Wednesday, July 28, 2021

Aslan psikolojik süreci ve Şimdiki Zamanda Yaşamak

Aslan psikolojik sürecinin önemli temalarından biri, yaşamaktır.


Aslan psikolojik süreci, hayatın tam ortasına atlamayı, hayatı kana kana içmeyi ve dolu dolu yaşamayı içerir.


Yaşamak, şu andadır.


Şimdiki zamandadır.


Geçmişi yaşayamayız. Geçmişe takılmak üzüntüleri, incinmişlikleri, pişmanlıkları, keşkeleri, hüsranları, öfkeleri yeniden alevlendirip şu anın tadını çıkarmaya engel olur.


Geleceği yaşamayız. Geleceğe saplanmak, endişeleri, kaygıları, belirsizlikleri, korkuları, hırsları, özlemleri, fantezileri, “ah keşke”leri, -meli/-malı’ları beyinde kurmaya yol açar. Gönüle musallat olan vesveseler şimdiki zamanı yaşamayı imkansız kılar.


Aslan psikolojik süreci, bunların hepsini bir kenara bırakıp yüzde yüz şimdiki zamanı yaşamaktır.


Şu an nefes alabiliyor olmanın tadını çıkarmaktır.


Şu an canlı olmanın kıymetini bilmektir.


Şu an eğlenebiliyor, oyun oynayabiliyor, yaratabiliyor, ışıldıyor, parlıyor, ısıtıyor ve sıcaklık yayıyor olmanın mutluluğunu hissetmektir.


Şimdiki zamanda, neşelenmektir.


Aslan psikolojik süreci,

Bugünü yaşar.


Bu anda yaşar.


Hayatı sever.

Hayatı kutlar.

Hayatı yaşar.


#AslanPsikolojikSüreci

Tuesday, July 27, 2021

Aslan psikolojik süreci ve İçindekini Dışarı Çıkarmak

Güneş Aslan burcunda ilerlemeye devam ediyor.


Aslan psikolojik sürecinin ana teması «içindekini dışarı çıkarmaktır.»


İnsanın,

İçinde ne varsa, onu ifade etmektir.


İç dünyasını, dış dünyada tekrar yaratmaktır.


İçsel durumunu, dışarıda yeniden üretmektir.


Kimliğini, kişiliğini, kim olduğunu ifade etmektir.


İfade etmek ingilizcede "express”, latince “exprimere/expressio kökünden gelir; yani baskı uygulayıp dışarı çıkarmak, presle basarak çıkarmak kökünden gelir. Bir meyveyi sıkıp, içinden tatlı özsuyunu çıkarmak anlamındadır. İtalyanca’da espresso kahve de, kahvenin içindeki özü dışarı çıkarmak anlamındadır.


Aslan psikolojik süreci, insanın kimliğine basınç uygulayıp içindeki özü dışarı çıkarmak anlamında, kimliğini ifade etmeyi gerektirir.


Ne ise o olmaktır.


Kim ise o olmaktır.


Kimliğinin özünü, esansını, tüm râyihasıyla dışarı çıkarmaktır.


Kendi özütünü, en kıvamlı kısmını dışarı püskürtmektir.


Kendi manevi varlığını, zâtını, kendisini, olduğu gibi göstermektir.


Kendi temel unsurunu, aslını, esasını, zübdesini, hülâsasını ortaya çıkarmaktır.


En saf, en hâlis kısmını içtenlikte sahnelemektir.


Cevherini, göz önüne sermektir.


Samimiyetle, içindekini dışarı çıkarmaktır.


Kim olduğunu vurgulamaktır.


İçindeki her şeyi, dışarıda göstermektir.


#AslanPsikolojikSüreci

Friday, July 2, 2021

Temmuz Ağustos 2021 Sabit T-Kare

Şu an gökyüzünde Mars-Satürn-Uranüs arasında bir sabit T-Kare var.


Bu açı:

-inatçılığı

-esnememeyi

-bükülmemeyi

-değişim mecburi olduğunda bile değişime direnmeyi

-asla taviz vermemeyi gösterir.


Böyle bir durumda insan esneyemediği için orta yerinden kırılır.


Değişimler yavaş yavaş, evrile evrile, devamlı bir tabiatta gelmez.


Değişimler, ani, kesikli kesikli, fay hatlarının kırılması gibi katur kutur gelir.


İçinde bulunduğumuz T-kare 12° civarı Sabit burçlarda meydana geliyor ve yaklaşık olarak 24 Haziran - 10 Temmuz arasında etkilidir.


Bu T-Kareye çok benzeyen bir başka Sabit T-Kare çok yakın zamanda tekrar aktif olacak. Mars’ın boşalttığı pozisyona Güneş’in geçmesiyle tekrar 12° civarı Sabit burçlarda bir T-Kare meydana gelecek.


