistik, romantik, idealize edilmiş bir aşk başlangıcıyla özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri gerçekdışı hayaller ve fırsatlara odaklanıp, gerçek dünyadaki aşk şansını heba etmektir. Yüksek beklentilerle idealize edilmiş bir ilüzyon uğruna, burnun ucundaki ihtimaller ıskalanabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sevgi konusunda kendini akışa bırakabilmektir. Bu transitin ilahi şansını yakalamak için her türlü suni hayalden, fantaziden, beklentilerden, zihinsel modellerden ve ulaşılmaz ideallerden vazgeçmek gerekir. Çünkü Neptün ancak vazgeçildiğinde çalışabilir. Sevgi konusunda hayata kendi programını dayatmamak,  kaderin getirdiğini olduğu gibi kabul etmek Neptün’ün sunacağı aşkın sevgiyi bulma şansını verecektir. Bu sayede, bu günlerde ruh eşini bulma şansı yüksektir. Bu transitin bir başka verimli kullanımı ilham gerektiren sanatsal faaliyetlerde bulunmaktır. Bu açı aktifken, ruh, mantık ile izah edilemeyen kolektif bilinçdışıyla ve arketipsel  imgelerle temas halindedir. Kendini akışa bırakarak, sezgilerin ve ilhamın izinde çok yaratıcı ve öncü eserler ortaya konabilir. Bu etki altında profetik rüyalara, çağrışımlara ve vizyonlara ekstra dikkat etmek gerekir; önemli kadersel mesajlar taşıyabilirler. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için istifade etmek istiyorsanız sevgiyle ilgili tüm fantazi-ızdırap modellerinizi feda etmeli, tanrısal aşka kendinizi açmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 16 derece su burçlarında (Yengeç, Akrep ve Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Tablo: “Springtime”, 1873, Pierre-Auguste Cote

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Wednesday, October 16, 2019

Venüs Satürn Sekstili – 20 Ekim 2019


Venüs Satürn Sekstili – 20 Ekim 2019

Pazar sevginin gezegeni Venüs ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında fırsatlara gebe bir sekstil gerçekleşecek. Bu açı sevginin sorumluluğunu almaya işaret eder. İkili ilişkilerde gerçekçi, disiplinli, olgun bir yaklaşımı gösterir. Gezegenlerin bulunduğu dişil burçlar Akrep ve Oğlak, bu sevgi şansının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu şans öteki insanla kaynaşmanın sorumluluğunu almayı gerektiriyor.

Robert Hand, bu açıyı sosyal, profesyonel ve romantik ilişkilerin pratik, uygulamaya yönelik somut hedeflerde iyiye gitmesi, tarafların birbirine uyumuyla anlaşmaya varılması olarak betimlemiştir. Bu dönemde başlayan romantik ilişkilerde yaş farkı veya öğretmen-ebeveyn dinamiği bulunabilir. Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı sadakat, sevgide dürüstlük, olgun birliktelik ve zor koşullarda sevgiyi geliştirme ile özdeşleştirmiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri aşırı gerçekçi bir tutumun sevgiyi engellemesidir. İtibar/saygınlık için ilişki kurma, fazla ölçülülük, hazzı baskılama ve cimrilik tehlikesi vardır.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap bir ilişkiye gerçekçi bir şekilde yaklaşmaktır. İlişkinin sorumluluğunu almak, taahhüt altına girmek gerekir. Bu transit altında önce sevgi paylaşımı, arkadaşlık, ortaklık konusunda bazı engellenmeler ve zorlanmalar kişiye sınırlarını öğretir, kişiyi hayalperest yaklaşımlarını törpülemeye ve daha gerçekçi bir tutum takınmaya davet eder.  Bu şekilde açının verimli kullanımı, emek vererek bir ilişkiyi yapılandırmaktır. Karmanın sembolü Satürn, “ne ekersen onu biçersin” prensibini gösterir. Bu etki altında sevgi, aşk, arkadaşlık ve ortaklık alanında ne ekilirse, o biçilecektir. Ayrıca bu transitin bir başka olumlu kullanımı, değer yargıları, özdeğer hissi ve finansal kaynaklar konusunda sorumlu adımlar atarak, somut getiri sağlamaktır. Parasal açıdan şanslı bir etkidir.  Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevgi ve değer konusunda gerçekçi olmayan varsayımlarınızla yüzleşmeli, sorumluluk almalı ve emek vermelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 14 derece dişil burçlarda (Akrep, Oğlak, Başak, Balık) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar, çok şanslı bir etki alacaklar. 14 derece Boğa ve Yengeç burcunda gezegenleri olanlar, aynı anda hem dinamik bir zıtlaşmayı, hem de buradan doğacak bir yaratıcı şansı deneyimleyecek. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Tablo: “The Soul of the Rose”, 1908, John William Waterhouse

