Friday, November 29, 2019

Venüs Satürn Kavuşumu – 11 Aralık 2019


Venüs Satürn Kavuşumu – 11 Aralık 2019

11 Aralık Çarşamba, sevginin gezegeni Venüs ile sorumluluğun gezegeni Satürn kavuşuyor. Bu açı sevgiyi yapılandırmaya işaret eder. Uzun soluklu, sadık, güvenilir ilişkilere başlamayı gösterir. Gezegenlerin bulunduğu Oğlak burcu, bu sorumlu sevgi başlangıcının yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sevgi için, disiplinli, ölçülü, alçakgönüllü, sabırlı, metodik, çalışkan ve olgun bir yaklaşım gerekir.

Hajo Banzhaf ve Anna Haebler, bu açıyı sade güzellikler yaratma, net biçimler ve yapıları zevkle, severek inşa etme, durgunluğun huzurunu tatma ve kendine hiçbir şey için izin vermemeyle özdeşleştirmiştir. Sue Tompkins, bu gezegensel ilişkiyi kontrollü sevgi, disiplinli aşk, ciddi ilişki, güzelliği tanımlama ve sevgiyi kanıtlama olarak açıklamıştır.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri kendini sevilmeye değmeyen biri olarak görmektir. Bu aşk ve romantik ihtiyaçlar konusunda karamsarlığa ve depresyona yol açar. Satürn’ün “beceremezsin, yapamazsın” korkutmaları sevgi bağları kurmak ve kendini değerli hissetmek alanında kendini gösterir. Satürn’ün gölgesi altında Venüs bu yıldırmalar karşısında pes ederse, derin bir tatminsizliğe kapılır. Hayattan, zevklerden ve fiziki dünyada beş duyuyla algılanan nimetlerden keyif alamaz. Bu transitin tehlikesi, korkulardan dolayı köşeye çekilip hayattan kaçmak, her türlü içten duyguyu bastırmak, sevgiyi ekarte ederek robotlaşmaktır. Venüs-Satürn ikilisi ayrıca cimrilik ve statü/itibar için ilişki kurma riskini de barındırır. Finansal kısıtlanmalar yaşanabilir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sevgi paylaşımına, ilişki kurmaya ve bir taahhüt altına girme konusuna gerçekçi, sorumlu, güvenilir ve sadık bir yaklaşım geliştirmektir. Bu şekilde her türlü engele, kısıtlanmaya, probleme rağmen en zor koşullarda bile sevgi sürdürülür. Venüs-Satürn ikilisi dayanıklı bir sevgi başlangıcı sunar. Bu başlayacak ilişkilerde belirgin bir yaş farkı olabilir. Bu açı altında iştah kontrol altına alınabilir. Hazlar ölüçülü bir şekilde doyurulur, ekonomik konularda tasarruf yapılır. Bu açıya verilecek olumlu yanıt, değerini çabayla ve başaıyla oluşturmaktır. Yavaş ve emin adımlarla hedefine ilerlemek ve otorite konumuna ulaşmak sayesinde bir özdeğer hissi elde edilir. Bu transit sırasında biraz kendi kendine kalmak ve yalnızlık sevilir. Bu açı altında gerçek sevilir, sade ve yalın olanın güzelliği kabul edilir. Kavuşum açısı Venüs ve Satürn prensiplerinin kaynaştığını gösterir. Bu, ciddi bir zerafet, görev sevgisi ve sert-şefkatli (kadife eldiven içinde demir yumruk) bir yaklaşımı gösterir. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, sevgi ve değer konusunda gerçekçi olmalı ve sorumluluk almalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 19 derece Oğlak burcunda gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok güçlü bir sorumluluğu başlatma enerjisi şeklinde etkilenecekler. 19 derece öncü burçlarda (Koç, Terazi ve Yengeç) gezegenleri bulunanlar daha dinamik, sürtüşmeli ve meydan okuyucu bir etki alacaklar. 19 derece dişil burçlarda (Boğa, Akrep, Balık ve Başak) gezegenleri olanlar daha şanslı, yaratıcı bir başlatma enerjisi alacaklar. Bu açı +/- 8 gün etkilidir. Dereceler için +/- 8 derece orb genişliği alınmalıdır.

Video klip: Cengiz Özkarabekir, “3 İnsan 3 Öykü” Cemil İpekçi Belgeseli, Belgeselci Youtube Kanalı

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004


Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008

Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 4: Ay Düğümleri Yengeç Oğlak Ekseninde




Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 4: Ay Düğümleri Yengeç Oğlak Ekseninde
Efe Erten

Ay Düğümleri 2018 sonunda Yengeç – Oğlak eksenine geçmişti ve 2019 boyunca burada kaldı. 2020’nin ilk yarısında Yengeç-Oğlak burçlarında seyretmeye devam edecek. 5 Mayıs 2020’de İkizler-Yay eksenine geçecek.

Ay Düğümlerinin Yengeç – Oğlak burçlarındaki anlamını hatırlamak için geçtiğimiz sene Kasım ayında yazdığım “Ay Düğümleri Yengeç Oğlak Eksenine Giriyor” yazımı 2020 perspektifiyle güncelleyerek tekrar paylaşıyorum.

Ay Düğümleri Nedir?

Ay Düğümleri, Dünya’nın Güneş etrafında izlediği yol olan Ekliptik ile Ay’ın Dünya etrafında izlediği yolun kesiştiği noktalardır. Bu noktalarda Güneş ve Ay kavuştuğunda ya da karşıt açı yaptığında Güneş ve Ay Tutulmaları meydana gelir. Güneş ve Ay’ın ışıklarının söndüğü ve yok oldukları bu dehşet verici anlarda gökyüzündeki bir Ejderhanın ışıkları yediği düşünüldüğünden, Güney Ay Düğümüne Ejderhanın Kuyruğu (Cauda Draconis), Kuzey Ay Düğümüne de Ejderhanın Başı (Caput Draconis) denmiştir.

