Monday, March 16, 2020

Yaşamak

«Doğumdan ölüme gideriz.
10’dan 3’ü yaşamı takip eder.
10’dan 3’ü ölümü takip eder.
Doğumdan ölüme acele edenler de,
10’dan 3’üdür.
Neden Böyle?
Çünkü yaşamla ilgili çok fazla fikir edinmek istiyorlar.

Duydum ki nasıl yaşayacağını bilen
Yeryüzünde gezebilir
Gergedanla veya kaplanla karşılaşmadan.
Savaş cephesinden geçer
Silahlarla yaralanmadan.
Onda, gergadan boynuzuna girecek açık bulamaz.
Kaplan pençelerine girecek açık bulamaz.
Askerler kılıçlarının gireceği açık bulamaz.

Neden böyledir?
Ölümün onda yeri yoktur.»
— Lao Tzu, Tao Te Ching, 50.Bölüm

Biz doğduk ve ölüme gidiyoruz.
Bu kesin.
Bu değişmeyecek.

Ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz.
Nasıl öleceğimizi bilmiyoruz.
Ama öleceğimizi kesin biliyoruz.

Şimdi asıl soru:
Yaşamayı mı seçeceğiz, ölmeyi mi seçeceğiz?

Burada önemli olan yaşamaktan ne anladığımızdır.

İlk yanlış, yaşamak için yaşamayı bilmemiz gerektiğini düşünmemizdir.
Daha çok yaşamak isteriz.
Dolu dolu yaşamak isteriz.
Bunun için nasıl daha çok yaşayacağımız için fikirler edinmeye çalışırız.

Daha çok tatile gitmek midir yaşamak?
Daha çok önemli insanlarla bir araya gelmek midir yaşamak?
Daha çok en kaliteli ürünleri tüketmek midir yaşamak?
Daha çok para kazanmak mıdır yaşamak?
Daha çok ün müdür yaşamak?
Daha çok mesleki başarı mıdır yaşamak?

Bunu ararız.
İyi yaşamı ararız.
Çok yaşamayı ararız.

Bu konuda fikir edinmeye çalıştıkça yaşamaktan koparız.
Yaşamak yanına tik konması gereken listeler haline gelir.
Yaşamak onay aramak haline gelir.
Yaşamak yerine getirilmeye çalışılan bir görev haline gelir.
Yaşamaya çabalarken ölüme hızla yaklaşırız.
Yaşamak zor gelen, ulaşılamayan bir “havuçken”, ölüm hızla kapıyı çalar.

Bunlar “nasıl yaşayacağını bilmemenin” trajedisidir.

Nasıl yaşayacağını bilmek, ironik bir şekilde, bunu bilmeye çabalamayarak deneyimlenir.

Lao Tzu “yaşamı, yaşamın kendisini yaşadığı gibi yaşa” diyor.

Bu eylemsizliktir.
Bu Gizem’dir.
Bu Sır’dır.

Bu Sır’ı bilende sadece yaşama yer vardır.
Bu Sır’ı bilende ölüme yer yoktur.
Bu sebeple ölüm ona gelemez.

Biz de hayatı, hayatın kendisini yaşadığı gibi yaşayalım.

Yaşam ile akalım.
Kabul edelim.
Yaşayalım.
Bizde sadece yaşama yer olsun.
Bizde ölüme yer olmasın.

No comments:

Post a Comment