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004


Sunday, October 6, 2019

Güneş Plüto Karesi – 14 Ekim 2019



Bugün Güneş Ay Düğümleriyle yarın da Satürn’le zorlayıcı kare açılar yaparak bir kimlik bunalımı temasını başlattı. Bu tema 14 Ekim Pazartesi yaşanacak Güneş Plüto Karesine kadar isteklerin bastırılması şeklinde devam edecek ve iyi kullanırsa bir kimliksel dönüşüme vesile olacak. Önümüzdeki 7 gün boyunca yetersizlik, korku, suçluluk ve kendinden şüphe etmek deneyimlenecek. Benliğin özünden gelen isteklerin peşinden gitmekten korkuluyor. “Yapamazsın, beceremezsin” yıldırmalarından ve “Hayır” cevabından korkuluyor. Otorite pozisyonundaki kişiler, baba, patron veya toplumsal kurallar korkutuyor. Ancak şimdi tüm bunlara rağmen “Ben kimim? Ben ne istiyorum?” diye sorma zamanı. Elbette bu kare Koçta değil; Terazide yaşandığı için mesele sadece “ben kimim” değil. Asıl mesele “Biz kimiz? Biz neyiz?”. Yani asıl mevzu bir ortaklık kurmak, ilişkiye girmek, öteki insan ile bir olmak. Korkulan, şüphe duyulan istekler de yine “çift olmak”, “ortak olmak” ile ilgili. Şimdi ilişkilerle, partnerlik ile ve öteki insanla ilgili istekleri ve bu konudaki korkuları gözden geçirmek zamanı. Bu hafta bu konuda yıldırmalar, engeller, “hayır” cevabı, yasaklar, karamsarlık, korku, suçluluk ve yetersizlik hissedilebilir. Ama şimdi çift olma isteğine gerçekçi yaklaşmak ve “BİZ” olmanın sorumluluğunu almak zamanı. Şimdi bir ortaklığı sabırla, ciddiyetle, gayretle inşa etme zamanı. Tüm bunlar olduktan sonra 14 Ekim Pazartesi Güneş Plüto Karesine yaklaşırken çift olmak konusunda benlik dönüşecek. İlişkiler dönüşecek. Ortaklıklar yeni bir forma evrilecek. Ya korkulara boyun eğip güç savaşlarının hakim olduğu, manipülatif ilişkilerde diretilecek. Bu iktidar hırsı kontrol edilemezse “sen beni öldürmeden ben seni öldürürüm” şeklinde sonlandırma operasyonları yapılacak. Ya da Satürn, Ay Düğümü ve Plüto’ya sağlıklı cevap verilecek: İşte o zaman ilişkilerdeki tüm engellere ve korkulara rağmen gerçekçi ve sorumlu bir şekilde ortaklık tekrar inşa edilecek. İşte o zaman bu iki insanın ve ilişkinin sağlıklı dönüşümü sağlanmış olacak. İstekler birlikte dürüst ve olgun bir şekilde yeniden tanımlanacak. Önümüzdeki hafta yaşanacak Güneş Plüto Karesini bu perspektifle okuyalım:

