Thursday, December 5, 2019

Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 8: Satürn Plüto Kavuşumu




Efe Erten'in 2020 Yılı Astroloji Analizi Serisi 8: Satürn Plüto Kavuşumu
Efe Erten

Satürn ve Plüto yaklaşık 32-38 yılda bir kavuşarak mevcut yapıyı yıkmaktadır.

Satürn-Plüto yakın geçmişte 1914, 1947 ve 1982’de kavuştu. Tüm bu kavuşum anlarında mevcut sistemi sarstı, dönüştürdü ve yeniledi. Bir yıkım, eskiyi tamamen yok etti. Eskinin küllerinden yeni doğdu.

Şimdi 12 Ocak 2020’de yaşanacak yıkım da, içinde yaşadığımız sistemi yıkacak. Yepyeni bir düzen inşa edilecek.

Anna Haebler ve Hajo Banzhaf’ın aydınlatıcı sembolleriyle konuşacak olursak, Satürn ve Plüto kavuştuğunda, form (Satürn) dönüşür (Plüto). Somut yapılar kalıcı ve geniş çaplı biçimde dönüşür. Derin ve kapsamlı bir yenileşme inşa edilir. Sabırlı bir şekilde değişim, dönüşüm ve metamorfoz gerçekleşir. Bu kalıcı bir dönüşümdür.

Satürn ve Plüto kontrolcülüğü ve güce içgüdüsel açlığı gösterir. İktidar hırsı için herkesi kontrol etmek, baskılamak, ezmek gözlemlenebilir. Gücü elde tutmak için katı kurallar koymak, sınırlar çizmek ve cebir tecrübe edilir. Ancak aynı zamanda “gücün sınırları” da görülür. Güçlü, gücünü sonuna kadar acımasızca kullanırken, artık devam edemeyeceği sınırına gelebilir. Bu güçlünün sonudur.

Satürn eskiden bilinen en uzak gezegendi, Plüto şimdi en uzak gezegendir. Satürn eski şeytandı, Plüto yeni şeytandır. Satürn cehennemin en dibinde Tartaros’a hapsedilmiştir; Plüto hem cehennemin kralı, hem de cehennemin ta kendisidir. Satürn ölümü, Plüto da yeniden doğumu gösterir. Bu iki sembolün 32-28 yılda bir kavuşumu cehennemî, kötücül ve şeytanî bir enerjiyi simgeler. Satürn her şeyi yok edip öldürdükten sonra Plüto şekil değiştirerek yeniden doğmayı, yenilenmeyi ve dirilişi gösterir.

Plüto bir yılanın derisini değiştirmesidir. Plüto tırtılın kozaya girip kelebek olmasıdır. Plüto küllerinden doğan Anka kuşudur. Dünya 1914, 1947 ve 1982’de bu şekilde şekil değiştirip kendini yeniledi. Şimdi 2020 de yüzde yüz bir şekil değiştirme senesi olacak!
Şimdi daha önce Satürn-Plüto kavuştuğunda nasıl yıkımlar ve dönüşümler olmuş inceleyelim:





-       1914 Satürn Plüto Kavuşumu
o   Birinci Dünya Savaşı Başladı
o   Osmanlı Devleti yıkıldı
o   Dünya Düzeni yeniden dizayn edildi

-       1947 Satürn Plüto Kavuşumu
o   1945’te İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra Yeni bir Dünya Düzeni kuruldu
o   Gandhi Barış Yürüyüşünü başlattı
o   Japonya savaş sonrası anayasası yürürlüğe girdi
o   Marshall Planı oluşturuldu
o   CIA kuruldu
o   Komünistler Macaristan’ı ele geçirdi
o   Hindistan ve Pakistan İngiltere’den bağımsızlığını ilan etti
o   Taiwan’da Çin destekli hükümete karşıtı gösterilerde katliam yaşandı.
o   Tüm bu göstergeler ile 1947’de Soğuk Savaş başladı. İki Kutuplu Yeni Dünya Düzeni kuruldu

-       1982 Satürn Plüto Kavuşumu
o   İngiltere Arjantin’le Falkland Savaşını yaptı.
o   Bu savaşla Margaret Thatcher İngiltere’de mutlak hükümdar oldu
o   Thatcherizm İngiltere’de ve dünyada etkili oldu
o   Ronald Reagan ve Thatcher’ın başını çektiği Neo-Liberalizm dünyada egemen oldu
o   Serbest piyasa, “laissez-faire”, sağ politikalar ve küreselleşme temel paradigma oldu
o   Türkiye Cumhuriyetinde Turgut Özal ve ANAP bu zeitgeist’ın temsilcisi oldu
o   Dünya Ekonomisinde Friedrich Hayek’in Liberalizm fikri gâlip geldi
o   Sovyetler birliğinin yıkılacağı, ABD’nin tek süper güç olacağı “Yeni Dünya Düzeninin” tohumları atıldı

