Wednesday, November 20, 2019

Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 0.4 Özet Ay Düğümleri ve Tutulmalar


Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 0.4 Özet Ay Düğümleri ve Tutulmalar
Efe Erten

Fotoğraf: solarseven/Dreamstime.com


Daha önceki bölümlerde 2020’de “yeni bir düzenin” kurulacağını gösteren üç önemli kavuşumdan bahsetmiştik:

1)    Dönüşümü inşa edecek 12 Ocak 2020 Satürn Plüto Kavuşumu
2)    Büyük bir ruhsal yenilenmeye yol açacak 5 Nisan, 30 Haziran, 13 Kasım 2020 Jüpiter Plüto Kavuşumu
3)    200 yıllık bir dönemi kapatıp, yeni bir düzen kuracak 21 Aralık 2020 Jüpiter Satürn Kavuşumu

2020’de yeni bir düzen kurulurken bu sene gerçekleşen Güneş ve Ay Tutulmaları ile bu tutulmalardan müsebbip Ay Düğümleri neler yapıyor?


Öncelikle Ay Düğümlerine bakalım:



Ay Düğümleri 2020’ye, 2018 Kasım’dan beri bulunduğu Yengeç-Oğlak ekseninde başlıyor. 5 Mayıs 2020’de ise, 19 aylığına kalmak üzere İkizler-Yay eksenine geçiyor. Ay Düğümleri İkizler-Yay ekseninde 18 Ocak 2022’ye kadar kalacak.

Sırf bu bölünme bile yılı kabataslak ikiye bölüyor. 5 Mayıs’a kadar olan kısım ve 5 Mayıs’tan sonraki kısım. 5 Mayıs’ta çok belirgin bir vites değişimi var ve içinden geçtiğimiz psikolojik süreç başka bir hatta geçiyor. Hayatımızda dönüşen, imtihandan geçen ve olaylar yaşadığımız alan da 5 Mayıs’ta yer değiştirecek. 5 Mayıs’a kadar Doğum Haritanızda Yengeç-Oğlak burçlarının düştüğü ev çiftinde temel dönüşümler, imtihanlar ve olaylar yaşanmaya devam edecek. 5 Mayıs itibariyle gelişmenin, tekâmülün ve değişimin yaşandığı evler Doğum Haritanızda İkizler-Yay çiftinin düştüğü ev çiftine geçecek. Özellikle Mayıs ayında bu enerji değişimini fark etmeye dikkat edin. Kendinizi, çevrenizi ve dünyayı gözlemleyin.

5 Mayıs’a kadar hepimizin konusu “doğru bir Yengeç” olmak. 2018 Kasım’ından beri “Yengeç Psikolojik Sürecini” kolektif olarak öğrenmeye çalışıyoruz. Bu ne demek? Bu kendimizi büyütmek, beslemek, kendimizle ilgilenmek, kendimize bakmak ve kendimize şefkat göstermek demek. Yani, 2018 Kasım’dan beri yaşadığımız duygusal olaylar, duygusal koşullanmalarımızı tetikleyen havadisler, duygu dalgalanmaları, alınganlıklar ve kırgınlıklar vasıtasıyla kendimizi anlamaya başlıyoruz.

Burada anahtar kelime “kendini anlamak.” Nasıl duygular hissettiğimizi fark ediyoruz. Şimdi zaman bu duyguları didik didik etmek, analize tabi tutmak, eleştirmek, suçlamak, kurcalamak ve rasyonel akılla irdelemek zamanı değil. Şimdi zaman bu duyguları yaşamaya izin vermek zamanı. Kendimize “evet, bu normal bir durum, bunu hissedebilirsin” demeliyiz. “Böyle bir durumda öfkelenebilirsin, üzülebilirsin, seni anlıyorum” diye kendimize ilgi göstermeli ve destek olmalıyız.

Şimdi kendimizi tanıyacağız. Şimdi duygusal yönümüzü tanıyacağız. Bunu kabul edeceğiz. Kendimizle ilgileneceğiz. Eğer üzüldüysek belki bir battaniye, güzel bir dizi ve sıcak bir çorbayla kendimize bakacağız. Kendimizin ihtiyaçlarını anlayacağız. Bunları karşılayacağız. Değerli Hocam Barış İlhan’ın deyişiyle şimdi “kendimizin güvenini kazanacağız.”

