Monday, March 30, 2020

Ay Düğümleri Semineri



Ay Düğümleri seminerime 4 bölüm hâlinde web sayfamdan erişebilirsiniz.

https://www.efeerten.com/aydugumleri

Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı (29.03.2020)

Corono Virüsü sebebiyle evlere kapandığımız bu karantina günlerinde zamanı birlikte verimli kullanalım istedik ve Premium Organizations'la işbirliğiyle bu ücretsiz webinar'ı yapmaya karar verdik. Bu webinar'da Ay Düğümlerini, Ay Düğümlerinin fiziki gerçekliğini, Uranyen Astrolojideki anlamını, Öngörüde kullanılışını, Yöneticilerini ve Açılarını ile tek tek burç/ev konumlarını konuştuk.


Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı (4 Bölüm)
https://www.youtube.com/playlist?list=PLPLbeU9c_CQShIF-a4qUmpC13ItYKYzET



Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı (Ücretsiz Webinar) [Bölüm 1]




Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı [Bölüm 2]




Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı [Bölüm 3]




Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı [Bölüm 4]



Etiketler: Ay Düğümü, Kuzey Ay Düğümü, Güney Ay Düğümü, Ay Düğümleri Ekseni, Güneş Tutulması, Ay Tutulması, Pre-natal Tutulma, Doğumdan Önceki Tutulma, Uranyen Astroloji, Asteroidler ve Ay Düğümleri, Ay Düğümleri ve Öngörü Astrolojisi, Transit Ay Düğümleri, Solar Ark Ay Düğümleri, Ay Düğümleri ve Sinastri, Ay Düğümleri Burçları, Kuzey Ay Düğümü Burcu, Güney Ay Düğümü Burcu, Kuzey Ay Düğümü Evi, Güney Ay Düğümü Evi.

Sunday, March 29, 2020

Efe Erten - Ay Düğümleri: Ruhunuzun Amacı



Ve bitirdik! Saat 03:35... Benimle beraber 7 saat 35 dakika Ay Düğümlerini dinleyen, düşünen, soru soran ve paylaşımda bulunan tüm katılımcılara çok teşekkür ederim. Ay Düğümlerinin fiziki gerçekliği, Uranyen Astrolojideki anlamı, Öngörüde kullanılışı, Yöneticileri ve Açıları ile tek tek burç/ev konumlarını konuştuk. Benim için de katılımcılardan gelen geribildirimler çok zenginleştirici, ufuk açıcı ve düşündürücü oldu. Umarım yakın zamanda tekrar Youtube üzerinden böyle güzel paylaşımlarda bulunuruz.

Efe Erten, 30 Mart 2020, İstanbul

Friday, March 27, 2020

2020 Satürnalia Yılı


Satürn karnavalın gezegenidir.

Eski zamanlarda Kış Solstisi zamanında yani Oğlak başladığında Saturnalia festivali yapılıyordu.

Bu özel karnavalda roller yer değiştiriyordu.

Bir günlüğüne krallar köle, köleler kral oluyordu.

Şimdi 2020’de tüm yavaş gezegenler Oğlak’ta kavuşunca Dünya’da tekrar büyük Saturnalia Karnavalı oldu.

Satürn de 2020’nin bu büyük kavuşumlarının ve tutulmaların 3’ünde çok önemli bir rol teşkil etti.

12 Ocak 2020’de Satürn ve Plüto kavuştu «Büyük Yıkım» oldu.

10 Ocak 2020’de tam Satürn/Plüto’nun olduğu yerde Ay Tutulması oldu. «Büyük Yıkım» Corona Virüsü şeklinde patlak verdi.

21 Aralık 2020’de Satürn ve Jüpiter 200 yıllık «Yeni Düzen»i kuracak.

«Yeni Düzen» Krallar Köle, Köleler Kral olacak.

Şimdi 2020’de Global bir Satürnalia Karnavalı yaşanıyor.

Dünya’da Krallar Köle,
Köleler Kral oluyor!

Tüm roller tersine dönüyor.

Vatandaşlar sıkı yönetim ister oldu.
Tüm ülkeler Bir oldu.

Sizin de hayatınızda 2020’nin Ocak, Şubat ve Mart aylarında her şey ters yüz oldu mu?