Bu olaylar gösteriyor ki Satürn-Plüto kavuştuğunda mevcut Dünya Düzeni yıkılıyor. Ve Yeni Dünya Düzeni kuruluyor. 1914’te Birinci Dünya Savaşı dünya sistemini yerle bir etti ve yeni bir düzen kuruldu. 1947’te İkinci Dünya Savaşının bitişiyle iki kutuplu Soğuk Savaş yeni dünya düzeni kuruldu. 1982’de neo-liberalizmin mutlak galibiyetiyle küreselleşme yeni dünya düzeni galip oldu. Şimdi artık bu yıkılıyor!

Trump’ın Putin’le yakın ilişkisi, Trump’ın Çin’e ticaret savaşları, Türkiye Cumhuriyeti’nin Rusya ve İran’la kurduğu Astana Süreci, Çin ve Rusya’nın yakın ilişkileri ve Rusya’nın Suriye’de ağırlığıyla sıcak denizlere inmiş olması artık ABD yönetimindeki tek kutuplu liberal ve küreselleşmeci dünya düzeninin bittiğinin ispatıdır.

ABD’nin tek süper güç olduğu, yanına İngiltere ve Avrupa Birliğini aldığı Batı güdümündeki “Tek Kutuplu Dünya Düzeni” çürüdü. Yozlaştı. Dejenere oldu. Ve şu an çökmeye mahkum!

Liberalizm çöktü. Küreselleşmecilik çöktü. Artık ulus devletin anlamsızlaşacağı ve sınırların belirsizleşeceğini iddia eden Liberal söylem çöktü. Tüm anlam dünyasını yerle bir eden Post-Modernizm felsefesi çöktü. Tekrar ülkeler içine kapandı. Ulus devletler tekrar sınırlarını belirginleştirdi. Batının ve ABD’nin göbeğinde milliyetçi akımlar, yabancı düşmanlığı ve otokrat liderler hortladı!

Batının ve ABD’nin bu çöküşüne mütekabil, Rusya ve Çin güçlendi. Dünya ekonomisinde ve Suriye gibi diplomatik-askeri krizlerde sözlerini geçirir halde geldiler. 15 Temmuz’daki şanlı halk direnişi örneğinin gösterdiği gibi Türkiye Cumhuriyeti gibi bölgesel aktörler artık kendi topraklarında ABD’ye darbe yaptırmaz hale geldiler! Üstelik yine Türkiye Cumhuriyeti gibi uzun yıllardır ABD ve NATO’nun gölgesinde, bağımlı yaşamış bir ülke şimdi Suriye’de Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi harekâtlarla kendi göbeğini kendi kesebileceğini ispatladı! Astana Sürecinde ABD olmadan Rusya ve İran’la anlaşabileceğini kanıtladı. Rusya’dan S-400’lerin alınmasıyla, ABD olmadan savunma sistemini kurabileceğini ortaya koydu. Bu örneklerdeki kadar somut bir başarı elde edilmese de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söyleminde “Dünya 5’ten Büyüktür” kampanyasıyla asimetrik dünya düzenine meydan okuyan bir diskur geliştirildi. Bu örnekler 12 Ocak 2020’de tek kutuplu ABD güdümündeki dünya düzeninin yıkılışının ayak sesleridir!

Şimdi 12 Ocak 2020’deki büyük yıkımla yeni bir dünya düzeni kurulacak. Bu yıkım bir ekonomik kriz, bir dünya savaşı veya ekonomik/diplomatik/askeri bir gerilim kanalıyla cereyan edebilir. Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı gibi çok büyük bir savaş da olabilir. Falkland Adaları Savaşı gibi daha bölgesel bir savaş da olabilir. Bu akıllara mevcut Suriye İç Savaşında yaşanacak yeni hadiseleri getirmektedir. 1947 ve 1982’de olduğu gibi, herhangi bir dünyasal ölçekte katliam olmadan da “Yeni Düzenin” alttan alttan inşa edildiğini seyredebiliriz. Bu “Yeni Düzende” artık güç Rusya ve Çin’dedir. ABD tek başına dünyanın tek süper gücü olamayacaktır.