Pek çok korku, öfke, alınganlık, kırgınlık, üzüntü abartılmış tehdit algılarından oluşuyor. Bir kişinin yaptığı bir olay, bir ses tonu, bir renk, bir koku birden bire vücudun tamamını bir duygunun sarmasına sebep olabiliyor. Bu durumlarda çok korkabiliyoruz. Çok üzülebiliyoruz. Mantık dışı, duygusal tepkiler verebiliyoruz. Şimdi Ay Düğümü Yengeçteyken bu duyguların sahici olduğunu kabul etmeliyiz. Bu duyguları hissetmeye hakkımız var. Kimse bu duyguları geçersiz kılamaz. Bu duygular saçma değil. “Hiç de olacak tepki miydi” diye kenara atılacak ya da yok sayılacak hatalar değil. Bunlar bizim duygularımız. Çocukluk koşullanmalarımızdan, eski bir anıdan, bir travmadan ya da çok eski bir incinme deneyiminden geliyor olabilir. Şimdi bu duyguyu yok saymak veya duygulanmayı suçlamaktansa, duyguyu anlamaya çalışmak zamanı.

Ay Düğümü Yengeçteyken duyguyu anlamak demek, duyguyu analiz etmek demek değil. Duyguyu kabul etmek demek. Bu duyguyu yaşayan kendinize şefkat göstermek demek. Kendinizi yatıştırmak, sakinleştirmek demek. Kendinizle ilgilenmek, ihtiyaçlarını yerine getirmek demek.  Bu sayede duygusal varoluşunuzla tanışmak, bunu keşfetmek ve kabul etmek demek. Bundan sonra “neden ağladığınızı” anlayabilirsiniz. İçinizdeki “incinmiş çocuk” neden ağlıyor? Bunu fark edip o çocuğu büyütebilirsiniz. Eğer 2018 Kasım’dan beri bu süreci başarılı bir şekilde yönetmediyseniz, 2020 5 Mayıs’a kadar hala 6 aylık bir zaman mevcut. Şimdi kendime şefkat göstermeliyim. Kendimi anlamalıyım, kendimi dinlemeliyim, kendime ilgi göstermeliyim, kendime bakmalıyım.
Şimdi bu çocuğu yeniden büyütmeliyim!

Yukarıda bahsettiğim Yengeç sürecini öncelikle Yengecin Doğum Haritanızda düştüğü evde ve Yengeç-Oğlak ekseninin düştüğü ev çiftinde yaşayacaksınız. Bu evlerin ifade ettiği konularda deneyim yaşayıp kendinize ilgi gösterecek, duygulanacak ve kendinizi büyüteceksiniz.

5 Mayıs’ta enerji vites değiştirecek. Ay Düğümleri İkizler-Yay eksenine geçecek. Konumuz değişiyor. Artık mesele duygular değil, akıl. Şimdi düşünmek zamanı. Sağlıklı merak geliştirme zamanı. Dinlemek, soru sormak zamanı. Bilgi toplamak zamanı. Öğrenmek, bilgiler arasında bağ kurmak ve bu bilgiyi aktarmak zamanı. İnsanlarla tanışmak, insanlar arasında bağlantı kurmak, network oluşturmak zamanı.

Yılın ikinci yarısında mutlaka tarafsız bakabilmeyi öğrenmemiz gerekiyor. “Ben zaten biliyorum” diyerek karşıdakini dinlememek bu dönemde yapılabilecek en büyük hata. Çok zeki, cin fikirli olmanın gururuyla karşıdakinin ne diyeceğini tahmin etmeye çalışmak, daha o konuşamadan peşin hüküm vermek, bilgi akışını tıkar ve bu enerjiyi heba eder.