Roller tersine döndü mü?
Ak Kara, Kara Ak oldu mu?
#BüyükYıkım

Tablo: "Witches' Sabbath", 1797-1798, Francisco Goya

Venüs Plüto Üçgeni – 29 Mart 2020

Venüs Plüto Üçgeni – 29 Mart 2020

Pazar iştahın gezegeni Venüs ile dönüşümün gezegeni Plüto arasında çok şanslı bir üçgen açı var. Bu açı tutkuyu gösterir. İştah dönüşür. Gezegenlerin bulunduğu toprak burçları Boğa ve Oğlak, bu iştah dönüşümünün yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Maddeye, görüntüye, tada, tene, sese ve kokuya duyulan şehvet, sorumluluklar ve hedef sebebiyle dönüşüme uğrar.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkiler, kıskançlık, manipülasyon ve kontrolcülüktür. Plütonik Venüs, iştah duyduğu şey için güç savaşlarına girebilir. «Ya hep ya hiç» yaklaşımı görülür. Marazi saplantılar, takıntılar ve obsesyon-kompülsiyonlar tecrübe edilir. Bunların sebebi, iştahın şu an tamamen bilinçdışı tarafından yönlendiriliyor olmasıdır. Bilinçdışı motivasyonları fark etmek ve iştahı bundan özgürleştirmek gerekir.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, Plütonik Venüs’ün çok yoğun çekim gücünü faydalı şeyler için kullanmaktır. Bu etkiyi alan doğum haritaları, şiddetli bir magnetizmaya ve cinsel etkileyiciliğe sahip olur. Bu nükleer güç şehveti, iştahı ve tutkuyu da şiddetlendirir. Şehvet kelimesi, sadece seks arzusu anlamına gelmez. Şehvet, «ölçüyü aşan şiddetli arzu, şiddetli istek» demektir. Şimdi Plüto ve Venüs hizalandığında, sevilen her şeye karşı çok yoğun ve ölçüyü aşan bir istek duyulur. İnsanın canı ister. Aş erir. Talep eder. Bu güçlü iştah, faydalı projelere kanalize edilmelidir. İştahın kaynağı psikolojik olarak fark edilmeli, gölge yönlerden, yansıtmalardan ve bilinçdışı aşırılıklardan arındırılarak ıslah edilmelidir. Böylece “dönüşüm sevgisi” yaşanır. Hem insan kendi iştahını dönüştürür. Hem de sevdiği kişilerin dönüşümüne eşlik eder. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız kendi metamorfozunuza gönüllü olmalısınız.

Bu açıdan doğum haritasında 24 derece toprak burçlarında (Boğa, Başak ve Oğlak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler.

Venüs Jüpiter Üçgeni – 28 Mart 2020














Venüs Jüpiter Üçgeni – 28 Mart 2020

Yarın iştahın gezegeni Venüs ile büyümenin gezegeni Jüpiter arasında çok şanslı bir üçgen açı var. Bu iştahın büyüdüğünü gösterir. Organizmaya faydalı şeyler çekilir. Böylece sağlıklı genişlenir. Gezegenlerin bulunduğu toprak burçları Boğa ve Oğlak bu genişlemenin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Bu genişleme, fiziki dünya’da beş duyuyla algılanan güzelliklere karşı haz duymayı ve bu hoş arzu nesneleri için disiplinle ve sorumlulukla çabalamayı gerektirir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri iştahın aşırı artmasıdır. Aşırı yeme içme ve güzel olan her şey için fazla para  harcama riski söz konusudur. Ölçülülük ve ılım erdemdir. Ancak Jüpiter, Venüs’ün ölçüsünü kaçırabilir. Bu durumda organizmaya iyi-kötü her şey çekilir. Faydalı-faydasız her şeye karşı iştah duyulur. İnsanın sağlıklı-sağlıksız her şeyi canı ister. Bu nesneler çok büyük ölçülerde tüketilir. Organizma sağlıksız şişer. Şeker hastalığı, kolestrol, gut, obezite gibi aşırılıktan ve zenginlikten doğan hastalıklar ortaya çıkar. Vücudun ödül mekanizması bozulabilir. Aşırı hantallaşma, yayılma ve tembelleşme riski ortaya çıkar.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap, vücuda yarayacak şeyleri çekmektir. Sağlıklı gıdalar yemek, faydalı içecekler içmek ve faydalı vitaminleri/mineralleri almaktır. Sosyal boyutta, şu an evlere kapansak da, online kanallardan kişiye faydalı olacak insanları kendine çekmektir. Gelecekte faydalı olacak projeler insana çekilir. Böylece hem fizyolojik, hem sosyal hem de faaliyetsel seviyede sağlıklı genişleme yaşanır. Boğa’daki Venüs, bu dünya’nın keyiflerini keşfeder. Oğlak’taki Jüpiter emek vererek bu keyiflere erişir. Neticede beraber, madde Dünya’sında, somut bir şekilde genişlerler. Beraberce, kaba, ham, pastoral, sade, gösterişsiz, yapmacıksız, mütevazı ve yalın bir güzelliği inşa ederler. Ham bir estetik büyür. Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız, fiziki dünya’nın kaba güzelliklerini fark ederek hayattan keyif almalısınız ve bu güzelliği emekle, sorumlulukla, disiplinle büyütmelisiniz.

Bu açıdan doğum haritasında 23 derece toprak burçlarında (Boğa, Oğlak ve Başak) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar çok şanslı bir şekilde etkilenecekler.