Güneş-Uranüs-Satürn arasında yaşanacak Sabit T-Kare yaklaşık olarak 28 Temmuz - 6 Ağustos’ta etkili olacak.


Yani Temmuz’un ilk kısmı, Temmuz’un sonu ve Ağustos’un in ilk kısmı bu T-Kareyle geçecek.


İnatçılık, esnememek ve değişime direnmek dışında bu T-Kare aynı zamanda Aslan-Kova zıtlığını ve Boğa sürecini içeriyor.


Yani:

-Onaylanmak için farklılıklarını gizlemek.

-Alkış almak için sıra dışı yanlarından vazgeçmek.

-Dikkat çekmek için gerçek özgünlüğünü ifade edememek; bunun yerine anlamsız tuhaflıklara başvurmak.

-Beğenilmek için sürüye boğun eğmek, bireysel özelliklerini bastırmak.

Gölgelerine düşülebilir.


Bu gölgeler:

-Kendi kaynaklarının farkında olmamak

-Kendi yeteneklerini bilmemek

-Elinin altındaki aletlerden haberdar olmamak

-Donanınımını yok saymak

-Yetersiz hissetmek

-Ekonomik özgürlüğünü sağlayamamak

-Maddi güvensizlik hissetmek

-Denenmiş yöntemlere yapışıp kalmak

-Konfor bölgesinden çıkamamak

-Maddi güvence amacıyla her şeyden vazgeçmek

-Verememek, cimrilik, bırakamamak, aşırı sahiplenicilik

Süreçlerini doğurabilir veya bu süreçlerden kaynaklanabilir.


Sabit T-Karenin sağlıklı kullanımı:

-Kendi kaynaklarını fark edip, sahip olduklarıyla yeterli olduğunu hissederek içindeki yaratıcılığı dışarı çıkarmak, kendi bireysel, sıra dışı, özgün ve farklı özelliklerini ifade ederek hayatın tam merkezine atlamak, yaşamak ve yaratmaktır. Böylece insan gerçekçi, sağlam ve istikrarlı bir şekilde, yaşayarak neşelenerek, toplumu ileri götürür, yeni olanı bugüne getir.


Sizin 12° civarında Sabit Burçlarda gezegeniniz var mı?

#SabitTKare

Tuesday, June 29, 2021

Temmuz Ağustos 2021 Ateş Elementi

Venüs ve Mars’ın Aslan burcuna girmesiyle, gökyüzünde tekrar ateş elementi belli bir ölçüde temsil edilmeye başladı.


20 Nisan’dan beri hiçbir gezegen ateş burcunda değildi.


Bu hevesin, isteğin, motivasyonun ve yaşama enerjisinin düşük olduğu 2 aylık bir dönemi gösteriyordu.


Şimdi tekrar Venüs ve Mars, ateş elementine girdi. 12 Ağustos’a kadar en az 2, 23 Ağustos’a kadar ise en az 1 bir gezegen ateş elementinde olacak.


Yani bugünden itibaren bir buçuk ay boyunca gökyüzünde bir miktar heves, istek, motivasyon ve yaşama enerjisi bulunacak.


Benlik, ego, benliğin özünden gelen istekler, ve benlik için önemli şeyler ile tekrar temas kurabiliriz.


Şu soruları sormakta fayda var:


Ben ne istiyorum?


Benim için önemli şeyler neler?


Bununla beraber bir şeyler yaratma gücü, yaşamın tam içine atlama motivasyonu ve hayatın içine katılma iradesi de artıyor.


Şu soruları soralım:


Ne yaratmak istiyorum?


Ne yaşamak istiyorum?


Yaşama enerjimi neye kanalize etmek istiyorum?


Benin için “hayatın içine atlamak” nedir?


Tüm yaşam enerjimi vermeme değecek şey nedir?


Ateş elementi aynı zamanda benliğin içinde, kişiye özel değerler, yargılar ve kanılar kümeleşmesine göre bir şeylere değer atfetmek, bunları reddetmek veya kabul etmek, bunları iyi ve kötü diye ayırmak, bunları önemli veya önemsiz diye ayırt etmek; dolayısıyla sübjektif bir yargıda bulunmak demek. Bu yargı “hissederek” verilen bir yargıdır.


Şimdi ateş elementi tekrar vurgulandığında, bu kişisel değer yargılarımızla ve kanılarımızla temas kurmak faydalı olacaktır.


Bir şeyle temas kurduğumuzda şunları sorulam:


Bu, BENCE güzel mi?


Bu, BENCE önemli mi?


Bunun güzel olduğunu mu HİSSEDİYORUM?