Ay Düğümlerinin Döngüsü

Ay Düğümleri her zaman geri gider. Daha kesin söyleyecek olursak, Ortalama Ay Düğümleri her zaman geri gider; Gerçek Ay düğümleri bir ileri gider, bir durur, bir geri gider; ama genel istikameti geri yöndedir. Ay düğümleri bir tam döngüsünü 18 buçuk ilâ 19 yılda tamamlar. Ay Düğümleri bir burçta 19 ay kalır. Görüldüğü üzere 19 sayısı Ay Düğümlerini anlamlandırmakta önemlidir.


Ay Düğümlerinin Anlamı

Ay Düğümleri ekseni, hayat yolculuğumuzun amacını gösterir. Güney Ay Düğünü bu hayata giriş yaptığımız yerdir; Kuzey Ay Düğümü ise bu hayatı tamamlamadan önce kazanmamız gereken özellikleri gösterir.

Güney Ay Düğümü bu dünyaya giriş yaptığımız kapıdır. Geçmişimizi gösterir. Her anlamda geçmiştir:
·       Biyolojik: Genetik kodumuz. Kalıtsal özelliklerimiz

·       Psikolojik: Çocukluğumuzdan gelen deneyimler
·       Karmik: Önceki hayatımızdan getirdiğimiz bilgiler ve borçlar
·       Dini: Allah’ın bedenimize üflediği nefesteki, Ruhumuzdaki bilgiler



Güney Ay Düğümünün bulunduğu burç ve ev, zaten sahip olduğumuz, bildiğimiz ve aşina olduğumuz özellikleri gösterir. Kuzey Ay Düğümü ise henüz sahip olmadığımız, ve çeşitli imtihanlardan geçerek bu yaşam planı boyunca edinmemiz gereken özellikleri gösterir. Ruhumuz bu dünyaya gelmeden önce bu hayatta yaşayacağımız deneyimleri görmüş ve “evet, bende eksik olan nitelikleri kazanmam için tam da böyle bir hayat yaşamam lazım” diyerek bu yaşam planını seçmiştir. Yani bu hayattaki tüm zorluklar, olumsuz tecrübeler, sıkıntılar, çileler ve acılar, bizzat kendi ruhumuzun kendi gelişimimiz için elzem gördüğü deneyimlerdir. Ancak bu acıların içinde yanarak ruhumuz arınabilir, saflaşabilir ve kendinde olmayan özellikleri kendine katabilir. Kuzey Ay Düğümüne gitmek bu sebeple zorlayıcı bir yolculuktur. Bu, ruhumuzun aşina olmadığı, daha önce hiç görmediği yabancı ve korkutucu bir dünyaya gitmektir. Ancak Güney Ay Düğümündeki konfor bölgemizi terk ettiğimizde ve Kuzey Ay Düğümünün ev ve burcunun gösterdiği yaşam alanı ve sürecindeki yepyeni, yabancı, korkutucu deneyimlere yelken açmaya cesaret ettiğimizde gelişebiliriz. Saflaşabiliriz. Arınabilirz. Ve Yüce Yaratıcı tarafından bize verilen temel görevimiz olan, “ruhumuzun potansiyelini en mükemmel haline getirebiliriz.”


Güney Ay Düğümü genelde daha kötücül, Kuzey Ay Düğümü ise daha iyicil düşünülse de aslında anlamları iyi-kötü zıtlığından çok daha derindir. Güney Ay Düğümü, aslında bizde en gelişmiş hali, şahikası bulunan becerilerimiz olsa da; bu yeteneklerimiz hakkında hep şüpheye düşeriz. Bu özellikleri daha önceki hayatlarımızda zaten en iyi şekilde başarılı şekilde geliştirmişizdir. Artık bu yaşam planında bunların daha fazla üzerinde durmaya gerek yoktur. Ancak her kriz anında, kendimizi güvende hissettiğimiz “konfor bölgesi” olan bu burç ve eve rücu ederiz. Bu bir gerilemedir. Aslında en iyisine sahip olduğumuz bu özellikler, hâlâ “bizde yeteri kadar yokmuş” gibi hissederiz. Bunları daha da geliştirmeye çalışırız. Halbuki yaptığımız sadece güvenli çöplüğümüzde vakit geçirmektir. Bu, zaten çok iyi bildiğimize emin olduğumuz bir alanda oyalanmaktan, zaman kaybetmek başka bir şey değildir. Aslında yaptığımız şey sadece, yabancı, yeni, korkutucu bir alana (Kuzey Ay Düğümü) gitmekten kaçmaktır.


Yaşam amacımız, Kuzey Ay Düğümünün bulunduğu burca ve eve gitmektir. Bunu Güney Ay Düğümünün bulunduğu burç ve evin özelliklerini kullanarak yapmamız gerekir.



Bernadette Brady, Kuzey Ay Düğümününü “hayat amacına giden yolda iz bırakacak kadersel yeni insanlar, yeni gruplar, yeni arkadaşlar ve yeni şeyler” olarak açıklamıştır. Güney Ay Düğümü ise “karmik ve kadersel olarak geçmişten getirdiğimiz, aile tarihimizle ilgili eskiden bugüne gelen” kişi ve olayları gösterir. Güney Ay Düğümü “daha önceden tanıyormuş” gibi hissettiğimiz ve muhtemelen önceki hayatlarımızdan tanıdığımız “ruh”ları gösterir. 


Ay Düğümleri Yengeç – Oğlak Ekseninde

2020’nin ilk 5 ayında Ay Düğümleri Yengeç – Oğlak ekseninde kalacak. Bu tarihler arasında düğümler, 3 Güneş Tutulması ve 1 Ay Tutulması meydana getirecekler:
- 26 Aralık 2019 Güneş Tutulması (4 derece Oğlak)
- 10 Ocak 2020 Ay Tutulması (20 derece Oğlak)

Yengeç – Oğlak ekseninin anlamına geçmeden önce, ilk belirtmek gereken şey şu ki Tutulmalar ve Düğümler Yengeç ve Oğlak burçlarının tüm derecelerini tarayacağı için Doğum Haritasında Yengeç ve Oğlak burçlarında gezegenleri ve hassas noktaları olan kişiler, kurumlar ve ülkeler 2020’nin ilk 5 ayında çok ciddi ve kadersel dönüşümlerden geçecek.