Tablolar: 18. Ve 19. yüzyıl ödüllü sığırlar

Venüs Boğa’da



Venüs Boğa Burcunda seyrine devam ediyor. 3 Nisan’a kadar tüm burçlar, sevgi paylaşımı, ilişki kurma, iştah ve değer verme fonksiyonunda “sağlamlaştırma, maddesel dünyada kendine güvence sağlama ve kendi kaynaklarına sahip çıkma” anlamına gelen Boğa sürecini deneyimleyecek.

Sevgi Paylaşma Şekli: Sadık, tensel, sahiplenici.

🔷Sağlıklı kullanımı:
🔹Güçlü bağlanma kapasitesi
🔹Sadakat
🔹Sevgiyi sağlamlaştırma
🔹Sevginin kalıcılığı
🔹Ağır ilişki kurma
🔹İlişkide sağlam bağlar aramak
🔹Tensellik
🔹Fiziksel yakınlığı çok sevmek
🔹Beş duyuya hâkimiyet
🔹Doğal bir şehvet duygusu
🔹Güçlü fiziksel dürtüler
🔹Feminen
🔹Erotik
🔹Zevk alma
🔹Hoşnut
🔹Çekicilik
🔹Doğal

🔶 Olumsuz yansıması:
🔸Sevilen şeyde tekelcilik
🔸Aşırı sahiplenme
🔸Sevgide güven ihtiyacının aşırılığa kaçması
🔸Beş duyunun doyurulmasına aşırı düşkün
🔸Yeme içmeye düşkünlük
🔸Zevk ve sefa peşinde
🔸Para sevgisi
🔸Kendi değerini sahip olduklarına endeksleme
🔸Kendi değerini fiziksel varoluşuna endeksleme
🔸Maddeye fazla değer verme
🔸Tembellik

#VenüsBoğaBurcunda
#Astroloji

Kaynakça

Arroyo, Stephen. "Chart interpretation handbook." Reno, NV: CRCS (1989).

Banzhaf, Hajo ve Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, İlhan Yayınevi, 1999

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Tablo: “Taureau dans les Alpes”, 1884, Eugène Burnand

Thursday, March 26, 2020

Kova Süreci (22 Mart 2020 - 31 Mart 2020)



Gökyüzündeki Oğlak enerjisi, Kova enerjisine geçiyor.

22 Mart’ta Satürn Kova’ya geçti.
30 Mart’ta Mars Kova’ya geçecek.
31 Mart’ta Mars ve Satürn kavuşacaklar.

Hikaye “hedef belirlemek ve hedefine adım adım gitmekten”, “birey olmak ve bireyselliği destekleyecek şekilde toplumu ileri götürmeye” geçecek.

Şu an, giderek herkesin birbirinden uzaklaşması, evine kapanması, içine dönmesi, evden çalışması ve kendiyle baş başa kalması da bu bireyselleşmeyi doğruluyor.

Aynı zamanda komşuların birbirine alışveriş yapması, meslek örgütlerinin kendi arasında düzenli para toplaması ve devletlerin bazı sektörleri desteklemesi de Kova sürecinin dayanışma, topluluk bilinci ve kardeşlik anlamlarını doğruluyor.

Şimdi herkes kendine soracak “birey olabildim mi?”

Şimdi herkes “birey olarak nasıl müşterek olabiliriz” diye düşünecek.

Şimdi birey olmak, bireyselliği desteklemek ve birey olarak toplumsal dayanışma içine girmek zamanı.

Herkes kendisi olacak.
Ve parçası olduğu toplumu ileri götürecek.
Kardeş olduğunu hatırlayacak.
Birlikte özgürlüğe gidecek.

Bu bireyleşme sürecini anlamak için şu üç yazıyı okuyunuz:

1) Satürn Kova’da


2) Mars Kova’da


3) Mars Satürn Kavuşumu


Görsel: “Total Rickall”, Rick And Morty

31 Mart 2020 ve 7 Nisan 2020 Sabit Burç Yoğunlaşması


Oğlak’taki gezegen yoğunlaşması Mart sonunda Kova’ya geçiyor diye seviniyoruz. 2020’yi “felaketler yılı” yapan bu Oğlak stelyumunun bir an önce bitmesini istiyoruz.

Ancak unuttuğumuz bir şey var. Oğlak’taki kötücül gezegenler, buradan Kova’ya geçiyor.

Büyük Malefik Satürn 22 Mart’ta Oğlak’ı terk etti, Kova’ya geçti.

Küçük Malefik Mars, 30 Mart’ta Oğlak’ı terk edecek, Kova’ya geçecek.

Yani belalı gezegenler yavaş yavaş sabit burçları doldurmaya başlıyor.

Sabit burçlar deyince aklımıza ilk gelen depremlerdir.

Sepharial 1915 yılında “Güneş ve Ay Tutulmaları: Dünya’ya Etkileri” kitabında sabit burçlarda gezegen yoğunlaşması olduğundan depremlerin meydana geldiğinden bahsetmiştir.