21 Aralık 2020’de Jüpiter Satürn, 200 yıldır süren toprak çağını bitirecek. 200 yıllık hava çağını başlatacak. “Yeni Düzen” başlayacak! Toprak Kuzey’dir. Hava Doğu’dur. Toprak çağında güç Kuzey’e geçmişti. Kuzey Amerika gücü elinde topladı. NATO’nun ismiyle müsemma KUZEY Atlantik Antlaşma Organizasyonu hükümdar oldu. Şimdi güç Kuzey’den çekiliyor! Artık güç Doğu’ya geçiyor! Bundan sonra 200 yıllığına güç başta Çin’de! Yanında da Rusya, Hindistan ve Türkiye Cumhuriyeti gibi ülkeleri görüyoruz!

Kuzey Amerika ve Avrupa’nın gücü bitiyor! Güç artık Doğu’da, Çin’de!

200 yıllık “Yeni Düzen” kuruluyor!

Satürn-Plüto kavuştuğunda, Haebler ve Banzhaf’ın sözleriyle söyleyecek olursak, “daha derin bir gerçek uğruna eski yapılardan vazgeçilir.” Artık bu düzen insanoğlunun kolektif bilincini taşımaya yetmiyordur. Kolektif düzlemde bir sıçramanın zamanı gelmiştir. Ancak bu kafa yapısı, bu görüşler, bu kurumlar, bu düzen, bu sistem, bu teknoloji ve bu kaynaklar bu sıçramayı kaldıramamaktadır. Çünkü içinde bulunduğumuz bu sistem eskidi. Köhneleşti. Modasının geçtiği hissediliyor. Gelişime izin vermiyor. Sağlıklı büyümenin önünde engel teşkil ediyor. Bu durumda Satürn-Plüto bu düzeni yıkacak. Çünkü ancak ve ancak boşluktan yeni doğabilecek. Yeni olan, o kadar büyük bir paradigma değişimini ima ediyor ki, bu yeni lisanın eskinin içinde barınabilme veya eski olandan evrilme şansı yok. Bu devamlı değil kesikli biri değişim. Bu bir sıçrama! Bu bir kırılma! Ancak eskinin yıkılıp yeninin görkemli doğuşuyla mümkün!

Satürn-Plüto “bırakmanın ve yeni başlangıç yapmanın zamanını bilmeyi” gösterir. Sistem çürümüştür. Mayalanmıştır. Bakteriler, mantarlar ve asalaklar öyle bir şekilde sistemi sarmıştır ki, sistem kangren olmuştur. Ya bu kangrenli organ (Plüto) kesilecek (Satürn), ya da çürümenin (Plüto) sistemi ele geçirerek öldürmesi (Satürn) beklenecektir. Her halükarda sistem ölecek! Ölüm korkutucu olsa da, yeninin doğmasına imkan sağlayacak. “Bırakmayı” kabul etmemiz lazım. “Bırakabilmeyi” öğrenmemiz lazım. Doğanın doğuş-gelişme-ölüm döngüsüne saygı duymalı ve içselleştirmeliyiz. Ölümden sonra yeniden doğuma güvenmeliyiz. İşte o ölüm-yeniden doğum 12 Ocak 2020’dir!

Satürn-Plüto bir krizdir. Satürn-Plüto bir dönüşüm deneyimidir. Satürn-Plüto aynı zamanda bunları azim ile atlatmayı gösterir. Sabır, disiplin, azla yetinebilme ve dayanıklılık gibi erdemler ile zorlayıcı dönüşüm süreçlerinden çıkılır.

Satürn Plüto öldürücü vuruşunu yapmadan önce, görünen manzara şudur. “Katılaşmış ve kabuk bağlamış bir güç yapılanması vardır.” Eski ve yaşlı iktidar sahipleri, takıntılı bir şekilde gücü bırakmamakta ısrar eder. Kontrolü kaybetmekten çok korkar. Bu uğurda akla gelebilecek tüm gaddarlıklar, zorbalıklar ve zulümler yapılır. Baskı kurmak hususunda “zıvanadan çıkılır.” Bu gücü kaybetmemek için yapılan eylemler tam da gücü kaybetmeye sebep olan şeydir. Şiddet yıkımı doğurur. Yıkımın içinden yeniden doğuş çıkar.