Kuzey Ay Düğümü Yengeç, Güney Ay Düğümü Oğlağa yerleştiğinde, aşina olunan şey toplum tarafından oluşturulan ve ezberlenmiş saygınlık, prestij, statü ve itibar modelleridir. Saygınlık kazandıracak geleneksel bir hedef için duyguları bastırmak, robotik bir üslup takınmak, soğuk ve katı bir disiplinle hedefe doğru basamakları çıkma eğilimi gözlemlenir. Duygulardan korkulur. Duygusal paylaşımdan kaçılır. Kendi duygusal temellerine bakmaktan çekinilir. İnsan duygularına dair her şey küçümsenir ve dışlanır. Mahrem hayat tenzil ve tahkir edilir. Bu duygusal eksiklik kamusal bir hayatla ve kariyer hedefleriyle ikame edilmeye çalışılır. Dışsal başarı modelleriyle “tehlikeli bir yer olduğuna inanılan” dünya kontrol edilmeye çalışılır; bir önkoşul olarak bu becerilmeden duygusal yakınlığa girmek reddedilir. Ancak hiçbir zaman “dünyayı güvenli bir yer haline getirecek” kadar başarılı ve statülü hissedilemez ve bu bahaneyle çok yabancı ve korkutucu bir deneyim olarak görülen mahrem ilişkilere girmekten, bir insana güvenmekten ve ait olmaktan kaçılır.
Kuzey Ay Düğümü Yengece girdiğinde yapılması gereken, statüye, itibara, prestije ve saygınlığa yönelik bu takıntıyı bırakmak ve duygulardan korkmaktan vazgeçmektir. İlk olarak kişi duygusal temellerini sahiplenmelidir. Bu onun “kökleridir”. Kendi kırılganlıklarına bakmalıdır. Aileden getirdiği ilk çocukluk yıllarındaki şartlanmaların üzerine gitmelidir. Bugünkü davranışlarını etkileyen bu anlamlandırılmamış, unutulmuş ve üstü örtülmüş yaralara tekrar bakma cesareti geliştirilmelidir. Böylece kişi ilk olarak kendine annelik edecektir. Kendi içindeki çocuğun ebeveyni olacaktır. Kendi duygularının (Yengeç) sorumluluğunu (Oğlak) alacaktır. Kendi duygusallığına (Yengeç) olgun (Oğlak) yaklaşacaktır. Böylece kendi duygularını sahiplenmiş, yetişkin olmuş birisi artık diğer insana güvenmeye, ait olmaya ve mahremini açmaya cesaret edebilir. Böylece mahrem paylaşımlarını (Yengeç) gayretle yapılandırır (Oğlak), sıcak duyguların paylaşıldığı ve ait olduğu korunaklı, mahrem ve bereketli bir yuvayı (Yengeç) sağlam bir şekilde kristalize edebilir (Oğlak).

Kuzey Ay Düğümü Yengece geçtiğinde kişi “güvenli bir üs” olmayı öğrenir. Steven Forrest’ın örneğindeki gibi artık Clark Kent’i görüp “Senin Superman olduğunu biliyorum ve Superman olman için gerekli telefon kulübesini sana sunuyorum” demek gerekir. Yani empati geliştirilir. Anaçlık öğrenilir. Karşıdakine güvenli sığınak sağlamama, barınak sunma, koruma, kollama, besleme ve büyütme fonksiyonları edinilir. Karşıdaki kişi desteklenir.

Güney Ay Düğümünün yöntemleri kullanılarak Kuzey Ay Düğümüne gitmek gerekir. Duygusallığı ve mahremiyeti öğrenmeye giderken en iyi yol arkadaşları sabır, ciddiyet, disiplin, sorumluluk, gerçekçilik, gayret ve çalışkanlıktır. Zaten sahip olunan bu özelliklerle kendi kırılganlıklarına, duygusal yaralarına bakar insan. İçinde büyümemiş olan çocuğu ve yaralarını görür. Ona, yani kendine, ciddiyetle bakarken şefkati öğrenir. Bugüne kadar korktuğu ve kaçtığı duygusallığın, ait olma ihtiyacının, mahremini paylaşma arzusunun kendi içinde olduğunu görür. Bunlardan zinhar imtina etmesine neden olan, bugüne kadar hep üstünü örttüğü, yüzleşmekten korktuğu gerçek korkularını ve yaralarını görür. Onu bugüne kimler kırdı? Kimler yaraladı? Bu yaraların üstünü ne kadar kalın, kurşun geçirmez kabuklar ördü. Duygusuz, robotik, katı, soğuk, disiplinli bu dış kabuğun inşa edilmesindeki gerçek sebep anlaşıldığında, bu yaranın kabuğu acı verse de soyulur. Acı çekilir, ama devamında pansuman yapılır. O zaman kişi acının da, yaranın da, kırılganlığın da insana ait olduğunu ve kendisinin de duyguları ve zayıflıkları olan bir insan olduğunu anlar. Bir insan olarak şefkatle ve merhametle kendine annelik eder. Artık yetişkindir, diğer insanla güvene dayalı mahrem bir ilişkiye girmenin sorumluluğunu alabilir.

Ay Düğümleri Yengeç – Oğlak ekseninde (Dünyasal Astroloji)