Güneş Plüto Karesi – 14 Ekim 2019

14 Ekim Pazartesi, benliğin ışığı Güneş ile ölümün gezegeni Plüto arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Bu açı kimlik seviyesinde bir imtihanı gösterir. Kendini bilmeyenlerin veya isteklerini tanımayanların krizler ve kayıplar vasıtasıyla mecburi dönüşümlerine işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Terazi ve Oğlak burçları, kimlik krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu gerginlik, çift olma isteği ile toplumsal korkular arasında cereyan ediyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri derinlerdeki öz benlik ile teması yitirmektir. Yunus Emre’nin dizelerindeki gibi “ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.” En içerdeki hakikat ile bağlantıyı yitirenin onu dışarıda bir yerde bulmasına imkan yoktur. İşte her Plüto transitinde olduğu gibi, bu transitte de Plüto kişiyi varoluşunun anlamını sorgulamaya çağırır. Güneş ile kare açısı, sorgulamanın benlik boyutunda bir kriz şeklinde cereyan ettiğini gösterir. Benliği ile teması yitiren kişi, Plüto açısı altında bu eksikliğini suni bir “kontrolcülük” ile ve manipülasyon ile ikame etmeye çalışır. Ancak etrafındaki kişiler ve olaylar üzerinde mutlak kontrol hissine sahip olmak onu fani varoluşunun anlamsızlığı düşüncesinden uzaklaştırabilir. Böylece, güç hırsı, saplantılar, takıntılar ve bencillik egoyu ele geçirir. Bu açının olumsuz kullanımı, “kontrol” ve güç hissi için gaddarlığa hatta muhattabını yok etmeye meyletmektir. Bu etki altında iktidar savaşları beraberinde güç ve acizlik deneyimleri görülür.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap Plüto’nun kimlik seviyesindeki anlamlılık sorgulamasına dürüst cevap vermektir. Kim olduğunla ve ne istediğinle tamamen dürüstçe yüzleşmektir. Böylece, hayatta artık anlamını yitirmiş modellerde kökten değişimler yapmaya başlanır. Benlikle örtüşmeyen, yaşam enerjisini geriye çeken tüm köhneleşmiş yapılar kontrollü bir ölüme tabi tutulur. Bu yaratıcı yıkım ile kişi yeniden çok daha saf ve mütekamil bir şekilde doğar. Bu transitin bir başka verimli kullanımı, Plütonik arındırma fonksiyonlarını benliğe uygulamaktır. Psikanalitik yöntemlerle, kimliğin derinliklerindeki şartlanmalardan ve tabulardan oluşan karanlık materyale ulaşmak, ve bu açmazları arındırıp benliğe tekrar entegre etmek çok daha bütünleşmiş bir varoluşa doğru giden ilk adımdır. Böyle bir evrim için kişi benlik seviyesinde “hiç olmayı” ve öldürülmeyi göze almak zorundadır. Yani, bu açıya verilecek sağlıklı yanıt, kendini bir başkasına açabilmeye cesaret etmektir. Kendini silkeleyecek kişiler ve koşullara gönüllü yaklaşmak, bu krizlerden dönüşerek ve yücelerek çıkmak kişiye tekamül olanağı sunar. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, benlik görünümündeki sahte savunma mekanizmalarını öldürmeli; gerçek saf benlik bilince kazılar yapmak için istekli olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 20 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sürtüşmeli güç savaşları ve zorlayıcı takıntılar şeklinde etkilenecekler. Bu açı +/- 8 gün etkilidir. Dereceler için +/- 8 derece orb genişliği alınmalıdır.

Bu Açı serisi 2 Temmuz, 17 Temmuz ve 10 Ocak’taki Tutulmalara da kare yapan bir pozisyonda olduğu için 10°-20° Yengeç-Oğlak noktalarının Doğum Haritanızda düştüğü evlerde bir yıldır süren dönüşümü “ortak olmaya gerçekçi yaklaşmak”, “partner olma isteğini inşa etmek” teması üzerinden tetikleyecek. Doğum Haritanızda 10°-20° Yengeç-Oğlak hangi evlerde buna bakın. Burası bu yılın ana dönüşüm konularıdır. 14°-20° Terazinin düştüğü ev ise bu bir yıllık dönüşümün önümüzdeki 10 gün hangi konu tarafından tetikleneceğini gösterir. 