Sue Tompkins’in sembollerini dünyasal astrolojiye uyarlarsak, Satürn-Plüto birleştiğinde “kolektif güç hiddetini ortaya koyar.” Büyük bir tahribat yaşanır. Baskı, işkence ve eziyet gündeme gelir. İstisnai zulüm dönemleri yaşanır. Bunların yaraları taşınır. Bu bir felaket, bir Küçük Kıyamet, bir facia, bir katastrof, bir trajedi, bir travmadır. Bu bir tufandır. Bu bir kataklizmdir. Bu bir yıkımdır. Bu bir sarsıntıdır. Bu helâk olmadır. İhlâktır, helâk etmedir. Tehlike kelimesi “helâk olmaktan” gelir. Tehlike çok yakındır. Dünya ise bu yıkımın yaşanacağı yerdir, mehlekedir. Neticede bu bir dönüm noktasıdır. Mutlak yıkımın ardından yeniden doğuş gelir. Burada Allah’ın El-Hâlik Esmâihüsnâsı devreye girer. Allah yaratıcıdır, yaratandır. Allah yoktan var eder.

Şimdi 12 Ocak 2020’de her şey yıkılacak! “Yeni Düzen” yoktan var edilecek!

Satürn-Plüto ile bir şey biter. Bitenin dehşeti ile sendeleriz. Bir vahşet yaşanmıştır. Toplumsal düzeyde korkunç şeyler yaşanmıştır. Ama hayatta kaldık. Şimdi “bir daha asla böyle bir şey olmasın” diye sorumluluk almak zamanı. “Yeni Düzeni” kurma zamanıdır. Bu bilinçte bir sıçrama ve paradigmada bir değişimdir. Jüpiter-Satürn yıl sonunda kavuşarak bu şekilde 200 yıllık bir Hava Çağı ve “Yeni Düzen” kuracaktır.

“Yeni Düzende” güç Doğu’ya geçer.

Medeniyet yer değiştirir.

Satürn-Plüto kavuşunca otorite baltalanır. Otorite pozisyonundaki yapılar, kurumlar, örgütler, birlikler ve kişiler aşınır. Erozyona uğrar. Aynı zamanda korozyona da uğrar. Aşınır, oksitlenir, paslanır. Çürür. Dejenere olur. Yozlaşır. Oportünist bakteriler, mantarlar ve parazitler sistemi ele geçirir. İçten çürüyen otorite çöker. Bu kaçınılmaz iktidar kaybına tepki olarak muazzam şiddet, baskı, cebir uygulamaları büyük zulümler yaratır. Ama Satürn-Plüto’da yıkım ve yeniden doğuş kaçınılmazdır!

Neticede derin bir dönüşüm yaşanır. Yapılandırma ve dönüştürme gücü ile yeni olan inşa edilir. Hedefe odaklanma gücü ile yeni yapılandırılır. İnsanlık kendini kısıtlama, kendine hakim olma ve zor koşullarda hayatta kalma imtihanından geçer. İnsanlar dayanıklı, yıkılmaz ve kırılmaz özelliklerini ortaya koyarak yaşam mücadelesi verir. Derin bir transformasyon yaşanır!

Siz bu yazıda yazan etkileri 22 derece Oğlak burcunun Doğum Haritanızda düştüğü evde yaşayacaksınız. 22 derece öncü burçlardaki gezegenler bu yazan yıkım, dönüşüm ve yeniden doğuşu yaşayacak.

Sizin haritanızda 22 derece Oğlak hangi evde?

Efe Erten, 5 Aralık 2019, İstanbul

Tablo: "Witches' Sabbath", 1797-1798, Francisco Goya

Kaynakça

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

Barbault, André. Planetary Cycles Mundane Astrology, The Astrological Association CIO, 2016

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tompkins, Sue, Astrolojide Açılar: Horoskopta Gezegensel İlişkileri Anlama Rehberi, Barış İlhan Yayınevi, 2008


3 comments:

  1. 3. evime düşüyor. 20 derece oğlak'ta venüs 24 derece oğlak'ta marsım var. heyecanla bekliyorum.

    ReplyDelete
  2. 4.evimde, 26° Venüs ile 20° Mars oğlakımın arasında gerçekleşecek. Hadi bakalım

    ReplyDelete
  3. 4. evime denk geliyor. Orada bir de Sans noktam var (Kova 20^) ve Oglakta (3.evin sonunda ikisi) Uranüs ve Neptün Rx var. Merakla bekliyorum✨

    ReplyDelete