Ay Düğümleri Yengeç – Oğlak eksenindeyken vurgulanan konulardan birisi aile, ebeveynler ve atalardır. Kolektif ölçekte Millet kavramı, Milletin tarihi ve Milliyetçilik meseleleriyle yüzleşmek gerekir. Ulus devlet nedir? Ulus nedir? Ulusun kolektif hafızasında üstünü örttüğü olaylar nelerdir? Bu gibi konular ile Millet kendi geçmişiyle, kendi travmalarıyla, ve kendi acılarıyla yüzleşmelidir. Böylece Millet kendi zayıflığını ve kırılganlığını kabul edebilir, kendisini var eden geçmiş koşulların bilincine varıp bunların sorumluluğunu alır. Kendi aidiyet modellerini daha sağlıklı kurabilir. Kendi korumacı, besleyici konularını daha verimli inşa edebilir. Bunlar yapılmadığında Dünya genelinde daha Milliyetçi, daha Irkçı ideolojilerin yükselişine şahitlik etmek kaçınılmaz olacaktır. Kendi “evini” koruma gerekçesiyle mültecilere sınırları kapatmak, ya da kendi “ailesinden” kabul etmediği ülke sınırlarının içindeki etnik ve dini azınlıkları ülkeden atmak istemek suretiyle yabancı düşmanlığı artacaktır. “Dünyanın tehlikeli bir yer olduğuna inanan” ve bunun için her şeyi baskıyla kontrol etmeye çalışan Otoriter rejimler ivme kazanır. Bu Otoriter, Totaliter ya da Diktatör rejimler, “Bizim Kutsal Ailemiz” diyerek kendi Milletini, Ulusunu, Irkını ve Dinini yüceltirken bunun dışındaki herkesi tehlikeli, dejenere ve şeytani sıfatlarla niteler. İçerideki tüm sorunların sebebi bu dışarıdaki “kötüler” ve onların komplolarıdır. “Tehlikeli dünyanın” zararlı etkilerinden korunmak için ticaret savaşları verilir, İthal İkameci ve dış ticarete kapalı korumacı ekonomi modelleri geliştirilir, gümrük yüksek vergileri ve kotalar konur. 

Bu tablo sağlıksız bir Yengeç sembolizminin Dünya Siyasetindeki yansımasıdır. Halihazırda bu resimle birebir örtüşen ülkeler ve liderleri teşhis etmek çok kolayken, 2020’nin ilk 5 ayında bu sürecin nerelere varabileceğini düşünmek kaygı vericidir. Dünyanın içinde bulunduğu bu liberalizm karşıtı, aşırı milliyetçi, yabancı-düşmanı, otoriter, popülist ve korumacı iktisat istikametindeki bu eğilimini sağlıklı bir yönde düzeltmesi için, 2020’nin ilk 5 ayı boyunca yaşanacak Yengeç Kuzey Ay Düğümünü imtihanlarından önemli iç-görüler kazanarak, sağlıklı Yengeç özellikleri geliştirerek çıkması gerekir. Aksi halde neler olabileceğini görmek için daha önce Kuzey Ay Düğümü Yengeçteyken yaşanan tarihi hadiselere bakalım.

·       30.03.1907 – 27.09.1908
o   Milliyetçi ideolojideki İttihat ve Terakki Partisinin baskısıyla 2. Meşrutiyet ilan edildi (23 Temmuz 1908). Türkçülük fikri devlette egemen oldu, II. Abdülhamid’in 30 yıllık istibdat rejimi son buldu, anayasa ve meclis tekrar yürürlüğe girdi
·       26.10.1925 – 16.04.1927
o   Çin İç Savaşı başladı (12 Nisan 1927). İç Savaş, Çin Komünist Partisi ile Çin Milliyetçi Partisi arasındaki ideolojik sağ-sol kutuplaşmasından kaynaklanıyordu. 12 Nisan olayında, Milliyetçi Parti lideri Chiang Kai-shek, muhafazar kanatla beraber Şangay’da 300 ilâ 5000 Komünist Parti üyesini katletti.
·       11.05.1944 – 02.12.1945
o   Faşizm ve Milliyetçilik üzerine kurulu II. Dünya Savaşı’nın en kanlı yılları yaşandı. Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atıldı. (6 ve 9 Ağustos 1945). II. Dünya Savaşı bitti. Milliyetçi Diktatörlerden Benito Mussolini 28 Nisan 1945’te öldürüldü, Adolf Hitler 30 Nisan 1945’te intihar etti.
·       23.12.1962 – 15.08.1964
o   Cinsiyet ayrımcılığına dayalı maaş eşitsizliğini yasaklayan “1963 Eşit Maaş Yasası” ABD’de yürürlüğe girdi. (10 Haziran 1963)
o   Martin Luther King Jr. ırkçılığa karşı “Bir Hayalim Var” sembol konuşmasını yaptı. (28 Ağustos 1963)
o   ABD’nin tek Katolik Başkanı ve “Irk ayrımcılığının ahlaken yanlış” olduğunu beyan eden John F. Kennedy suikasta uğradı. (22 Kasım 1963)
o   Irk, Renk, Millet, Cinsiyet ve Din temelli ayrımcılığı yasaklayan “1964 Medeni Haklar Yasası” ABD’de yürürlüğe girdi. (2 Temmuz 1964)
o   Irk ayrımına dayalı apartheid rejimine karşı mücadele veren Nelson Mandela ömür boyu hapse mahkum edildi. (12 Haziran 1964)
o   Kenya ve Malezya, Birleşik Krallık Sömürgeliğinden bağımsızlığını ilan etti. (12 Aralık 1963 ve 22 Temmuz 1963)
·       24.09.1981 – 16.03.1983
o   Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Enver Sedat, İsrail’le yaptığı barış antlaşması sebebiyle suikasta uğradı. (6 Ekim 1981) Milliyetçi devlet İsrail’in 1982 Lübnan Savaşı başladı. (6 Haziran 1982)
o   İngiltere’de Milliyetçiliği güçlendirecek Falkland Savaşı başladı ve İngiltere’nin zaferiyle sonuçlandı. Margaret Thatcher ve sağcı, Milliyetçi ideolojisi etkisini artırdı (2 Nisan – 14 Haziran 1982).
o   ABD Başkanı Ronald Reagan “Uyuşturucuya Karşı Savaş” başlattı. Milli güvenlik söylemiyle gerekçelendirilen program daha çok Afrikalı-Amerikalılara karşı Irkçılık, otoriter yönetim ve sağ politikalar için kullanıldı.
·       09.04.2000 – 13.10.2001
o   Güney Kore ve Kuzey Kore arasında ilk kez “Inter-Korean Summit” düzenlendi. (13 Haziran 2000)
o   İsrail Birleşmiş Milletlerin kararına riayet etti ve Lübnan’dan tamamen çekildi. (16 Haziran 2000)
o   Hollanda dünyada Eşcinsel Evliliği yasallaştıran ilk ülke oldu. (1 Nisan 2001)
o   11 Eylül saldırıları: 4 Kaçırılmış yolcu uçağından 2’si Dünya Ticaret Merkezine, 1’i Pentagon’a ve sonuncusu Pennsylvania sahasına çarptı. Bu terörist saldırılar Amerika’da Milliyetçiliği, sağcılığı ve yabancı düşmanlığını tekrar yükseltti. (11 Eylül 2001) Bu olay Afganistan ve Irak Savaşlarının direk sebebi, İslamofobinin miladı ve Suriye savaşıyla beraber Ortadoğu’da akan kanın dolaylı sebebi oldu.
o   ABD Başkanı George W. Bush “Teröre Karşı Savaş” başlattı. (20 Eylül 2001)
o   ABD’nin Afganistan’a saldırısı başladı. (7 Ekim 2001)
o   ABD Başkanı George W. Bush “Office of Homeland Security”yi kurdu. (8 Ekim 2001)
o   Türkiye siyasetini baştan aşağı değiştiren 2001 Ekonomik Krizi yaşandı. (19 Şubat 2001)