Bunlardan daha büyük tehlike “benim doğrularım tek doğru” diyerek herkesi yargılamak, vaaz vermek, herkese ahlak dağıtmaktır. Bu ahkâm kesen üslup, bu dönemde yapılması gereken tarafsızlığı engeller. Hâlbuki şimdi tarafsız bir şekilde, göreceliliğe saygı duyarak herkesi ve her şeyi yargılamadan dinlemek lazım.

Şimdi kendi kanılarıyla akıl vermek zamanı değil. Şimdi samimi bir merakla karşıdakini dinleme, anlama zamanı. Şimdi kendi doğrusunu, ahlakını, inancını dayatma zamanı değil. Şimdi sorarak, öğrenerek, bilgi toplayarak farklı ihtimallerin de olabileceğini keşfetme zamanı. Şimdi önyargıyı yıkmak ve göreceliliği, çoğulculuğu, tarafsızlığı geliştirmek zamanı.

5 Mayıs’tan itibaren Ay Düğümü İkizlerdeyken yapmak gereken başka bir şey de “insan” olduğumuzu anlamaktır. Bu süreçte böbürlenmek, büyüklenmek, kibir, ukalalık; hatta kendini Allah, Peygamber yerine koymak, Ruhban sınıfı gibi ayrıcalıklı, üstün ve ulaşılamaz görmek tehlikesi söz konusudur. Hâlbuki şimdi sadece bir insan olduğumuzu anlamamız lazım. Merak eden bir ergen çocuk olmamız lazım. “Bu ne?” diye sormaktan utanmamalıyız.  Her şeye kâdir ve her şeyi bilen bir İlah gibi davranma eğilimini bırakmalıyız. Cehaletini kabul etmek, sormak, öğrenmek, böylece tarafsızca bilgi toplamak ve bakış açısını genişletmek lazım.

Bu süreçte tehlike dağın tepesindeki Keşiş olmaya çalışmaktır. Yalnızlığı istemektir. Kendini yüksek bir sınıftan birisi olarak görüp, lütufkâr bir üslupla kendini halktan soyutlamaktır. Fildişi kulesine hapsolmaktır. Sadece belli bir kliğin katıldığı toplantılara, akademik kapsüllere ve sosyete/cemiyet davetlerine hapsolmaktır. Buralarda anlaşılmaz laflar etmek, “Allah bilgisi” sadece kendinde var sanmaktır. Burnu havada ahkâm satmaktır.

Şimdi insan olduğumuzu anlayacağız. Çarşı, pazardayız. Şehrin ortasındayız. Burada ticaret var. Burada dedikodu var. Burada haberler, muhabirler var. Burada ilkokul öğretmenleri ve ilkokul öğrencileri var. Burada hırsızlar var. Burada taklitçiler var. Şimdi bunların arasında katılmak ve bunlardan biri olmak zamanı. O zaman sağlıklı iletişim kurmak, herkesin anlayacağı dilden konuşmak mümkün. O zaman kendi dokunulmaz inançlarını sorgulamak mümkün. O zaman yeni bakış açılarına kendini açmak mümkün.


2020’deki Ay Düğümleri sürecini gördük. 5 Mayıs’a kadar “duygularımızı fark edip kendimize şefkat göstererek kendimizi büyütmek”, 5 Mayıs’tan sonra ise “sağlıklı merak geliştirmek, soru sormak, bilgi toplamak ve insanlar arasında bağlantı kurmak” sürecini deneyimleyeceğiz. Tüm bunlar daha önce bahsettiğimiz büyük kavuşumlara göre nerede duruyor?

12 Ocak 2020 Satürn Plüto Kavuşumunun yapacağı yıkım Yengeç-Oğlak sürecindeyken yaşanacak. Bu bir düzenin çürüdüğünü ve çöktüğünü gösteriyordu. Bu yıkıntının içinden dönüşümün inşa edilmesi çıkacaktı. Yengeç-Oğlak eksenindeki Ay Düğümleri bu yıkım ve dönüşümün duygusal arenamızda bizi çok şiddetli ve derin duygularla harekete geçireceğini gösteriyor. Özellikle Oğlak ve Yengecin doğum haritanızda düştüğü evlerde, 12 Ocak civarında yaşanacak yıkım ve dönüşüm, sizi duygularınızla yüzleştirecek. Tam bu noktada, yukarıda yazan kendine şefkat göstermek ve “bu çocuğu yeniden büyütmek” sürecini yaşayacaksınız.