Şimdi 30 Mart itibariyle sabit burçlar oldukça dolu:
  • Venüs Boğa’da
  • Uranüs Boğa’da
  • Mars Kova’da
  • Satürn Kova’da

Ay da, Ay’da 4 kez sabit burçlara gelerek sabit yoğunluğunu artıracak, ve deprem riskini tetikleyecek.

Şimdi sabit burçlarda bu yoğunlaşma yaşanırken, Astroloji’nin en belalı kavuşumlarından biri olan Mars Satürn Kavuşumu 31 Mart’ta bir sabit burç olan Kova’nın Sıfır Derecesinde gerçekleşecek. Bu deprem riskine işaret etmektedir.

Mars-Satürn Kavuşumunun İstanbul için çıkarılan haritasında da yükselen 6° Akrep, MC 13° Aslan’dır. Yani haritanın dört köşesi sabittir. Bu da deprem riskini artırmaktadır.

Yükselen derecesi Türkiye Cumhuriyeti’nin Güneş’ine bir derece kavuşumdadır. Yani bu kavuşum bizi etkiler.

31 Mart’ta yaşanan bu zorlayıcı kavuşum maalesef etkisini hemen yitirmiyor.
7 Nisan’da sabit burç Kova’daki Mars, sabit burç Boğa’daki Uranüs’e kare yapacak, ve bu tam Türkiye Cumhuriyeti’nin Güneş’inin üzerinde yaşanacak. Hepsi 5 derece sabit burçlarda cereyan edecek. Bu da bizi zorlayıcı ve sürpriz bir şekilde etkileyecektir.

31 Mart’ta yaşanan belalı kavuşum ve 7 Nisan’daki şoke edici kare zorlayıcı olayları işaret etmektedir. Sabit burçların yoğunluğu risklerden ciddi birinin deprem olduğunu vurgular. Bu günlerde deprem çantamızı hazırlamalı, evde yaşam üçgeni olacak yerleri iyi tespit etmeli, ve hazırlıklı olmalıyız. Deprem öldürmez, ihmal öldürür.

Tuesday, March 24, 2020

Mars Uranüs (7 Nisan)

Mars Uranüs Karesi – 7 Nisan 2020

7 Nisan Salı, savaşın gezegeni Mars ile patlamanın gezegeni Uranüs arasında sürtüşmeli bir kare açı var. Ani savaşlar patlayabilir. Sürpriz askeri hareketler gündeme gelir. Aniden anarşist hareketler ortaya çıkabilir. İsyan, düzen bozuculuk, bozgunculuk patlak verir. Patlayıcı olaylar birden bire yaşanır. Mars zarar veren aktif unsurdur. Uranüs’e çarptığında aniden, hiç beklenmedik bir şekilde zarar verici unsurlar harekete geçer. Organizmaya zarar veren unsurlar aniden patlayıcı bir şekilde olaylar yaratır. Şaşırtıcı hasarlar alınır. Kaza, yaralanma, ateş ve silahlar kanalıyla aniden hasar alınır. Kişisel hayatlarda ise başlatılan işler ile özgürlük çelişir. Gezegenlerin bulunduğu sabit Kova ve Boğa burçları, bu bağımsızlık krizinin yaşandığı psikolojik süreci gösterir. Sahip olmaktan özgürleşmek ve yeni düzen için savaşmak çelişiyor.

Martine ve Danièle Barbault, bu açıyı her şeye muhalefete ve başkaldırıya yönlendirilmiş abartılı bir bireysellikle özdeşleştirmiştir. Sırf farklı olmak için provokatif hareketler gözlemlenebilir. Uranüs-Mars ikilisi sabırsızlık, hoşgörüsüzlük, katılık, sabit fikirlilik ve sinir getirir. Bir Tiran gibi vahşi ve fanatik hareketlere işaret eder. James Braha, bu transiti egosu ve arzuları tarafından yönlendirilen kişinin sonunu düşünmeyen sabırsız eylemleri neticesinde gerilimler, aksilikler, tartışmalar ve kazalar ile karşılaşması şeklinde açıklamıştır. Robert Hand, bu açıyı dürtüsel hareketler ve aceleci kararlar sonucu ani, beklenmedik ve istenmeyen sonuçlarla yüzyüze kalmak olarak betimlemiştir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri, hareketlerinin engellendiği hissiyle kontrolsüz bir öfkeye kapılmak, ve sonunu düşünmeden çatışmaya girmektir. Özgürlüğün, bağımsızlığın bastırıldığı koşullarda; bireyselliği yansıtmanın engellendiği durumlarda aceleci, sabırsız ve dürtüsel savaşlar başlatmaktır. Bu transit bir ego krizine işaret eder, ve kişi kendini ortaya koyabilmek, isteklerini tanımlamak ve peşinden gitmek için yıkıcı ve abartılı bir şekilde başkaldırabilir. Bu kişisel patlamalara, hiddete, sinire, isyana, anarşiye ve düzen bozuculuğa yol açar. Bu dikbaşlı yaklaşım belaları çeker. Pişman olunacak sonuçlar gündeme gelebilir, kazalar yaşanabilir. Ayrıca, bu açı altında kim olduğuyla temas kuramamış ve gerçek orijinalliğini yansıtamamış kişiler, sırf farklı olmak için tuhaf hareketlerde bulunabilir, ani öfke patlamaları ve beklenmedik kavgalar patlak verebilir.


Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap sakin bir şekilde kim olduğunu, ne istediğini ve bu istekler için nasıl mücadele vereceğine karar vermektir. Kendi orijinalliğine güvenmek, ve farklılığını cesurca, yıkıcı olmadan yansıtmak gerekir. Burada aceleci, dürtüsel, düşüncesiz, sabırsız hareketlere karşı temkinli olmak gerekir. Bu transitin verimli kullanımı, daha sakin, hareketlerinin sonuçlarını da düşünerek geleneksel yöntemlerin dışında, yenilikçi modellerle mücadele etmektir. İstenilen şey için bağımsız, duygusuz bir şekilde gerektiğinde aykırı olma pahasına savaşmaktır.  Bu açı etkisinde, bireyliğini tesis etmek için atılganca kendini ortaya koymak gerekir. Akl-ı selim içinde farklılığını cesurca yansıtmak, sağlıklı bir özgürleşmeyi getirir. Oluşan bu açının getirdiği bağımsızlaştırıcı enerjiyi cesurca inisiyatif almak ve yeni projeleri hayat geçirmek için kullanmak şanslı ve rahatlatıcı olacaktır. Bu fırsattan psikolojik gelişiminiz için istifade etmek istiyorsanız, aceleciliğe, düşüncesizliğe ve vahşiliğe kapılmadan hayatınızda bir türlü değiştiremediğiniz köhneleşmiş yapıları revize etmeye cesaret edip, aktif, öncü, hevesli bir enerjiyle yeni olan için, daha özgür olan için harekete geçin.

Bu açıdan doğum haritasında 5 derece sabit burçlarda (Boğa, Aslan, Akrep ve Kova) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert, sürtüşmeli ve ikili meydan okumalar şeklinde etkilenecekler.

Tablo: Troy Schooneman

Kaynakça

Barbault, Martine and Barbault, Danièle, Dictionnaire Des Aspects Astrologiques, Éditions Bussière, 2009

Braha, James, Astrolojinin Öngörü Sistemleri: Batının Transitleri & Doğunun Daşaları, İlhan Yayınevi, 2013

Hand, Robert,  Planets in Transit: Life Cycles for Living, Whitford Press, 1976

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, İlhan Yayınevi, 2004

Mars Satürn (31 Mart)

Mars Satürn Kavuşumu - 31 Mart 2020

31 Mart Salı, savaşın gezegeni Mars ile somutlaşmanın gezegeni Satürn kavuşuyor. Savaş somutlaşıyor. Bir savaş yapılandırılıyor. Mars aynı zamanda zarar veren, hasar veren aktif unsurdur. Bu zarar veren hareketli unsur Satürn’e yani ayrılıklara, kayıplara ve sorunlara yol açıyor. Hasar somutlaşıyor. Mars harekettir, Satürn’e çarpınca «her şey durur.» Ayrıca bu açı hareketlerini yapılandırmayı gösterir. Aksiyon ete kemiğe bürünür. Mücadele etmenin sorumluluğu alınır. Gezegenlerin bulunduğu Kova burcu, bu kararın yaşandığı psikolojik süreci gösterir: Bu sorumlu başlatma enerjisi, kıpırdanmaya başlayan bir hayatı hissedip, bu yeni düzen için mücadele etmek ve bu yeni düzeni inşa etmek ekseninde titreşmektedir.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri öfkeyi bastırmaktır. Bu sinirin ve saldırganlığın kişinin içinde zamanla birikmesine ve aniden agresif patlamalara yol açar. Satürn’ün gölgesi çok katı kısıtlayıcı hareketleri, aşırı baskıcılığı, sınırlandırmayı ve kuralcılığı gündeme getirebilir. Bu harekete geçme ve durdurma prensiplerinin uyumsuzluğu, sağlıklı-sağlam yapılar inşa etmeyi imkansız kılar. Bu transit aynı zamanda otorite figürleriyle münakaşa riski barındırır. Bunun dışında, korkular hareketi engeller. Kişi korkusu sebebiyle “yapabilirim-yapamam”, “savaşabilirim-savaşamam”, “harekete geçebilirim-harekete geçemem” tereddütlerine düşer. Kendini kısıtlar. Ayrıca, dışsal sebeplerle hareket engellenebilir. Kurallar, yasalar, kanunlar kişinin hareketini engelleyebilir. Sorunlar, problemler, sınırlar, limitler, kıtlık ve yoksunluk kişinin başlatmasını engeller. Her şey durur. Aksiyon bloke olur. Satürn/Mars Kozmobiyoloji’de de en kötücül noktadır, ölümü ve kazaları sembolize eder. Kayıp, ayrılık, üzüntü anlamına gelir. Dünyasal astrolojide savaş başlangıçlarını vurgular.