Kuzey Ay Düğümü Yengeç burcundan yaşanan tüm bu olaylar, Milliyetçiliğin temel mesele olduğunu gözler önüne seriyor. Milliyetçiliğin ırkçılığa, faşizme, otoriter, totaliter ve diktatöryal rejimlere evrildiği Hitler, Mussolini ve 2. Dünya Savaşı Japonyası örneklerinde, bu Milliyetçi Diktatörlerin ayrıştırıcı söylemlerinin, güç hırslarının ve zalim şiddet politikalarının sadece “düşmanlarına” değil kendi Milletlerine de büyük trajediler yaşattığını görüyoruz. Bu Milliyetçi Diktatörlerin ve ülkelerin düşüşünün Kuzey Ay Düğümünün Yengeçteyken gerçekleşmesi tesadüfi değildir. Kuzey Ay Düğümü Yengeçten geçerken tüm insanlar ve ülkeler sağlıklı yengeç özelliklerini geliştirmekle imtihan edilirken, “aile sevgisi”, “vatanperverlik”, “atalara saygı”, “evinin güvenliğini sağlama”, “aileni, evini, vatanını koruma” gibi Yengeç temaları sınavdan geçmektedir. Bu temaları sağlıklı bir şekilde geliştirmek yerine yozlaştırıp suiistimal edince karşımıza Hitler, Musolini ve 2. Dünya Savaşı Japonya’sı gibi Faşist-Militarist örneklerle karşılaşıyoruz. Bu örneklerde “aile sevgisi”, kendinden olmayan herkesi düşman olarak görme, yabancı düşmanlığı ve kendi ırkını üstün diğerlerini hakir görme şeklinde yozlaşmıştır. “Vatanperverlik” Faşizme ve Irkçılığa dönüşmüştür. “Atalara saygı”, devlet eliyle dayatılan Milliyetçi söyleme, “Şanlı Tarihimiz” propagandasına ve Ulusal Mitoloji Kurgusuna evrilmiştir. “Evinin güvenliğini sağlama” ve “evini, vatanını koruma”, önce polis devletine, vatandaşların silahlı kuvvetlerce bastırılmasına, her türlü demokratik söylemin ve eylemin silah zoruyla, cebirle baskılanmasına, sonra ise “Ev” tanımının genişlemesiyle komşu ülkelerin işgali ve halklarının katline dönüşmüştür. Kuzey Ay Düğümü yengeç burcuna girmeden önce başlayan bu süreç, tarih tarafından en büyük tokadını, Yengeç sembolizminin imtihana tutulduğu KAD Yengeç yıllarında yemiş, sağlıklı Yengeç özellikleri geliştiremeyen ve Yengeç’in Milliyetçilik, Irkçılık, Güvenlikçilik, gölgesine düşen liderler ve ülkeler birer birer siyaset arenasından silinmiştir. 1925’te KAD Yengeçteyken Milliyetçilik ve Komünizm arasındaki çatışma yüzünden başlayan Çin İş Savaşı da, sağlıksız çalışan Yengecin örneğidir.

II. Abdülhamid’in 30 yıl boyunca baskıya, polis gücüne ve güvenlikçi politikalara dayanan otoriter istibdat rejiminin yıkılışı; ve devamında anayasanın ve meclisin tekrar yürürlüğe girmesi de yukarıdaki örneklerle benzerdir. Kuzey Ay Düğümü yengeçten geçerken “evini korumayı” yanlış anlamış ve kişisel iktidarı lehine baskı kurmak için bu kavramı suiistimal etmiş liderler cezalandırılmıştır.

Yengecin temsil ettiği “ailesini sevme”, “milletini sevme” sürecini sağlıklı geliştiren liderler, gruplar ve ülkeler ise Kuzey Ay Düğümü Yengeçten geçerken bu başarılı gelişimsel adımlarının ödülünü almışlardır. Milliyetçiliği ne kadar sağlıklı algıladıkları sorgulanabilecek ve gücü eline aldığında “evini korumayı” baskı ve şiddet olarak okumaktan sabıkalı İttihat ve Terakki, 1908 koşullarında Milliyetçilik ya da Türkçülük ideolojisini, o gün göreceli olarak daha baskıcı olan II. Abdülhamit’e karşı parlamenter özgürlük lehine kullandığı için, Kuzey Ay Düğümü Yengeçten geçerken ödüllendirilmiştir. KAD yengeçten geçerken II. Meşrutiyet ilan edilmiş, parlamento açılmış, Milliyetçilik ve Millet İradesi güç kazanmıştır.

Yengecin temsil ettiği “ailesini sevme”, “evinde güvenliği sağlama”, “duygu paylaşımına dayalı sıcak bir yuvaya ait hissetme”, “atalara saygı”, “sevdiklerini ve evini koruma”, “diğerini destekleme” ve “anaçlık” sürecini doğru uygulayan örneklere baktığımızda Cinsiyet ayrımcılığına dayalı maaş uygulamasını kaldıran ABD’yi, Eşcinsel Evliliği yasallaştıran Hollanda’yı, Irk ayrımcılığına başkaldıran Martin Luther King Jr., John F. Kennedy ve Nelson Mandela’yı, ırk ve benzeri farklılıklar sebebiyle ayrımcılığı yasaklayan “1964 Medeni Haklar Yasasını” ile ABD’yi ve bir aile olup sömürgeci zulmünden bağımsızlaşan Kenya ve Malezya’yı görüyoruz. Tüm bu olumlu örnekler Kuzey Ay Düğümü Yengeçten geçerken yaşandı. Hepsinin sonucu bir ödüllendirilmeyle değil, bazen suikast gibi hayatı sonlandıran hadiselerle de neticelense, bu hareketler sağlıklı Yengeç özellikleri geliştirmenin siyaset arenasında zuhur bulduğu örneklerdir.