5 Mayıs’tan sonra enerji duygulardan akla ve meraka geçtiğinde, gökyüzünde de Jüpiter-Plüto kavuşumları Nisan, Haziran ve Kasım’da “inançları sorgulamayı” gösteriyor. İkizler-yay eksenindeki Ay düğümü bu noktada gerçekten önyargıları bırakmayı mecburi kılıyor. Katı, dışlayıcı, dogmatik inançlar sorgulanacak. Bu inançlar dönüşecek. Anlayışsız kanaatler, kurallar, prensipler, daha göreceli ve anlayışlı bir forma evrilmek zorunda. Karşımızdaki insana soru sorarak, onu dinleyerek onun hâlini anlamalıyız. Tarafsız ve rasyonel bir akılla, onu yargılamadan dinlemeliyiz. Hayatların ve değerlerin göreceli olabileceğini göreceğiz. Daha hoşgörülü, anlayışlı ve bilgece bir felsefe geliştireceğiz. İşte o zaman etik değerlerimiz, ahlak anlayışımız, kurallarımız, inancımız, felsefemiz çok daha kapsayıcı bir hale gelecek. Bu şekilde İkizler-Yay sürecini sentezleyen kişi, Jüpiter Plüto kavuşumlarında inancını yenileyecek ve dönüştürecek. Ruhsallığını, spiritüelliğini ve anlamını keşfedip derin bir felsefe oluşturacak.

12 Ocak Satürn Plüto yıkımı, Nisan-Haziran-Kasım Jüpiter Plüto yenilenmesi sonrasında 21 Aralık 2020’de Jüpiter Satürn “yeni düzeni” kurarken, Ay Düğümleri yine İkizler-Yay ekseninde geri gitmeye devam edecek. Bu içine girdiğimiz hava çağında, inançları göreceli hale getirmenin, tarafsızlığın, açık fikirliliğin, sağlıklı merak geliştirmenin, soru sormanın ve dinlemenin önemini bir kez daha vurgulamaktadır.


Peki, tüm bunlar olurken Güneş ve Ay Tutulmaları ne yapmaktalar? Bu seneki tutulmalara bakalım:





Tutulmaları iki sınıfa ayıracak olursak, 26 Aralık 2019’daki Oğlak Güneş Tutulması, 21 Haziran 2020’deki Yengeç Güneş Tutulması, 10 Ocak 2020’deki Yengeç Ay Tutulması ve 5 Temmuz 2020’deki Oğlak Ay Tutulması, yukarıda bahsettiğimiz “kendine şefkat göstermek ve duygusal olarak kendini büyütmek” anlamına gelen psikolojik süreci olaylarla hayatımızda gündeme getirecek. 26 Aralık 2019’da 4 derece Oğlağın düştüğü evde yaşanan bir kopuş ile bu ev dönüşecek ve duygularımızın sorumluluğunu almak zorunda kalacağız. Devamında 10 Ocak 2020 Yengeç Ay Tutulması, 12 Ocak 2020 Satürn Plüto kavuşumuyla beraber 20-22 derece Oğlak-Yengeç’in düştüğü evleri yıkıp dönüşümü inşa edecek. Buradan doğan zorlayıcı duyguları hissedip, kabul etmek ve kendimize şefkat göstermek, kendimizi büyütmek görevimiz. Yazın yaşanan Yengeç-Oğlak Güneş-Ay Tutulmaları, düğümlerle farklı burçlarda meydana geldiği için etkilerinin ebrûli olduğunu söyleyebiliriz. Artık zaman akılla algılamak, soru sormak ve merak etmek zamanı olsa da, burada ciddi anlamda duyguları harekete geçiren, alınganlık ve kırılganlık temalarını tetikleyen bir süreç var. 21 Haziran Yengeç Güneş Tutulması bu şekilde 0 derece Yengecin düştüğü evinizi duygusal olarak harekete geçirecek. Devamında 5 Temmuz Oğlak Ay Tutulması da bu duygu dalgalanmasından sonraki bir inşaat, sorumluluk alma, sakince gerçekleri görüp kendini tekrar yapılandırma zamanı olacak. Bu inşaat 13 derece Oğlak-Yengeç’in düştüğü evlerde yaşanacak.