Bu açıya verilebilecek sağlıklı cevap zor koşullarda hayatta kalmaktır. Kıtlıkta bile mücadele edebilmektir. Yoksunluklara, noksanlara, eksiklere rağmen savaşını sürdürmektir. Böylece soğuk ve katı gerçekliğin sınavından geçmiş savaşlar verilir. Sabırla, azimle, dayanıklılıkla savaşılır. Bu tam anlamıyla bir “maraton koşucusu” olmaktır. Mars’ın cesur ve istekleri için mücadele etmeye hazır yapısı ile Satürn’ün dayanıklı, gerçekçi ve azimli doğası ile harmanlanmalıdır. Bu yapamam korkusunu bertaraf etmeyi gerektirir. Bunun yerine cesaret somutlaşmalıdır. Soğuk gerçeği kabul edip, gerçekliğin gerektirdiği gibi cesurca hareket etmek gerekir. Adım adım, sabırlı, disiplinli, gerçekçi, sorumlu ve ciddi mücadele edilir. Gerekirse bela itilir (Mars). Gerekirse belayla araya sınır çekilir (Satürn). Ama bela def edilir. Organizmadan uzaklaştırılır.
Hem aktif savaş (Mars) verilir hem pasif savunma (Satürn) yapılır.  Bu psikolojik süreçten gelişiminiz için olumlu istifade etmek istiyorsanız sağlam adımlar atmalı, emin bir şekilde mücadele etmelisiniz. Hayatta kalacaksınız. Yaşam mücadelesi kazanılacak. Kova burcunun sıfır derecesinde kıpırdanmakta olan yeni bir hayat doğacak. Yeni düzenin inşası için harekete geçilecek.

Bu açıdan doğum haritasında 0 derece sabit burçlarda (Kova, Aslan, Boğa, Akrep) gezegenleri ve hassas noktaları olanlar sert bir şekilde etkilenecekler.

Mars Kova Burcunda - 30 Mart 2020



30 Mart Pazartesi Mars, Kova burcuna geçecek, bir gün sonra 31 Mart Salı Satürn’le kavuşarak “her şeyi durduracak.”

Mars’ın Kova’ya gelişi «Yeni Düzen»i çok hızlı bir şekilde başlatacak.

“Her şeyin durması” sebebiyle birden kendimizi «Yeni Düzen»in içinde bulacağız.

Bu “durma” meselesini anlamak için öncelikle Kova’daki Mars’ın anlamına bakalım.

BİREYLİĞİNİ ORTAYA KOYMA ZAMANI
Mars, 30 Mart PazartesiKova burcuna girecek. Tüm burçlar, kendini ortaya koyma, isteklerini ifade etme, enerjik, dürtüsel aktivite, inisiyatif alma ve girişimde bulunma fonksiyonunda “Birey olmak ve kendine özgü nitelikleri ifade etmek” anlamına gelen kova sürecini deneyimleyecek.
Mücadele Etme Şekli: Bilinen modellerden farklı, kendine özgü, orijinalliğini yansıtan, eski köhneleşmiş kalıpları yıkan, toplumu ileri götüren, özgürleştiren ve yenilikçi
🔶 Olumsuz yansıması:
🔸 İnatçı, bağımsız ve geleneklere aykırı hareket
🔸 Sırf inat veya tuhaflık için savaş
🔸 Amaçsız başkaldırı
🔸 Bildiğini okuma 
🔸 Sadece teoride kalma
🔸 Sağı solu belli olmayan
🔸 Buz gibi soğuk ifade
🔷Sağlıklı kullanımı:
🔹 Bireyliğini oluşturma savaşı
🔹 Sıra dışı, eksantrik yöntemler
🔹 Orijinal, benzersiz hareket
🔹 Genel geçer fikirlerden bağımsız
🔹 Keşfetme dürtüsü
🔹 Teorik hareket becerisi
🔹 Bireyci, zeki, serinkanlı ifade
#MarsKovaBurcunda
#Astroloji

Tablo: “Escultura II”, Troy Schooneman


Monday, March 23, 2020

2020’de kurulacak «Yeni Düzen» ve Astroloji’nin Öngörüsü




















Bugünlerde televizyonda, gazetede, youtube’da pek çok ekonomist, stratejist, siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Corona Virüsü sebebiyle «Yeni bir Dünya Düzeni» kurulacağından bahsediyor.