Bunun önemli olduğunu mu HİSSEDİYORUM?


Bunu, BEN kabul ediyor muyum?


Ağustos ortasına kadar tekrar:

-BEN ile

-İstekler ile

-Benim için önemli şeylerle

-Yaşama enerjisiyle

-Hayatla

-İradeyle

-Yaratmakla

temas kurmak dileğiyle.


Sizin Doğum Haritanızda ateş elementinde gezegen ya da köşe noktası var mı?

#AteşElementi 

Tuesday, June 22, 2021

Yengeç psikolojik süreci ve Büyütmemek

Yengeç psikolojik sürecinin en önemli gölgesi «büyütmemektir.»


Gölge yönüyle yengeç, kendi duygularıyla yüzleşmez. Kendi ihtiyaçlarını yok sayar. Kendi acılarını reddeder. Kendi geçmiş mutsuzluklarını inkar eder. Kendi kalp kırıklıklarını unutur. Kederli anılarını siler. Düş kırıklıklarını bilinçdışına bastırır. Kendi açlıklarını görmezden gelir.


Bunun yerine başkalarının ihtiyaçlarıyla ilgilenir. Başkalarını mutlu etmeye çalışır. Onların açlıklarını dindirmeye kendini verir. Adeta ağızlarına kaşıkla yemek tıkar. Bütün enerjisini, onların kendini kötü hissetmesini engellemeye seferber eder. Onları yatıştırır. Böylece Yengeç’in yardım ettiği bu kişiler gerçekten kendilerini kötü hissetmekten kaçınmış olsa da, artık onlar Yengeç’e bağımlı olmuşlardır. Bu şekilde Yengeç, büyümesine izin vermediği ve kendine bağımlı kıldığı insanlardan bir topluluk yaratır.


Yengeç psikolojik süreci, gölge yönüyle şefkati abartır. Besleyiciliği abartır. Hoşgörüyü abartır. Anneliği abartır. Annelik dikey yönlü bir ilişkidir. Annelik edeni, annelik ettiğinden yukarıya yerleştirir. Bu sayede Yengeç, gerçek meydan okumalardan, eşit ilişkilerden ve çatışmadan kendini korumuş olur. Gerçek bir annelik, annelik ettiği kişi de büyütmeyi, dolayısıyla yukarıya doğru çekmeyi amaçlamalıdır. Ancak Yengeç’in gölgesi, bu hiyerarşiyi kalıcı kılmak ister. Kendini sonsuza kadar «besleyen», beslediğini de sonsuza kadar «muhtaç» kılmak ister.


Bu durumda Yengeç’in beslediği kişiler büyümez. Bağımlı kalır.


Yengeç ise, tüm vaktini kendine bağımlı kıldıklarını doyurmakla harcarken, kendi duygularıyla yüzleşmekten kaçar. Kendi duygusal ihtiyaçlarına sahip çıkıp, bunların farkına varıp, bunlarla yüzleşmenin; bunlar üzerinde çalışıp, bunlara anlayış gösterip, duygusal olarak olgun bir birey hâline gelmekten kaçar.


Kendiyle ilgilenmekten kaçar.


Kendini besleyip büyütmekten kaçar.


Kendi duygularından korkar.


Kendi iç dünyasından korkar.


Kendi duygularıyla bağlantıyı keser.


Kendi duygularıyla bağlantıyı kestiğini saklamak, ya da haklı çıkarmak için, tüm zamanını başkalarının ihtiyaçlarını karşılayarak geçirir. Maalesef bu kişiler kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayamayan, bağımlı, muhtaç kişiler hâline gelir.


Yengeç psikolojik sürecinin bu gölgesine düşmemek için, kişi öncelikle kendi duygularına bakmalıdır. Kendi duygularına anlayış gösterip, duygusal olarak olgunlaşmalıdır.


Önce kendi büyür.


Sonra diğerlerini büyütür.

#YengeçPsikolojikSüreci 

Yengeç psikolojik süreci ve Dolaylılık

Dün Güneş, Yengeç burcuna girdi.


Yengeç psikolojik sürecinin temel özelliklerinden biri «dolaylılıktır.»


Yengeç psikolojik süreci, doğrudan bir düz hat üzerinde hedef noktasına ilerlemez. Net, direkt ve açık bir şekilde, dümdüz gidemez.


Bunun yerine dolaylı bir şekilde, meselenin etrafından dolaşarak, kaçak dövüşerek, dolambaçlı yollara saparak, ilerler.


Yengeç arketipi, neden böyle dolaylı hareket etmektedir?


Yengeç arketipini, doğrudan hareket etmekten alıkoyan nedir?


Yengeç psikolojik süreci, öncellikle duygusal güvenliğinden emin olmayı şart koşar.