2020’de yaşanan Tutulmaların diğer seti ise İkizler-Yay sürecini yani akıl ve inançlar konusundaki evrimi başlatan 5 Haziran 2020 Yay Ay Tutulması ve 30 Kasım 2020 İkizler Ay Tutulmasıdır. İlki 15 derece Yay-İkizlerin düştüğü evde inançları sorgulatacak. Daha hoşgörülü ve tarafsız inançlar bilgi toplayarak geliştirilecek. İkincisi 8 derece İkizler-Yayın düştüğü evde bağlantı kurmak, yeni insanlarla tanışmak, yeni şeyler öğrenmek, soru sormak, dinlemek ve bakış açısını geliştirmek konusunu gündeme getirecek.


Özetleyecek olursak:

 - 5 Mayıs 2020’ye kadar Ay Düğümleri Yengeç-Oğlakta, mesele duygularımızı kabul etmek, kendimize şefkat göstermek ve kendimizi büyütmek.
 - 5 Mayıs 2020’den sonra Ay Düğümleri İkizler-Yay ekseninde, mevzu sağlıklı merak geliştirmek, soru sormak, dinlemek ve yeni bir inanç/etik/felsefe geliştirmek.
 - 12 Ocak 2020 Satürn Plüto Kavuşumu yıkım ve dönüşüm vasıtasıyla duygularımızı kabul etmemize ve kendimizi büyütmemize olanak sağlayacak.
 - Nisan-Haziran-Kasım Jüpiter Plüto Kavuşumları yeni bir inanç geliştirmek, eski değerleri sorgulamak ve daha hoşgörülü değer yargıları için katalizör olacak.
 - 21 Aralık 2020 Jüpiter Satürn Kavuşumuyla hava çağı başladığında, merak etmek, soru sormak, dinlemek, bilgi toplamak-aktarmak, network kurmak ve doğru iletişim kurmak; ayrıca tarafsızlık, görecelilik ve rasyonel akıl bu “yeni düzen”in kodları olacak.
 - 26 Aralık, 10 Ocak, 21 Haziran ve 5 Temmuz tutulmaları Yengeç-Oğlak evlerini dönüştürüp duygularımızın sorumluluğunu almayı mecburi kılacak.
 - 5 Haziran, 30 Kasım tutulmaları İkizler-Yay evlerini dönüştürüp burada sağlıklı merak geliştirmek, inancını sorgulamak ve yeni bir felsefe oluşturmak konularını tetikleyecek.

Sizin haritanızda bu Yengeç-Oğlak ve İkizler-Yay süreçleri hangi evlerde yaşanıyor?

Efe Erten, 20 Kasım 2019, İstanbul

Kaynakça
İlhan, Barış. İlhan Astroloji Enstitüsü Temel Seviye Ders Notları, 2019.

5 comments:

  1. Efe Bey 2020 yazılarınız oldukça verimli ve açıklayıcı öncelikle bunun için size çok teşekkür ederim.fakat uzun zamandir merak ettiğim bir soru var aklimda, ben 22aralik günü doğmuşum akşam ezani sonrası. Bazı gunlerde doğanların saat farkıyla burcu değişiyormuş acaba 22aralik tarihi de bunlardan birisi mi? Yanıtlarsanız cok mutlu olacağım, başarılarınızın katlanarak devam etmesi dileğiyle❤

    ReplyDelete
  2. This comment has been removed by the author.

    ReplyDelete
  3. şke evlere göre yorumlar yazsanız, hangi evinde olanı nasıl etkileyecek şeklinde. Bu şekilde hep havada kalıyor hoşuma gitmedi çok umutluydum

    ReplyDelete
  4. Burcum oğlak yükselenim yengeç ve tüm bu oğlak yengeç ekseninde yaşananlar 1. ve 7. evlerde tam olarak da her şey Kasım 2018 de başladı

    ReplyDelete