Yakın tarihte Hitler ve Mussolini örneklerindeki kadar dramatik olmasa da, Kuzey Ay Düğümü yengeçten geçerken Batıda sağcı, milliyetçi, korumacı ve güvenlikçi politikaların yükselişini Ronald Reagan’ın “Uyuşturucuya Karşı Savaşında” ve Margaret Thatcher’ın “Falkland Savaşlarında” görmekteyiz. Bundan daha dramatik olarak, Dünya tarihinin akışını değiştiren 11 Eylül Terör saldırıları yengeç özelliklerini sağlıksız geliştirmenin ülkesel, lidersel ve milletsel seviyede nasıl felaketlere yol açtığının hazin bir örneğidir. Bu menfur saldırılar, Başkan Bush ABD’de milliyetçiliği, yabancı-düşmanlığı ve baskıcı güvenlikçi politikaları artırmak için suiistimal etmiştir. ABD’den Batıya yayılan İslamofobi ateşini körüklemiş, bu nefreti de Afganistan ve Irak savaşlarını meşrulaştırmak için kullanmaktan çekinmemiştir. Günümüzde Orta Doğu’da akan kan ve Suriye Savaşı da, temelini bu hadiselerden almaktadır. Kuzey Ay Düğümü Yengeçten geçerken Yengecin “evini koruma” temasının kötü niyetle yozlaştırılmasının ve suiistimal edilmesinin bedeli maalesef ölen yüz binlerce insanın hayatıyla ve hayatı kararan milyonların ızdırabıyla ödenmektedir.


Bu bilgiler ışığında, önümüzdeki 2020’nin ilk yarısı boyunca Kuzey Ay Düğümü yengeçten geçerken Milliyetçilik ve Güvenlikçi Politikalar konularının imtihandan geçeceğini görmekteyiz. Kuzey Ay Düğümü Yengeçten geçerken, Yengeç sembolizminin imtihana tutulduğu bu 2020’nin ilk 5 ayında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bize düşen görev, yanı başımızda Suriye gibi bir İç Savaş örneği dururken, sağlıklı Yengeç özellikleri geliştirmektir. Yani “evimizin güvenliğini” sevgiyle, empatiyle, diğerini destekleyerek sağlamaktır. Farklılıklara saygı göstermek, eşitliği ve özgürlüğü güvence altına almaktır. “Atalara ve tarihe saygı” geliştirirken, bize benzemeyenin atasına ve tarihine de saygıyla ve sevgiyle yaklaşmaktır. “Birbirini ailesi olarak gören” etnik ve dini gruplara saygı göstermek, bu gruplarla beraber daha geniş “Türkiye Cumhuriyeti Ailesini” sevgi, saygı, güven, duygusal paylaşım ve aidiyet temelleri üzerine inşa etmektir. 7 derece Yengeç burcunda Yükseleni ve 12 derece Yengeç burcunda Plüto’su bulunan Türkiye Cumhuriyeti, 2020’nin ilk 5 ayı boyunca sürecek Yengeç imtihanından ancak kendi tarihiyle yüzleşerek, geçmiş acıları ve travmalarını kabullenerek, samimiyet temelli sevgi ve saygıya dayanan bir kucaklaşmayla evinin içini toparlayarak ve mutlu üyelere sahip bir aile olarak başarıyla geçebilir. 2020’nin ilk 5 aylık Kuzey Ay Düğümü Yengeç sürecinden tüm etnik, ırksal, renksel, cinsel, kültürel ve dini farklılıklarıyla kendini Türkiye Cumhuriyeti ailesine ait hisseden mutlu vatandaşların yaşadığı bir ülke olarak çıkmamız dileğiyle!

Siz bu yazıda yazan Yengeç-Oğlak sürecini Yengeç ve Oğlağın Doğum Haritanızda düştüğü ev çiftinde yaşayacaksınız. Yengeç ve Oğlaktaki gezegenleriniz yazıdaki dönüştürücü süreçlerden geçecek. 2019 yılı boyunca bu evlerinize ve gezegenlerinize neler oldu? Yengeç-Oğlak imtihanından geçebildiniz mi? 2020’de Yengeç-Oğlak evleriniz ve gezegenlerinizle ilgili ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bu konularda 2020’de sağlıklı Yengeç özelliklerinizi geliştirip olgun bir Yengeç-Oğlak sentezi kurmak için neler planlıyorsunuz?

Efe Erten, 29 Kasım 2019, İstanbul

Kaynakça

Brady, Bernadette, Predictive Astrology: The Eagle and the Lark, Weiser Books, 1998

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Wednesday, November 27, 2019

Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 3: Jüpiter Kovada



Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 3: Jüpiter Kovada
Efe Erten

Jüpiter 2020 yılının neredeyse tamamını Oğlak burcunda geçirecek. 19 Aralık 2020’de Kova burcuna girecek.

Jüpiter 2020’nin sadece son 13 günü Kovada kalacağı için, Jüpiter’in Kovadaki anlamını bu seneki “2020 Analizi Serisine” katmayabilirdik ve 2021 yılına bırakabilirdik. Ancak Jüpiter Kovaya girer girmez, Kovanın 0 derecesinde Satürn ile kavuşarak 200 yıllık bir toprak çağını kapatacak ve 200 yıllık hava çağını başlatacak. “Yeni bir Düzen” kuracak! 2020’de kurulacak bu “Yeni Düzeni” anlamak için Jüpiter’in Kovadaki yolculuğunun anlamını incelemeliyiz.

Jüpiter 19 Aralık 2020’de Kova burcuna girecek. 29 Aralık 2021’de kesin olarak Balık burcuna geçecek.