Kendini ait hissettiği, evinde hissettiği, yüzde yüz güvende olduğu, korunaklı, tahmin edilebilir, bir “yuva”da olmak ister. Bir kabuğun içine saklanır. Bu güvenli bölgeyi hiç terk etmek istemez.


Bu güvenli bölgeye bağımlı olur. Buradan çıkmak demek bağımlılıktan kurtulmak, büyümek, olgunlaşmak yetişkin olmak ve kendinin sorumluluğunu almak demektir.


Yengeç psikolojik sürecine sağlıklı cevap verilmezse, insan asla büyümek istemez. Kendini güvende hissettiği bir modele yapışır. Kendini kötü hissetmekten kurtaran insanlara, maddelere, alışkanlıklara, objelere, işlere ve projelere yapışır. Bunlara bağımlı olur.


Duygusal güvenceye bağımlı hâle gelir. Olgunlaşamaz. Kendine güvensiz bir hâle gelir.


Dış dünyadan korkar. Ürkek ve çekingen yaklaşır. Utangaçtır. Çatışmadan korkar. Meydan okumalardan korkar. Sorumluluk almaktan korkar. Dış dünyadan, tekrar içine, kabuğuna kaçmak ister. Gönülsüzdür.


İşte Yengeç psikolojik sürecinin dolaylılığının temeli bu güvensizlik ve korkudur.


İçsel güvensizlikleri, bağımlılıkları ve daimi güvence ihtiyacı onu doğrudan isteğini ifade etmekten ve bu isteğin peşinden gitmekten alıkoyar. Güvensizlikleri ve korkuları onu kaçak dövüşmeye, dolambaçlı yollara sapmaya ve meselelerin etrafından dolaşmaya yöneltir. Bu bir kaçıştır.


Yengeç psikolojik sürecine doğru cevap vermek için, hangi konularda «dolaylı» hareket ettiğimizi, hangi meselelere doğrudan yaklaşamayıp, alakasız yollara saptığımızı fark etmemiz gerekir. Bu dolaylılığın arkasındaki güvensizliği keşfedip, öncelikle bu konuda duygularımızla temas kurmalı, bu duyguları anlamalı, bu duygulara anlayış göstermeli: böylece duygusal güvenliğimizi inşa etmeliyiz.


Böylece Yengeç psikolojik süreci sağlıklı kullanılabilir.


Yengeç psikolojik sürecine verilecek sağlıklı cevap, «sonsuza kadar çoçuk kalma» fantezisini bir kenara bırakıp, yetişkin olmak için adım atmaktır.


Duygusal olarak olgun bir birey olmaktır.

#YengeçPsikolojikSüreci

Monday, June 21, 2021

Yengeç psikolojik süreci ve Destekleyicilik

Bugün Güneş Yengeç burcuna girdi.


Yengeç psikolojik sürecinin önemli bir teması «destekleyiciliktir.»


Yengeç psikolojik süreci, bir insana, bir olaya, bir duruma, bir projeye, bir kavrama veya bir şeye şefkat duyumayı, ona özen ve ilgi göstermeyi; yani ona sevgi duymayı içerir.


Beslemek ister.


Yardım etmek ister.


İyileştirmek ister.


Korumak ister.


Savunmak ister.


Güvenliğini sağlamak ister.


Böylece, destekler.


Yengeç psikolojik süreci, çevresinde üzgün, kalbi kırılmış, acı çeken, yaralı, kederli, aç, desteğe ihtiyaç duyan ve dertli insanları fark etmeyi ve bunlara destek olmayı içerir.


Bu kişilere «annelik etmek» ister.


Bu kişilere kucak açar. Anlayış gösterir. Onlara şefkat ve sevecenlikle yaklaşır. Onlara güven verir. Böylece, bu kişiler tüm duygularını paylaşacak şekilde güvende hisseder. Yengeç, herkesin en mahrem duygularını bile rahatlıkla paylaşacağı bir duygusal güvenlik bölgesi kurar. Duygusal bir «safe zone», yani bir «güvenli üs» inşa eder. Bu güvenli bölgede, herkes yumuşak karnını gösterebilir. Herkes kalbini açar. Herkes en özel duygularını açığa çıkarır. Yengeç, onların duygularını hassasiyetle ve duyarlılıkla hisseder. Onlarla duygudaşlık yaşar. Empati kurar. Onların duygularına anlayış gösterir ve onları destekler.


Bu sayede en özel duygular ortaya çıkar. Yengeç’in sunduğu şefkat ortamında, diğer kişi kendi duygularını önce fark eder, sonra bunlara anlayış gösterir, ve bunları kabul eder. Bunları affeder.


Böylece iyileşir.

#YengeçPsikolojikSüreci