Tablo: “Love”, 1895, Gustav Klimt
#Astroloji

Friday, October 4, 2019

Güneş Satürn Karesi – 7 Ekim 2019




Güneş Satürn Karesi – 7 Ekim 2019

Pazartesi, benliğin ışığı Güneş ile sorumluluğun gezegeni Satürn arasında gergin bir kare açı gerçekleşiyor. Bu açı benliğin özünde yetersizlik hissini ve korkuyu gösterir. Kimliği yapılandırmakta sorunlara işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu öncü Terazi ve Oğlak burçları, bu kimlik sorununun yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sorun, diğer insanın istek ve ihtiyaçlarını fark etme isteği ile sorumluluk alma / hedef koyma korkusu arasında cereyan ediyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı otoriteyle sorun, özgüvende azalma, suçluluk duygusu, tanınma/itibar/saygınlık isteği ve katılık ile özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi kendini inkar etme, korkuların bilince gelmesi ve kendini baskılama olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri otorite figürleri (baba, patron, vb.) karşısında aşağılık kompleksine yenik düşmektir. Satürn’ün hilesi “yapamazsın, beceremezsin” şeklinde korkutmalara kanıp, isteklerinden vaz geçmektir. Bu transit altında yaratıcı enerjileri bastırma tehlikesi söz konusudur. Karamsar, depresif ruh halinde kendin olmaktan korkmak, kimliğini sağlam bir şekilde yapılandıramamak çöküşü getirir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap benliği aşan fedakar istekler ile inancın, yaşam felsefisinin getirdiği yükümlülükleri dengelemektir. Kare açı bir kriz getirdiği gibi, bu konuda harekete geçmeyi de mecburi kılacaktır. Bu sebeple, her türlü korkutmaya, yıldırmaya ve engele rağmen kimliğin özünden gelen istekler için çaba sarf etmek gerekir. Bu yaratıcı istekleri disiplinle ve çalışkanlıkla fiziki dünyada somutlaştırmak gerekir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız karamsarlığa kapılmadan, benliğinizi sağlamlaştırmalı, bilinçli isteklerinizi sorumlu, gerçekçi bir şekilde inşa etmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 14 derece öncü burçlarda (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler.

Tablo: "The Last Day of Pompeii”, 1827–1833, Karl Briullov

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Thursday, October 3, 2019

Merkür Uranüs Karşıtı – 7 Ekim 2019

Merkür Uranüs Karşıtı – 7 Ekim 2019

Pazartesi, düşüncenin gezegeni Merkür ile bireyliğin gezegeni Uranüs arasında meydan okuyucu bir karşıt açı gerçekleşecek. Bu açı düşünceler ve bireyleşme arasında çelişkiyi gösterir. Çılgınca fikirlere, uygulanamayacak teorilere işaret eder. Gezegenlerin bulunduğu Boğa-Akrep ekseni bu isyan-mantık zıtlığının yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu gerginlik “keşke her şey aynı kalsa” şeklinde konfor bölgesinde kalarak değişime direnmek ile dönüşüm düşüncesi arasında meydana geliyor.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı çok ani fikir değiştirme, sabırsız, aceleci, abartılı düşünme, muhattabı dinlememe, harika fikirleri boşa harcama ve tuhaf çıkışlarla özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi fikir muhalefeti, eğitime isyan ve radikal düşünme olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilecek yanlış tepkilerden biri aşırı aceleci ve sinirli iletişim kurmaktır. Bu etki altında sinir sistemi en gergin seviyededir, bir türlü gevşenemez. Karşıt açı iki kişinin zıtlaşmasını gösterir. İletişimde vahşilik, kabalık, aksilik, sürekli muhalefet etme tehlikeleri söz konusudur. Beyne yetişemeyen bir dil ile ani çıkışlarda bulunma, aceleci, hızlı, anlaşılmaz konuşma bu transitin gölgeleridir. Seyahat, ticaret ve evraklarla ilgili hiç hesapta olmayan, ani aksaklıklar meydana gelebilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap keskinleşmiş zekayı faydalı projeler için seferber etmektir. Uranüs-Merkür’ün yarattığı gerilim, zekayı parlatır, öğrenmeyi hızlandırır, hızlı düşünmeyi sağlar, aniden şimşek gibi fikirlerin akla gelmesini sağlar; bu etki altında orjinal fikirler oluşturulabilir, buluşlar yapılabilir. Mevcut sorunlara bilinenin dışında yöntemlerle çözüm getirme, alışılmadık fikirler sunma bu transitin verimli kullanımıdır. Bu etki altındaki gerginlik uzlaştırıldığında teknolojiden fayda sağlanabilir, matematiksel, bilimsel veya elektronik beceriler geliştirilebilir. Bu açının en büyük getirisi, yaşanan meydan okunmalar sayesinde kişinin kendine, kişisel bakış açısına ve mevcut perspektifine farkındalık geliştirmesi; böylece daha özgürlükçü ve ilerici bir bakış açısı geliştirmesidir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız farklı perspektiflere açık olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 5 derece sabit burçlarda (Boğa, Akrep, Aslan ve Kova) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler. Bu açı +/- 5 gün etkilidir. Dereceler için +/- 5 derece orb genişliği alınmalıdır.

Tablo: "The Man Made Mad with Fear”,1843-1844, Gustave Courbet

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008