Sıcak ve nemli tabiattaki Jüpiter yine sıcak ve nemli tabiattaki Kova burcunda seyredecek. Bu, 2020 sonundan itibaren sıcaklığın ve nemliliğin abartılacağına işaret eder. Nemliliğin abartılması, çok fazla esneklik gösterileceğini; sıcağın abartılması da çok fazla ayrıştırma, farklılaştırma yaşanacağını vurgular. Yani, inançlarda çok fazla “görecelilik” ve insanın felsefesinde çok fazla “ben farklıyım”  renkleri görülecektir. Genişleme, büyüme, yayılma fonksiyonlarında çok fazla uyum sağlama, adapte olma eğilimi ve çok fazla kendini diğerlerinden ayırma üslubu gözlemlenecektir. Koşullara adapte olarak genişleme ve “ben hepinizden farklı ve değişiğim” diyerek yayılma, şişme temaları deneyimlenecektir.

Sıcak ve nemli doğadaki Jüpiter, sıcak ve nemli hava elementindeki burçlarda iştirakçi üçlüsündedir ve güç kazanır. Bu Jüpiter için düşük olduğu Oğlakta zor geçen 2020’nin, son 13 gününde büyük bir asalet artışıyla olumluya döneceğini gösteriyor. Yani, büyük benefik (iyicil) Jüpiter 2020’nin son 13 gününden itibaren ve 21 Aralık 2020’de Satürn’le beraber kuracağı 200 yıllık “Yeni Düzen” boyunca ılımlı, iyi niyetli, cömert, zengin gönüllü, bol, bereketli ve zenginleştirici özelliklerini güçlü bir şekilde ifade edilebilecektir. 2020’nin son 13 gününden itibaren ve “Yeni Düzen” boyunca genişleme, büyüme ve yayılma fonksiyonları iyi çalışacaktır. Etik değerler, ahlak, felsefe, inanç, prensipler, hukuk ve adalet alanında olumlu bir seyir başlayacaktır.

Sıcak ve Nemli tabiattaki Jüpiter, sıcak ve nemli tabiattaki Kova burcundayken abartılan başka bir şey de “formun aktif transformasyonudur.” Bilgi toplama, haber alma, enformasyon, iletişim, haberleşme ve bağlantı kurma özellikleriyle bilgiler akar ve bu bilgiler şekli değiştirir. İnançlar değişir. İnançlar, yeni bilgiler ışığında eleştirilmeye başlanır. Yeni bakış açıları, yeni haberler, yeni tanışılan insanlar, inancı sorgulamaya ve değiştirmeye yol açar. Aynı şekilde yeni bilgiler ışığında mevcut etik değerler, kanaatler, kanılar, prensipler, ahlak kuralları ve doğrular tekrar gözden geçirilir, sorgulanır, çürütülür ve yeni bir şekle sokulur.

Sıcak ve nemli doğadaki Jüpiter, sıcak ve nemli Kova burcundayken, düşünmek abartılır. Rasyonel akıl abartılır. Tasarlamak abartılır. Hesap etmek abartılır. Analiz etmek abartılır. Her şey zehir gibi bir akılla çözümlenmeye, tahlil edilmeye, didik didik edilmeye, sorgulanmaya ve incelenmeye çalışılır. Her parça ayrıştırılır. Bu aklın hükümranlığıdır! Fikirler abartılır. Bilgiye çok fazla bir önem verilir. Düşünmek en önemli eylem haline gelir. İnsan sadece “düşünen bir varlığa” indirgenebilir. Burada tehlike, inancını kaybetme, ateizm, salt aydınlanmacı bir dünya görüşüne hapsolma ve katı pozitivizmdir.

Sıcak ve nemli doğadaki Jüpiter, sıcak ve nemli Kova burcundayken gözlem gücü çok yükselir. Soyutlama kabiliyeti zirveye çıkar. İnsan kuşbakışı bir mesafeden kendine, dünyaya ve olaylara bakabilir. Çok geniş bir perspektiften bakar. Bu yüzde yüz tarafsız bir bakış açısıdır. Bu sayede ahlaki değerlerini, doğrularını, inancını ve felsefesini tarafsız ve nesnel bir şekilde oluşturur.

Sıcak ve nemli Jüpiter, sıcak ve nemli Kova burcundayken, bakış açısı sadece teorik kalabilir. Bunlar gerçekçi olmayan ve asla uygulanamayacak fikirlere dayanıyor olabilir. Bu durumda yaşam felsefesi bir ütopya olacaktır. Soyutlama yeteneği çok yüksek olduğu için, bir şeyin arkasındaki örüntü, desen çok iyi kavranır ve çok iyi bir şekilde sözcüklere dökülür. Ancak bu büyük ihtimalle bilim adamının kendi görüşlerini yansıtan bir “ekonomik model”, bir “simülasyon” ya da bir “istatistiki ilişki” gibi bir fikirsel inşaattır. Gerçek, somut, pratik dünya ile bağı yoktur. Ya da bu sadece aşırı hijyenik laboratuvar ortamında geçerliliğini koruyabilecek bir biyoloji hipotezidir. Canlılar dünyasında veya insan vücudunda bu bağıntı korunamaz. Mantık zincirleri çok iyi oluşturulmuş ve kâğıt üzerinde kusursuz duran bir ispat, gerçek dünyada geçerliliğini koruyamayabilir. Münazaralarda, fikir tartışmalarında hep haklı çıkan kanaatler ve görüşler, fiziki dünyada iflas edebilir. Jüpiter Kovadayken bu şekilde teoride mükemmel ama pratikte başarısız görüşleri gösterir. İnsan zihnini besleyen ama asla gerçekte uygulanamayacak ütopik felsefelere işaret eder.