Bu salgını atlattıktan sonra artık «Yeni bir Düzen»in içine gireceğimizi bildiriyorlar. Hatta bu salgına karşı geliştirilen önlemler, örneğin sokağa çıkma yasakları, olağanüstü haller, eve kapanmak, karantina, restoranların kapanması, okulların ve üniversitelerin kapanması, bunların yerine online eğitimin ve eve siparişin gelmesi, iş yerlerine gitmeden evden çalışmanın başlaması gibi, zaten şimdiden «Yeni Düzen»in ipuçlarının belirdiğini doğruluyor.

Astroloji «Yeni Düzen»in gelmekte olduğunu aylar öncesinden öngörmüştü. 18 Kasım 2019 ilâ 8 Aralık 2019 arasında yazdığım 2020 Analizi Serimde defalarca 2020’yi üç aşamalı bir süreç olarak inceledim:
  1. «Büyük Yıkım»
  2. «İyileşme»
  3. «Yeni Düzen»

Bu yazı dizisinde «Yeni Düzen»in gelmekte olduğunu pek çok kez belirttim. Önce 12 Ocak 2020’de Satürn Plüto Kavuşumuyla «Büyük Yıkım» yaşanacak; sonra 5 Nisan, 30 Haziran, 13 Kasım 2020’de Jüpiter Plüto Kavuşumuyla üç aşamalı «İyileşme» devreye girecek; en sonunda da 21 Aralık 2020’de Jüpiter Satürn Kavuşumu ile Dünya’da «Yeni Düzen» kurulacak diye yazdım.

Şimdi 12 Ocak civarında Çin’de Wuhan’da Corona Virüsünün çıkmasıyla, bir virüs salgını şeklinde «Büyük Yıkım» yaşandı. 5 Aralık 2019 tarihli yazımda, «Büyük Yıkım» için “Oportünist bakteriler, mantarlar ve parazitler sistemi ele geçirir” diye belirttim.

Hâlâ Dünya olarak 12 Ocak 2020 Satürn Plüto kavuşumunun «Büyük Yıkım»ının sonuçlarını yaşıyoruz, ve bu bizi 21 Aralık 2020’de «Yeni Düzen»e götürecek.

5 Aralık 2019 tarihli yazıma bağlantıdan erişebilirsiniz:



Şimdi 5 Aralık 2019 tarihli yazıdan, içinden geçtiğimiz günleri açıklayan kısımları tekrar hatırlayalım:
-«Satürn ve Plüto yaklaşık 32-38 yılda bir kavuşarak mevcut yapıyı yıkmaktadır.»
-«Satürn-Plüto yakın geçmişte 1914, 1947 ve 1982’de kavuştu. Tüm bu kavuşum anlarında mevcut sistemi sarstı, dönüştürdü ve yeniledi. Bir yıkım, eskiyi tamamen yok etti. Eskinin küllerinden yeni doğdu.»
-«Şimdi 12 Ocak 2020’de yaşanacak yıkım da, içinde yaşadığımız sistemi yıkacak. Yepyeni bir düzen inşa edilecek.»
-«Derin ve kapsamlı bir yenileşme inşa edilir. Sabırlı bir şekilde değişim, dönüşüm ve metamorfoz gerçekleşir. Bu kalıcı bir dönüşümdür.»
-«Satürn eski şeytandı, Plüto yeni şeytandır. Satürn cehennemin en dibinde Tartaros’a hapsedilmiştir; Plüto hem cehennemin kralı, hem de cehennemin ta kendisidir. Satürn ölümü, Plüto da yeniden doğumu gösterir. Bu iki sembolün 32-28 yılda bir kavuşumu cehennemî, kötücül ve şeytanî bir enerjiyi simgeler. Satürn her şeyi yok edip öldürdükten sonra Plüto şekil değiştirerek yeniden doğmayı, yenilenmeyi ve dirilişi gösterir.»
-«Plüto bir yılanın derisini değiştirmesidir. Plüto tırtılın kozaya girip kelebek olmasıdır. Plüto küllerinden doğan Anka kuşudur. Dünya 1914, 1947 ve 1982’de bu şekilde şekil değiştirip kendini yeniledi. Şimdi 2020 de yüzde yüz bir şekil değiştirme senesi olacak!»
-«Satürn-Plüto kavuştuğunda mevcut Dünya Düzeni yıkılıyor. Ve Yeni Dünya Düzeni kuruluyor. 1914’te Birinci Dünya Savaşı dünya sistemini yerle bir etti ve yeni bir düzen kuruldu. 1947’te İkinci Dünya Savaşının bitişiyle iki kutuplu Soğuk Savaş yeni dünya düzeni kuruldu. 1982’de neo-liberalizmin mutlak galibiyetiyle küreselleşme yeni dünya düzeni galip oldu. Şimdi artık bu yıkılıyor!»
-«Şimdi 12 Ocak 2020’deki büyük yıkımla yeni bir dünya düzeni kurulacak.»
-«200 yıllık “Yeni Düzen” kuruluyor! Satürn-Plüto kavuştuğunda, Haebler ve Banzhaf’ın sözleriyle söyleyecek olursak, “daha derin bir gerçek uğruna eski yapılardan vazgeçilir.” Artık bu düzen insanoğlunun kolektif bilincini taşımaya yetmiyordur. Kolektif düzlemde bir sıçramanın zamanı gelmiştir. Ancak bu kafa yapısı, bu görüşler, bu kurumlar, bu düzen, bu sistem, bu teknoloji ve bu kaynaklar bu sıçramayı kaldıramamaktadır. Çünkü içinde bulunduğumuz bu sistem eskidi. Köhneleşti. Modasının geçtiği hissediliyor. Gelişime izin vermiyor. Sağlıklı büyümenin önünde engel teşkil ediyor. Bu durumda Satürn-Plüto bu düzeni yıkacak. Çünkü ancak ve ancak boşluktan yeni doğabilecek. Yeni olan, o kadar büyük bir paradigma değişimini ima ediyor ki, bu yeni lisanın eskinin içinde barınabilme veya eski olandan evrilme şansı yok. Bu devamlı değil kesikli biri değişim. Bu bir sıçrama! Bu bir kırılma! Ancak eskinin yıkılıp yeninin görkemli doğuşuyla mümkün!»
-«Satürn-Plüto “bırakmanın ve yeni başlangıç yapmanın zamanını bilmeyi” gösterir. Sistem çürümüştür. Mayalanmıştır. Bakteriler, mantarlar ve asalaklar öyle bir şekilde sistemi sarmıştır ki, sistem kangren olmuştur. Ya bu kangrenli organ (Plüto) kesilecek (Satürn), ya da çürümenin (Plüto) sistemi ele geçirerek öldürmesi (Satürn) beklenecektir. Her halükarda sistem ölecek! Ölüm korkutucu olsa da, yeninin doğmasına imkan sağlayacak. “Bırakmayı” kabul etmemiz lazım. “Bırakabilmeyi” öğrenmemiz lazım. Doğanın doğuş-gelişme-ölüm döngüsüne saygı duymalı ve içselleştirmeliyiz. Ölümden sonra yeniden doğuma güvenmeliyiz. İşte o ölüm-yeniden doğum 12 Ocak 2020’dir!»
-«Satürn-Plüto bir krizdir. Satürn-Plüto bir dönüşüm deneyimidir. Satürn-Plüto aynı zamanda bunları azim ile atlatmayı gösterir. Sabır, disiplin, azla yetinebilme ve dayanıklılık gibi erdemler ile zorlayıcı dönüşüm süreçlerinden çıkılır.»
-«Satürn Plüto öldürücü vuruşunu yapmadan önce, görünen manzara şudur. “Katılaşmış ve kabuk bağlamış bir güç yapılanması vardır.” Eski ve yaşlı iktidar sahipleri, takıntılı bir şekilde gücü bırakmamakta ısrar eder.»
-«Satürn-Plüto birleştiğinde “kolektif güç hiddetini ortaya koyar.” Büyük bir tahribat yaşanır. Baskı, işkence ve eziyet gündeme gelir. İstisnai zulüm dönemleri yaşanır. Bunların yaraları taşınır. Bu bir felaket, bir Küçük Kıyamet, bir facia, bir katastrof, bir trajedi, bir travmadır. Bu bir tufandır. Bu bir kataklizmdir. Bu bir yıkımdır. Bu bir sarsıntıdır. Bu helâk olmadır. İhlâktır, helâk etmedir. Tehlike kelimesi “helâk olmaktan” gelir. Tehlike çok yakındır. Dünya ise bu yıkımın yaşanacağı yerdir, mehlekedir. Neticede bu bir dönüm noktasıdır. Mutlak yıkımın ardından yeniden doğuş gelir. Burada Allah’ın El-Hâlik Esmâihüsnâsı devreye girer. Allah yaratıcıdır, yaratandır. Allah yoktan var eder.»
-«Şimdi 12 Ocak 2020’de her şey yıkılacak! “Yeni Düzen” yoktan var edilecek!»
-«Satürn-Plüto ile bir şey biter. Bitenin dehşeti ile sendeleriz. Bir vahşet yaşanmıştır. Toplumsal düzeyde korkunç şeyler yaşanmıştır. Ama hayatta kaldık. Şimdi “bir daha asla böyle bir şey olmasın” diye sorumluluk almak zamanı. “Yeni Düzeni” kurma zamanıdır. Bu bilinçte bir sıçrama ve paradigmada bir değişimdir. Jüpiter-Satürn yıl sonunda kavuşarak bu şekilde 200 yıllık bir Hava Çağı ve “Yeni Düzen” kuracaktır.»