Sıcak ve nemli Jüpiter, sıcak ve nemli Kova burcunda, bir şeyin arkasındaki fikri çok iyi görmeyi gösterir. Platon’un ideaları, Jung’un Arketipleri veya bir şeyin arkasındaki fikirsel bağıntı/örüntü/desen görülür. Arka plandaki gramer ve matematik görülür. Arkadaki teori ve kavram görülür. Soyutlama kabiliyeti yüksektir. Nesnel ve mantık temelli bir bakışla bakılır. Yine bu görülenler soyutlama ile ve sözcükler ile çok iyi ifade edilir. Diğer insanlara bir mesafe konur. Onların duyguları, kişisellikleri ve bilinçdışı koşullanmalarıyla ilişkiye geçmeden, sadece medeni, sosyal ve beşeri bir iletişim kurulur. Bu sayede cemiyet hayatında, toplumda ve topluluklarda büyük başarı elde edilir. Çok sayıda insanla tanış seviyesinde kalınabilir. Bu sosyal ilişkileri nesnel bir şekilde değerlendirerek insan genişler, büyür ve yayılır.

2020’nin son 13 gününü Kova burcunda geçirecek ve 21 Aralık 2020’de 200 yıllık bir “Hava Düzeni” kuracak Jüpiter’in felsefesi “herkes için özgürlüktür.” Bu yeni düzenin anayasasının birinci maddesi “herkes seçmekte ve karar vermekte özgürdür” ilkesidir. İnsan seçim yapabiliyorsa insandır. İnsan karar verebiliyorsa insandır. İnsan kendi yaşamını idame ettirme konusunda tek yetkili mercidir. En önemli hak “birey olma” hakkıdır. Bireyin kendi geleceğini kendisi saptayabilme hakkıdır. Jüpiter ve Satürn 21 Aralık 2020’de kavuşarak 200 yıllık “Hava Çağını” başlattığında, hâkim felsefe insanın özgürlüğü ve bireyin kendi tercihlerini yapabilme hakkı olacaktır.

Jüpiter Kovadayken, temel felsefe “bireyciliktir.” Kutsal olan “birey olmaktır.” Birey olabilmek aynı Satürn’ün Kovadaki yolculuğunda “bir sorumluluk” olarak vurgulandığı gibi şimdi de Jüpiter’in Kovadaki yolculuğunda bir “değer yargısı” olarak vurgulanır. Toplum içinde tüm farklı özellikleriyle var olabilmek Kovadaki Jüpiter’in kutsal değeridir. Bu şekilde, bir topluluk içinde farklılıklarını ifade ederek genişleyebilir. Tüm orijinal bireysel özelliklerini toplumda yansıtarak büyüyebilir. Kendine ait tüm özelliklere sahip çıkarak ve bunları kamusal alanda yaşayarak enginleşebilir, yayılabilir ve geleceğin potansiyeline doğru uzanabilir.

Kovadaki Jüpiter’in etik değeri “birey olabilmektir.” Topluluk içinde kendi olabilmektir. Toplumda farklı özelliklerini ifade edebilmektir. Bu felsefesi, etiği, doğrusu, kanaati, kanısı, görüşü, prensibi, inancı sadece kendisi için geçerli olmamalıdır. “Herkes için özgürlük” talep etmelidir! Bütün insanlar eşittir ve benzer özelliklere sahiptir. Aynı zamanda bütün insanların kendilerini biricik, özel, nevi şahsına münhasır ve farklı kılan özellikleri vardır. Bunlar bireyleri birey yapan karakteristik farklılıklarıdır. Kovadaki Jüpiter herkesin bu farklılıklarını toplum içinde ifade edebilmesi, yaşayabilmesi ve ortaya koyabilmesi özgürlüğüne inanır. Herkesin farklılıklarıyla toplum içinde var olabilme özgürlüğüne inanır. Bunun için mücadele eder. Herkes kendine özgü farklı yönlerini yaşayabilirse toplum büyür ve zenginleşir.

Kovadaki Jüpiter 2020 sonunda kuracağı “Yeni Düzende” toplumu herkesin kendi farklılıklarını özgürce ifade edebileceği bir istikamette ileri götürecektir. Herkesin kendine özgü farklılıklarını yansıtmasına engel olan köhneleşmiş, eskimiş ve miadını doldurmuş yapıları yıkacaktır. Daha modern, özgür ve ilerici bir toplum kuracaktır. Bireyin özgürlüğünü kısıtlayan, baskılayan ve ezen sistemlere başkaldırır. “Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” için devrim yapar. 21 Aralık 2020’de “Yeni Düzeni” kurar.

21 Aralık 2020’de kurulan “Yeni Düzende” herkes kendi seçimlerini yapmakta özgürdür. Herkes kendi kararlarını vermekte özgürdür. Herkes birey olmakla yükümlüdür. Birey olarak kendi farklılıklarını bir toplumda ifade ederek genişler ve büyür. Bu özgürlüğün yaşanabileceği yenilikçi, modern, ilerici bir toplum yapılandırılır (Satürn) ve büyütülür (Jüpiter). Bireyin hakları kanunlarla güvence altına alınır (Satürn) ve birey kendi potansiyeline erişmek üzere genişler (Jüpiter). Objektif bir yargı inşa edilir. Herkese eşit adalet dağıtılır. Daha toleranslı, göreceli, çoğulcu ve kabullenici bir ahlak anlayışı yeşerir.  

Siz Jüpiter’in “birey olarak genişleme” etkisini, 2020’nin son 13 gününden itibaren Kovanın Doğum Haritanızda düştüğü evde yaşayacaksınız. Bu evde gerçekten objektif, tarafsız ve mesafeli bir bakış açısı oluşturmanız gerekmekte. Bu evde kendi özgürlüğünüzü tesis etmeli ve herkesin özgürlüğüne saygı duymalısınız. Bu evin ve Kovadaki gezegenlerin temsil ettiği konularda “kendi farklılığınızı özgürce bir toplumda ifade etme” ilkesini yaşam felsefenize entegre etmelisiniz. Bu evin ve gezegenlerin konularında yenilikçi, özgürleştirici ve ileri götürücü bir gelecek vizyonu kurmalı ve buna doğru genişlemelisiniz, büyümelisiniz.

Sizin Doğum Haritanızda Kova hangi eve düşüyor? Kovada hangi gezegenler var?

Efe Erten, 27 Kasım 2019, İstanbul

Kaynakça

Arroyo, Stephen. Astroloji, Psikoloji & Dört Element, Barış İlhan Yayınevi, 2000

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna. Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış. İlhan Astroloji Enstitüsü Temel Seviye Ders Notları, 2019.